hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

hanifler.com Kuran odaklı dindarlık (http://www.hanifler.com/index.php)
-   Peygamberlik özellikleri (http://www.hanifler.com/forumdisplay.php?f=459)
-   -   Peygamberin soyu değil, yolu kıymetlidir (http://www.hanifler.com/showthread.php?t=3305)

merdem 14. May 2013 01:49 AM

Peygamberin soyu değil, yolu kıymetlidir
 
Peygamberin soyu değil, yolu kıymetlidir.
‘’Benim şeyhim Seyyid. Seyyidimizden el almanı isterim’’ dedi bir arkadaşım. Kendisini sevdiğim için kibarca reddedip ‘’Ben kitaplara mürit olmayı tercih ederim’’ dedim.

Benzer konuşmaları birçok arkadaşımla yaptım. ‘Bizim şeyhimiz, efendimiz’ diyerek başlayan cümlelerin sonu, şeyhin / efendinin dizinin dibine davet etmekle son buluyor. Hepsinin şeyhine / liderine saygı duyduğumu belirtmekten öte bir adım atmak, içimden gelmedi yıllardır.

‘Ben Seyyidim! Peygamber soyundan geliyorum’ diyerek kendisine saygı gösterilmesini isteyen adama, bir arkadaşım güzel bir cevap vermiş. ‘Bende Seyyidim!’. Aldığı cevaba şaşıran kişi, ‘Sen hangi koldan Seyyidsin?’ diye sorunca, bu soruyu bekleyen arkadaşım güzel bir cevap vermiş. ‘Hz. Adem kolundan’

Himmet şeyhim!

‘’Himmet Şeyhim! Bismillah!’’ diyerek arabasını çalıştırdı başka bir arkadaşım. Dondum kaldım. Bir şey söylesem bozulacak, söylemesem içimde kalacak. Başka bir arkadaştan da aynı cümleyi duyunca dayanamayıp, ‘Besmelenin önüne değil şeyhinin adını, Peygamberimizin adını bile getirmen doğru değil!’ dediysem de, aldığım cevaplar beni susturdu. Sustum! Çünkü tartışmak sorunu halletmediği gibi, daha da derinleştiriyordu. Şeyhinin himmetiyle trafik kazalarından nasıl korunduğunu, şeyhinin kerametleriyle süsleyerek öyle bir anlatmaya başladı ki, verebileceğim en anlamlı cevabı, susarak verebileceğimi anladım.

‘’Müminin feraseti, Veli’nin kerametinden üstündür. Çünkü keramet göstermek, feraset görmektir’’ cümlesini söyleyip, uzun uzun anlatma isteğim kalmayınca, sustum işte.

Babadan oğula geçen şeyhlik!

‘’Hadi senin hocan kıymetli bir âlimdi. Allah nur içinde yatırsın. Ölünce, şeyhlik makamına oğlunun geçmesini bana nasıl izah edeceksin?’’ dedim yine bir arkadaşıma. Bana öyle bir cevap verdi ki, sadece ‘pes’ diyebildim.

‘‘Sen bu işlerden anlamazsan! Orası manevi bir âlem… Makamlar, mana âleminde veriliyor. Bizim şimdiki şeyhimiz doğduğunda, şeyhimiz olan dedesi kundakta kucağına alıp ‘Maşallah! Yeni bir şeyh dünyaya getirdiniz’ demiş.’’

Miras denilince, babadan oğullara geçen arazi, ev, araba gibi gayrimenkulleri anlarım. Ancak, ‘manevi âlemlerin’ babadan oğula geçerek, bir ailede toplanacağına inanmamı benden kimse beklemesin.

Babadan oğula bakkal geçer, şeyhlik / liderlik değil.

Peygamberin soyu!

Peygamber soyu konusunda ısrarcı olanlar, Ebu Leheb’in soy kütüğüne baksınlar. Tebbet suresinde ‘’ateşin babası’’ lakabıyla anlatılan Ebu Leheb, Peygamberin öz amcasıdır. Soyu aynı yolu farklı olduğu için, ‘ateşin babası’ diye lanetlenmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bir Peygamberin soyundan bile gelseniz, yolunuz yanlış ise ‘ateşin babası’ olarak adlandırılırsınız.

Habeşli Bilal, Peygamber yolundan gittiği için, Peygamber soyundan gelen Ebu Leheb’ten çok daha kıymetlidir.

Doğu’da Seyyid, Batı’da Şeyh!

Türkiye’nin doğusunda Seyyid olduğunu iddia eden ailelerin etrafında oluşan halkalar, Türkiye’nin batısında şeyhlik makamı etrafında oluşuyor. Bu bir tesadüf olabilir mi, yoksa tarihsel bir altyapısı var mı bilmiyorum? Ancak her bölgede farklı sebeplerle, kendisinin Allah veya Peygambere daha yakın olduğunu iddia ederek makamlar oluşturuluyor.

Allah ve Peygambere yakınlık, kan bağı ile değil yaşam biçimi ile olur. Peygamber soyundan geldiğini iddia ederek veya şeyhler silsilesini son halkasını olduğunu söyleyerek saygı beklemeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

Peygamberimizin kızına söylediği muhteşem ölçüyü, levha yapıp duvarlara asmak gerekiyor. Peygamberimizin bu muazzam ölçüsü, son söz olsun bu yazının. Bu sözden sonra söylenecek söz kalmaz.

‘’Kızım Fatıma! Babanın Peygamberliğine güvenme. Öyle bir mahkeme var ki, Ben bile sana torpil yapamam’’




Sait ÇAMLICA

alifurkani 1. February 2016 06:17 AM

öyle mi hz.ibrahim hz ismail hz ishak hz yakup hz yusuf peygamber çocuklarının önemsiz olduğunu mu gösteriyor bütün peygamberlerin bu şekilde anlatılması sizce anlamsız ama yaratıcının yanında değil gibi...hz muhammed hz ali hz huseyn yolu anlamsız değil açık anlamlıdır görebilmek önemlidir

bartsimpson 2. February 2016 12:14 PM

hürmet ve saygı ayrı...
ama
her insan yaşamı kutsaldır ve her can eşit derecede önemlidir.
tıpkı yukarıda yazdığınız isimler gibi.
ama hiç biri kurana göre ne sizden, ne de benden 1 tık daha önemli değildir.
bu anlayışı değiştirdiğiniz an kişileri din yaparsınız.
Allah diye onlara taparsınız.
işte asıl şirk ve tehlike budur.

alifurkani 2. February 2016 02:34 PM

ben peygambere tapan müşrik tanımadım ama siz demek görmüşsünüz ilginç

bartsimpson 2. February 2016 03:04 PM

[QUOTE=alifurkani;20995]ben peygambere tapan müşrik tanımadım ama siz demek görmüşsünüz ilginç[/QUOTE]

şahsınızı tenzih ederim.

yazdığını isimlerin başına koyduğunuz Hz. ifadesi dahi bir büyükleme bir yüceltmedir.
kim verdi bu payeyi onlara?
kendileri mi aldı?
Allah mı verdi?
yoksa sizler mi verdiniz?

bakmak ile görmek arasındaki fark.
ilginç!!!

alifurkani 3. February 2016 08:29 AM

sayın manasına gelen sözü bu şekilde anlayışınız derinliğinize yorulur ... meal okuyor musunuz !öteki ayeti sizde bilirsiniz canım yazmama bile gerek yok...Ey inananlar! Allah’a itaat edin ve peygamber’e uyun ki, işleriniz-çabalarınız boşa gitmesin!” (Muhammed-33) herkes müşrik anlayışı çok ucuzcu anlayış çoook okumalısınız

bartsimpson 3. February 2016 12:12 PM

Hz. Furkani :)

[QUOTE=alifurkani;20999]sayın manasına gelen sözü...[/QUOTE]

Sizin, Hazreti kelimesinin anlamı ile ilgili yazdığınız yorumdan sonra tekrar araştırdım.

[I]Yüce kabul edilen kimselerin adlarının başına saygı, övme, yüceltme amacıyla getirilen ünvan.

Hazret kelimesi yüceltme manasında kullanılan bir kelimedir.

Bu kelime “hazara” kökünden gelmektedir. “hazır oldu” manasındadır. Hazretleri derken bu mana kastediliyorsa: bir kişiyi andığınız zaman, isminin geçmesi sebebiyle, orada anılmış olmasından dolayı “hazır” olur. İllaki zatıyla hazır olması şart değildir. “Hazret, hazretleri” Osmanlı Türkçesinde ise “saygı” ifadesiyle kullanılan bir kelimedir. Hazreti Peygamber, Hazreti Ali gibi… Bu kelimede bir bir saygınlık ifadesi vardır. Yani “saygı değer, saygıya layık olan” gibi manalar çıkar. Osmanlı’da hilafet makamındaki sultan ve bazı paşalar için kullanılmıştır. Halk arasında daha çok din çerçevesinde kullanılmaktadır. Peygamberler, sahabeler, Kur’an ve Allah dostları (evliyaullah) Kur’an-ı Kerimde övüldüğü için “hazretleri” ifadesi bu sayılanlar hakkında daha çok kullanılmaktadır.[/I]

Neticede övülme, yüceltme anlamlarını taşıdığı aşıkardır.

[QUOTE=alifurkani;20999]... anlayışınız derinliğinize yorulur[/QUOTE]

"Anlayışımın derinliği" sizin yorumlarınıza sığmaz, bilesiniz.

[QUOTE=alifurkani;20999]meal okuyor musunuz !öteki ayeti sizde bilirsiniz canım yazmama bile gerek yok..[/QUOTE]

Okuyorum. Öteki ayeti bilmiyorum, yazarsanız öğrenirim.

[QUOTE=alifurkani;20999]Ey inananlar! Allah’a itaat edin ve peygamber’e uyun ki, işleriniz-çabalarınız boşa gitmesin!” (Muhammed-33)[/QUOTE]

Konu başlığı "Peygamberin soyu değil, yolu kıymetlidir". Neyse ki son postta doğru yola girmişsiniz.

[QUOTE=alifurkani;20999]herkes müşrik anlayışı çok ucuzcu anlayış çoook okumalısınız[/QUOTE]

1 -Ben herkese m....k demedim. Hatta en tiksindiğim kelimedir. O yüzden tamamını yazmadım. Çünkü ben kimsenin dininin eksperti değilim.

2- Bu "anlayışın ucuzcu" olması sizin bolca kullanmanızdan belli. Vazgeçin iyi birşey değil.

3- OKU'maya hala devam ediyorum. Hatta sizi bile.

Gelelim sayfanın konusuna...

Fatiha 6'daki "sırâtel müstakîm"'de olmak ne demektir?

Allah'ın yoluna mı uymak?
Muhammedin yoluna mı uymak?
Yoksa bambaşka bir şey mi?

Düşüncelerimizi ve fikirlerimizi tartışalım. Başka şeyleri değil.

galipyetkin 3. February 2016 04:05 PM

Özür dileyerek araya girebilir miyim?

Araya girmemi benim yönümden zorunlu kılan şu ifadelerdi:" Allah’a itaat edin ve [B]peygamber'e uyun[/B] ki, işleriniz-çabalarınız boşa gitmesin!” (Muhammed-33) "

Peygambere uyalım tamam da , getirin peygamberi, o anlatsın, anlatılarına uyalım.

Haydi.
Getirin!

Peygamberi getiremezsiniz. Ama Kur'an'da emir O'na uy.

Bırakın palavrayı.

Ne demek "peygambere uy!"?

Nasıl?

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

alifurkani 3. February 2016 06:31 PM

palavracı diyen palavracı cahil! hz.sözü türklerin arapçadan değil farsilerden aldığı anlamıyla kullanılır...tabii cehaletinizi nasıl gösterecektiniz işte böyle...iranda kullanılış şekline örnek:hazreti reisicumhur felan gibi..türkler dini farsilerden aldıkları için bu kelimede sizin zannınız gibi arapça anlamıyla değil farsideki anlamıyla kullanılır yani sayın manasına...saygı babında kullanılır yani sizin vermeye çalıştığınız manada değil..kalenderce kullanımıda yaygındır hazret gibi...atmayacan yani bilmeden biraz araştırıcan ...osmanlıca sözlüğe bakın biraz benim anadilim arapçadır palavracı senin gibi mealden değil doğrudan okur ve anlarım kuranı. mesele de bu değil...öteki ayeti ortalık nezihleşince yazim...onada bir kulp bulursunuz nasıl olsa

bartsimpson 3. February 2016 08:41 PM

Galip abi bu arkadaş sana mı laf sokmaya çalışıyo yoksa bana mı? Yoksa ikimize de mi? Hayır hakkını gasp etmiyim diye soruyorum. Ona göre cevap vercem de.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:00 PM.

Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam