Konu: Fecr sûresi
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 1. July 2012, 04:54 PM   #1
dost1
Site Yöneticisi
 
dost1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 2.897
Tesekkür: 3.465
1.077 Mesajina 2.376 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000
dost1 is on a distinguished road
Standart Fecr sûresi

MEKKE DÖNEMİ

Necm: 22

1-4Gerçeği örtbas etmenin, Allah'a ortak kabul etmenin, cahilliğin parçalanışını, on gece Peygamber'in bilgilendirilişini, Allah-kul ilişkisini ve gerçeği örtbas etmenin, Allah'a ortak kabul etmenin, cahilliğin gitmeye yüz tutuşunu kanıt gösteririm ki şüphesiz ki 14Rabbin gözetlemektedir.42 5İşte bunlarda, akıl sahibi için güçlü-ikna edici, inandırıcı bir anlatım vardır.43
(10/89, Fecr/1-4, 14, 5)

Necm: 23

6-13Âd toplumuna, sütunların sahibi İrem'e -ki, beldeler içinde bir benzeri oluşturulmamıştı-, vadilerde kayaları kesen Semûd toplumuna, o kazıkların sahibi44 Firavun'a Rabbinin ne yaptığını görmedin mi/düşünmedin mi? Onlar ki, o ülkelerde azıtmışlardı. Dolayısıyla da oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı. Onun için de Rabbin üzerlerine azap kamçısı yağdırdı.
(10/89, Fecr/6-13)

Necm: 24

15-16İnsana gelince, Rabbi onu her ne zaman sınayıp da kendisini üstün kılar ve nimetler verirse: “Rabbim beni üstün kıldı” der. Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: “Rabbim beni aşağıladı” der.17-20 Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Doğrusu siz, yetimi, üstün-saygın bir şekilde yetiştirmiyorsunuz. Yoksulun yiyeceği üzerine birbirinizi özendirmiyorsunuz. Oysa mirası yağmalarcasına öyle bir yiyişle yiyorsunuz ki! Malı öyle bir sevişle seviyorsunuz ki, yığmacasına! 21-23Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Yer üst üste sarsıntılarla dümdüz edildiği zaman, Rabbinin hesaba çektiği, gönderdiği vahiyler tanık olarak saf saf dizildiği zaman, o gün cehennem de getirilmiştir; o insanın, o gün aklı başına gelecektir, artık aklının başına gelmesinin kendisine ne yararı var ki! 24Der ki: “Keşke ben bu âhiret hayatım için hazırlık yapmış olsaydım!” 25,26 Artık o gün Allah'ın ettiği azabı kimse edemez ve O'nun vurduğu bağı kimse vuramaz.
(10/89, Fecr/15-26)

Necm: 25

27-30 Ey zihnindeki tüm soru işaretlerini gidererek rahata kavuşmuş kişi! Dön Rabbine, sen Rabbinden O da senden hoşnut olarak! Hemen gir kullarımın içine! Ve gir cennetime!
(10/89, Fecr/27-30)

Dip not:

42 Âyetlerin sözcük anlamı, “Şu şafağı, on geceyi, çifti ve teki, geçip gideceği sırada şu geceyi kanıt gösteririm ki şüphesiz Rabbin gözetlemektedir” şeklinde olup biz mecâz anlamlarını tercih ettik. Resmi Mushaf'ta 14. sırada olan “Şüphesiz ki Rabbin gözetlemektedir” anlamındaki âyet, kasem cümlesinin cevap bölümüdür. Teknik olarak ve anlam bilgisi açısında kasem cümlesinde bulunması gerekirken, Mushaf tertip heyeti tarafından alakasız bir yerde tertip edilmiştir.

43 Âyetin orijinal yapısının anlamı, “İşte bunlarda, akıl sahibi için bir güçlü-ikna edici bir anlatım var mı?” şeklindedir. Bu sorulara belağat ilminde “istifhâm-ı inkârî” denir. Bu soru, cümleye, “Elbette vardır, aksi söylenemez” anlamı katar. O nedenle Mealde edebî anlamı gösterdik.

44 “Kazıklar sahibi” ifadesi, klâsik Arapça'da eski bir bedevî terimidir. Deyimsel olarak, “güçlü bir otorite” yahut “sarsılmaz, yıkılmaz bir güç”ten mecâz olarak kullanılmaktaydı. Bir bedevî çadırını ayakta tutan kazıkların sayısı, o çadırın büyüklüğüne bağlıydı. Çadırın büyüklüğü, her zaman çadır sahibinin statü ve gücüne göre değişmekteydi. Bundan dolayı güçlü bir kabile reisi için çoğu zaman “sayısız direkler üstünde duran çadırın sahibi” tanımlaması yapılırdı.
__________________
Halil Ay
dost1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
dost1 Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Bilgi (2. July 2012)