ADALETİN TERAZİSİ
İki Numaralı Mahkemede kararlar açıklandıktan sonra sınıftaki sıra-
ma oturdum, bizden sonra gelecek olan harbiyeliler okusun diye şu-
nu yazdım:
Suçlamanın bu kadar kolay, ceza vermenin bu kadar zevkli olduğu-
nu bilmezdim. Ey hem suçlu hem güçlü olanlar! Sayenizde onu da
öğrendim.
Ama albay Baykara'nın kendi oğlunu savunurken kullandığı deyimle
bizi "paravan" yapıp arkamıza saklananlar ve ön yargılarıyla üzerimi-
ze çullananlar dahil, insanları eleştirip suçlamak benim için hiç kolay
değil. Suçlamadan önce bir daha bir daha düşünmek gerekir.
Aklıma "Muhteşem Gatsby"de Nick'e babasının verdiği öğüt geliyor:
İçinden ne zaman birini eleştirmek gelirse şunu hatırla: senin elinde-
ki imkanlara bu dünyadaki herkes sahip olmamıştır.
https://americanliterature.com/autho...sby/chapter-1/
-
Savcılar ne yaparlar? Benim gördüğüm, sanığı yalnızca suçlarlar.
"Ötesini yargıç düşünsün, bana ne!" derler.
Örneğin bizim savcının iddiasına göre benim içinde bulunduğum
grup çatışmaya girmiş. Teslim alınana kadar azılı bir çete gibi vu-
ruşmuşuz.
Tanıklar geldiler. Bizim kendiliğimizden teslim olduğumuzu söyle-
diler ama savcımız bunu kâle almadı, esas hakkındaki görüşünü
sunarken en baştaki iddiasını aynen tekrarladı.
Ve yargıcımız, canı sıkılmış olacak ki, tavanı seyretti.
Oysa hukuk derslerimizde bize anlatılan şu idi: cumhuriyet savcı-
ları "cumhur"un savcılarıdır, sanıkların lehindeki delilleri de bulup
getirirler ve onları kâle alırlar.
Eğer lehteki delilleri yok sayarlarsa adaletin terazisi hangi İKİ şe-
yi tartacak? Adaletin terazisi TEK kefeli midir?
Örneğin bazı yerel yöneticiler yolsuzlukla suçlanıyor. Savcılar iddi-
anameyi mahkemeye sunmuşlar ama sanıkların lehinde hiçbir de-
lil getirmemişler. Neden?
O yöneticiler görev devrinden önce yolsuzluk yapılmış olduğunu
belirleyip dosyalar düzenlemişler ama iç işleri bakanlığı dosyaları
ellerinden almış, sümen altı etmiş.
Savcıların o dosyaları bakanlıktan getirterek mahkemeye sunması
ve "Sanıklar yolsuzlukla mücadele de etmiştir" demeleri gerekmez
miydi?
Yıllar sonra benim gördüğüm odur ki derslerde bize anlatılan ada-
let başkadır, adalet imiş gibi yapılıp kullanılan şey başka.
Kullanıl-
mak adaletin terazisini terazi olmaktan çıkarıyor.
.