hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > BİLİM VE TEKNOLOJİ > İlim ve cehalet

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 16. November 2012, 02:12 PM   #1
seckin
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 74
Tesekkür: 11
12 Mesajina 17 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
seckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud of
Standart Huruf-u mukatta harflerin işareti

Bu yazı www.kuranasor.com adresinden alınmıştır.

Alıntı:

HURUF-U MUKATTA HARFLERİN İŞARETİ

Kur'an' kerim'de bulunan 114 surenin 29 tanesi huruf-u mukatta diye tabir edilen harflerle başlar.“Mukattaa” kelimesi Arapça bir isimdir. Kat’edilmiş, kesilmiş; kesik, ayrı manalarına gelir. “Hurûfu Mukatta” mürekkep/birleşik bir isimdir; ayrı ayrı yazılmış, bitişik olmayan harfler demektir.

Örneğin Bakara suresi 1.ayeti elif-lam-mim diye başlar.
Bunun gibi 29 surenin başında 1-2-3-4-5'li gruplar halinde yerleştirilen bu harfler, arap alfabesinde yer alan 28 harften sadece 14'ü şeçilerek oluşturulmuştur.


Bu harfler şunlardır:
Arap alfabesindeki 28 harf:
Elif-Dal-Dad-Kef-Be-Zel-Ta-Lam-Te-Ra-Za-Mim-Se-Ze-Ayn-Nun-Cim-Sin-Ğayn-He-Ha-Şın-Fe-Vav-Hı-Sad-Kaf-Ye

Bu 28 harften seçilen ve 29 surenin başına yerleştirilen 14 harf:
1-Elif, 2-Ha, 3-Ra, 4-Sin, 5-Sad, 6-Ta, 7-Ayn, 8-Kaf, 9-Kef, 10-Lam, 11-Mim, 12-Nun, 13-He, 14-Ya


Şimdi bu harflerin 29 surenin başına ne şekilde yerleştirildiklerini görelim.
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
1.Bakara Elif-Lam-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
2.Ali İmran Elif-Lam-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
3.Araf Elim-Lam-Mim-Sad
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
4.Yunus Elif-Lam-Ra
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
5.Hud Elif-Lam-Ra
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
6.Yusuf Elif-Lam-Ra
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
7.Rad Elif-Lam-Mim-Ra
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
8.İbrahim Elif-Lam-Ra
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
9.Hicr Elif-Lam-Ra
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
10.Meryem Kef-Ha-Ya-Ayn-Sad
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
11.Taha Ta- Ha
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
12.Şuara Ta-Sin-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
13.Neml Ta-Sin
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
14.Kasas Ta-Sin-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ye
15.Ankebut Elif-Lam-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
16.Rum Elif-Lam-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
17.Lokman Elif-Lam-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
18.Secde Elif-Lam-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
19.Yasin Ya-Sin
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
20.Sad Sad
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
21.Mümin Ha-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
22.Fussilet Ha-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
23.Şura Ha-Mim-Ayn-Sin-Kaf
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
24.Zuhruf Ha-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
25.Duhan Ha-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
26.Casiye Ha-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
27.Ahkaf Ha-Mim
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
28.Kaf Kaf
__________________________________________________ ________________________________
Elif, Ha, Ra, Sin, Sad, Ta, Ayn, Kaf, Kef, Lam, Mim,Nun,He,Ya
29.Kalem Nun
__________________________________________________ _______________________________

Yukarıdaki 29 surenin başında yeralan harflere şöyle bir baktığınızda tekrar eden harflerin yoğunluğu dikkatinizi hemen çekecektir, tıpkı Kur'an'ı okurken ayetlerin ve cümlelerin sık sık karşımıza çıkarak tekrar etmesi gibi. Buna nedeninde mukatta harflerdeki kombinasyonel yapının aynısının Kur'an'ın ayet ve cümlelerinin oluşumunda da karşımıza çıkmasıdır.
Seçilen 14 harfin çeşitli kombinasyonlarla bir araya gelerek 78 harfe türemesi gibi,Kur'an'ın büyük bir bölümü de temelde seçilen bazı cümle kalıplarının kombinasyonel bir biçimde bir araya gelerek, değişik manalarda ayetler oluşturarak rabbimizin sanatını ortaya koymaktadır.
Şimdi bu görüşümüzü delillendiren örneklerimizi ortaya koymaya başlayalım.

Örnek:
HUD : 11/123
● Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur.
● Bütün işler O'na döndürülür.
● Öyle ise O'na kulluk et
● ve O'na tevekkül et.
● Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir.
Kıyamet'in kopması,bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır.
ŞüphesizAllah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. NAHL : 16/77


Göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna.İyi bilin ki,
bütün işler sonunda Allah'a döner. ŞURA : 42/53


Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir.
Öyleyse O'na kulluk edin. İşte bu, doğru yoldur. AL-İ İMRAN: 3/51


Mûsâ, "Ey kavmim! Eğer siz gerçekten Allah'a iman etmişseniz,
eğer O'na teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece
O'na tevekkül edin. dedi.YUNUS : 10/84


Herkesin amellerine göre dereceleri vardır.
Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.EN-AM: 6/132

Yukarıda ele aldığımız örnekte HUD : 11/123 ayetini cümle cümle ayırdık.
Bu 5 cümlenin faklı ayetlerden gelerek HUD : 11/123'ü oluşturduğunu gördük.
Bundan sonra vereceğimiz örnekleride bu gözle incelemeniz konuyu anlamanız açısından daha faydalı olacaktır.
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS : 10/68
● "Allah, bir çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır.
● O, her bakımdan sınırsız zengindir.
● Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur.
● Bu konuda elinizde hiçbir delil de yoktur.
● Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?

"Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır!Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir. BAKARA : 2/116

Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmelerive onların da, "
insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah dahiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir.
Allah, her bakımdansınırsız zengindir, övgüye lâyıktır. TEGABUN : 64/6

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O, yücedir,büyüktür. ŞURA : 42/4

"Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler.
Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar. ZUHRUF: 43/20

Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır."
Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -
Eğer böyle ise, Allah verdiği sözdendönmez-
Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?" BAKARA : 2/80
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS SURESİ: 10/4
● Hepinizin dönüşü ancak O'nadır.
● Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir.
● Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, onu tekrar eder
● salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için.
● Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından,onlara kaynar sudan içki ve elem dolu
bir azap vardır.

Sana da o Kitab'ı hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik.
Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da
onların arzularına uyma.Sizden her biriniz için bir şeriat ve yol koyduk.
Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı.
Fakat verdiği şeylerde imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın.
Hepinizin dönüşü Allah'adır.
O anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. MAİDE : 5/48

Allah, bir vaadde bulunmuştur.
Allah, vaadinden dönmez.Fakat insanların çoğu bilmezler.RUM : 30/6

O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra tekrarlayacak olandır.
Bu, O'na göre daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce, eşsiz sıfatlar O'nundur.
O, mutlak güç sahibidir, hüküm vehikmet sahibidir. RUM : 30/27

Allah'ın, iman edip salih amel işleyenleri mükâfatlandırması için.
İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.SEBE : 34/4

Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak.
Kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver.
Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi.
Her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez.
İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir.
Küfre saplananlara çılgınca kaynamış bir içecek elem dolu bir azap vardır.ENAM : 6/70
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MAiDE:5/48
● Sana da o Kitab'ı hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik.
● Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet,sana gelen haktan ayrılıp arzularına uyma.
● Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk.
● Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı.
● Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlereayırdı.
● Öyle ise iyiliklerde yarışın.
● Hepinizin dönüşü Allah'adır.
● O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Sana vahyettiğimiz kitap kendinden öncekini doğrulayan hak kitaptır.
Şüphesiz Allah hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.FATIR:35:31

Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana
indirdiğinin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse,
bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor.
İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır. MAiDE:5/49

Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren
dosdoğru bir yol üzerindesin. HAC:22/67

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O,dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuzşeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz. NAHL:16/93

O, sizi yeryüzünde halifeler yapan,
size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece
üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir. ENAM:6/165

Herkesin yöneldiği bir yön vardır.
Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir.
Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter. BAKARA:2/148

Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin.
Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez.
Hepinizin dönüşü Allah'adır. Allah, yaptıklarınızı haber verecektir. MAiDE:5/105

De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım?
Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka
bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir.
O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir. ENAM:6/164
__________________________________________________ ______________________________
Örnek:
HADİD : 57/4
● O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a kurulandır.
● Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir.
● Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.
● Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde yaratan ve Arş’a kurulan,
geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da,emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir. ARAF: 7/54

Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir.
O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır.SEBE: 34/2

Göklerde ve yerdeki her şeyi bildiğini görmüyormusun? Üç kişi gizlice konuşsa, dördüncüsü odur.Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın.
Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar,
nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir.
Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. MÜCADELE: 58/7

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir.
Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. HUCURAT: 49/18
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM: 6/102
● İşte sizin Rabbiniz Allah.
● O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
● O, her şeyin yaratıcısıdır.
● Öyle ise O'na kulluk edin.
● O, her şeye vekil dir.

İşte, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Hak'tan sonra sadece
sapıklık vardır. O hâlde, nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz? YUNUS 10:32


Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır.
O'ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir.BAKARA : 2/163


İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
Durum bu iken nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz? MÜMİN : 40/62


Şüphesiz Allah, benim ve sizin de Rabbinizdir.
O'na kulluk edin. İşte bu, doğru yoldur."AL-İMRAN: 3/51


Belki de sen, "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!"
demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını terk edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın.
Allah ise her şeye vekildir.HUD : 11/12
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
HUD: 11/93
● Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de yapacağım.
● Rezil edici azabın kime geleceğini
● ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz.
● Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle beraber gözlüyorum.

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım.
Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz.
Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler." EN-AM : 6/135


Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini,
kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.HUD : 11/39


Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık! KAMER : 54/26


De ki: "Bizim için siz, ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz.
Biz, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz.
Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz." TEVBE : 9/52
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM: 6/50
● De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum.
Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum.
● Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum."
● De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu?
● Siz hiç düşünmez misiniz?"

Ben, Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı dabilmem. Ben bir meleğim de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, Allah, onlara hiçbir hayır vermez"de diyemem.Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zâlimlerden olurum. HUD: 11/31


De ki: Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem.
Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. AHKAF: 46/9


De ki: Göklerin ve yerin Rabbi kimdir? Allah'tır" de. De ki: O'nu bırakıp da kendilerine
bir faydası ve zararı olmayan dostlar mı edindiniz?
De ki: Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a,
O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir."RAD: 13/16



Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir.
Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır.
Hâlâ akıllanmayacak mısınız? EN-AM: 6/32
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM : 6/12
● De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır"de.
● O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı.
● Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok.
● Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.
Allah'ın gücüher şeye hakkıyla yeter.BAKARA: 2/284


Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selâm olsun size!
Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse O, çok bağışlayandır,
çok merhamet edendir." EN-AM: 6/54


Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır.
Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır.
Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan? NİSA: 4/87

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.
Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar. EN-AM: 6/20
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
LOKMAN: 31/10
● Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı.
● Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi
● ve orada her türlü canlıyı yaydı.
● Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten,
sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi
belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi düzenler, yürütür,
âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. RAD: 13/2

Sizi sarsmasın diye yeryüzünde sağlam dağlar;yolunuzu bulmanız için de nehirler,
yollar ve nice işaretler meydana getirdi.Yıldızlarla da yollarını bulurlar.NAHL: 16/15

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde,
insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın
gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda,
yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emrinde
bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen topluluk için deliller vardır.BAKARA:2/164

"Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size
gökten yağmur indirendir." Böylece onunla türlü bitkileri çift çift çıkardık.TAHA: 20/53
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ZUMER: 39/5
● Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır.
● Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor.
● Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir.
Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir.
● İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı.
O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.NAHL: 16:3

Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın.
Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın.
Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.ALİ İMRAN: 3/27

Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten,sonra Arş'a kurulan,
güneşi ve ayı buyruğu altına alandır.
Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir.
O, her işi düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize
kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. RAD: 13/2

O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümüve hayatı yaratandır.
O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.MULK: 67/2
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ARAF: 7/42
● İman edip salih ameller işleyenlere gelince
● ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz
● işte onlar cennetliklerdir.
● Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.

"İman edip salih ameller işleyenlere gelince,
Allah onların mükâfatlarını tam verecektir.Allah, zalimleri sevmez."ALİ İMRAN: 3/57

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar.
Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır.
"Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz!
Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağıryük yükleme.
Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme!
Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın.
Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."BAKARA: 2/286

Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada
sürekli kalacaklardır. AHKAF: 46/14

İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan
cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine
her rızık verilişinde, "Bu daha önce bize verilen rızık!" diyecekler.
bu rızık onlara benzer olarak verilmiştir.Onlar için orada tertemiz eşler de vardır.
Onlar orada ebedî kalacaklardır. BAKARA: 2/25
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
FATIR: 35/3
● Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın.
● Allah'tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı?
● O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
● O hâlde nasıl oluyor da haktan çevriliyorsunuz?

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın.
Hani bir topluluk size el uzatmaya kalkışmıştı da, Allah onların
ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının .
Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler. MAİDE: 5/11

Yoksa, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayan ve
sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var!?
De ki, "Eğer doğru söyleyenler iseniz kesin delilinizi getirin."NEML:27/64

Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş
olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân'ı inkâr ederken
sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: "O, benim Rabbimdir.
O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül
ettim, dönüşüm de yalnız O'nadır." RAD: 13/30

Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa
sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste
gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar
düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin!
Nasıl da çevriliyorlar! MUNAFİKUN: 63/4
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM: 6/106
● Rabbinden sana vahyedilene uy.
● O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
● Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

Rabbinden sana vahyolunana uy.
Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. AHZAB: 33/3

Sen Allah ile beraber başka bir ilâha ibadet etme.
O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır.
Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz. KASAS: 28/88

Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve
Allah'a ortak koşanlara aldırış etme. HİCİR : 15/94
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RAD: 13/1
● Elif Lâm Mîm Râ. İşte bunlar Kitab'ın âyetleridir.
● Sana Rabbinden indirilen gerçektir,
● fakat insanların çoğu inanmazlar.

Elif Lam Ra. Bunlar, apaçık kitabın ayetleridir. YUSUF: 12/1

Nereden yola çıkarsan çık, Mescid-i Haram'a doğru dön.
Bu, Rabbinden gelen gerçektir. Allah,işlediklerinizden habersiz değildir.BAKARA: 2/149

De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve kısar.
Fakat insanların çoğu bilmezler."SEBE: 34/36
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NEML: 27/93
● De ki: "Hamd Allah'a mahsustur.
● O, âyetlerini size gösterecek ve siz de onları tanıyacaksınız.
● Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

De ki: "Hamd Allah'a mahsustur. Selâm onun seçtiği kullarına."
Allah mı daha hayırlıdır, yoksa onların ortak koştukları mı? NEML: 27/59

İnsan çok aceleci yaratılmıştır.
Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin. ENBİYA: 21/37

Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur.
Bütün işler O'na döndürülür.Öyle ise O'na kulluk et ve O'na tevekkül et.
Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir. FUSSİLET: 41/53
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM: 6/62
● Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler.
● İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur.
● O, hesap görenlerin en çabuğudur.

Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak,
Hepsi de gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülecekler
ve uydurduklarışeyler kendilerinden kaybolup gidecektir. YUNUS: 10/30

O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur.
Hüküm yalnızca O'nundur. O'na döndürüleceksiniz. KASAS: 28/70

Allah, herkese kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar.
Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. iBRAHİM: 14/51
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RUM:30/9
●Onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna
bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler.Yeryüzünü sürüp işlemişler
ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi.
● Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi.
● Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna
bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları onlara fayda vermemişti. GAFİR:40/82

Andolsun, sizden önceki nice nesillere
peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdiler.
Zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi.
İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.YUNUS:10/13

Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taşyağmuruna
tuttuklarımız var.Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var.
Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var.
Allah, onlara zulmediyor değildi, onlar kendilerine zulmediyorlardı. ANKEBUT:29/40
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RAD: 13/40
● Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, senin ruhunu alsak da
● senin görevin sadece tebliğ etmektir.
● Hesap görmek ise bize aittir.

Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersekde, seni vefat ettirsek de
onların dönüşü bizedir. Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir. YUNUS: 10/46

Eğer yüz çevirirlerse, biz seni onlara bekçi göndermedik.
Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten insana katımızdanbir rahmet tattırdığımızda
ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa,
o zaman da insan pek nankördür. ŞURA:42/48

Sonra onların hesaba çekilmesi bize aittir. GAŞİYA:88/26
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ARAF:7/101
● İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz.
● Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti.
● Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi.
Allah, kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler.

Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz.
Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de. HUD: 7/101

Andolsun, sizden önceki nice nesilleri
peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdiklerinde zulmettikleri vakithelâk ettik.
Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte suçlu toplumu böyle cezalandırırız. YUNUS:10/13

Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık
mucizeler getirdiler.Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz. YUNUS:10/74
__________________________________________________ ________________________________

Örnek:
RUM:30/6

● Allah, bir vaadde bulunmuştur.
● Allah, vaadinden dönmez.
● Fakat insanların çoğu bilmezler.

Hepinizin dönüşü ancak O'nadır.
Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir.Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar,
sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için tekrar eder.
Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. YUNUS: 10/4

Bir de senden acele azap istiyorlar.
Hâlbuki Allah asla va'dinden caymaz.
Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. HAC: 2/47

De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da
kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek,
ama insanların çoğu bilmezler." CASİYE: 45/26
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ŞURA:42/8
● Allah dileseydi, onları bir tek ümmet yapardı.
● Fakat O, dilediğini rahmetine sokar.
● Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

Sana da o Kitab'ı hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik.
Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma.Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk.
Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı.
Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı.
Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa
düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. MAİDE:5/48

O,dilediğini rahmetine sokar.Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.İNSÂN:76/31

Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte
olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar.
"Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı.
Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." FATIR:35/37
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ALİ İMRAN: 3/29
● De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir.
● Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir.
● Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir.
Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
Allah, göğüslerin özünü hakkıyla bilendir. TEGABUN: 64/4

De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz?
Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir.
Allah, her şeyi hakkıyla bilendir." HUCURAT: 49/16

Henüz elde edemediğiniz, fakat Allah'ın, ilmiyle kuşattığı başka da vardır.
Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. FETİH: 48/21
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NECM: 53/31
● Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
● Kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması,
● iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.ALİ İMRAN: 3/109


İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir.
Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır.
O, kendisineAllah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.NİSA: 4/123


Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki,
Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükâfatlandırması için
hesaplarına yazılmış olmasın.TEVBE: 9/121
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ŞURA: 42/12
● Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur.
● Dilediğine rızkı bol verir ve kısar. Şüphesiz
● O, her şeyi hakkıyla bilendir.

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir.
Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur.
Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz." ZÜMER: 39/44

Şüphesiz Rabbin,
dilediğine rızkı bol bol verir ve kısar.
Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir. İSRA: 17/30

De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah,
göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir.
Allah, her şeyi hakkıyla bilendir." HUCURAT: 49/16
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM: 6/160
● Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır.
● Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır
● ve onlara zulmedilmez.

Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır.
Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak
yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar. KASAS: 28/84

Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür.
Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte
onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır." MUMİN: 40/40

Her ümmetin bir peygamberi vardır.
Onların peygamberi geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir
ve onlara asla zulmedilmez. YUNUS: 10/47
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
HAC: 22/6
● Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir.
● Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve
● O, her şeye hakkıyla kadirdir.

Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir,
onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür. LOKMAN:31:30

Ancak kulak verenler uyar.
Ölüleri Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler. EN-AM: 6:36

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini
açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker
de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.
Allah her şeye hakkıyla kadirdir. BAKARA: 2/284
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
TEVBE: 9/70
● Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin;
İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı?
● Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti.
● Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Daha önce inkâr edip de inkârlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi?
Onlar için elem dolu bir azap da vardır. TEGABUN: 64/5

İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz.
Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti.
Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi.
Allah, kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler. ARAF: 7/101

Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu,kendilerine zulmeden
bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ,soğuk bir rüzgârın durumu gibidir.
Allah, onlara zulmetmedi.Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar. ALİ İMRAN3/117
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RUM:30/24
● Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi,
● gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi,
● O'nun delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir,
yağmur yüklü bulutları meydanagetirendir. RAD:13/12

Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi.
Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibretvardır. NAHL:16/65

Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler
yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de
O'nun delillerindendir.Bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. RUM:30/21
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
TEGABUN:64/4
● Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir.
● Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
● Allah, göğüslerin özünü hakkıyla bilendir.

De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir.
Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir.
Allah,her şeye hakkıyla gücü yetendir." ALİ İMRAN:3/29

Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir.
Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir. MAİDE:5/99

Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun;
Şüphesiz Allah, sinelerin özünü hakkıyla bilir. MULK:67/13
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MERYEM:19:36
● Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir.
● Öyleyse O'na kulluk edin.
● Bu, dosdoğru bir yoldur.

Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz?
Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir.
Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir.
Biz O'na gönülden bağlanmış kimseleriz." BAKARA : 2/139

"Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz.
Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez.
Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın.
O'na kulluk edin ve O'na şükredin.
Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz." ANKEBUT: 29/17

Şüphesiz o Kıyametin bir bilgisidir.
Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun,
bu doğru bir yoldur. ZUHRUF: 43/61
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
TEVBE: 9/116
● Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır.
● O, diriltir ve öldürür.
● Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir.
O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar.
Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. MAİDE: 5/40

De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan
Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Resûlüne,
o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız." ARAF: 7/158

De ki: "Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah'tan koruyacak kimdir?
Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?"
Onlar kendilerine Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı bulamazlar. AHZAB : 33/17
__________________________________________________ ________________________________

Örnek:
YUNUS: 10/47
● Her ümmetin bir peygamberi vardır.
● Onların peygamberi geldiği zaman,
● aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.


Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik.
Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın. FATIR: 35/24


Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri)
ortaya konur. Peygamberler getirilir, şahitler getirilir ve haksızlığa
uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir. ZÜMER: 39/69


Zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip
olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir.
Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar.
Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.YUNUS: 10/54
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/54
● Zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip
olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir.
● Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar.
● Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.

Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da
zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi.
Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır. ZUMER: 39/47

Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara,
"Hayır,bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır.
Çünkü siz bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler.
Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar.
Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz.
Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir. SEBE: 34/33

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği zaman,
aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez. YUNUS: 10/47
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/109
● Sana vahyolunana uy
● ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret.
● O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan
hakkıyla haberdardır. AHZAB : 33/2

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin,
kalktığında Rabbini hamd ile tespih et. TUR: 52/48

Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler.
Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını,
daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz?
babam izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar ayrılmayacağım.
O, hükmedenlerin en hayırlısıdır. YUSUF: 12:80
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MUMİN : 40/62
● İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah!
● O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
● Durum bu iken nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz?

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da
kendilerine bir faydası ve zararı olmayan dostlar mı edindiniz?"
De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu?
Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da
bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?"
De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir." RAD: 13/16

O, doğunun da batının da Rabbidir.
O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle ise O'nu vekil edin. MÜZZEMMİL:73/9

O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti.
Sizin için hayvanlardan sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında
bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç karanlık içinde oluşturuyor.
İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
O hâlde, nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz? ZUMER:39/6
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
CASİYE: 45/30
● İnanıp salih ameller işleyenlere gelince,
● Rableri onları rahmetine sokacaktır.
● İşte bu apaçık başarıdır.

Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için
içlerinde ebedî kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır.
Oradan ayrılmak istemezler. KEHF: 18/107

Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır.
Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını
almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, onlar için yakınlıktır.
Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah,
çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. TEVBE: 9/99

Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir.
İşte bu büyük başarıdır. DUHAN: 44/57
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/55
● Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
● Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di gerçektir.
● Fakat onların çoğu bunu bilmez.

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Şüphesiz Allah,
her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye lâyık olandır. LOKMAN: 31/26

Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken,
beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye,
onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et,
Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin
masallarından başka bir şey değildir" diyordu. AHKAF : 46/17

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki:
"Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O
(Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır.
O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış
gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır.
Fakat insanların çoğu bilmiyorlar." ARAF: 7/187
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NİSA: 4:87
● Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır.
● Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır.Bunda şüphe yoktur.
● Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır.
Büyük Arş'ın Rabbidir. NEML: 27/26

De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek,
sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek,
ama insanların çoğu bilmezler." CASİYE: 45/26

İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları,
içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.
Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan? NİSA: 4/122
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RAD : 13/7
● İnkâr edenler, Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! diyorlar.
● Sen ancak bir uyarıcısın.
● Her kavim için bir yol gösteren vardır.

İnkâr edenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki:"
Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni doğruya eriştirir." RAD: 13/27

Sen, ancak bir uyarıcısın. FATIR: 35/23

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği zaman,
aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez. YUNUS : 10/47
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ENAM: 6/62
● Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler.
● İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur.
● O, hesap görenlerin en çabuğudur.

Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak,
Hepsi de gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülecekler
ve uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gidecektir. YUNUS: 10/30

O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur.
Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz. KASAS : 28/70

Allah, herkese kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar.
Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. İBRAHİM: 14/51
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/20
● "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar.
● De ki: "Gayb ancak Allah'ındır.
● Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

İnkâr edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar.
Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır. RAD: 13/7

Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve
Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?TEVBE: 9/78

Onlar,kendilerinden öncekilerin başlarına gelen günlerin benzerini mi bekliyorlar?
De ki: "Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."YUNUS:10/102
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RUM: 30/19
● Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır.
● Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir.
● Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.

Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir.
Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır.
İşte budurAllah! Peki nasıl çevriliyorsunuz? ENAM: 6/95

Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümündensonra diriltti.
Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır. NAHL: 16/65

O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık.
İşte siz de, böyle diriltileceksiniz. ZUHRUF: 43/11
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
İSRA: 17/15
● Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur;
kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır.
● Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.
● Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek gelmiştir.
Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer.
Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar.
Ben sizden sorumlu değilim." YUNUS: 10/108

Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez.
Günah yükü ağır olan kimse, Günahını yüklenmeye çağırırsa,
ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa.
Sen ancak, görmedikleri hâlde Rablerinden için için korkanları
ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi
için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır. FATIR: 35/18

Rabbin, ülkelerin merkezî yerlerine, kendilerine âyetlerimizi okuyan
bir peygamber göndermedikçe oraları helâk edici değildir.
Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz. KASAS: 28/59
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MÜMİN: 40/65
● O, diridir. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
● O hâlde sadece Allah'a itaat ederek O'na ibadet edin.
● Hamd, âlemlerin Rabbine mahsustur.

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Diridir,Gözetendir..AL-İ İMRAN:3/2

De ki: "Rabbim adaleti emretti.
Her secde yerinde yüzlerinizi doğrultun.
Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin.
Sizi başlangıçta yarattığı gibi döneceksiniz." ARAF: 7/29

Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!",
aralarındaki esenlik dilekleri, "selâm"; dualarının sonu ise,
"Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur." YUNUS: 10/10

__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
LOKMAN:31/9
● Sürekli kalacaklardır orada.
● Allah'ın hak vaadidir bu.
● Azîz'dir, Hakîm'dir O.

Sürekli kalacaklardır orada.Sûra üfürüleceği gün,
bu ağır yük onlara kötü bir yüktür! TA-HA:20/101

Sabret.
Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir.
Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sürüklemesinler. RUM: 30/60

Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir.
Azîz'dir, Hakîm'dir O. CASİYE: 45/37
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MUMİN: 40/58
● Kör ile gören bir olmaz,
● İman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir.
● Siz pek az düşünüyorsunuz.

Kör ile gören bir olmaz. FATIR: 35/19

Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı;
hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar?
Ne kötü hüküm veriyorlar! CASİYE: 45/21

Bir kâhinin sözü de değildir.
Ne de az düşünüyorsunuz! HAKKA: 69/42

Örnek:
HADİD: 57/2
● Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O'nundur.
● Diriltir, öldürür.
● O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan
mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı.
Allah, her şeye şahittir. BURUC: 85/9

O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
Yaşatır, öldürür. O, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir. DUHAN: 44:8

Dönüşünüz ancak Allah'adır.
O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. HUD: 11/4
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/108
● De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek gelmiştir.
● Artık kim doğru yola girerse, kendisi için girer. Kimde saparsa kendi aleyhine sapar.
● Ben sizden sorumlu değilim."

Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı okuyanlara sor.
Andolsun, sana Rabbinden gerçek gelmiştir.
O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma! YUNUS:10/94

Doğru yolu bulan,kendisi için bulmuştur;kim saparsa kendi aleyhine sapıtmıştır.
Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.
Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz. İSRA: 17/15

O hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı.
De ki: "Ben sizden sorumlu değilim." EN-AM: 6/66
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
DUHAN: 44/8
● O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
● Yaşatır, öldürür.
● O, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.

Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır.
O'ndan başka ilâh yoktur.
O, Rahmân'dır, Rahîm'dir. BAKARA:2/163

Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O'nundur.
Diriltir, öldürür. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. HADİD: 57/2

"O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi. ŞUARA: 26/26
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RUM: 30/27
● O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır.
● Bu, O'na göre daha kolaydır.
● Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O'nundur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder.
Sonra da yalnız O'na döndürüleceksiniz. RUM : 30/11

Onlar, Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını,
sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı?
Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır. ANKEBUT: 29/19

Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir.
En yüce sıfatlar Allah'ındır.O, mutlak güç sahibi, hüküm,hikmet sahibidir. NAHL:16/60
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NAHL: 16/12
● O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi.
● Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir.
● Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.

O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü emrinize verendir.İBRAHİM:14/33

Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde yaratan ve Arş'a kurulan,
geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve
bütün yıldızları da emrine tabi olarak yaratan Allah'tır.
Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur.
Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir. ARAF: 7/54

Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi,
Gökten su indirip ,yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O'nun delillerindendir.
Şüphesiz bunda aklını kullananbir toplum için elbette ibretler vardır. RUM: 30/24
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ALİ İMRAN: 3/27
● Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın.
● Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın.
● Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar.
Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir.
Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir.
İşte bu, Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur.
Allah'ı bırakıp ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.FATIR:35/13

Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir.
Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır.
İşte budur Allah! Peki nasıl çevriliyorsunuz? ENAM: 6/95

Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın
ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye.
Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır. NUR: 24/38
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ANKEBUT:29/53
● Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar.
● Belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi.
● Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.

Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va'dinden caymaz.
Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. HAC:22/47

Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlıktan ayrılığa düştüler.
Belli bir süreye kadar Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hüküm verilirdi.Onlardan sonra Kitab'a varis olanlar, onun hakkında derin şüphe içindeler. ŞURA:42/14

Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek. ŞUARA: 26/202
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
FETİH: 48/14
● Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır.
● O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir.
● Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

O, göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı kendisine ait olandır.
Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur.
O, her şeyi yaratmış ve yarattığı şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir. FURKAN: 25/2

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de
dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah'ın gücü her şeye yeter.BAKARA:2/284

Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız,
kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları,
kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz,
karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan
olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri
ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-
öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi bir araya getirmeniz. Ancak geçenler başka.
Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. NİSA: 4/23
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NİSA: 4/122
● İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları,
içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız.
● Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.
● Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar
akan ve içinde ebedî kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz.
Çalışanların mükâfatı ne güzeldir! ANKEBUT:29/58

Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip
geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?"
diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et,
Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin
masallarından başka bir şey değildir" diyordu. AHKAF:46/17

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Andolsun,
sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur.
Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan? NİSA:4/87
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
TEGABUN: 64/3
● Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı.
● Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı.
● Dönüş yalnız O'nadır.

Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı.
O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir. NAHL:16/3

Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan;
size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır.
İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir! MUMİN: 40/64

Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş
olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân'ı inkâr ederken
sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: "O, benim Rabbimdir.
O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim,
dönüşüm de yalnız O'nadır. RAD: 13/30
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ZUMER: 39/41
● Biz sana Kitab'ı insanlar için, hak olarak indirdik.
● Kim doğru yola girerse, kendisi için girer. Kim saparsa, ancak kendi aleyhine sapar.
● Sen onlara vekil değilsin.

Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik.
Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et. ZUMER: 39/2

"Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek gelmiştir.
Artık kim doğru yola girerse, kendisi için girer.Kim saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.YUNUS: 10/108

Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince Allah onları daima gözetlemektedir.
Sen onlara vekil değilsin. ŞURA: 42/6
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUSUF: 12/109
● Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz
birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik.
● Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna
bakmadılar mı?
● Elbette ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.
Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz
birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik.
Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.NAHL:16/43

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin
akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı?
Onlar kendilerindendaha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha
üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti. MÜMİN:40/82

Onlardan sonra kitaba vâris olan öyle bir nesil geldi ki hem şu dünyanın geçici
matahını alırlar da elbette ilerde yarlıganırız, suçlarımız örtülür bizim derler,
hem de gene ellerine ona benzer geçici bir matah geçse almakta devam ederler.
Halbuki Allah'a karşı ancak gerçek olanı söyleyeceklerine dair onlardan o kitabın
hükmünce söz alınmamış mıydı ve kitapta olanları okuyup dururlar da.
Halbuki âhiret yurdu, sakınanlara daha hayırlıdır, hâlâ mı aklınız ermiyor? ARAF:7/169
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
BAKARA: 2/168
● Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helâl ve temiz olanlarından yiyin!
● Şeytanın izinden yürümeyin.
● Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

Artık Allah'ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin.
Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetineşükredin. NAHL: 16/114

Yine O, hayvanlardan irili ufaklı var edendir.
Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de
şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. EN-AM: 6/142

Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin.
Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. YA-SİN: 36/60
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NAHL: 16/114
● ALLAH'ın size verdiği helal,güzel rızıklardan yiyin ve ALLAH'ın nimetlerine şükredin;
● sadece O'na kulluk ediyorsanız.

Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı:
Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti:
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde,
Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir." SEBE: 34/15

Gece, gündüz, güneş, ay Allah'ın varlığının delillerindendir.Güneşe aya secde etmeyin.
Gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde
edin.FUSSİLET:41/37
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MÜMİNUN: 23/87
● "Allah'ındır" diyecekler.
● "Öyle ise O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.

Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette,
"Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar? ZUHRUF: 43/87

De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor?
Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir?
Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler.
De ki: "O hâlde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?" YUNUS: 10/31
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
EN-AM: 6/21
● Kim Allah'a yalan uydurandan, ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir?
● Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez.

Kim, Allah’a yalan uyduran ve kendisine geldiğinde, doğruyu yalanlayandan zalimdir?
Cehennemde kâfirler için kalacak bir yer mi yok!? ZÜMER: 39/32

Evinde bulunduğu kadın ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi
ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a
sığınırım, çünkü o benim efendimdir, bana iyi baktı.
Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi. YUSUF: 12/23
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ZÜMER: 39/62
● Allah, her şeyin yaratıcısıdır.
● O, her şeye vekildir.

İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
Durum bu iken nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz? MÜMİN: 40/62

İşte sizin Rabbiniz Allah. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin.
O, her şeye vekildir. EN-AM: 6/102
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
FATIR: 35/24
● Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik.
● Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. BAKARA: 2/119

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği zaman,
aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez. YUNUS: 10/47
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
HADİD:57/9
● O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indirendir.
● Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

Elif lâm Râ. Bir kitaptır.
Onu sana indirdik ki, halkı Rab'lerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarasın,
O Güçlü ve Övgüye layık olanın yoluna. İBRAHİM : 14/1

Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizde akıp gitmekte olan
gemileri hizmetinize verdi.İzni olmadan yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor.
Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. HAC: 22/65
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
İSRA: 17/65
● Şüphesiz, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.
● Vekil olarak Rabbin yeter!"

Elbette, sadece bana kulluk edenlere karşı bir gücün yoktur.
Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter. HİCİR: 15/42

Allah'a tevekkül et,
vekil olarak Allah yeter. AHZAB: 33/3
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
İBRAHİM : 14/51
● Allah, herkese kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar.
● Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir.
Şüphesiz Rabbin onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. HUD : 11/111

Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler.
İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur.
O, hesap görenlerin en çabuğudur. EN-AM:6/62
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
HUCURAT: 49/18
● Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir.
● Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir.
Kıyamet'in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır.
Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. NAHL: 16/77


Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir.
Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır.
Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. MÜMTEHİNE: 60/3
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ZÜMER: 39/70
● Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir.
● Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir.
Şüphesiz Rabbin onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. HUD: 11/111

Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören
kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır?
Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir.
Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme!
Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. FATIR: 35/8
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NUR: 24/46
● Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik.
● Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

Allah'a ve Resûlüne düşmanlık edenler, öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır.
Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır. MÜCADELE: 58/5

İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak
peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri
şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi.
Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda;
kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler.
Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların
hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti.
Allah, dilediğini doğru yola iletir. BAKARA: 2/213
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
TUR: 52/43
● Yoksa, onların Allah'tan başka bir ilâhı mı var?
● Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi!
İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı.
Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler."ENBİYA: 21/24

O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah'tır.
O, mülkün gerçek sahibi, kutsal, barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik
veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah
eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah'tır.
Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.HAŞR: 59/23
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YA-SiN: 36/81
● Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi?
● O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.

Gökleri,yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmezlermi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler. İSRA: 17/99

Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın bilenin ta kendisidir. HİCİR: 15/86
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
FURKAN: 25/43
● Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü?
● Ona sen mi vekil olacaksın?

Nefsinin arzusunu ilâh edinen, kimseyi gördün mü?
Allah'ın; Bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği,
gözüne de perde çektiği. Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru
yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? CASİYE: 45/23

Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık.
Sen onlara vekil da değilsin. EN-AM: 6/107
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
AL-İ İMRAN: 3/109
● Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
● Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
Vekil olarak Allah yeter. NİSA: 4/132

Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, senden öncede nice peygamberler yalancı sayılmıştır.
Bütün işler ancak Allah'a döndürülür. FATIR: 35/4
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
FATIR: 35/7
● İnkâr edenler için çetin bir azap vardır.
● İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Allah iman eden iyi amel işleyenlerin duasına karşılık verir;lütfundan da fazlasını verir.
Kâfirler için ise çetin bir azap vardır. ŞURA: 42/26

Muhammed, Allah'ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı
çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde,
Allah'tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan
alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat'ta ve İncil'de anlatılan durumlarıdır:
Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine
dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri
sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek içinonları böyle sağlam ve dirençli kılar.
Allah,iman edip iyi amel işleyenlere bağışlama,büyük bir ödül vaad etmiştir.FETiH:48/29
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
AHZAB: 33/2
● Rabbinden sana vahyolunana uy.
● Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret.
O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. YUNUS: 10/109

Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez.
Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. MÜNAFİKUN: 63/11
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ENBİYA : 21/19
● Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur.
● O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir ne de yorgunluk duyarlar.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur.
Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır. HAC : 22/64

Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki
Rabbinin yanındakiler, gece gündüz ,durmadan O'nu tespih ederler.FUSSİLET:41/38
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RUM : 30/11
● Allah, önce yaratır da sonra tekrar yaratılışı yeniler,
● sonra da hepiniz döndürülür, onun tapısına götürülürsünüz.

Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir.
Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, onu tekrar eder
salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için.
Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı,
onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. YUNUS : 10/4

Her can ölümü tadacaktır.
Sonra bize döndürüleceksiniz. ANKEBUT : 29/57
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
İNSAN: 76/31
● O, dilediği kimseyi rahmetine sokar.
● Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

Allah dileseydi, onları bir tek ümmet yapardı.
Fakat O, dilediğini rahmetine sokar.
Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur. ŞURA: 42/8

Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var?
Eğer kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi.
Şüphesiz, zâlimler için elem dolu bir azap vardır. ŞURA: 42/21
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
KEHF: 18/30
● Gerçek şu ki, iman edip iyi işler yapanlara gelince,
● elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.

İnanıp salih ameller işleyenlere gelince,
Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır. CASİYE: 45/30

Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez. HUD: 11/115
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MULK: 67/13
● Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun;
● Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü hakkıyla bilir.

İçinizden sözü gizleyin ile açığa vurun,
geceleyin gizlenin gündüz ortaya çıkın eşittir. RAD: 13/10

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
Allah, göğüslerin özünü hakkıyla bilendir. TEGABUN: 64/4
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MÜLK: 67/23
● De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir.
● Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve kalpler yaratandır.
Ne kadar az şükrediyorsunuz! MÜMİNUN: 23/78

Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi.
Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı.
Ne kadar az şükrediyorsunuz! SECDE: 3/9
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MAİDE : 5/120
● Göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca Allah'ındır.
● O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kâfir oldular.
De ki: "Şâyet Allah, Meryem oğlu Mesih'i,onun
anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese,
Allah'a karşı kim ne yapabilir?
Göklerin, yerin ve arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah'ındır.
Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir." MAİDE : 5/17

Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O,ölüleri diriltir ve
O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. HAC : 22/6
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
AL-İ İMRAN : 3/190
● Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde
● selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde,
insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde,
Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda,
yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki
emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk
için deliller vardır. BAKARA : 2/164

Gökyüzünde Allah'ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı?
Onları gökte ancak Allah tutar.
Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır. NAHL : 16/79
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NİSA: 4/132
● Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
● Vekil olarak Allah yeter.

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
Kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması,
iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir. NECM: 53/31

Allah'a tevekkül et,
vekil olarak Allah yeter. AHZAB: 33/3
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ZÜMER: 39/32
●Kim Allah'a yalan uyduran ve kendisine gelen, doğruyu yalanlayandan daha zalimdir?
●Cehennemde kâfirler için kalacak bir yer mi yok!?

Kim Allah'a yalan uydurandan, ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir?
Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez. EN-AM: 6/21

Allah'a yalan uyduran, kendisine geldiğinde, gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir?
Cehennemde kâfirler için bir yer mi yok? ANKEBUT: 29/68
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
HADİD : 57/1
● Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir.
● O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder.
Mülk yalnızca O'nundur, hamd de O'na mahsustur.
O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.TEGABUN: 64/1

Göklerdeki ve yerdeki her şey, Allah’ı tespih eder. Mülkün sahibi, mukaddes,
mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibidir.CUMA: 62/3
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
ENFAL: 8/53
● Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe,
Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez
● ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar.
Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların
durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez.
Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur. RAD: 13/11

Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah’a sığın.
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. ARAF: 7/200
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NECM: 53/28
● Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur.
● Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.

Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik dediler.
Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar. ZUHRUF: 43/20

Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz.
Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. YUNUS: 10/36
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
NAHL: 16/65
● Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti.
● Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.

Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi,
gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi,
O'nun delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir
toplum için elbette ibretler vardır. RUM : 30/24

Geceleyin uyumanız ve gündüzün O'nun lütfundan istemeniz O'nun delillerindendir.
Şüphesiz bunda işiten bir toplumiçin ibretler vardır.RUM: 30/23
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
KAF: 50/43
● Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz.
● Dönüş de ancak bizedir.

Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz varisleriz. HİCİR: 15/23

Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz.
Ancak bize döndürüleceksiniz. ENBİYA: 21/35
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
AHZAB: 33/3
● Allah'a tevekkül et,
● vekil olarak Allah yeter.

Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında,
içlerinden birtakımı, geceleyin; Söylediklerinin aksini kurarlar.
Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Senonlara aldırma.
Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. NİSA : 4/81

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
Vekil olarak Allah yeter. NİSA: 4/132
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/105
● Ve hanîf olarak yüzünü dine çevir;
● sakın müşriklerden olma, diye.

Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir.
Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın
yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir.
Fakat insanların çoğu bilmezler. RUM: 30/30

Allah'ın âyetleri sana indirildikten sonra, sakın seni çevirmesinler. Rabbine çağır ve
sakın müşriklerden olma! KASAS: 28/87
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
AL-İ İMRAN: 3/189
● Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır.
● Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır.
O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost,
ne de bir yardımcı vardır. TEVBE:9/116

Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine
kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz.
Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar.

Allah'ın her şeye hakkıyla gücü yeter. HAŞR: 59/6
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
MAİDE: 5/40
● Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir.
● O, dilediğine azap eder, dilediğini bağışlar. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır.
Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. AL-İ İMRAN: 3/189

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır.
İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de
dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah'ın gücü her şeye yeter. BAKARA:2/284
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
YUNUS: 10/36
● Onların çoğu ancak zannın ardından gider.Zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz.
● Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.

Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur.
Onlar sadece zanna uyuyorlar. Zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez. NECM:53/28

Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra kuşların Allah'ı tespih
ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir.
Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir. NUR: 24/41
__________________________________________________ ________________________________
Örnek:
RAD : 13/27
● İnkâr edenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!"
● De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."

İnkâr edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar.
Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır. RAD: 13/7

Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse,
ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır?
Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir.
Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme!
Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. FATIR: 35/8
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
ZÜMER: 39/50
● Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti
● ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler.
Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.
Onların kalpleri birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak
bir toplum için açıkladık.BAKARA:2/118

Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi. HİCİR: 15/84
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
SEBE: 34/28
● Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
● Fakat insanların çoğu bilmezler.

Biz onu hak olarak indirdik ve o da hak ile indi.
Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. İSRA:17/105

Göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir.
Fakat insanların çoğu bilmezler. MUMİN: 40/57
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
İSRA:17/105
● Biz onu hak olarak indirdik ve o da hak ile indi.
● Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik.
Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et. ZUMER: 39/2

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici olarak gönderdik.
Fakat insanların çoğu bilmezler.SEBE: 34/28
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
NAHL: 16/87
● Onlar o gün Allah'a teslim olurlar
● ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir. SAFFAT: 37/26

Onlar ise ancak, Kur'an'ın bildirdiği sonucu bekliyorlar. Onun bildirdiği
sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki:
"Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için
şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya döndürülsek de yaptıklarımızdan
başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir.
Uydurdukları da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır. ARAF : 7/53
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
MÜMİN: 40/82
● Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin
nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü
ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü.
● Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.

Onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl
olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler.
Yeryüzünü sürüp işlemişler ve kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi.
Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla
zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. RUM: 30/9

Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama,
Kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı. ZÜMER: 39/50

__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
EN-AM: 6/20
● Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.
● Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Kendilerine kitap verdiklerimiz onu oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.
Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler. BAKARA: 2/146

De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır"
de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi
mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok.
Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar. EN-AM: 6/12
__________________________________________________ _______________________________ Örnek:
BAKARA: 2/146
● Kendilerine kitap verdiklerimiz onu oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.
● Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.
Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar. EN-AM: 6/20

Kitap halkı! Neden doğru ile yanlışı birbirine karıştırıyor ve
bile bile gerçeği gizliyorsunuz? AL-İ İMRAN: 3/71
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
ZUMER: 39/62
● Allah, her şeyin yaratıcısıdır.
● O, her şeye vekildir.

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?""Allah'tır" de. De
ki: O'nu bırakıp da kendilerine bir faydası ve zararı olmayan
dostlar mı edindiniz?" De ki: Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla
aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular
da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki:
Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir. RAD: 13/16

İşte sizin Rabbiniz Allah. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur.
O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin.
O, her şeye vekildir. ENAM: 6/102
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
NEML: 27/26
● Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır.
● Büyük Arş'ın Rabbidir.

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır.
Diridir, kayyumdur. AL-İ İMRAN: 3/2

De ki: Yedi kat göklerin Rabbi,
büyük Arş'ın Rabbi kimdir? MUMİNUN: 23/86
__________________________________________________ _______________________________

Örnek:
ZUMER: 39/34
● Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır.
● İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır.

Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzdenkorku ile titrediklerini
göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler.
Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır.Bu büyük lütuftur. ŞURA: 42/22

İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. SAFFAT: 37/110
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
İNSAN: 76/31
● O, dilediği kimseyi rahmetine sokar.
● Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

Allah dileseydi, onları bir tek ümmet yapardı.
Fakat O, dilediğini rahmetine sokar.
Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur. ŞURA: 42/8

Yoksa, Allah'ın izin vermediği dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var?
Eğer kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi.
Şüphesiz, zâlimler için elem dolu bir azap vardır. ŞURA: 42/21

__________________________________________________ _______________________________
Örnek:

TEGABUN: 64/12
● Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin.
● Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin
ve sizden olan ulu'l-emre.Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz
takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve
Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından daha güzeldir. NİSA: 4/59

Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının.
Şayet yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir. MAİDE: 5/92
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
NUR: 24/42
● Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır.
● Dönüş de ancak Allah'adır.

O, göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı kendisine ait olandır.
Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her
şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir. FURKAN: 25/2

Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez.
Günah yükü ağır olan kimse, Günahını yüklenmeye çağırırsa,
ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa.
Sen ancak, görmedikleri hâlde Rablerinden için için korkanları
ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi içinarınmış olur.
Dönüş ancak Allah'adır. FATIR: 35/18
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
TEGABUN: 64/13
● Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır.
● Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır.
Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku.
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur.
İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir?
O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri bilir.
Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar.
O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır.
Gökleri,yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez.O, yücedir, büyüktür.BAKARA: 2/255

De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bize yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır.
Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler. TEVBE: 9/51
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:

HUD: 11/4
● Dönüşünüz ancak Allah'adır.
● O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan ve gündüzün
kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz
tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir.
Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır.
O, işlediklerinizisize haber verecektir. EN-AM: 6/60

Allah'ın rahmetinin eserlerine bak!
Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor.
Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir.
O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. RUM: 30/50
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
YUNUS: 10/49
● De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime ne zarar, ne fayda verme gücüne sahibim.
● Her milletin bir eceli vardır.Eceli geldi mi, ne bir an geri kalır ne de öne geçebilirler."

De ki: "Allah dilemedikçe kendime bir zarar veya bir fayda verme gücüne sahip değilim.Ben gaybı bilseydim, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı.Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."
ARAF: 7/188

Her milletin belli eceli vardır.Eceli gelince,ne bir an geri kalır, ne öne geçerler.
ARAF:7/34
__________________________________________________ ______________________________
Örnek:
YUNUS: 10/67
● O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için yaratan; gündüzü ise aydınlık kılandır.
● Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.

Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve gösterici olarak da gündüzü yaratandır.
Allah, insanlara sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmez.MÜMİN: 40/61

Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti.
Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır. NAHL: 16/65
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
TEGABUN: 64/15
● Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır;
● Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.

Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır.
Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır. ENFAL: 8/28

Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükâfat vardır. TEVBE: 9/22
__________________________________________________ _______________________________
Örnek:
ANKEBUT: 29/58
● İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan
ve içinde ebedî kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz.
● Çalışanların mükâfatı ne güzeldir!

İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî
kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.
Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. NiSA: 4/57

İşte onların mükâfatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden
ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedî kalacaklardır.
Çalışanların mükâfatı ne güzeldir! AL-İ iMRAN: 3/136
__________________________________________________ _______________________________
KASAS: 28/84
● Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır.
● Kim kötülük getirirse, kötülük işleyenler yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.

Kim, bir iyilikle gelirse yaptığı iyilikten de hayırlı bir mükâfat var
ona ve onlar, o günün şiddetli korkusundan emindirler. NEML: 27/89

Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır.
Kim bir kötülük yaparsa, o kötülüğün misliyle cezalandırılır zulmedilmez.EN-AM:6/160
__________________________________________________ _______________________________
seckin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
seckin Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
aorskaya (16. November 2012), Bilgi (16. November 2012), merdem (18. November 2012)
Alt 16. November 2012, 06:14 PM   #2
aRaYaN
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 81
Tesekkür: 30
29 Mesajina 49 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
aRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud of
Standart

Ne tür bir kombinasyon olduğu yazsaydı daha mantıklı olurdu.
aRaYaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18. November 2012, 09:08 AM   #3
ates demir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hicr 87: Ve le kad âteynâke seb’an minel mesânî vel kur’ânel azîm
Meali (YNÖ): Yemin olsun ki, biz sana ikişerlerden/ikililerden/iç içe kıvrımlar halindeki çift mânalılardan yedi taneyi ve şu büyük Kur'an'ı verdik.

İki yedi, ortasından bir ayna geçen birbirine bakan iki el misali

Tekrarsız 14, 2 tane 7

Tekrarlı 77, 2 tane 7

Selam
  Alıntı ile Cevapla
Alt 18. November 2012, 11:39 AM   #4
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
710 Mesajina 1.304 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Seckin Kardesime tesekkürlerimi sunarim interesant link dolayisiyle, sagolasin.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. November 2012, 06:22 AM   #5
pramid
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 764
Tesekkür: 191
507 Mesajina 1.126 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
pramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud of
Standart

TEKRARLANAN YEDİ NEDİR ?

SEB’AN, MİNE’L, MESANÎ,


İfadenin birinci sözcüğü olan “ سبعseb’a” sözcüğünün anlamı bugüne kadar hiç kimse tarafından farklı algılanmamış ve tartışılmamıştır. Sözcük, Arapçada “esma-i aded” denilen sayı adlarından biridir ve “yedi” demektir.

İfadenin ikinci sözcüğü olan ve Arapçada “harf-i cer” denilen “ منmin” sözcüğü, isimlere “...den” hâli veren bir edattır. Tüm dil ve din bilimcilerinin ittifakla kabul ettikleri gibi, bu sözcük, cümleye “başlangıç, açıklama ve teb’iz [bütünden parçalama]” anlamları katar. Türkçede buna “uzaklaştırma eki” denmektedir.

İfadenin üçüncü sözcüğü olan “ مثانىmesanî”, farklı köklerden türemiş olması muhtemel bir sözcüktür. Ancak burada “seb’a [yedi]” sayısı ile birlikte kullanıldığı için, hiç başka kök aramadan, sözcüğün “sayı” anlamı ifade eden “ اثنا isna [iki]” kökünden türediği kabul edilmek durumundadır. Çünkü sözcüğün türemesi muhtemel olan diğer kökler arasında, bir sayı olan “seb’a” sözcüğüne anlamca uyum gösteren başka bir kök bulunmamaktadır. Buna göre “mesani” sözcüğü, bir üleştirme sayısı olan ve “ikişer, ikili” anlamına gelen “mesna” sözcüğünün çoğuludur. Anlamı da “ikişerliler, ikililer” demektir. “Mesani” sözcüğünün “ikişerliler, ikililer” demek olduğunda bir tartışma olmamasına karşılık, bu sözcükle ayette neyin ikişerlilerinin veya neyin ikililerinin kastedildiği hususunda bir netlik oluşmamıştır.


“Mesna”, “sena” ve “istisna” sözcüklerinin üçünün de kökü “sny”dir.
Bu kelimelerle ilgili olarak Lisan ül Arab, Tac ül Arus ve Ragıp’ın Müfredattaki açıklamaları özet olarak şöyledir.
Bu üç sözcüğün de kökü “sny”dir. Bu sözcüğün anlamı, “bir şeyi bir şeyin üstüne koymak” demektir. Bu sözcük ilk kez bedeviler deve çekerken “devenin ipine ikinci bir ipi eklemeleri” için kullanılmıştır.
Ayrıca “Bedevilerin deveden inerken ayaklarından birini diğerinin üstüne koymaları” da bu sözcükle ifade edilmiştir. Sonraki sosyal gelişmelerde de “ikileme” anlamına sadeleşmiştir.
Arapçadaki “iki, ikiz, ikişer, ikileme vb. gibi türevleri çoğalmış gitmiştir. “Mesna” sözcüğü de “sny” sözcüğünün türevlerinden olup üleştirme sayı sıfatıdır.
Anlamı “ikişer ikişer” demektir.
Ki bunu “kat kat,katmerli” anlamlarıyla da söylemek mümkündür.

“Sena” sözcüğü de yine “sny” sözcüğünün türevlerinden isimleşmiş bir kalıp olup gerçek anlamı “ikileme”dir. Ki bir niteliğe ikinci bir niteliğin eklenmesini ifade eder. Bu sözcük de “kişiye bir niteliğinin yanında başka bir niteliğinin daha eklenmesi” anlamında kullanılıyor.
Biz buna Türkçemizde “övgü” diyoruz.

“İstisna” sözcüğü de “sny” sözcüğünün altı harfli istifal babındaki kalıbıdır. Burada istefale’nin sini “tahavvül (değişim)” anlamında olup, sözcüğün anlamı “ikiliyi (grubu) değiştirme” anlamındadır. Ki guruptan bir kaçını ayırmak, değiştirmek olarak anlayabiliriz.
Böyle olunca da “istisna”nın terimsel anlamı ortaya çıkmış olur.

SEB’AN MİNEL MESANİ
“İkişerlilerden yedi” ifadesinin anlamını çözmeye gelince:
Önce burada “Yedi” sözcüğünü nasıl değerlendireceğimizi ele alalım.
“Yedi” sözcüğü Araplarda yedi sayısı olarak kullanıldığı gibi çokluktan kinaye olarak da çokça kullanılır.
Nitekim Kur’an’daki “yedi gökler” ifadesi bu anlamdadır.
Bu anlama göre “ikişerlilerden, katmerlilerden çok çok şey” anlamını buluruz.
Bu anlam da Kevser suresindeki “Kevser” sözcüğünün tam karşılığı olur. “Yedi”yi normal sayı olarak ele alırsak anlam “ikişerlilerden yedi” olur.
Bu anlamdan da Duha ve İnşirah surelerinde Peygamber Efendimize verildiği bildirilen maddeler aklımıza gelir.
Ki bunlar;Peygamberimizin:
1-Seçilip peygamber yapılması 2- Barınağa kavuşturulması 3-Doğruya iletilmesi 4-Zenginleşmesi 5-göğsünün açılması 6-Sırtındaki ağır yükün kaldırılması 7- Adının, sanının yüceltilmesi.
Bu maddelere övgü anlamını da katabiliriz.

“Seban minel mesani” çoğu tefsirde ifade edildiği gibi kesinlikle Fatiha değildir, Kur’an’dan bazı sureler de değildir.Bu tür açıklamalar tefsircilerin rivayetlerden kopamamasından kaynaklanmaktadır.
Çünkü Kur’an ayette ayrı bir madde halinde yer almıştır.


Sözcüğün anlamı, matematikteki “ikili sistem”i, yani bugün bütün bilgi işlem programlarında kullanılan sayı sistemi olan “iki” tabanına göre düzenlenmiş “ikili sayma sistemi”ni çağrıştırıyor olsa da, biz bunun -Kur’an’daki anlatımların hep zıddıyla beraber yapıldığı gerçeğine dayanarak- zıtlıklardan oluşan ikilileri ifade ettiğini düşünmekteyiz. Çünkü her şey zıddıyla kaimdir ve her şey zıddıyla daha iyi anlatılıp açıklanır, anlaşılır.
Yani nasıl herhangi bir sayının sayı ekseni üzerinde bir negatif [-], bir de pozitif [+] işaretlisi varsa, hayatta da her kavramın böyle bir zıddı vardır. Bize göre, ayette sözü edilen “mesanî” sözcüğü, hakk-batıl, iman-küfür, ödül-ceza, iyi-kötü, gece-gündüz, cennet-cehennem ... gibi zıt kavramların oluşturduğu bu tür ikililere işaret etmektedir.

“Seb’an mine’l-mesani” ifadesindeki üç sözcüğün anlamlarını bu şekilde saptadıktan sonra, bu ifadenin ne anlama geldiği hakkındaki incelemelerimize geçebiliriz. Söz konusu ifade ile ilgili olarak ortaya çeşitli rivayetler atılmış, bu rivayetlere dayandırılan birçok görüş ileri sürülmüştür. Kimileri bazı rivayetlere dayanarak bu ifadeyle kastedilenin, namazların her rekatında okunması ve Allah’ın övülmesi sebebiyle Fatiha suresi olduğunu söylemiş, kimileri de Kur’an’ın en uzun yedi suresinin kast edildiğini ispat için başka rivayetleri delil göstermiştir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Hicr suresinin Medine’de inen yedi uzun sureden çok önce inmiş olması, bu ikinci iddiayı tutarsız hâle getirmektedir. Netice olarak denebilir ki, mevcut meal ve tefsirlerin hepsinde de bu ifadeyle Fatiha suresinin veya Kur’an’ın en uzun yedi suresinin kast edildiği yazmaktadır. İlginç olanı, bu iddiaların hepsinin de şöhretli şahsiyetlerden birine dayandırılmış olmasıdır. Hatta Arapça ve Türkçe yayınlanmış bazı tefsirlerde, ifadeyi anlama çabası ile “seb’an mine’l-mesani” kalıbının “es’seb’ul-mesani” diye bozulduğu bile görülmüştür.

Hicr 87. ayette peygamberimize verildiği bildirilen “ikililerden/ikişerlilerden yedi şey”in, peygamberimizin hayatında var olan yedi negatif/olumsuz hususun yedi pozitif/olumlu hâle dönüşmesi olduğu kanaatindeyiz. Yani, söz konusu ifade, bize göre, peygamberimizin yedi “eksi”sinin “artı” yapılmasını ifade etmektedir. Bunların neler olduğunu bulabilmek için yapılacak şey, her zaman olduğu gibi Kur’an’a müracaat etmek olmalıdır.

Kur’an’a bakıldığında, peygamberimize verilenlerin bildirildiği üç sure bize yol göstermektedir. Bunlar Duha, İnşirah ve Kevser sureleridir.

Peygamberimize verilenlerin tümünü “kevser” sözcüğü altında toplayan Kevser Suresi hariç tutulduğunda, geriye iki sure kalmaktadır:
Şu kuşluk vaktine ve karanlığı büsbütün bastırdığı zamanki geceye ant olsun ki,
*Rabbin seni terk etmeyecek, sana darılmayacak.
Sonrası senin için öncesinden elbette daha hayırlı olacak. Ve Rabbin sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
*O seni yetim olarak bulup barınağa kavuşturmadı mı?
*Seni sapıtmış olarak bulup da hidayet etmedi mi?
*Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?
O hâlde yetimi kahretme!
İsteyeni azarlama.
Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinle ortaya koy! (Duha/1-11)


*Biz, senin için, senin göğsünü açmadık mı?
*Senden ağır yükünü indirmedik mi?
Ki o, senin belini çatırdatmıştı.
*Senin zikrini [şanını] de senin için yüceltmedik mi?
Demek ki zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık var.
Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var.
O hâlde boşalır boşalmaz hemen yeni bir şeye başla.
Ve arzularını yalnızca Rabbine yönelt. (İnşirah/1-8)

Her iki surede peygamberimize verildiği bildirilen lütuflar alt alta sıralandığında, Kevser suresinin tahlilinde verdiğimiz şu tablo ortaya çıkmaktadır:


E k s i l e r : A r t ı l a r :

1- Sıradan birisi idi. Seçilip Peygamber yapıldı.
2- Yetim idi. Barınağa kavuşturuldu.
3- Şaşırmış idi. Doğruya iletildi.
4- Dar gelirli idi. Zenginleştirildi.
5- Sıkıntılıydı. Göğsü açıldı, ferahlatıldı.
6- Yükü ağırdı. Ağır yükü hafifletildi.
7- Adı unutulacaktı. Adı, sanı ve şanı yüceltildi.

Tabloda görüldüğü gibi, Yüce Allah, peygamberimizin hayatındaki yedi olumsuz hususu olumlu hâle getirmiş, yani yedi tane “eksi”sini “artı” yapmak suretiyle ona “seb’an mine’l-mesani”yi vermiştir.

Buna göre, 87, 88. ayetlerin takdirini şu şekilde yapmak mümkündür: “Biz sana böyle yedi tane nimet [yukarıda saydıklarımız] verdik; sana rehberin olsun diye Yüce Kur’an’ı da verdik. Daha ne istersin, ne beklersin? Sakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma, müminler için de kanatlarını ger!”

Buradaki “yedi” sözcüğünün çokluktan kinaye olması da mümkündür. Ancak bu durumda “mesani” sözcüğü “ikişerliler, ikililer” anlamına değil, “katmerli” anlamına gelir. Diğer taraftan, ayette geçen “ikişerlilerden yediyi ve Kur’an’ı” ifadesinden anlaşılmaktadır ki, “seb’an min-el-mesani” ifadesi ile Kur’an’dan başka bir şey kastedilmektedir. Yani, buradaki “mesani”, Kur’an’ın özelliklerinden biri olan ve Zümer/23’te konu edilen “mesanilik” ile ilgili değildir.

Allah sözün en güzelini “Müteşabih” ve “ikililerli” bir kitap olarak indirdi. Rabblerine karşı içleri titreyerek korku duyanların, ondan derileri ürperir. Sonra da onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir. Onunla dilediğini doğruya iletir. Allah, kimi sapıtırsa, artık onun için de bir yol gösteren yoktur. (Zümer/23)

Arapça üç sözcükten oluşan bu ifade, Arap dili gramerine göre cümlede “mef’ulü bih” olarak yer almıştır. Yani ayetin tümü bir cümle kabul edildiğinde, bu ifade cümlenin nesnesi durumundadır.
pramid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
pramid Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi:
dost1 (20. November 2012), Miralay (20. November 2012), seckin (22. November 2012)
Alt 20. November 2012, 01:29 PM   #6
seckin
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 74
Tesekkür: 11
12 Mesajina 17 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
seckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Seckin Kardesime tesekkürlerimi sunarim interesant link dolayisiyle, sagolasin.
Bende size bilmukabil.

Alıntı:
TEKRARLANAN YEDİ NEDİR ?
Yazı hayli enteresan geldi. güzel bir yaklaşım. Birileri çıkıp sekizinciyi kolaylıkla bu ifadelere yerleştirme riski var. Biraz zorlama gibi. Ama olabilirde
seckin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21. November 2012, 06:21 AM   #7
pramid
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 764
Tesekkür: 191
507 Mesajina 1.126 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19
pramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud of
Standart

Alıntı:
TEKRARLANAN YEDİ NEDİR ?
Yazı hayli enteresan geldi. güzel bir yaklaşım. Birileri çıkıp sekizinciyi kolaylıkla bu ifadelere yerleştirme riski var. Biraz zorlama gibi. Ama olabilirde
Bu yazı Hakkı Yılmazın yazısı. Kurandan çıkardığı dersler doğru. En doğru ve iyisini Allah bilir.
pramid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
pramid Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (22. November 2012), seckin (22. November 2012)
Alt 22. November 2012, 02:20 PM   #8
seckin
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 74
Tesekkür: 11
12 Mesajina 17 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 17
seckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud ofseckin has much to be proud of
Standart

Hakkı Yılmaz beyin sitesine de bakmaktayım. Bu adamın hiç tanınmıyor oluşuna hayret ediyorum
seckin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28. November 2012, 08:43 PM   #9
ates demir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Elif, adına şiirler yazılan Elif
Bir aşk hikayesidir Elif.
Varlığı olmadan besmelenin sese gelmediği Elif,
Herşeyin içinde ama hiçbirşeyde gözükmeyen Elif.




Elif ne demek biliyor musun?

Elif ilk, elif tek, başı yok, sonu yok…
Elif umut dünyası, gönül kavgası, sevda dermanı….
Elif hecesiz, harflerin en güzeli…
İsimlerin sultanı……
Sonsuzluğa açılan kapı….
Sonzuzluğun bitiminden, başlangıcından bir çizgi….
Uzattıkça artan sevgi, gönül bağı, bitiminde ise baştan başlayış
Bir o kadar da uzatılmayacak, kararlı tek…. Elif

Elif, gülün dalı bülbülün duası, dermanı…

Bülbülün sevdası gül imiş; dermanı ise gülün dalı, gülün dalı ise Elif imiş…

Bülbül kırık kanadı, gagasında sevdası, yani gülü, diyar, diyar gezermiş

Kırıkmış kanadı , çünkü aşık güle
Aşkı ise destan dillere
Dermanı ise, saklıymış tek hecede, yani Elif’te

Bülbüle sormuşlar bir vakit
Nedir sırrındaki hikaye

Bülbül demiş sevdam güldür
Sevdamın dermanı ise Elif
Elif ise gülümün dalıdır
Sevdasız ben, dermansız ise sevdam olmaz
Ben gülsüz gül ise dalsız kalır mı
Dalın adı Elif, Elif sırda sinem, sır bende derman
Dermanın adı ondan Elif demiş
Sevdaya derman, dermana ise ben gerek

gereğini bilen ise yine


Elif…..


LEYLÂ'DAKİ MÂNÂ

Bir gün sana Leylâ'yı sorarlar a gönül
Leylâda ki mânâyı sorarlar a gönül
Esmâyı ha bilmedin ha bildin ne çıkar
Ukbâda müsemmâyı sorarlar a gönül

Mecnûn Leylâ'nın aşkıyla öylesine kendinden geçmişti ki, Her nereye baksa Leylâ'yı görür oldu. Artık adını soranlara bile; "Benim adım Leylâ! diyordu."

Dilinde ki virdi, gönlündeki derdi Leylâ idi. Leylâ'dan gayrı kimseyi de tanımıyordu. Leylâ ismi diğer bütün isimleri unutturmuştu O'na. Mecnûn âşık-ı sâdık olmuştu. Çünkü, aşkında sâdık olan, özge esmâ bilmezlerdi. Yine böyle deli-dîvâne "Leylâ!-Leylâ!" diyerek feryâd edip dolaşıyordu Mecnûn. Hem de şehrin orta yerinde, kalabalık bir mekanda.

Leylâ bu yürek sızlatan feryâdı işitmiş ve derinden etkilenmişti. Gidip şu miskîne kendimi göstereyim de hâl, hâtır sorayım, dedi kendi kendine. Gece-gündüz kendisi için âh u efgân eden bu zavallıyı rahatlatmak istiyordu Leylâ.

Bu arada Mecnûn şehrin dışına çıkmış ve Leylâ! Leylâ nidâları ile sahraya doğru yol almaya başlamıştı. Leylâ arkasından yetişerek Mecnûn'un önüne geçti, ancak Mecnûn Leylâ'ya hiç iltifat etmemişti. O kadar çok "Leylâ" diyordu ki, bu zikr-i kesîr sebebiyle kendinden geçmiş, bayılarak yer düşmüştü. Yattığı yerde dahî bütün âzâlarından "Leylâ" zikri yükseliyordu.

Leylâ şaşkın bir vaziyette olup-bitenleri izliyordu. Mecnûn kendine geldiğinde karşısında gölgesi üzerine düşmüş bir varlık olduğunu farketmişti. Başını kaldırdı, gözlerini Leylâ'nın yüzünde gezdirdi ve

- "Sen kimsin?" diye sordu Leylâ'ya.

- "Hâlin nedir aşk elinden?"dedi Leylâ. Mecnûn

- "Sana ne benim hâlimden. Dost musun, düşman mısın? Uzak dur benden!" dedi.

- "Adını anmaktan deli-dîvâne olduğun Leylâ benim. Nasıl olur da beni tanımazsın?" dedi Leylâ.

Mecnûn'un yüzünde acı bir gülümseme belirdi ve sözlerini şöyle tamamladı:

- " Bil ki; bütün âlem bana "Leylâ" olmuştur. Benim gönlüm lebâ-leb Leylâ doludur. Eğer sen Leylâ isen, bu bende ki Leylâ nedir?"

Anlaşıldı ki, Mecnûn artık Cunûn şehrinde ikâmet ediyordu. Bu şehrin ne makâmı ne de mekânı vardı. Zâten Mekânı belli olmayan iki yer vardı. Bunlardan biri "Hayret Vâdisi" diğeri "Cunûn Şehri" dir." Hayret Vâdisi'nde ki şaşkınlığa düşmüş kimselerle(mütehayyir), Cunûn Şehri'nin mecnûnları bir araya gelerek halka oluşturdular ve kendilerinden geçmiş bir halde sohbete daldılar. Mecnûn da bu mecnûnlardan bir mecnûn olmuştu. Mecnûnlardan birisinin sorusu ile başlayan sohbet derinleştikçe tatlandı, tatlandıkça derinleşti. Mecnûn sordu Mütehayyir cevapladı:

- Ey Mütehayyir! Okudun, yazdın ve mânâsını da anladın. Mânâyı nasıl anladın? Söyler misin?

- Elif-bâ ile

- Mânâ ne demektir?

- Birin iki, ikinin bir olmasıdır.

- Buna ne denir?

- Kelime-i Tevhîd

- Peki, Elif-bâ ne demektir?

- Kâinâttaki gerçeklik!

- Asıl olan hangi harftir?

- Elif

- Elif neyin aslıdır? Varlığın mı? Hâdiselerin mi?

- Vârlığın değil, hâdiselerin aslıdır.

- Elifin aslı nedir?

- Nokta.

- Elife mi yoksa noktaya mı varlık diyorsun?

- Nokta'ya. Nokta sessiz varlıktır, ancak Elif'le konuşur.

- Öyleyse iki tane varlık var?

- Hayır! Elif ve nokta birdir. Arı'yı düşün!

- Arı ne yapar?

- Bal yapar; sevdirmek için!

- Başka ne yapar?

- Balmumu yapar; bildirmek için!

Mütehayyir cebinden bir balmumu çıkardı ve;

- İşte Nokta! dedi.

Sonra balmumunu nefesiyle ısıtıp boyunu uzattı ve;

- İşte Elif! dedi.

O sırada mecnûnlardan biri ayağa kalktı ve;

- Elif'in başka adı var mı? diye sordu.

Mütehayyir;

- Evet var! Gel de kulağına söyleyeyim dedi. Sonra kulağına bir şeyler fısıldadı. Kucaklaştılar.

Mütehayyirin ifâdesine göre, o artık Leylâsız Mecnûn olmuştu. Çünkü Mecnûn Leylâ'ya dönüşmüştü. Bundan sonra her kim aradan Leylâ'yı çıkarırsa Elif'in diğer ismini de öğrenebilecekti.

Alıntıdır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28. November 2012, 09:02 PM   #10
ates demir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Degerli yazilar okudum bu forumda. Bilgi agacının çok lezzetli meyvelerini tattım.
Çok cok degerli abilerimle kardeslerimle tanistim.
Bilgisini kendi çıkarına kullanan beş para etmezleri de gördüm.
Kendinden farklı biriymiş gibi girip aslında kendi kendine konuşan delileri de.
Geldim, gördüm, gittim.
Selametle
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
harflerin, hurufu, işareti, mukatta


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:00 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam