hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > İMAN > İman ve mü’minler > İman

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 29. September 2018, 06:23 AM   #1
yolcu42
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2016
Mesajlar: 208
Tesekkür: 25
34 Mesajina 37 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 13
yolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud of
Standart Allah bizi neden sınav yapıyor

Bir sitede böyle bir sorya verdiğim yanıtı kopyalıyorum


Peki,bu sınavın amacı nedir?

kuranda iman eden kurtuluş bulur fakat allah der ki,allah dilediğini hideyete erdirir.

peki kime diler?
bilmiyoruz.

o zaman ne yaparız?

kuranda,allahın kimleri sevdiği,kimleri sevmediği konusunda pek çok ayet var.
(adaletli olmak,yardımsever olmak,böbürlenmemek...)

kişi bundan sonra sorarsa ki,bunlara allah niye ihtiyaç duysun diye.

1.allahın ihtiyacı yok,senin ihtiyacın var

2.adem as dünyaya niye gönderildi?
(zaten dünyadaydı,yasak ağaç dünyadaydı diyenler de vardır.bu konuya şimdilik girmeyeyim)
hırslarına yenik düşüp,sonsuzluk ve saltanat istediği için.

Derken şeytan onun aklını karıştırıp «Ey Âdem! dedi, sana ebedîlik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?»
(Sure No:20 Ayet No :120)

yani,dünya bir suç işlediğin zaman cehennemden önce verilen son fırsat kanaatindeyim.
yani bu dünyada yaşıyorsak bilmedğimiz önceki hayatımızda bir suç işlemiş olabiliriz.


3.Furkan 77.Ayet: De ki: duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?

aslında bu ayet bana göre kilit noktamız.

yani,dua etmek bizim tek kurtuluşumuz
bunu öğrenmek için gönderildik kanaatindeyim.

peki,dua ediyoruz zaten,bu zor bişey değil ki derseniz

1.yalnız allahın seni sıkıntıdan kurtarabileceğini düşünüyor musun yoksa,
"ya parasız da bişey olmaz" diyerek para ve mal yığma önceliğin mi olmuş.
unutma ki para sebeptir,yardım ise yalnız allahındır.
önceliğin allahın rızasını kazanmak olsun.
para kazanmak için çalış fakat unutma ki bu sadece için rahat etsin diyedir,seni kurtaracak yalnız allahtır.
ayette der ki,azmettiğin zaman tevekkül et.

2.duan kabul olunca,şöyle dermisin,
allah yardım etti ayrıca geminin kaptanı çok yetenekli,bizi denizin karanlığından kurtardı diyerek kaptanı allaha ortak mı koşarsın
hayır,allah,kaptanı sebep kıldı ve seni denizin karanlığından kurtardı

3.bana lüks ev ver lüks araba ver... Allahım diyerek,elinde olmayan şeyleri arzulayarak,bu isteklerinin zaten sonsuz ahirette senin olacağını unutarak mı dua edersin yoksa,
elinde olana şükredip,allahım dünyada ve ahirette güzellik ver mi dersin.

Bakara 200.Ayet…. İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.
Bakara 201.Ayet: Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.
Bakara 202.Ayet: İşte onlar için, kazandıklarından
bir nasip vardır. (Şüphesiz) Allah´ın hesabı çok süratlidir.

İki arkadaş yazın çalışmak için antalyaya gider.
Turistlik bir yerde iş bulup çalışmaya başlarlar.
Arkadaşlardan biri amacını unutmadan çalışır para kazanır.
Diğeri ise şehrin cazibesine kapılıp kazandığı parayı yer..
Sezon bitmiş geri dönme vakti gelmiştir.
Birisi mutlu şekilde geri döner
Diğerinin ise bilet parası bile kalmamıştır.
Artık geri dönemez..
Yaz bitmiş ve herkes gitmiştir.
İş bulup çalışamadığı için de parası yoktur artık.

Eğer duam kabul olmuyor diyosan,

Belki senin kazancının boşa gitmesi istenmiyodur

Bardağın boş tarafına bakıp dualarının kabul olmadığını söylüyorsan
Dolu kısmı kim doldurdu o zaman?
Sendeki bilgi ve tecrübeyle veya senin çabalarınla mı doldu,allah doldurmadı yani,

O zaman sen kendini müstağni(yeterli)
Görüyorsun muhtemelen.

Alak 7.Ayet: (6-8) Gerçek şu ki, insan kendini yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.
Madem yarısını sen doldurdun,diğer yarısını da kendin doldur bakalım.

peki dua etmenin usulu nedir?


Cevap şükretmek

yani,elinde olmayan şeyi hırsla istemekten ziyade,elinde olan şeylere teşekkür ederek,arzu ettiğin lüks hayatın zaten ahirette seni beklediğini bilerek,dünyada güzellikler dileyerek,bu güzellikleri sağlamanın yolunun senin zannettiğin gibi değil,allahın bileceği bir yolla olduğunu bilerek ve böylece,allahım modelli araba ver,yazlık ver demeyip,allahım güzel bir hayat ver(bana seni anmayı ve ahireti unutturmayacak güzel bir hayat bağışla) diyerek dua etmek.

Kuranda şükürün zttı kafirlik olarak geçer.yani iman ile şükür eşittir.
İblisin vaadi,onlardan çoğunu şükreder bulamayacaksın demesidir

Dünyada sana verilennimeti yeterli bulmayıp dünyada daha fazlasını mı istiyorsun.
Unutmaki asıl hayat ahiret

Korkuların var

Korkularından kurtlmakiçin çaba göster
Fakat unutma ki senin çaban sadece içindeki sıkıntı geçsin diyedir.
Seni kurtaracak yalnızca allahtır.
Kendi çabanla kurtulduğunu zannedip
Gücün yalnız allaha ait olduğunu unutup kendini allaha ortak tutma

yakup as çocuklarını mısra gönderirken ayrı kapılardan girip kalabalık şekilde dikkat çekmemeleri için tedbir alır.çünkü mısır azizi onları onbir kişi gelecek diye nöbetçileri uyaracaktır.bünyamini korumak ve buğday alıp gitmek için dikkat çekmeden girmeleri gerekir
(yusuf filminden alıntı)

Yusuf 67.Ayet: Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah´tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah´tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O´na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O´na dayansınlar.

Yusuf 68.Ayet: Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah´tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya´kubun içindeki huccet oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler.


not:
bu dünya hayatından önce algılayamadığımız bir yaşamımız varsa.ve biz bunu bilmiyorsak.şunları bilmemiz gerekir.
allah,emaneti insan kabul etti der.
bu emanet nedir bilmiyoruz.
bunun için,ayette dediği gibi,
bilmedipimiz şeyin peşinde koşmayalım.

bildiğimiz şeyler,
yaratıcı bir amaçla yaratmıştır.
kitap onun katındandır.
ölüm vardır.saat mutlaka gelecektir

Konu yolcu42 tarafından (29. September 2018 Saat 08:13 AM ) değiştirilmiştir.
yolcu42 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
yolcu42 Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (7. October 2018)
Alt 5. October 2018, 08:12 PM   #2
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
554 Mesajina 932 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Alıntı:
yolcu42 Nickli Üyeden Alıntı
Allah bizi neden sınav yapıyor.
.............
Peki,bu sınavın amacı nedir?
Ayrica şu ayetlere bakalım.

Bakara Suresi, 49. ayet: Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Bakara Suresi, 155. ayet: Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.

Bakara Suresi, 249. ayet: Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç-onu tadmazsa bendendir. Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir."

Al-i İmran Suresi, 186. ayet: Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir.

Araf Suresi, 141. ayett: "Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı."

Araf Suresi, 163. aye: Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri(n uğradığı sonucu) sor. Hani onlar cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. 'Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında', balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, 'cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında' ise, gelmiyorlardı. İşte Biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan ediyorduk.

Araf Suresi, 163. aye: Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık. Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, ki dönsünler.

Enfal Suresi, 17. ayet: Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri Kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Yunus Suresi, 30. ayet: İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar.

İbrahim Suresi, 6. ayet: Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır."

Nahl Suresi, 92. ayet: Bir ümmet diğer bir ümmetten (sayıca ve malca) daha gelişkindir diye, yeminlerinizi kendi aranızda bir bozuculuk unsuru yaparak, ipini kuvvetle eğirdikten sonra bozup-çözen (kadın) gibi olmayın. Şüphesiz Allah, sizi bununla imtihan etmektedir. Kıyamet günü hakkında ihtilafa düştüğünüz şeyi size muhakkak açıklayacaktır.

Enbiya Suresi, 35. ayet: Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz.

Ankebut Suresi, 2. ayet: İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?

Ankebut Suresi, 3. ayet: Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.

Ankebut Suresi, 3. ayet: İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.

Saffat Suresi, 106. ayet: Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.

Sad Suresi, 24. ayet: (Davud) Dedi ki: "Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu, (emek ve mali güçlerini) birleştirip katan (ortak)lardan çoğu, birbirlerine karşı tecavüz ederler; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. Onlar da ne kadar azdır." Davud, gerçekten Bizim onu imtihan ettiğimizi sandı, böylece Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı ve (Bize gönülden) yönelip-döndü.

Sad Suresi, 34. ayet: Andolsun, Biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

Duhan Suresi, 33. ayet: Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.

Muhammed Suresi, 31. ayet: Andolsun, Biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız).

Hucurat Suresi, 3. ayet: Şüphesiz, Allah'ın Resûlü'nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.

Mümtehine Suresi, 10. ayet: Ey iman edenler, mü'min kadınlar hicret ederek size geldikleri zaman, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilendir. Şayet (gerçekten) mü'min kadınlar olduklarını bilip-öğrenirseniz, artık sakın onları kafirlere geri çevirmeyin. (Çünkü) Ne bunlar onlara helaldir, ne onlar bunlara helaldir. Onlara (kafir kocalarına kendileri için) harcadıklarını verin. Onlara (hicret eden mü'min kadınlara) ücretlerini (mehirlerini) verdiğiniz takdirde onları nikahlamanızda size bir güçlük yoktur. Kafir (kadın)ların ismetlerini (nikahlarını) tutmayın ve (onlar için) harcadıklarınızı isteyin. Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler. Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder. Allah, BİLENDİR, hüküm ve hikmet sahibidir.

Fecr Suresi, 14 ve 15. ayetlere de bakılmalıdır.

Bu ayetlere göre "imtihan/sınav yapıldığı açıklanmaktadır.

***

Aşağıda vereceğim ayetlere ve yukarıdaki Mümtehine-10 ayetine göre ALLAH HER ŞEYİ BİLDİĞİNE göre buraya kadarkı "imtihanı-sınavı" ne için, neyi anlamak için yapmaktadır?
Mademki her şeyi en iyi bilen "O", "O" biliyor,... imtihanın-sınamanın alemi ne?

3/ÂLİ İMRÂN-5 :
Muhakkak ki Allah'a yeryüzünde (hiç) bir şey gizli değildir ve gökte de.

40/MU'MİN-19 :
(Allah), gözlerin hainliklerini ve sinelerin gizlediği şeyleri bilir.

89/FECR-14 :
Muhakkak ki senin Rabbin elbette gözleyendir.

57/HADÎD-
2- : Semaların ve arzın (yeryüzünün) mülkü O’nundur. Hayata getirir ve öldürür. Ve O, herşeye kaadirdir.
3- : O, evveldir (ilktir) ve ahirdir (sondur), zahirdir (alâmetleri tüm varlıklarda görünendir) ve bâtındır (gizli olandır). Ve O, herşeyi en iyi bilendir.
4- : Gökleri ve yeri 6 günde yaratan O’dur. Sonra arşın üzerine istiva etti. Arza gireni ve ondan çıkanı ve semadan ineni ve orada uruç edeni (yükseleni) bilir. Ve siz nerede iseniz O, sizinle beraberdir. Ve Allah, sizin yaptıklarınızı en iyi görendir.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (8. October 2018 Saat 08:54 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (7. October 2018)
Alt 8. October 2018, 09:22 AM   #3
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
554 Mesajina 932 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Beş gündür yukarıda:
"Herşeyi bildiğine göre insanların durumunu da en iyi "O" bildiğinden, kişileri niye imtihan etmektedir? İmtihan etmesindeki sebep nedir"
sorusuna bir cevap gelmemiştir.

Bir öğretmen öğrettiklerinin öğrenilip öğrenilmediğini veya ne kadar öğrenildiğini bilmek için öğrencilerini imtihan eder.
Allah gizlide de olsa her şeyi bildiğine göre imtihan yapması abes değil mi?
O halde, ayetlerle de sabit olduğuna göre niye imtihan eder?

Saygılarımla.
Galip Yetkin.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. October 2018, 02:55 PM   #4
yolcu42
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2016
Mesajlar: 208
Tesekkür: 25
34 Mesajina 37 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 13
yolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud ofyolcu42 has much to be proud of
Standart

Enam 27.Ayet: Onların ateşin karşısında durdurulup «Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!» dediklerini bir görsen!..

Enam 28.Ayet: Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

Şimdi ayete bir bakın
Ayette şöyle demiyor" daha önce gizlemekte oldukları şeyler ALLAHA göründü"

Yani bu dünyaya neden gönderildiysek bunun sebebi içimizde gizlediğimiz şeyin açığa çıkmasıdır.
Bu sakladığımız şey,benimkuranın genelinden anladığım,nefsimizin allahı unutmaya olan yatkınlığı yani küfürdür.
İnsan,durumu güzel olunca,
Yaptığının kendi başarısı olduğunusanıp,
Sanki ölmeyecekmiş gibi
Ahireti unutarak yaşar.
Ağzı farklı söylese de kalbi,amelleri böyle söyler


Fussilet 50.Ayet: Andolsun ki, kendisine dokunan bir zarardan sonra biz ona bir rahmet tattırırsak: Bu, benim hakkımdır, kıyametin kopacağını sanmıyorum, Rabbime döndürülmüş olsam bile muhakkak O´nun katında benim için daha güzel şeyler vardır, der. Biz, inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve muhakkak onlara ağır azaptan tattıracağız.

Yani,asıl olan
İyi günde de kötü günde de allah için yaşamaktır
Şükretmektir.

İnsan içinde sakladığı bu fısıltıların farkına varıp bu nefsin arzularıyla mücadele etmesi gerek diye düşünüyorum.
Bu sakladığımız hisler ya bugün çıkar ve mücadele ederiz ya da hesap günü ortaya çıkar.

İlk ayetimize dönelim,
İçimizde sakladığımız bize belli olacak o gün.yani allah zaten biliyor.

Öğretmen eğer öğrencilerin kaç alacağını çok iyi biliyorsa sınav yapar mı
Yapar çünkü böylece sonuca kimse itiraz edemez
Tabi ki allahın bu itirazlardan çekinmesi de olacak şey değildir.onun için bu örnekten allahı tenzih ederim.

O zaman amaç nedir sorusu gelir akıla

İman etmemiz mi,iyi birey olmamız mı,şükretmemiz mi,aklımızı kullanmamız mı?


Yalnız şu vardır,
Kuranda iman edin,düşünün derken aynı zamanda derki,
Allah dilediğine hidayet verir,düşünür.

Yani hidayete ulaşma,tezekkür etmek bizim insiyatifimizde değil,allahın elindedir.

O zaman bu vasıflara ulaşmak için,çaba gösterip allahın sevgisini kazanmalı ve dualarımızda bu yönde olmalıdır.
Ve dua ederken elimizde olmayan lüks şeyleri hırsla istemek yerine,
Elimizde olanı kaybetmemek ve elimizdekine şükretmek daha güzeldir.
Kişinin ahiret inancı tam ise arzu ettiği lüks hayatın zaten ahirette ona verileceğini bilir.

Yaradılış amacımız için adem as yaradılışını ve cennetten niye çıkarıldığını iyianaliz etmek gerek

1.adem as farkı akıl (analitik düşünme)
2. Adem as sonsuzluk ve saltanat hırsıyla ağaca yaklaştı

Bunu bilerek,hem aklımızla yol alıp,hem de hırslarımıza yenik düşmemek gerek

Bize bildirilen ve kavrayabildiğimiz şeyleri düşünüp bu konuda çaba harcamalıyı.
Bilmediğimiz şeyin peşinden koşarsak sadece yoruluruz.
Doğrusunu allah bilir




Buna cevap vermek

Konu yolcu42 tarafından (8. October 2018 Saat 03:34 PM ) değiştirilmiştir.
yolcu42 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 9. October 2018, 07:00 PM   #5
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
554 Mesajina 932 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sayın yolcu42.
Çok şey yazıp konu hakkında hiç bir açıklama getirmiyorsun. Ve de yazının sununu "Doğrusunu allah bilir" diye bitirerek yazdıklarının doğru olmayabileceğini belirtiyorsun.

Ama dikkatimi çeken bir kısım var:
Alıntı:
yolcu42 Nickli Üyeden Alıntı
Kuranda iman edin,düşünün derken aynı zamanda derki,
Allah dilediğine hidayet verir,düşünür.
Yani hidayete ulaşma,tezekkür etmek bizim insiyatifimizde değil,allahın elindedir.
Yani takla da atsak, amuda da kalksak, ne yaparsak yapalım hidayete biz kendi amel ve eylemlerimiz sonucunda ulaşamaz mıyız?

Gelelim sorumuza:
Bu sorunun cevabını 4 veya 5 sene evvel gene burada vermiş idim; ama nerede ve hangi konuda şimdi hatırlayamıyorum.

Allah gaybı da bildiğine göre bizi daha yaşamadan eğer dünyada yaşasaydık ne yapacağımızı bilecekti ve bizi buna göre değerlendirerek cennet veya cehenneme gönderecekti.

İnsan kendisinin ne berbat bir şey olduğunu kendisi bilmediğinden Allah'a "beni cehenneme göndermen haksızlık" diyebilecek kırattadır.
Allah malını biliyor.
Kendi imalatı.
Ama kul kendisinin ne mal olduğunu bilmiyor.
Bu nedenle Allah KUL KENDİSİNİ BİLSİN DİYE, KENDİSİNİN NE MAL OLDUĞUNU ANLASIN; KENDİSİ KENDİSİNİ TANISIN DİYE dünya hayatını yaşatır ve Allah emirlerinin bazı zorlayıcı ve saptırıcı olaylar karşısında kul tarafından sebatla korunup korunmadığını hafızasına tesbit ettirir. Ahırette de kişinin ne naneler yediği "dabbeten min el arz' ile hafızası kendisine okunup ilan edilerek, yani aleni bir şekilde kişi cennete veya cehenneme hiç itirazsız, paşa-paşa sevk edilir.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (11. October 2018 Saat 09:08 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (10. October 2018)
Alt 10. October 2018, 06:22 AM   #6
kuman
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
kuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud of
Standart

Insanlar ne mal oldugunu ogrensin diye bu dunya da yasama gondermek.
Allah in emirlerine uyup uymadigini kontrol etmek ....

Yapmayin ya bu kadarini

Konu kuman tarafından (10. October 2018 Saat 04:32 PM ) değiştirilmiştir.
kuman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. October 2018, 06:24 PM   #7
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
554 Mesajina 932 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Saygın kuman.

Yazdığına göre benim anlayışımca yazdıklarım sence biraz atmasyon. Yanlış da abartılı da bulabilirsin

O halde konu hakkındaki atmasyon olmayan kendi anlayışını da yazıver bari de üzerinde düşünüp doğru ve abartılı değil ise ve biz yanlışlarda isek kendimizi düzeltelim.

Saygılarımla.
Galip Yetkin
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. October 2018, 07:05 PM   #8
bartsimpson
Super Moderator
 
bartsimpson - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 930
Tesekkür: 464
199 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
bartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud of
Standart

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
yani aleni bir şekilde kişi cennete veya cehenneme hiç itirazsız, paşa-paşa sevk edilir.
iyi de niye?
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
bartsimpson isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. October 2018, 08:25 PM   #9
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
554 Mesajina 932 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sevgili bartsimpson

Bu yazdıklarım Hakkı Yılmaz-İşte Kur'an'dan

Neml Suresi 82, 83, 84, 85. ayetler.
http://www.hanifler.com/showthread.php?t=168

"“من ا لارض MİNE’L-ARZ [YERYÜZÜNDEN]” İFADESİ

Ayetteki bu ifadede geçen “ منmin” edatı [harf-i cerri] için gelenekçiler “çıkardık” fiilini müteallek olarak kabul etmişler ve ifadeyi “Yeryüzünden bir dabbeh çıkardık” şeklinde anlamışlardır. Bize göre, ayeti anlamaya engel olan yanlışlardan biri de budur. Çünkü mahşer gününde bildiğimiz bu yeryüzü olmayacaktır ki ondan “dabbeh” denilen şey çıkarılsın. Arapça dilbilgisi kuralları gereği, her “harf-i cerr”e mutlaka bir müteallek gerektiğine göre, bizim düşüncemiz, ifadedeki “min” “harf-i cerr”ine müteallek olarak “ كائنةkâineten” veya “ معمولة ma’muleten” mana fiillerinden birininin takdir edilmesi gerektiği yönündedir. Bu durumda ifadenin anlamı “yeryüzünden yapılmış bir dabbeh” şeklinde olur. Yani “dabbeh” denen varlık Arz [Yeryüzü] maddelerinden yapılmıştır; canlı değildir. Bazılarının ileri sürdüğü gibi “melek” cinsinden de değildir.

“İnsanların Allah’ın ayetlerine gerektiği gibi inanmadıklarını” konuşur

Dikkat edilecek olursa, “dabbeh” insanlar ile değil, insanlara konuşacaktır. Bunun anlamı, söz konusu konuşmanın insanlarla yapılacak karşılıklı bir konuşma olarak değil, “dabbeh” tarafından tek taraflı olarak yapılacak bir konuşma şeklinde gerçekleşeceğidir. Konuşmanın içeriği sadece insanlara Allah’ın ayetlerine gerektiği gibi inanmadıklarının duyurulmasından ibarettir.
“Dabbeh” olarak isimlendirilen bu konuşmacının ne olduğuna gelince: Gerek sözcüğün hareketliliği içeren kök anlamı, gerekse söz konusu varlığın yeryüzü kökenli oluşu gibi nedenler zihne bazı ihtimalleri çağrıştırmaktadır. Cansız maddelerden yapılmış, hareket eden, konuşan bir şey? Sanki bir teyp, televizyon, video, bilgisayar, robot ya da günümüzden kıyamete kadar olan zamanda geliştirilecek başka bir cihaz?
Tefsirciler arasında “dabbeh” üzerinde en fazla duran ve meseleyi önemseyen kişi İbn-i Kesir’dir. Ne var ki, o da “dabbeh” sözcüğünü kıyamet alâmetleri sadedinde açıklamış ve bu konudaki mesnetsiz söylentilere geniş yer vermiştir. Neticede o da söylenti niteliğindeki bu rivayetleri aşamamış, konunun sonunu da “Bütün bunlar tartışma götürür” diye bitirmiştir.
İbn-i-Abbas ise ayette geçen “ تكلّمهمtükellimühüm [onlara konuşur; anlatır]” ifadesini iyi anlayamadığından olsa gerek, işin içinden çıkamamış ve ifadeyi “ تَكَلّمهم tekellimühüm [onları yaralar]” şeklinde okumuştur. İbn-i-Abbas’ın söz konusu ifadeyi bu şekilde okuması, muhtemeldir ki, yaşadığı çağda cansız maddelerden yapılmış bir aletin, bir makinenin konuşmasının, hareket etmesinin hayal bile edilememesinden kaynaklanmaktadır.
Bugünkü bilgimizle yukarıda saydığımız duyuru cihazları da mutlaka ilerideki çağlarda “ilkel” olarak nitelenecek, “dabbeh” sözcüğü o çağda yine cansız maddelerden yapılmış ve insanlara duyuru yapan, o günün modern araçları olarak ifade edilecektir.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz:
“Dabbeh”, mahşerde ortaya çıkarılacak yeryüzü maddelerinden mamul bir çeşit yayın aracı olup kendisine yüklenmiş olan “insanların Allah’ın ayetlerine gerektiği gibi inanmadıkları” duyurusunu anons edecektir.

83, 84. Ayetler:

Ve her ümmetten [önderli topluluktan] ayetlerimizi yalan sayanlardan bir grup topladığımız gün, artık onlar tutuklanıp dağıtılırlar.
Ve geldikleri zaman, O [Allah] der ki: “Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından onu kavramadığınız hâlde yalanladınız mı? Ya da ne yapıyordunuz?”

Bu ayetlerde mahşere ait sahneler yer almakta ve duyarsızları uyarmak için kendilerine sayısızca bilgi ve kanıt gösterilmiş olan inkârcıların akılsızlık ederek, temelsizce, herhangi bir bilgi ve kanıta dayanmadan, ayetleri yalanlamalarının yüzlerine vurulacağı bildirilmektedir. Aynı zamanda ahireti de inkâr etmiş olan inkârcılar bu akılsızlıklarını ahiret gerçekleştiğinde artık kendileri de anlamış olacaklardır. 82. ayette bildirildiği gibi, bu inkârcıların Allah’ın ayetlerine gerektiği gibi inanmadıkları“Dabbeh” aracılığıyla mahşer halkına ilân edilecek olması, onların bir de rezillik azabı tadacaklarını göstermektedir.

Saffat 22, 23: O zulmetmiş olan kişileri, eşlerini ve Allah’ın astlarından taptıkları şeyleri bir araya toplayın. Sonra da onlara cehennemin yolunu gösterin.

85. Ayet:

Ve zulmetmelerine karşılık, Söz kendi aleyhlerine gerçekleşmiş bulunmaktadır, artık onlar konuşmazlar.

Artık olan olmuş, Söz onların aleyhine gerçekleşmiştir. “Dabbetün mine’l-arz” ifadesiyle ilgili açıklamamızda ve Kaf suresinin 29. ayetinin tahlilinde de belirttiğimiz gibi, ayette geçen “Söz”, Rabbimizin insanlarla ilgili olan bir ilke kararıdır ve O’nun kesinlikle cehennemi dolduracağı anlamına gelmektedir.

Mürselat 35–37: Bu, onların konuşmayacakları gündür [andır].
Kendilerine izin de verilmez ki, özür dilesinler.
O gün, yalanlayanların vay hâline!"

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (10. October 2018 Saat 08:44 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (10. October 2018)
Alt 28. October 2018, 09:21 AM   #10
khaos
Uzman Üye
 
khaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Bulunduğu yer: earth
Mesajlar: 423
Tesekkür: 227
164 Mesajina 298 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
khaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud of
Standart

Galip Abi,
Kafam karıştı... hadi insanoğlunun ne menem bir canlı olduğunu anladıkta. Bu canlıya neden o zaman bu kadar yük yüklenir yada sorumluluk verilir ki? Yani ne herze yiyeceğimiz belli ise bir filmin sahnesinde bir replikte olduğu gibi

-Bu nişana, bu şatafata, bu yüzük takmalara ne gerek vardı babam.
__________________
(FOR RAVEN)
khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
allah, bizi, neden, sınav, yapıyor


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:41 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam