Tekil Mesaj gösterimi
Alt 22. April 2013, 08:23 AM   #17
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
710 Mesajina 1.304 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Türkiye de sosyal yardimlar varmidir bilemiyecegim, ama Almanya da yeteri kadar var.

Evlendigimde mehir denen bir sey görmedigim gibi (hatirlamiyorum desem daha uygun olur, yalan söylemis olmiyayim) ayrildiktan sonra nafaka denen bir sey de görmedim, bir kurus dahi olsa.

Gelelim Almanya nin sosyal yardimlarina. Ayrildiktan sonra bir meslek yaptim ve calismaya basladim (daha evvelde calisiyordum ama belli bir meslek üzerine degil), kazancimin yetmedigi yerde Alman hükümeti cocuklarimin bakimi icin gerekli yardimlari üstlendi (hepsi henüz okul caginda olduklari icin). Esasinda Alman hükümetinin yaptigi yardimlar eninde sonunda bakimiyle sorumlu tutulan kisilerden geri alinir. Ama gelin görün ki minareyi calan kilifini daha önceden hazirladigi icin, kul hakkini gözetmeden kendilerini karli sayanlarin sayisi oldukca coktur. Kim kimi aldatiyor bir bilselerdi. Devlete kazik atmanin ne demek oldugunu bir kavrayabilselerdi.

Hani hep Islam hak hukukundan bahsediyoruz da, Islam ülkeleri batidan sosyal yardim hususunda örnek alsinlar, sayet tabii kendi ülkelerinde bu türden kurumlar yok ise, var ise gelistirilsin.

Acaba Türkiye de yasamaya devam etseydim durumum ne olurdu, cocuklarim tahsillerine devam edebilir ve bir meslek sahibi olabilirlermiydi diye düsünmemek elde degil.

Islam da kadin beceriksiz, devamli korunmaya yönelik bir varlik degildir. Elbette ki calisma hayatina atilabilir ve aile geciminde katkisi bulunabilir. Toplum icinde uygunsuz bir harekette bulunmadigi ve fitneye kapi acmadigi müddetce neden calismasin.

Gelenekci müslümanlar tabii ki bu hususta baska düsünüyor olabilirler ve muhakkakki ayri görüsleri var. Iste degisik görüste olanlar, kadinin calismasina karsi cikanlar elbetteki kadinin yasamindan ve geleceginden kendilerini sorumlu tutarlar. Ne dereceye kadar ve hangi sartlar altinda, iste burada kadinin ezilmesi, suistimali ortaya cikiyor. Kadin bir meslek ögrenmemistir, hayatindan memnun olsa da olmasa da mecbur kiliniyor aile icinde bir esir durumuna düsürülüyor. Gecimsizlik durumlarinda sesini cikaramaz oluyor, esindan ayrilsa ne yapacak, nasil gecinecek. Cocuklarin bakimini da üstlenmis olacak olursa tam bir zor ortamda kaliyor. Esi gereken yardimlarda bulunmuyor, ki hanimi yine kendine geri dönsün diye, ya da benden cikti ne hali varsa görsün diyordur. Kadin bir nevi görünmez zincirlerle baglaniyor. Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.

Hangi deve hangi diyar? Kit görüslülerin kendileri bu diyardan gidecekleri yeri acaba hic düsünüyorlarmi? Kimin huzurunda verecekleri hesabi hic düsünüyorlarmi? Birileri kendilerini kimseye sorumlu tutmuyor bu dünyada, ama eninde sonunda hesap vereceklerini unutmasinlar.

Siz degerli kardeslerimizin de cok güzel bir sekilde izah ettigi gibi, kadinin kimseye muhtac olmadan hayatta gecimini saglama imkanlari yaratilmalidir, ki Allah'tan baska kimselere muhtac olmasin, el acmasin, yalvarmasin.

Türkiyemiz gayet modern bir ülke oldugu icin hanimlara taninan bir sürü haklar var. Kit görüslü müslümanlarin kendi usüllerine göre yetistirdikleri nesillere ziyan ediyorlar. Mesela basörtülü bir hanim kiz sayet uniye giremiyorsa kimin kabahati? Bir meslek sahibi oldugunu düsünelim hanim kizin, her is yeri zaten müsait olmadigindan dolayi bu hanim kizin is hayati da gayet kisitli olacaktir.

Günümüzde ille de kadin evde oturmalidir diye düsünenler, ayni sekilde bu hanimlarin geleceklerini de düsünmek zorundadirlar, mali durumlari müsait midir degil midir ortaya cikacak sorumluluklari da ona göre planlamalari gerekir.

Mehir ve nafaka diyerek birbirlerini oyuna düsürmesinler. Her seyi hakkiyla gören, isiten ve bilen bir Rabbimizin oldugunu akillarindan cikarmasinlar. Ya Allah'in buyruklarini geregince uygulasinlar, uygulayamiyorlarsa sayet ortamin örf ve adetlerine ayak uydursunlar. Ikisi arasi bir yolu bulup kimseyi kandirmaya kalkmasinlar. Din icinde din uydurmaya lüzum yok.

Yapilan hareketlere cok dikkat etmek gerekir. Kadini koruyorum diye kadini bir hice döndürmesinler. Hani derler ya bir is adami iscilerine ben size is veriyorum, ben sizin gelirlerinizi sagliyorum (firavun misali) diye kendini nasil yükseltiyorsa, ayni sekilde esler arasinda da gecen bu konusmalara dikkat etmek lazim. Ben sana bakiyorum, ben seni gecindiriyorum, ben olmazsam acta acikta kalirdin laflariyla yürümez bu gemi. Yürüdügünde sonu Titanic'in sonundan farkli olmaz. Üstüne üstlük hem bu dünyalarini hem de ahiretlerini karartmasinlar.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla