![]() |
|
|
#1 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 941
Tesekkür: 191
556 Mesajina 1.179 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
DİBE VURULDUĞUNDA HAKİKAT NEREDE DURUR?*“Mağara” Değil,*“Dibe Vurma” Ayeti*
Tevbe Suresi’nin 40. ayeti çoğu zaman bir hicret hatırası, bir mağara hikâyesi gibi anlatılır. Oysa Kur’an, hatıra anlatmaz; ölçü koyar. Bu ayet bir biyografi değil, zemin çöktüğünde hakikatin nerede durduğunu gösteren evrensel bir bildiridir. Sorulması gereken soru şudur: Kur’an neden burada “mağara” anlatmak istesin? Ve asıl soru: Gerçekten mağaradan mı söz ediliyor? Mağara Değil: Dibe Vurma Hâli Ayetin merkezinde yer alan kelime **“ğâr”**dır. Geleneksel çeviriler bunu doğrudan mağara diye verir. Oysa bu çeviri, kelimenin asıl anlam alanını örter. “Ğâr”, غ و ر (ğ-w-r) kökünden gelir. Bu kökün Kur’an’daki temel anlamı şudur: Aşağı çekilmek Derine gitmek Gözden kaybolmak Suyun çekilmesiyle zeminin içinin boşalması Kur’an bu anlamı açık biçimde başka bir ayette kullanır: “De ki: Suyunuz yerin dibine çekilirse (ğavran), size kim akıp duran bir su getirebilir?” (Mülk 67:30) Burada ortada bir mağara yoktur. Anlatılan şey şudur: Hayatı ayakta tutan kaynak çekilmiş, zemin boşa düşmüştür. Türkçede bu duruma çok tanıdık bir ifade kullanırız: 👉 “Dibe vurmak.” İşte Tevbe 40’taki “ğâr”, tam olarak budur. Bir kayanın içi değil; hayatın dibi anlatılır. Zemin Çöker, İnsan Dibe Vurur Tevbe Suresi’nin bütünü dikkate alındığında tablo daha da netleşir.* Sure: Savaştan kaçanları, Konforunu bozmayanları, “Şartlar uygun değil” diyenleri, Sayıya ve güce güvenenleri teşhir eder. Bu bağlamda Tevbe 40 şunu anlatır: Destek çekilmiştir,Toplumsal zemin çökmüştür,Güç dengesi bitmiştir,İnsan dibe vurmuştur. Ayetin sahnesi bir coğrafya değil, bir çöküş anıdır. “İkinin İkincisi”: Dipte Kalan Hakikat “İkinin ikincisi” ifadesi bir sayı bilgisi değildir. Bu ifade, dipte kalmış hakikatin yalnızlığını anlatır. Kalabalık gitmiştir.Gürültü bitmiştir.Sahte güçler dağılmıştır.Geriye:HakikatVe onunla yüz yüze kalan insan kalmıştır. Kur’an’ın devrimi buradadır: Hakikat, çoğunlukta değil; dipte kalan bilinçte ayakta durur. “Hüzünlenme”: Dibe Vurunca Gelen Çözülmeye Karşı Ayetin merkez cümlesi hâlâ sarsıcıdır: “Hüzünlenme! Allah bizimle.” Bu, moral cümlesi değildir. Bu, psikolojik çözülmeye karşı bir direnç emridir. Hüzün: Dibe vurduğunda, “Buraya kadarmış” dediğinde, Hakikati bırakmaya yaklaştığında başlar. Ayet tam bu anda konuşur. Dibe vurmuş olabilirsin ama hakikat batmamıştır. Sekînet: Dipte Gelen Berraklık Ardından gelen ifade kritiktir: “Allah ona sekînetini indirdi.” Sekînet: Kaçış değildir, Bekleme değildir, Teslimiyet hiç değildir. Sekînet: Gürültü bittikten sonra gelen berraklıktır. Dibe vurunca kalan soğukkanlı bilinçtir. Hakikat, tam da burada yeniden doğrulur. SONUÇ: HAKİKAT DİPTEN ÇIKAR, KELİMELERLE AYAĞA KALKARTevbe 40: Bir mağara ayeti değildir.Bir kaçış hikâyesi değildir.Bu ayet, dibe vurma ayetidir.Ve Kur’an şunu öğretir:Hakikat, zirvelerde değil;dipte sınanır.Ama hakikat dipte kalmaz. Allah, onu kendi kelimeleriyle yeniden ayağa kaldırır. “Allah, hakikati kendi kelimeleriyle ortaya çıkarmak ister.”(Enfâl 8:7) Ne rivayetle, ne gürültüyle, ne kalabalıkla… Hakikat, Allah’ın kelimeleriyle dipten çıkar. Dibe vurduğunda anla: Zemin gitmiş olabilir, ama ölçü hâlâ ayaktadır. UYARI / HATIRLATMA Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür. Lütfen her ifadeyi*Kur’an’ın bütünüyle*değerlendirin;*ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın.* Hakikatin tek ölçüsü*Allah’ın kitabıdır.*Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir. https://dersvekuran.blogspot.com/202...eye-sigar.html |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| dibe, durur, hakikat, nerede, vurulduğunda |
|
|