O AK SAÇLI VAR YA O AK SAÇLI
Nihayet ilk sorgular başladı.
10'ar kişilik gruplar halinde
alt kattaki odalara götürdüler bizi.
Girdim. Savcı masadaki sandalyeyi gösterdi,
oturdum.
-Sen neredeydin?
Tarım bakanlığının önünde.
-Tamam. Kısaca anlat.
Kısaca... Yorgun ve bıkkındı. Aynı hikayeyi
benden önce
kim bilir kaç arkadaştan dinlemişti.
Bir de bazı arkadaşlar konuşmayı çok seviyor,
duyduklarını gördüm, düşündüklerini yaptım diye
anlattıkça anlattılar.
Savcı "Tamam!" deyinceye kadar.
Ben kısa konuştum.
Sonra konuşma tutanağını
okuyup imzaladım.
Savcı bazı arkadaşlara tutanağı okutmamış. "Bize güvenmiyor
musun?" demiş. "İmzala! Seni ölüme götürmüyoruz ya..."
O arkadaşlar
duruşmada
savcılara sürekli çattılar.
"Efendim savcı beni dinlemedi ki,
yemek vakti geldi,
seni mi bekliycem" dedi.
"O ak saçlı var ya o ak saçlı."
Konuşmayı çok sevenler arkadaşları tarafından "Senin her
bildiğini herkesin bilmesi gerekmez, kendine sakla" diye
uyarıldığı halde savcının karşısına geçince hayatlarını an-
latmışlar. Duyduklarını gördüm diye, akıllarından geçenleri
yaptım diye konuştukça konuşmuşlar.
Yargılanırken bunlar zor durumda kaldılar, mahkeme kuru-
lunu ikna etmede zorlandılar.
.
Konu Hasan Akçay tarafından (18. April 2026 Saat 01:58 PM ) değiştirilmiştir.
|