hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > TARİH > Kuranda adı geçen diğer Salihler > Zu’l-Karneyn

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 31. July 2015, 05:54 PM   #1
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
553 Mesajina 931 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart Fereç Hüdür'den Zülkarneyn

Alıntıladığım bu yazıya görüşlerinizi bildirir misiniz? Lütfen.
Resimleri kopyalayamadım; özür dilerim.
********************

.....................
Konumuza ilk önce Dünya’yı ele alarak başlayacak olursak, bilindiği gibi Dünya uzayda bir noktada sabit olmayıp hareket halindedir. En meşhur hareketleri, kendi etrafında ve Güneşin etrafında yapmış olduğu dönme hareketleridir. Fakat bu iki hareketten başka daha birçok hareketi vardır. Ay’ın çekim gücünün tesiriyle yapmış olduğu Salınım hareketi. Prezisyon olarak isimlendirilen Topaç hareketi. Nütasyon olarak isimlendirilen Sallanma hareketi, Güneş’le birlikte yapmış olduğu, Güneş’in yörüngesi üzerindeki hareketi v.s. Gibi. Bu hareketlerin içinde öyle bir tanesi var ki Dünya bu hareketiyle baş eğerek secde etmektedir. Bunu izah ettiğimde secde hareketi olduğu açıkça görülecektir. Şöyle ki:
Dünya’nın dönme ekseninin yörünge düzlemine bu gün için dik olmayıp yaklaşık 23,5 derece eğik olduğu bilinen bir husustur.

İşi ilginç kılan, bu eğimin sabit olmayıp değişken olduğudur. Bu açının 100 yıllık bir sürede değişimi ise şöyle veriliyor:

BAŞI EĞİK DÜNYA

ARZIN (DÜNYA) YÖRÜNGEDEKİ
YILLAR DEĞİŞEN EĞİM AÇISI
----------- -------------------------------------------------
1990 23 derece 27 dakika 8,26 saniye
1910 23 “ 27 “ 3,58 “
1920 23 “ 26 “ 58,89 “
1930 23 “ 26 “ 54,21 “
--- ------------------------------------
1970 23 “ 26 “ 35,47 “
1980 23 “ 26 “ 30,78 “
1990 23 “ 26 “ 26,10 “
2000 23 “ 26 “ 21,46 “

( Veriler için bak: Uzay ve Dünya, Taşkın TUNA Yeni Asya Yayınları B.1982 S.95)

“670 sayfalık The Flammantion Book of Astronomy (London:George Allen and Unwin Ltd.) kitabının 50. Sayfasında Milâttan sonraki 9. Asırda (Hz. Peygamberden 300 sene sonra Arap astronomi âlimlerince Dünyanın yörünge düzlemi ile yaptığı açının 23 derece 35 dakika olarak hesaplandığı yazılıdır. İçinde bulunduğumuz 1980’li yıllarda bu değer 23 derece 26 dakika 30,78 saniye olarak ölçülmektedir. Astronomi ile yakından ilgili uzmanların belirttiğine göre, bu açının her asırda 47 saniye kadar küçüldüğü görülmektedir. Daha değişik bir ifade ile her 128 yılda bir, bir dakikalık açı kadar azalma söz konusudur. Arzın yörünge düzlemi ile yaptığı bu açıya uzay fiziğinde “obliquity” ismi verilir. Eğer önümüzdeki asırlarda da bu açının değeri gittikçe azalacak olursa Dünya’mızın “eğik” başı yavaş yavaş doğrulacak ve bu açı sonunda “sıfır” değerine ulaşacak... O zaman ne mi olacak? Hiç. Sadece mevsimler ortadan kalkacak! (Uzay ve Dünya, Taşkın TUNA Yeni Asya Yayınları B.1982 S.96)

Verileri esas alarak şöylece hesap yapacak olursak:

1980 23 derece 26 dakika 30,78 saniye
1990 23 derece 26 dakika 26,10 saniye
__
_______________________________
FARK 0 0 4,68 saniye

On yılda 4,68 saniyelik açı azalması oluşmuş olur; yüz yılda 4,68 x 10 = 46,8 saniyelik saniyelik açı azalması meydana gelmiş olur. 60 saniyelik yani bir dakikalık açı azalması için geçmesi gereken süre :


46,80 saniyelik açı azalması 100 yılda oluşursa
60,00 “ “ “ X “ oluşur?
D.O.

60,00 x 100 : 46,80 =128,20512820512820512820512820513 yıl da. Yaklaşık her 128 yılda bir, bir dakikalık açı azalması olacağı hesabıyla, derece ve dakikaları esas aldığımız da, dönme ekseninin yörünge düzlemine dik olması için geçmesi gereken süre:

Dünya’mızın 1990 yılında eksenel konumu:
23 derece 26 dakika 26,10 saniye, saniyeleri dikkate almayarak şöylece hesap yapabiliriz:

26 dakika için= 26 dakika X 128 yıl = 3.328.- yılda
23 derece için= 23 X 60 X 128 = 176.640.- yılda
TOPLAM 179.968.- yılda eksen dik olur.

Açının sıfır olduğu bu konumda mevsimler ortadan kalkmış ve ekvator düzlemi yörünge düzlemine paralel olmuş olur. Anlaşılan odur ki hareket bu konumda durmayıp dünya ve gök durdukça yönünü değiştirmeden devam edecektir zira bilindiği gibi uzay cisimlerinde hareketler bir sarkacın hareketleri gibi iki yönlü olmayıp tek yönlüdürler. Örneğin: Dünya’nın Güneş yörüngesinde ki hareketi ile ayın dünya yörüngesinde ki hareketi bu şekildedir, ayrıca dünyanın kendi etrafında yapmış olduğu günlük dönüş hareketi yine tek yönlüdür, bundan da dünyanın dönme ekseninin yörünge düzlemine göre yapmış olduğu hareketin dairesel ve tek yönlü olması gerektiği açıktır. Böylece Dünya kutupları bir çember üzerinde olmak üzere bu çemberi kat eden 360 derecelik bir dairesel harekete sahip olması icap eder. Bu hareketi de süresi, yani tam bir dönüş hareketi yapması için geçmesi gereken süre :

360 X 60 X 128 = 2.764.800.- Yıl olarak hesaplanır. Bu gün için Dünya’nın eksenel eğikliği 23 derece 26 dakika kadardır. Bu eğikliğin doksan derece olduğu yani güney kutbunun güneşe tam dik ve kuzey kutbunun da tam zıt tarafta olduğu zamandan bu güne kadar kaç yıl geçmiştir? Bunu hesaplayacak olursak:

89 derece 60 saniye güneşe dik konum
23 “ 26 “ bu günkü konumu
__
_____________________________________
66 derece 34 saniye, bu güne kadar geçmiş olan derece ve dakika farkı. Bu da zaman suresi olarak:

66 derece x 60 dakika. x 128 yıl = 506.880.- Yıl dereceler için.
34 “ x 128 “ = 4.352.- Yıl dakikalar için
TOPLAM 511.232.- Yıl geçtiğini buluruz.

İşte bu konum bana göre dünyanın tam secde halidir. Zira biz secde ettiğimizde, örneğin bel kemerimizi ekvator çemberi gibi düşünürsek bunun yer düzlemiyle 90 derecelik açı yapma konumunda alnımızı düzlem sathına değdirdiğimizde secde yapmış oluruz, bu konumda da başımızın tepe noktası tepe noktası kıble yönüne tam dik olmuş olur. Dünya’nın da ekvator düzleminin yörüngesi düzlemine 90 derecelik açı yaptığı konum başının tepe noktasını teşkil eden kutuplarından herhangi bir tanesinin güneşe tam dik olduğu ve düzlemiyle çakıştığı konumu teşkil eder (şekil 3). Bundan da yörünge düzlemini bizim ayak bastığımız yer gibi düşünürsek dünyanın secde hali açıkça ortaya çıkar. Ayrıca nasıl ki kendimiz secde ettiğimizde bütün bedenimiz ve üzerimizde bulunan saç v.s. gibi her şey secde ediyorsa, dünyada secde ettiğinde de kendisiyle birlikte üzerinde ve içerisinde barındırdığı insanlar, ağaçlar, dağlar ve her şey ister canlı olsun, isterse cansız olsun ister istemez secde etmiş olur. Bu hareket yalnız Dünya’ya ait olmayıp Güneş sistemindeki diğer gezegenler tarafından da yapılmaktadır. Gezegenlerin bu günkü eksenel konumları incelendiğinde bunun böyle olduğu kolayca anlaşılır. Şöyle ki: Güneş sisteminde bugün itibarıyla bilinen dokuz gezegenin (aslında tamamı on bir gezegen olmalıdır, iki tanesi henüz bilinmemektedir.)


URANÜS’ÜN KONUMUNA DİKKAT EDİLMESİ:


Uranüs gezegeninin bu günkü eksenel eğikliği 98 derece olup 8 derece farkla Dünya’nın 90 derecelik eksenel eğimiyle aynıdır. Yani Uranüs 8 derecelik eksenel eğiklik farkından önce secde konumundaydı.
Uranüs’ün Hubble teleskopuyla kaydedilmiş gerçek resmi, aydınlık kutup gündüz, diğer kutup ise gecedir.

Güneş sisteminde keşfedilen dokuz gezegenlerin bu günkü eksenel eğiklik dereceleri aşağıdaki gibidir.

GEZEGEN ADI EKSENEL EĞİKLİK DERECESİ:

MERKÜR: 2. Yörüngesine göre dik bir şekilde
dönmektedir. (kıyam hali)
VENÜS: 178. Yörüngesine göre ters tarafta
dik bir şekilde dönmekte
olup, kutuplar yer değiştirmiştir.
(ayrıca izah edilecek.)
DÜNYA: 23,4
MARS: 24
JÜPİTER: 3,1: Yörüngesine göre dik
Dönmektedir.
SATÜRN: 26,4
URANÜS: 98. 8 derece önce tam secde
halindeydi.
NEPTÜN: 28,8
PLÜTON: 122. Bu gezegen de 32 derece
önce tam secde halindeydi,
Hareketin devam etmesi ile
58 derece sonra kutuplar
Venüs gezegeni gibi ters
Dönerek yer değiştirmiş
Olurlar, böylece dünya ya göre
Güneş burada batıdan
Doğmuş olur.

Görüldüğü gibi Uranüs 98 derecelik eksenel eğimiyle, 8 derecelik bir farkla dönüş ekseni güneşe diktir, bunun manası 8 derece önce tam secde halinde idi. Dünya’nın ve diğer gezegenlerin durumunun bu günkü konumlarını dikkate alarak bu merkezde olduğu ve yapmış oldukları eksenel eğim hareketinin tek yönlü dairesel bir hareket olduğuna dair bir örnek olmak üzere Venüs Gezegeninin bu günkü konumunu gösterebiliriz. Bu gezegenin eksenel eğiklik derecesi 178 dır, bunun manası hareketten dolayı kutupların yer değiştirmiş olduğudur. Bundan dolayı Venüs Gezegeni diğer gezegenlere göre ters yönde, yani doğudan batıya doğru dönmekte olup, gezegenin üzerinden güneşe bakacak olsaydık batıdan doğduğunu ve 118 dünya günü sonra doğudan battığını görecektik. Kolay anlaşılması açısından örneğin: Dünya dönüş yönlerini hiç değiştirmeden hareketlerini sürdürerek 180 derecelik eksenel eğim derecesine geldiğinde kutuplar yer değiştirecek ve tıpkı bu gün Venüs Gezegeninde olduğu gibi Güneş batıdan doğacak ve doğudan batacaktır. Venüs ün bu günkü konumu hususunda astronomi çevrelerinde şöyle denmektedir:

“Bugün dönme süresinin 243 Dünya gününden biraz uzun olduğunu biliyoruz. Bu da, teknik olarak ‘Venüs günü’nün ' Venüs yılı’ndan uzun olduğu anlamına geliyor. İşleri daha da karıştıran bir şey de, Venüs’ün, Dünya ve Mars’a göre ters yönde, yani doğudan batıya dönüyor olmasıdır. Gezegenin üzerinden Güneş’e bakacak olsaydınız, batıdan doğduğunu ve 118 Dünya günü sonra doğudan battığını görecektiniz.

Venüs’ün bu alışılmadık davranışının nedenini hiç kimse bilmiyor. İlk zamanlarda, büyük bir gök cisminin çarpışıyla ters döndüğü gibi iddialar inandırıcılıktan çok uzak. Çok uzak, ama akla başka bir olasılık da gelmiyor.” (Gezegenler Kılavuzu, Yazan Patrick Moore 3 üncü baskı Mart 1996 sayfa 65-66 TÜBİTAK. )

Bu tür kozmik olaylarda, bu olaylar konusunda düşünen birçok kimselerin izahsızlığa düştüklerinde yaptıkları iddia muhakkak bir yerlere büyük bir gök cisminin, başka bir ifadeyle büyük bir meteorun çarptığı şeklinde yaptıkları iddialardır. Örneğin: Dinozorlar mı yok olmuş, Dünya’da buzul çağlarımı oluşuyor, dedikleri şey muhakkak büyük bir meteor Dünya’ya gelip çarpmıştır. Bugün buzul çağlarının en az yirmi kere Dünya’da oluştuğu bilinmektedir. Taş çarpma iddialarını dikkate alan bir kimse sanır ki Uzay’da kozmik bir şakacı var; canı çektikçe oraya buraya bir taş atıp durmaktadır. Bu tür izahlar kozmik izahlar olmaktan öte komik iddialardır. Bir gök cismini bir yönde hareketlendirmek için büyük bir meteorun çarpması gerekmez, günlerin oluşumu için dünyanın kendi ekseni etrafında yaptığı hareketi için gelip çarpan bir şey mi var; bu onun tabii olarak yaptığı bir hareket olduğu gibi, Dünya’yla ilgili olsun veya diğer Gök cisimleriyle ilgili olsun yapılan hareketler onların tabii hareketleridir, bazılarının hemen seçilememelerinin nedeni çok uzun bir zaman kesitinde oluşmalarından dolayıdır. Hareket bütün gezegenlerde müşterek olduğu için kutuplar her yer değiştirdiklerinde, doğuları ve batıları yer değişeceğinden her gezegen için iki batı ve iki doğu meydana gelmiş olur. Bu hususta Kûran’dan mealen:

-- Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? 55/16

-- İki doğunun ve iki batının Rabbi’dir. 55/17

Böylece Kûr’an iki doğunun ve iki batının mevcudiyetini haber vermektedir. Bu mesafelerin bir birlerine ters ve gezegenler üzerinde en uzak mesafelerde olduklarına dair Kûr’an’da çok ilginç şekilde örnek vardır. Şöyle ki, mealen:

-- Nihayet (zikrimize karşı körlük edip yoldan çıkan o adam), bize geldiği zaman (kötü arkadaşına) der ki: “Keşke benimle senin aranda iki doğu kadar uzaklık olsaydı (seni hiç görmeseydim); meğer ne kötü arkadaş(mışsın sen)! 43/38

Dikkat edilirse burada yalnız iki doğudan bahsedilmektedir. Bu düşmanından tam ters yerde ve en uzak mesafede bulunmak isteyen kimsenin arzu ettiği uzaklıktır. Zira daha önce de belirttiğime göre kutuplar yörünge düzlemine göre ters tarafta yer değiştirdiklerinde iki doğu veya iki batı arasındaki mesafe özellikle Dünya’da ekvatorun uzunluğundan dolayı iki nokta en uzak ölçüsünü bulmaktadır.
Gezegenler bu secde hareketini yaptıklarına göre bunu bir şeyin etkisinde kalarak yapmış olmaları gerekir. Bu da onları etkileyen Güneş’ten başkası değildir, zira Güneş’in de Eliptik düzlem normlarıyla 75° 15' lik eksenel eğim açısı vardır. Dolayısıyla güneş de aynı secde hareketini yapmaktadır. Güneş bir yıldızdır. Güneş’in bu şekilde hareket etmesi diğer yıldızların aynı şekilde hareket ettiklerinin kanıtıdır.

Astronomik yönden Dünya’nın secde halinde bulunduğu yani bundan 511.232.- yıl önce Güney kutbunun Güneş’e tam dik olduğu durumda, Güneş güney kutbunda hiç batmaz, yani bu konum devam ettiği sürece burada hiç gece olmaz. Tam ters konumda olan Kuzey kutbunda da bu süre içerisinde Güneş hiç doğmaz ve bu konum devam müddetçe kuzey kutbunda hiç gündüz olmaz. Bir dakikalık eksenel açı değişmesi için 128 yıl, bir derecelik açı değişmesi içinde 7.680.- yıl geçmesi gerektiği düşünülürse uzun bir süre bu durumda kalmış olduğu ortaya çıkar. Ayrıca bu konum buzul çağlarının da nedenidir. Kûr’an bu durumdan da bahsetmektedir. Şöyle ki, Kûran’dan mealen:

-- (Ey Muhammed) Sana Zulkarneyn’i soruyorlar. De ki: “Size onun hakkında (Kûran’dan) bir haber okuyacağım”. 18/83

-- Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar ve kudret sahibi kıldık, ona (muhtaç olduğu) her şey için bir sebep (bir vasıta ve yol) verdik. 18/84

-- O da bir yol tutup gitti. 18/85

-- Nihayet Güneş’in battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir gözede batar buldu. Onun yanında da bir kavim buldu buldu. Dedik ki: “Ey Zulkarneyn, (onlara) ya azap edersin veya kendilerine güzel davranırsın”. 18/86

Kuzey kutbunun hiç güneş almaması ve bu arada buzul çağı yaşanması nedeniyle çok fazla miktarda su buza dönüştüğünden tuz yoğunluğu çok artmıştır. Bu arada kuzey buz denizi karalar arasında kısılıp kalmış, başka okyanusların sıcak su akıntısı buraya girememiştir. Bundan dolayı kuzey buz denizi kara balçıklı bir göze halini almıştır. ZULKARNEYN’in gördüğü manzara kuzey kutbunun bu halidir.

Konunun daha iyi anlaşılması için buzul çağları hakkında bilgi vermekte fayda vardır. Örneğin: Temel Brıtanika cilt 4 sayfa 76 da şu ifadeler yer almaktadır.
“İskandinavya Dağlarındaki buz örtüsü kalınlaştı ve güneye doğru yayıldı. En fazla yayıldığı dönemde, buz örtüleri Britanya Adalarının, Kuzey Almanya ve SSCB’nin çok büyük bir bölümü, bütün Kanada’yı ve ABD’nin kuzey bölümünü kapladı. Böyle bir örtüsü bugün ancak Grönland ve Antarktika da görülebilir.
Buz örtüsünün yayılması ve her “buzul ilerleyişi” dönemini, iklimin bugünkünden daha sıcak olduğu bir dönem izledi. Buzulların ilerlediği dönemlerde de tropik ormanlar ve tropik çayırlar vardı, ve bunlar ekvator boyunca değişiklik gösterdi. Başlangıçta çok fazla suyun buza dönüşmesi nedeniyle her yerde alçalan deniz düzeyi daha sonra buz örtüsünün gittikçe artan büyük ağırlığı kıtaları aşağı doğru bastırınca yeniden yükseldi.

Hayvanlar daha sıcak iklim bulmak için güneye göçtüler.
Buzul çağı döneminde Kuzey Buz Denizi Dünya tarihinde ilk kez neredeyse tümüyle karalar arasında kısılıp kalmış başka okyanusların sıcak su akıntısı buraya girememiştir. (Temel Brıtanika C.4 S.76 Hürriyet Gazetesi yayını.)

Görüldüğü gibi Buzul Çağı son olarak Kuzey yarımkürede meydana gelmiştir, bundan dolayına hayvanlar daha sıcak iklim bulmak için güneye göçtüler. Kuzey Buz Denizi tümüyle karalar arasında kısılıp kaldığından 18 (Kehf) 86 da bahsedildiği gibi yoğun tuz oranından dolayı kara balçıklı bir göze halini almıştır ve burası Güneş’in battığı yani bu konumdan anlaşıldığı üzere hiç güneş almayan başka bir ifadeyle bu konumda gündüzün olmadığı yerdir.

Kuzey kutbunun durumu bu olunca, ters tarafta yer alan Güney Kutbunun şartları tam ters olarak teşekkül etmelidir. Şimdi Güneş’in batmadığı yani Dünya’nın bu konumunda hiç gece olmayan yeri, buzul çağını dikkate alarak arayalım. Bu hususta Kûran’dan mealen:

-- (Zulkarneyn) Sonra yine bir yol tuttu. 18/89

-- Nihayet Güneş’in Doğduğu yere ulaşınca onu, öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlara Güneş’in önünden (korunacak) örtü yapmamıştık. 18/90

Burada Zulkarneyn öyle bir kavim yanına gidiyor ki, Allah onlara Güneş’e karşı korunacakları bir örtü yapmamıştı. Burada örtüden maksat elbise değildir. Zira İslam’da tesettür vardır, ne Zulkarneyn gibi bir kimsenin çırılçıplak kimselere bakması uygundur, ne de o kavmin çırılçıplak bir arada yaşamaları tesettür yönünden uygun olurdu. Burada olmadığından bahsedilen örtü gecedir. Yani burada bu devirde hiç gece olmuyordu. Böyle olduğuna dair Kûran’dan delil gösterecek olursam, mealen:

-- Geceyi (karanlığıyla sizi örten) bir elbise yaptık. 78/10

-- O, geceyi sizin için elbise, uykuyu dinlenme, gündüzü de (etrafa) yayılıp çalışma (zamanı) yaptı. 25/18

Dikkat edilirse, Kûr’an’da gece elbise yani örtü olarak tanımlanmıştır. Durum böyle olunca gecenin olmadığı yer, Dünya’nın en son olarak yaptığı secde konumundaki Güney Kutbudur.

Güney kutbunda daha önce buz katmanı olmadan yaşam olduğuna dair 1983’te Jeolog Peter Webb Trans antarktik dağlarındaki Sirius katmanlarında, ılıman koşullarda yaşayabilen, kendi iddiasına göre üç milyon yıllık mikro fosiller bulmuştur. Her ne kadar üç milyon yıl bana göre abartılıysa da, zira benim yaptığım hesaplamaya göre buradaki en sıcak dönem yaklaşık 511.232.- yıl önceydi. Yinede bulduğu fosillerin varlığı çok önemlidir. Önceleri bu diatomların bölgeye rüzgarla taşındığı düşünüldü, fakat 1990’a değin güney sahilinde bulunan ağaç yaprağı ve kök fosillerine varıncaya kadar sayısız başka fosil ele geçirildi. Başka araştırmalarda da su seviyesinin daha önce 25-30 metre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu da şu andaki buz tabakasının varlığından dolayı su seviyesinin düştüğü, başka bir ifadeyle daha önce buz tabakası olmadığından deniz seviyesi 25-30 metre daha yüksekti. Bu hususlarla ilgili olarak TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisinde yer alan ifadeler şu şekildedir.

“Her şey 1983’te Jeolog Peter Webb Trans antarktik dağlarındaki Sirius katmanlarında, ılıman koşullarda yaşayabilen, üç milyon yıllık mikro fosiller bulduğunda başladı. Önceleri bu diatomların, bölgeye rüzgârla taşındığı düşünüldü. 1990’a değin, güney sahilinde bulunan ağaç yaprağı ve kök fosillerine varıncaya kadar bu savı destekleyen sayısız başka fosil ele geçirildi. Bambaşka aramalarda, üç milyon yıl önce su seviyesinin 25-30 metre daha yüksek olduğu saptanınca, “değişkenci” kampın savları iyice güçlenmiş oldu.” (TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisi Sayı 352 Sayfa 27. )

Böylece açıkça görülür ki bundan beşyüzbin yıl kadar önce Güney kutbu Güneş’e tam dik olduğundan burada hiç gece olmuyordu ve buz tabakası yoktu. Kuzey kutbu da bu çağda ters tarafta yer alması nedeniyle, burada da hiç gündüz olmuyordu. Bütün bu hususları dikkate aldığımda, bana göre bu konum Dünya’nın secde durumunda olduğu konumdur ve Kehf süresinde belirtilen durum da bununla ilgilidir. Ayrıca, Zulkarneyn isminden kastedilen hususa gelince, bilindiği gibi Zulkarneyn kelimesi iki boynuzlu veya iki çağ manasına gelmektedir. Bundan da Kehf suresinde bahsedilen şahsın başında iki boynuz bulunduğu manası kastedilmemektedir. Anlaşılan odur ki bundan kasıt bu şahsın Dünya’nı iki kutbu arasında seyahat edebildiğine işarettir. Zira bugün bile Dünya’nın dönüş ekseni buradan geçtiği temsili olarak kabul edilen bir uzantıyla belirtilmekte ve her kutupta bir uzantı farz edildiğinde iki boynuz ifadesinden ne kastedildiği böylece anlaşılabilir. Çağ kelimesine gelince, bu şahsın buzul dönemi öncesini gördüğü gibi, buzul dönemine de şahit olduğunu anlaya biliriz. Bu da çok uzun bir ömür demektir, bir zamanlar insanların bugün olduğundan çok daha uzun bir ömür sürdüklerini Kûr’an bildirmektedir. Şöyle ki, mealen:

-- And olsun biz Nuh’u kavmine gönderdik, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı (öğüt verdi, Hak yoluna çağırdı, dinlemediler) sonunda onlar, zulümlerini sürdürürken tufan, onları yakaladı. 29/14

Dokuz yüz elli yıl Nuh Peygamberin kavmi arasında sürdüğü yaşam sürecidir, ondan sonra ne kadar yaşadığını Allah bilir. Bir çok kimseye bu süre uzun abartılı gelebilir, fakat durum hiçte öyle değildir............................
Fereç HÜDÜR

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (1. August 2015 Saat 07:10 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31. July 2015, 08:52 PM   #2
kuman
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
kuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud of
Standart

Komik bir yazi sayin galip.
Benim bu yazi hakkinda soyleyecegim her seyi bu 3 kelime aciklar.

Satasma olsun diye soylemiyorum.
Ozkan atesin dedigi gibi ; Madde mi ? o da ne yok oyle birsey hersey ilizyon...
kuman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31. July 2015, 10:26 PM   #3
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
553 Mesajina 931 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sayın Kuman.

Teşekkürler

Acaba son zamanlardaki iklim değişiklikleri bu anlatımın konusu olabilir mi?

Başka arkadaşların da görüşlerine ulaşmak mutluluk verecek.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 1. August 2015, 10:00 AM   #4
kuman
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
kuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud of
Standart

Sayin yetkin
Bunun icin dunyanin manyetik alani, dunyanin donusu bunu saglayan etkenler, dunyanin manyetik alanin ne ise yaradigi ve manyetik alanin yer degistirmesi yani dunyanin kutuplarinin yer degistirmesi ile ilgili sitelere bakmaniz yeterli sonucta fizikci ddegiiz.


Manyetik alanin degismesi tam anlamiyla bir iklim degisikligine neden olur. Biz belki bu anin bbaslangicndayiz. Cunku manyetik alanin degismesi ile buyuk ihtimalle canliligin buyuk bir kismi yok olacak sebeb ise dis uzay ile canliligin arasinda tek koruyucunun zayiflamasi
Ancak su an yasadigimiz olayin manyetik alan degisimimi yoksa insanlarin, canlilarin, doganin olusturdugu bir sera gazi problemimi yoksa her ikisi de mi diye tartismalar var oldugunu biliyorum.


Yakin zaman da mini bir buz cagina girilecegi de dillendirilen bir sey.

Konu kuman tarafından (1. August 2015 Saat 10:08 AM ) değiştirilmiştir.
kuman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 1. August 2015, 05:25 PM   #5
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.413
Tesekkür: 104
553 Mesajina 931 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Yakın zamanda mini bir buzul çağı?????

Nerede?
Dünya yuvarlak.
Hareketleri ve yönü ve zamanı belli.
O halde Nasıl?

Kuman seni tenzih ederim.
Hangi hıy..şey hıyanet ehli neye göre söylemis bunu.
Neyse boş ver.

Saygılarımla.
Galip yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (1. August 2015 Saat 05:44 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 2. August 2015, 07:26 AM   #6
bartsimpson
Super Moderator
 
bartsimpson - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 929
Tesekkür: 463
199 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
bartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud of
Standart

uzayda sürtünme yoktur...
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
bartsimpson isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 2. August 2015, 09:42 AM   #7
kuman
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
kuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud of
Standart

Uzmanlar uyardı. 2030'da Güney "uyuyabilir" ve mini buzul çağı yaşayabiliriz.

Uzmanlar son yıllarda sürekli olarak küresel ısınma ile ilgili uyarılarda bulunuyor. Şimdi ise bundan farklı olarak "mini buzul çağı" uyarısında bulunuldu.*İngiliz Independentgazetesinde yer alan habere göre, dünya ilerleyen yıllarda*mini buzul çağına*girebilir.

Bilim insanların yapmış olduğu çalışmalara göre*Güneş'teki aktiviteler,*2020*ve*2030yılları arasında*%60*oranında azalacak. Bu şu anlama geliyor; daha önce*1646*ve*1715yılları arasında yaşanan ve 'Maunder minimum' olarak adlandırılan mini buzul çağı dönemine benzer bir dönem bizleri bekliyor. Çünkü uzmanların raporlarına göre o zamanlarda da Güneş benzer bir döngüye girmişti.

Galler'de düzenlenen Ulusal Astronomi toplantısında*Profesör Valentina Zharkova*ve ekibi tarafından paylaşılan bulgulara göre, dünya üzerinde bazı bölgelerde "aşırı" kar yağışları ve soğuklar yaşanacak. Ayrıca bu tarihlerde daha önce hiç*donmayan göl*nehirler donacak.

Öte yandan*2022'de*Güneş'in gireceği döngüden sonra ilk belirtilerini göreceğimiz "mini buzul çağı"nın 2030 yılından sonra yaşanması bekleniyor.*Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
kuman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 2. August 2015, 09:44 AM   #8
kuman
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
kuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud of
Standart

Bu konuda ne dusunuyorsunuz cumlesi hicbirimize degil copy paste yaparken fazladan copylenmis bir cumle...
kuman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
fereç, hüdürden, zülkarneyn


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:02 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam