Tekil Mesaj gösterimi
Alt 1. February 2013, 08:54 PM   #4
sevginur
Uzman Üye
 
sevginur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 300
Tesekkür: 477
198 Mesajina 386 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
sevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud ofsevginur has much to be proud of
Standart

KUR’AN’A GÖRE BEDİR SAVAŞI



Öncelikli hedefimiz Kur’an ışığında Allah katında tek hak din olan İslam dinini kaynağından (Kur’an) öğrenmeye çalışmaktır.

Anlatıldığı gibi Bedir gazvesi gerçekten kazanılmış mıydı? Cevabımız savaş kazanılmış ancak imtihan kaybedilmişti. Hemen hurafeci anlayışın homurdanarak olur mu öyle şey şu ana kadar hiçbir alim böyle bir şey söylemedi de sen kim oluyorsun da böyle bir tezi ileri sürebiliyorsun dediklerini duyar gibi oldum. Biz bu seslere aldırmadan olayı temel kaynağından (Kur’an’dan) elimizden geldiğince anlatmaya çalışacağız. Gayret bizden başarı Allah’tan…

Rumlar yenilgiye uğrayınca(M. 619) müslümanlar bu habere üzülmüşlerdi. Ancak Allah’u Teala müjdeli haberi müslümanlara Rum süresinde ki şu ayetler ile bildirmiştir;

“Rumlar yenilgiye uğradılar, (üstelik) en yakın yerde; ama onlar, bu yenilgilerinin ardından yeniden galip gelecekler; (hem de) birkaç yıl (3-9) içerisinde tabii ki mutlak karar, eninde sonunda Allah’a aittir: ( Şimdi müşriklerin sevindiği gibi) o gün de mü’minler sevinecekler; Allah’ın yardımı sayesinde… O dilediğinde yardım eder: zira O her işinde mükemmel olan, sonsuz merhamet sahibidir. (Bu) Allah’ın kesin vaadidir. Allah vaadinden dönemz; ne var ki insanların çoğu bunu bilmezler. Rum 30/ 2-6

Rumların perslere yenilgisinden sonra rumlar ağır darbe alıp yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelmiş ancak kısa süre içinde kendini toplayıp 9 yıl sonra (M. 628) galip gelmişlerdir. Rumların galip geldiğinin haberi Mekke ve Medine’ye ulaşınca Müslümanlar bu habere çok sevinmiş, müşrikler ise üzülmüştü. Çünkü müşrikler de Peygamberimizin tebliğ ettiği Kur’an’ın hakikat olduğunun farkındaydılar ancak hayat tarzlarını değiştirmek istemedikleri için inanmak istemiyorlardı. Ayrıca savaşın patlak vermesi esnasında Ebu süfyan’ın kervanı Şam’daydı ve hemen Mekkeli’lerden yardım isteyip bir ordu hazırlanıp kervana doğru yola çıkılır. Müslümanlar da Peygamberimiz öncülüğünde bir ordu hazırlar ve Medineden yola çıkarlar.

Müslümanlardan bazıları iki topluluktan (Kervan – Müşrik ordusu) daha kolay ele geçirilecek olan kervanı istiyorlardı ancak Allah’u Teala;
Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine ilişkin vaadde bulunmuştu; siz ise korumasız olanın elinize düşmesini istiyordunuz. Ne ki Allah’ın muradı, kelamı aracılığıyla hakkı gerçekleştirmek ve kafirlerin kökünü kurutmaktı; ki hakkın gerçek ve batılın sahte olduğu böylece ortaya çıksın; tabi ki, günahı tabiat haline getirenler istemese de! Enfal 8/ 7, 8
Şunu da belirtmek lazımdır ki Resulullah da yola çıkarken kervanı değil müşrik orudusunu istiyordu. Çünkü Allah’ın vaadi açıktı. Ancak Müslümanlar dan bazıları kervan için sefere çıkmışlardı, çünkü akılları ganimetteydi. Allah şöyle buyurmuştur;

Tıpkı, Rabbin seni hakikat yoluna (savaşmak için) evinden çıkardığında inananlardan kimileri bundan nasıl hoşlanmadılarsa; gerçek ortaya çıktıktan sonra da, sanki sen onları göz göre göre ölüme sürüyormuşsun gibi, seninle tartışmaktan geri durmadılar. Enfal 8/ 5, 6

Bedir Savaşı İslam tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğu gibi savaşa katılan Müslüman lar için de samimiyet sınavı niteliğindeydi. Müslümanlar savaşı kazanmışlar ancak imtihanı kaybetmişlerdi. Savaşta Allah’ın Müslümanlara yardım ettiği gayet açıktır ancak asıl konumuz imtihanın kazanılıp kazanılmadığını bilmektir. İlgilenenler (Allah’ın yardımı) şu ayetlere bakabilirler; Al’i İmran 3/ 13, 123-128, Enfal 8/ 17, 18, 43, 44, 45
Allah’ın da yardımı ile müslümanlar müşrikleri mağlup etmişlerdi. Ancak Allah’ın istediği kafirlerin sonunu getirinceye dek üzerlerine saldırmalarıydı. Müslümanlar bunu yapmayarak müşrikleri esir almışlardı. İlgili ayetler şöyledir;

Kıran kırana gerçekleşmiş bir savaş sonucu olmadıkça, bir peygambere esir almak yakışmaz. Sizler bu dünyanın geçici nimetlerini istiyorsunuz; ama Allah (sizin için daha yüce bir değer olan) ahireti istiyor: zira Allah iradesinde pek yüce, işinde hikmetli olandır. Enfal 8/ 67

Artık inkarda direnip (onu dayatanlarla) savaşta karşılaştığınızda, hemen boyunlarına vurun! Nihayet kızışmış bir savaşın sonuna dayandığınızda durmayın, kalanların ipini sıkıca bağlayın. Fakat daha sonra ya bir lütuf olarak karşılıksız, ya da bir fidye karşılığı serbest bırakın ki, savaş tüm ağır sonuçlarıyla ortadan kalksın: böyle yapın! Ve eğer Allah dileseydi, onların hakkından bizzat gelirdi, fakat bunu yapmadı ki, sizi birbirinizle sınayabilsin…
Muhammet 47/ 4
Yapılan hata o kadar büyüktü ki Allah inananları şöyle uyarıyor;
Eğer Allah tarafından, önceden bir yasal izin (Rum 30/ 2-6) olmamış olsaydı, ele geçirdikleriniz yüzünden başınıza korkunç bir felaketin gelmesi kaçınılmaz olurdu. Enfal 8/ 68
Çünkü küfrün beli kırılmış olsaydı Mekke’ye girilecek ve fetih gerçekleşmiş olacaktı. Bu sayede Uhud ve Hendek savaşları olmayacak birçok müslümanın kanı akmayacaktı. Resulullah’ta yaptığı büyük hatayı anlamış olacak ki orduyu toplayıp müşriklerin ardından gitmiş ancak başarılı olamamış ve geri dönmek zorunda kalmıştır.
Peygamberimiz ayetin nüzulunden sonra büyük bir hata yaptığını anlamış tevbe etmiş ancak Allah hatasını düzeltinceye dek (Mekkenin fethi) tevbesini kabul etmemiştir.
Resulullah Mekke’yi fethettikten sonra şu ayet nazil olmuştur;
Elbet sana, tartışmasız bir fethin önünü açan Biziz. Bu sayede Allah, senin geçmiş ve gelecek tüm Günahlarını bağışlayacak; ve sana olan nimetini tamama erdirecek ve seni dosdoğru bir yola yöneltecektir; nihayet Allah seni, saygın ve müstesna bir zaferle destekleyecektir. Fetih 48/ 1-3

Allah’ın zafer garantili yardımı ve fetih geldiğinde, ve insanların kitleler halinde Allah’ın dinine gireceklerini gördüğünde, (senin görevin de tamamlandı demektir): Artık durma, tesbih et Rabbini hamd ile birlikte ve O’ndan MAĞFİRET dile; zira O’dur tüm içten TEVBEleri kabul eden! Nasr 110/ 1-3



Sefa Yazıcı
-Beyoglu Kuranevi-
__________________
De ki: “Ey kâfirler!
Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
Kâfirûn Sûresi
sevginur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
sevginur Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (2. April 2013), Miralay (2. February 2013)