Sahte Tevrat'ta Tanrı'nın sözde, farklı öğretileri tebliğ etmeye kalkanların öldürülmelerini istediği yazmakta:
Tesniye 13
5 O peygamber ya da düş gören öldürülecek. O, sizi Mısır'dan çıkaran, köle olduğunuz ülkeden kurtaran Tanrınız RAB'be karşı gelmeye kışkırttı. Tanrınız RAB'bin yürümenizi buyurduğu yoldan sizi saptırmaya çalıştı. Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldırmalısınız.
6 “Öz kardeşin, oğlun, kızın, sevdiğin karın ya da en yakın dostun seni gizlice ayartmaya çalışır, senin ve atalarının önceden bilmediğiniz, dünyanın bir ucundan öbür ucuna dek uzakta, yakında, çevrenizde yaşayan halkların ilahları için, ‘Haydi gidelim, bu ilahlara tapalım’ derse, 8 ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın. 9 Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun. 10 Taşlayarak öldürün onu. Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı. 11 Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.
12 “Tanrınız RAB'bin yaşamanız için size vereceği kentlerin birinde, içinizden kötü kişiler çıktığını ve, ‘Haydi, bilmediğiniz başka ilahlara tapalım’ diyerek kentlerinde yaşayan halkı saptırdıklarını duyarsanız, 14 araştıracak, inceleyecek, iyice soruşturacaksınız. Duyduklarınız gerçekse ve bu iğrenç olayın aranızda yapıldığı kanıtlanırsa, 15 o kentte yaşayanları kesinlikle kılıçtan geçireceksiniz. Kenti yok edip orada yaşayan bütün halkı ve hayvanları kılıçtan geçireceksiniz. 16 Yağmalanan malların tümünü toplayıp meydanın ortasına yığın. Kenti ve malları Tanrınız RAB'be tümüyle yakmalık sunu olarak yakın. Kent sonsuza dek yıkıntı halinde bırakılacak. Yeniden onarılmayacak.
Kuran tabii ki piyasadaki bu sahte Tevrat'ın bu iftirasını da düzeltir. Hiç kimseye inancından ve tebliğinden dolayı tokat dahi atılamaz:
Mearic Suresi 42 bırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar.
En`am Suresi 112 İşte böyle, biz peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;
Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (60 Mümtehine Suresi)
Bakara Suresi 256 Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur. Doğru bilgiye dayalı eriş, bozuk bilgiye dayalı sapıştan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah`a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.
Herkes dilediğine inanmakta ve yaşamakta özgürdür ki, ahirette inancından dolayı sorumlu tutulabilsin:
10:99 Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi inanırdı. Öyleyse, sen mi halkı inanmaları için zorlayacaksın?
Kafirun Suresi
109:1 De ki: "Ey inkârcılar."
109:6 "Sizin dininiz size, benim dinim bana."
***
Kuran'da bahsedilen "gökler" evrenler anlamındadır. Bunu delilleriyle anlattım:
http://emre1974tr.blogspot.com/2016/...revrenler.html
Kuran çoklu evren modeli sunar. Ahiret evreni de bu göklerden yani evrenlerden biridir.
Rabbin Katı adı verilen ahiret evreninin dışındaki diğer tüm evrenlerin yani göklerin Big Crunch ile yok edileceği anlatılır.
Burada da Kuran sahte İncilleri düzeltir. Sahte İncillerde bu dünya ile Ahiret Evreni (Rabbin Katı) birbirine karıştırılmıştır.
Evet Kuran bir çok evrenin var olduğunu söyler. Ama aynı zamanda da bu evrenlerde de birçok gezegenin yani yerin var olduğunu söyler:
Talak 12: Allah O'dur ki, yedi göğü ve yerden de onların benzerini/mislini yaratmıştır. Emir/iş ve oluş onlar arasında sürekli iner ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın bilgi bakımından her şeyi kuşattığını bilesiniz.
İşte yer ile bahsedilen gerek bizim evrenimizdeki ve gerekse diğer evrenlerdeki yani göklerdeki tüm gezegenlerdir.
İlgili yazımdan kısımlar vermeye devam edelim:
EVRENLER "BÜYÜK ÇATIRTI/BİG CRUNCH" İLE SONLANACAK
Evrenimizin ve diğer evrenlerin (Ahiret Evreni/Evrenleri hariç, çünkü o daima var olacaktır) sonlanışı aynı anda yani birlikte gerçekleşecektir. Daha önce de söylediğimiz üzere, Kutsal Kitabımızda belirtildiğine göre içe çökerek, "Big Crunch" ile meydana gelecektir bu durum:
Enbiya 104. O gün Evren'i kitabın sayfalarını katlar gibi düreriz.Ve onu yaratılışa ilk başladığımız duruma iade ederiz. Bu, üzerimizdeki bir vaattir. Elbette, gerçekleştireceğiz.
Zümer
67. Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Oysaki kıyamet günü, yeryüzü tamamen O'nun avucudur/avucundadır; gökler de O'nun sağ elinde/kudretinde dürülmüş haldedir. Şanı yücedir O'nun; arınmıştır onların ortak koştuklarından.
Kasas Suresi 88: Allah'ın yanında diğer bir tanrıya daha kulluk etme. İlah yok O'ndan başka. O'nun yüzü dışında herşey helâk olacaktır. Hüküm yalnız O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
Enbiya 104. ayette bizim evrenimizin çöküşü/preslenmesi anlatılırken, Zümer 67. ayette ise başka göklerin/evrenlerin de aynı akıbeti yaşayacağı belirtilmekte.
Buna karşılık Kasas Suresi 88. ayette ise bizim evrenimizdeki her şeyin (evrenin kendisiyle birlikte) mutlaka yok olacağı vurgulanmakta.
Hac 65: Görmedin mi, Allah yeryüzündekileri ve denizde O'nun emriyle akıp giden gemileri sizin hizmetinize verdi. O'nun izni olmaksızın yerkürenin üstüne düşmemesi için göğü O tutuyor. Allah, insanlara karşı elbette Raûf, Rahîm'dir,
Fatır 41. Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutuyor. Yemin olsun, eğer çöküp giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Halîm'dir O, Gafûr'dur.
Hac 65. ayette evrenimizin, Fatır 41. ayette ise tüm evrenlerin Big Crunch'a, yani içe çökerek yok olmaya karşı Allah tarafından korunduğu belirtilmekle birlikte, dilediğinde bu içe kapanmayı gerçekleştirebileceği de hatırlatılmakta.
****
Enbiya 19: göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Ve O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorulurlar.
Rahman 29. göklerde ve yerde kim varsa O'ndan ister. O, her an yeni bir iş ve oluştadır.
Nahl 49: göklerdeki ve yerdeki canlı şeyler de melekler de yalnız Allah'a secde ederler ve hiç de büyüklük taslamazlar. İsra 55: Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi bilir. Yemin olsun biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kılmışızdır. Davûd'a da Zebur'u verdik.
Bu ve benzeri diğer ayetlerde tekrar ve tekrar gördüğümüz üzere, diğer evrenlerde de canlı kimseler var. (Tabii bu ayetler bizim evrenimizin dünyamız dışında başka alanlarında da canlı varlıkların olduğunu anlatıyor olabilir ayrıca).
Bunların bir kısmını melekler oluşturmakla birlikte, bir kısmını ise şehitler ve peygamberler gibi cennette şimdiden yaratılarak yaşamaya başlayan özel insanlar/kullar oluşturmakta (bunların dışında başka kimseler de sözkonusu gözüküyor).
İsra 44. Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O'nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halîm'dir, Gafûr'dur.
****
Kısacası Kuran sadece birçok evren ve birçok gezegen var demekle de kalmıyor, bu diğer evrenlerde ve gezegenlerde yaşayan canlıların da olduğunu açıkça söylüyor.
Zaten Rabbin Katı adı verilen Ahiret Evreninde sonsuz yaşamlarına çoktan başlamış olan birçok canlı var. Peygamberler ve şehitler de bu aileye dahildir.
****
Ve Kuran böylece piyasadaki sahte İncillerin birkaç hatasını daha düzeltmiş oldu:
1- Ahiret yaşantısı bizim dünyamızda veya evrenimizde değil, Rabbin Katı (İndallah) adı verilen Ahiret Evreninde olacaktır.
2- Bizim dünyamız ve evrenimiz diğer evrenlerle birlikte Big Crunch ile yok edilecektir. Bir tek Rabbin Katı adı verilen Ahiret Evreni sonsuza dek yaşayacaktır.
3- Şu anda da peygamberler ve şehitler gibi aşırı iyi insanlar Ahiret Evreninde yaratılmış ve yaşıyor durumdalar. Bu istisna insanlar kıyamet gününü beklemeden, ölür ölmez cennet yaşamlarına bedenen başlamışlardır.
4- Ruhlar alemi falan yoktur. Ahiret Evreni de ve diğer evrenler de tıpkı bizim evrenimiz gibi fizikseldir. Zaten ayetlerde bahsedilen ruh ifadesi de vahiydir(ayetlerde ruh; Vahiy, vahiy meleği ve vahiy kitabı anlamlarında kullanılmıştır, kısaca ruh=vahiy).
****
Piyasadaki sahte Tevrat'ta sözde, Tanrı masum insanlara başkalarının günahlarını yükleyip hesabını sormaya kalkıyor:
Mısır'dan Çıkış 20: 5 Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım.
Elbette kutsal Kuran piyasadaki Tevrat'ın bu iftirasını da düzelterek işin aslını bize öğretiyor. Masum biri asla başkasının günahından sorumlu tutulmaz. Herkes kendi yaptıklarından ve kendi karakterinden sorumludur:
Kuran 17:15 Kim doğru yola gelirse kendisi için yola gelmiş bulunur. Kim saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç kimse başkasının yükünü çekmez. Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız.
****
Sahte Tevrat güneşin ve ayın ışığını şöyle anlatır:
Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. [Tekvin 1:16]
İlginç olan, hem güneşin hem de ayın ışığını tanımlamak için "ışık" anlamına gelen aynı İbranice "ma'owr" kelimesinin kullanılmasıdır. Bu kelime tam anlamıyla yorumlanırsa, o zaman bilimsel olarak yanlıştır, çünkü güneş ve ayın ışık yayma konusunda benzer olduğunu gösterecektir.
Gerçek şu ki, güneş kendi ışığını yayarken, ay bir ayna gibi güneşten gelen ışığı yansıtır. Kuran'da güneş ve ay şöyle tarif edilmektedir:
25:61 Göğe takım yıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.
Kuran açıkça Güneşi ısı ve ışık kaynağı olarak tanımlarken, ay içinse sadece parlayan/ışığı yansıtan anlamlarında bir ifade kullanarak yine işin doğrusunu gösterir.
ve böylece Kutsal Kuran, piyasadaki sahte Tevrat'ın bir hatasını daha düzeltir.
****
Bir hadis kitabı olan Bible şöyle der;
Eyüp 26:11
"Göklerin direkleri sarsılır,
Şaşkına dönerler O azarlayınca."
Ama bilindiği üzere uzay direkler/sütunlar olmaksızın inşa edilip genişletilmiştir.
İşte Kutsal Kuran burada yine işin gerçeğini yazarak piyasadaki sahte İncilleri düzeltir;
Kutsal Kuran:
31:10 Gökleri direksiz-desteksiz yarattı; görüyorsunuz onları. Ve yeryüzüne, sizi çalkalayıp sendeletmesin diye ağırlıklar, dayanaklar bıraktı ve orada her çeşit hayvanı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her türlü cömert ve bereketli çifti filizlendirdik.
****
Bakara
36. Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı olacaktır."
37. Bunun üzerine Âdem, Rabbinden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvâb'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahîm'dir, rahmetini cömertçe yayar.
38. Hepiniz oradan aşağı inin. dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. Onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir.
36. ayette ilk insan olan Adem ve eşinin yasak ağaca yaklaşması sonucu aşağıya inmelerinden bahsedilirken, 38. ayetteki ifadeler ise , bu dünya için yaratılan bazı diğer insanların da topluca inmesine işaret ediyor. Çünkü 36. Ayette zaten emir veriliyor, 38 ayette ise tekrardan hem de bu sefer “hepiniz inin” denilmesi ve ayrıca onlara elçiler geleceğinin de söylenmesi bu düşünceyi kuvvetlendiriyor.
Kısacası, bahçede ikiden fazla insan yaratılmıştı. Bu sonlu evrenimiz ve imtihan için var edilmişlerdi en başından. Hepsi dünyaya indirilecekti zaten ama Adem ve eşi yaptıkları hata yüzünden daha önceden oradan çıktılar. Diğerleri ise sonradan geldiler.
Böylece Kutsal Kuran piyasadaki sahte İncillerin bir hatasını daha düzeltir.
****
Cinler, Hıristiyanların inandığı şekilde düşmüş melek veya cehennemdeki görevliler falan değiller.
Cinler tıpkı insanlar gibi imtihan edilen varlıklardır. İyileri ve kötüleri vardır. Biyolojik varlıklardır ama insanlardan farklı fiziksel özellikleri vardır. Örneğin görünmez olabilirler ve telepatik etkileri kuvvetlidir vs...
Şeytan ise cin ve insanların kötülerine, saptırıcı olanlarına verilen sıfat isimdir.
İblis de şu meşhur cin şeytanın özel adıdır. Yani şahsi isimdir.
Ayetlerde bu bilgiler net bir şekilde verilir:
Nas Suresi
114:1 De ki: "insanların rabbine sığınırım.
114:2 İnsanların yöneticisine, yönlendiricisine,
114:3 İnsanların ilahına.
114:4 Kıvrılıp kıvrılıp saklanan, sinip sinip gizlenen vesvesenin / o sinsi, o aldatıcı şeytanın şerrinden,
114:5 İnsanların göğüslerine kuşkular, kuruntular sokar o;
114:6 Cinlerden de olur, insanlardan da."
****
Kutsal Kuran 6:146 Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.
Tırnaklı hayvanlar ve Şabat gibi yasaklar, bir kavim için geçici cezalar ve sınavlardı.
Musa ve Harun Peygamberlerin yeğeni olan İsa/Yuşa ve de Tevrat'tan kısa bir süre sonra gelen İncil, bu yasakların son bulduğunu zaten bildirmiştir. Tabii o dönemde İsa/Yuşa peygambere verilen gerçek İncil'den bahsediyorum:
Kutsal Kuran 3:50 " ‘Benden önceki Tevrat'ı doğrulamak ve size haram edilen bazı şeyleri helal etmek için gönderildim. Size Rabbinizden bir kanıt getirdim. ALLAH'ı dinleyin ve beni izleyin.
****
İslam'da servet edinme miktarına hiçbir sınırlama yoktur, yeter ki helal yollardan elde edilsin. Eğer bir sınır olsaydı belli bir altın veya elmas ağırlığına/miktarına denk gelecek zenginlik sınırı koyulurdu ama ayetlerde böyle bir kısıtlama kesinlikle yoktur.
****
Ayetlerde cennettekilerin cehennemdekilerden farklı olarak, ilk ölüm dışında ölümü tatmayacakları vurgulanıyor. Cennettekiler sonsuza dek yaşarken, cehennemdekiler ise bir gün cehennemin kendisiyle birlikte yok edilecek olabilirler.
Saffat 55. Baktığında, onu cehennemin ortasında bulur. 56. "ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin," der. 57. "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de şimde seninle birlikte olurdum." 58-59. Biz ilk ölümümüzden başka ölecek değiliz ve biz azaba uğrayacak da değiliz.
Orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.(Duhan Suresi 56. ayet)
Sadece Cennet sonsuza kadardır.
Evet, cennettekiler sonsuza kadar yaşayacak, cehennemdekiler ise bir gün cehennemle helak olacaktır.
Ve vermiş olduğum bu ayetlere göre cennettekiler ömürlerinde bir kez ölümü tadacaklardır. Yani, dünyadaki ölümleri. Ama cehennemdekiler ikinci bir ölümü tadacaklar. Çünkü onlar bir kez dünyada öldüler ve şimdi de cehennemde bir kez daha ölecekler.
Cennettekiler toplam bir ölüm, cehennemdekiler ise toplam iki ölüm yaşamış olacaklar.
Bu ayetlerin bize verdiği bir başka bilgi de reenkarnasyon diye bir şeyin olmadığıdır. Çünkü Allah'ın dediği gibi, yeryüzünde ölümün tek bir tadı vardır.
Ve;
Kutsal Kuran
40:40 "Kim bir kötülük işlerse, ancak misliyle cezalandırılır. Erkek olsun, kadın olsun, kim bir makbul olarak iyilik yaparsa, işte onlar, sınırsız rızık alacakları cennete girerler. "
6:160 Kim bir iyilik ile gelirse ona onun on katı verilir. Kim bir günahla gelirse ona ancak misliyle karşılık verilir. onlara zulmedilmez.
1- Cehennem bir gün bitecektir.
2- Reenkarnasyon yoktur.
3- Mükafat, cezadan daima daha büyük ve ebedîdir.
4- Cennettekiler, ancak bir ölümü (dünyadaki ölümlerini) tatmışlardır. Ama cehennemdekiler ikinci bir ölümü tadacaklar (dünyadaki ölümlerine ek olarak cehennemde bir kez daha ölecekler).
****
Kur'an-ı Kerim, Ay, Güneş ve Dünyanın farklı yörüngelerde hareket ettiğini söyleyerek sahte İncillerdeki hataları bir kez daha düzeltir:
36:40 Güneş'in Ay'a ulaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
36:38 Güneş kendine özgü bir durak noktasına / bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Aziz, Alim olanın takdiridir bu.
21:33 O odur ki, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yarattı. Herbiri bir yörüngede yüzmektedir.
****
Kuran'da Azrail isminde bir melek yoktur. Ölüm melekleri genel olarak zikredilmiş olup sayılamayacak kadar çokturlar. Yani katrilyonlarca tane bile olabilirler. Ve ayetlerde can almakla görevli bu meleklerin hiçbirinin adı geçmiyor. Tıpkı yazıcı melekler gibi.
****
Günde üç vakit namaz kılma farzı vardır.
Kuran'da namazın ve de diğer ibadetlerin de tüm detayları anlatılmaktadır.(zaten tüm ibadetlerin nasıl yapılacağı bir tek Kuran'da anlatılmaktadır, buna karşılık hadisler adı verilen rivayetlerin/dedikoduların hiç bir ibadeti anlatma durumu olamaz)
https://www.kurandakidin.com/2011/10...t-oruc-ve-hac/
Gerçek İncil ve gerçek Tevrat'ta bu bilgi vardı. Fakat sahte İncil ve Tevrat'ta bu bilgiler çıkarılıp unutulmuştur.
Geriye kırıntılar kaldı.
Daniel 6;10
Daniel fermanın yayınlandığını öğrenince, pencereleri Yeruşalim'e açılan üst kattaki odasına gitti. Günde üç kez dizlerinin üzerine çöktü ve daha önce yaptığı gibi Tanrısına şükrederek dua etti.
https://blogger.googleusercontent.co...r.fair+use.jpg
Matta 26:39, "Yüzü yere kapanıp dua etti."
http://deepwellswithglennmyers.blogs...ly-church.html
****
Ve;
Hanok Kitabı
Protevangelion
İsa Mesih'in Çocukluk İncili
Thomas'ın Bebeklik İncili
İsa Mesih'in Kitabı
Nikodim İncili (Pilatus'un İşleri)
Havarilerin İman İmanı (tarih boyunca)
Havari Pavlus'un Laodikyalılara Mektubu
Havari Pavlus'un Seneca'ya Mektupları, Seneca'nın Pavlus'a Mektupları
Pavlus ve Thekla'nın Elçileri
Clement'in Mektupları (Clement'in Korintlilere Birinci ve İkinci Mektupları)
Barnaba'nın Mektubu
Ignatius'un Efeslilere Mektubu
Ignatius'un Magnesians'a Mektubu
Ignatius'un Trallian'lara Mektubu
Ignatius'un Romalılara Mektubu
Ignatius'un Philadelphians'a Mektubu
Ignatius'un Smyrnea'lılara Mektubu
Ignatius'un Polycarp'a Mektubu
Çoban Hermas (Görünümler, Emirler ve Benzerlikler)
Herod'un Vali Pilatus'a Mektubu
Pilatus'un Herod'a Mektubu
Petrus'un Kayıp İncili
Polikarp'ın Filipililere Mektubu
Susana'nın Tarihi
Adem ile Havva'nın Şeytan ile Çatışması (İlk ve Adem ve Havva'nın İkinci Kitabı)
Hanok'un Sırları (Slav Hanok veya İkinci Hanok olarak da bilinir)
Süleyman'ın Mezmurları
Süleyman'ın Kasideleri
Aristeas'ın Mektubu
Makabilerin Dördüncü Kitabı
Ahikar'ın Hikayesi
Oniki Patriğin Vasiyetnameleri
Ve orada İnsanların yazdığı bu tür hadis kitapları çoktur. Rahipler ve diğer din adamları vb. bu kitaplardan bazılarını İnjeel veya Kutsal kitap veya Tevrat veya Psalms olarak benimsemişler ve insanlara bu yalanı benimsetmişlerdir.
Bunların hepsi insanoğlunun ve diğer kulların yazdığı hadis kitaplarıdır.
Tıpkı Buhari ve Tirmizi gibi.
Bunların hiçbiri kutsal kitap değil, bunların hiçbiri ayet değil.
Bu kitapları reddetmek gerçek İncil'i reddetmek değildir.
Ve tarihte bu kitaplarla birlikte, memleketim olan Bursa'da da Teslis inancı kabul edildi ve insanlara aşılandı.
Din adamlarının yönlendirmesiyle insanlar Matta ve Markos gibi hadis kitaplarını İncil olarak benimsediler.
Gerçek İncil İsa Peygambere indirilen kitaptır ve şu an piyasada yoktur.
Şu an için elimizdeki tek gerçek kutsal kitap Kuran'dır.
Selam ve sevgiler
Emre_1974tr