hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > EKONOMİ > İnfak > Sadaka

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 9. January 2013, 10:02 AM   #1
gavs
Katılımcı Üye
 
gavs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 52
Tesekkür: 5
15 Mesajina 24 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
gavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud of
Standart

Alıntı:
merdem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ne kadar cömert bir soru günümüzün yasantilari arasinda.

Degerli Gavs Kardesim,

sorunu bizler degil Kur'an cevaplandiriyor. 1 araba 1 ev 1 yillik gecim senin ve gecindirmek mecburiyetin oldugun kisiler dahil tüm ihtiyaclarin haricinde artan yardima muhtac kimselere veriliyor.

Nefsine sözünü gecirebilirsen ne ala.

Sormasi ayip ama sorayim bir kere neden 2 daireye borclanmissin acaba, bir tane yetmedimi? Iste böyle Kardesim biri alinir gerisi borclanir mal üzerine mal böyle yüklenmis olur.

Allah yardimcin olsun kararlarinda.

Saygi dolu selamlar ve dualarimla.

Ihsan Eliacik araba kullanmiyorum otobüslerle oraya buraya giyorum diyor, yazilarindan kazandiklarini yaninda calisanlarla paylasiyormus ve kirada oturuyormus. Asagidaki satirlar Ihsan Beyin sitesinden alinmadir örnek olarak sunmaktayim:

Yaptığım araştırma ve karşılaştırmaya göre 2008 AĞUSTOS ayında 4 kişilik bir ailenin asgari şartlarda geçinebilmesi için harcaması gereken tutar 2.238,52 YTL olarak belirlenmiş. Asgari Geçim Haddi (Yoksulluk Sınırı) gıda, giyim, sağlık, barınma ve eğitim başta olmak üzere, vazgeçilmesi mümkün olmayan 14 zorunlu harcama kalemi esas alınarak tespit edilmiş.

Hz. Ömer ve Hz. Ali’nin görüşüne göre, ihtiyaç fazlası (afv) ortalama asgari ihtiyaç olan yıllık 4 bin dirhemdir. Hesapladığımızda bugün için aşağı yukarı yıllık 55-60 bin YTL oluyor. Biz yıllık değil aylık hesapladığımıza göre bunu aya bölünce aylık 5 bin YTL civarında oluyor. Bunu yukarıdaki asgari geçim sınırı ile kıyasladığımızda demek ki aylık 5 bin YTL’den yukarısı fazlalık oluyor. Bu, normal şartlara, yaşadığınız ülkeye ve kendi halkınızın genel durumuna göredir. Ortalamalar esas alındığında üç aşağı beş yukarı durum budur. Burada amacımın başınıza hesap uzmanı ve ekonomist kesilip kılı kırk yaran hesaplar yapmak değil; Kur’an’da verilmek istenen eşya, mal ve mülke dair bakış açısını günümüze taşıyarak gözler önüne sermek olduğunu lütfen unutmayalım.
Azizim yorumun için teşekkurler.Fakat bu yoruma göre benim bir takke bir cübbe anlayışında yaşamam lazım.gerisini nifak etmem lazım..Hacısından hocasından mal biriktirme hastalığı hepimizde var.1/40 zekatı verdiğimde aklanmıyormuyum?
sahabede hem bir takke bir cubbe yaşayanda vardı zenginde vardı.Senin bakış açından bakarsak sanki kominizm kokuyor gibi,rekabeti ,kaliteyi engeller gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Her insan ahde vefa deyip,kalite peşinde yatırım peşinde koşmazsa ,ekonomik gelişme neden olsunki?
İki ev aldım ,yatırım amaçlı aldım.ihtiyacımda yoktu.Almiyimmmi?parayı bol keseden dağıtımmi?sence bu anlayış miskinliği teşvik etmezmi?
slm
__________________
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğunauyarsan, seni Allahyolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
gavs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 9. January 2013, 01:03 PM   #2
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
710 Mesajina 1.305 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Degerli Kardesim Gavs,

sayet iyi niyetinle bilmek istiyorsan hanifdostlardan bir link veriyorum, cok güzel aciklama yapilmis.

http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=3902

Ben kimseye akil vermiyorum ne zaman ne dagitmasi gerekir diye. Ben kirada oturuyorum. Ehliyet ihtiyacini bu güne kadar hissetmedigimden dolayi, sahsi arabam hic olmadi. Gecirdigim bir trafik kazasindan dolayi elime gecmis olan aciparasindan devamli öksüzlere, kisin yakit parasi olarak kullanmalari icin, suya ihtiyaci olan bölgelerdeki insanlarin faydalanmalarina yariyacak ödemeler, okul cocuklarina yazi malzemeleri gibi bir takim yollarla elimden cikardim. Herkesin kendi bilecegi bir sey. Zorlukla olacak bir sey degil, Allah rizasi icin yapilmalidir. Kazadan bu yana calismiyorum. 60 yasindan sonra meslek ögrenip yeni bir isme bulma imkanim varmi yokmu o ayri mesele, ben yerimi genclere birakmayi tercih ediyorum, onlarin sanslarina engel olmak gibi bir ardniyetim yok.

Ve yine bir iki AYET sunuyorum sana, arzu edersen oku arzu edersen atla gec.


“Pisliğe (ahlaksızlığa, hırsızlığa, yolsuzluğa, istismara, kokuşmuşluğa) bulaşma! Servet yığma hayallerine kapılma! Daima Rabbinle birlikte ol ve güçlüklere göğüs ger...” (Müddessir; 74/5-7).



Beled suresi, insanlara sarp yokuşa çıkmak gibi zor gelen şeylerin ne olduğunu açıklar. Bunların ne olduğuna baktığımızda yine mal ve mülkün ölçü olarak konduğunu görürüz:


“İnsan kendisine hiç kimse güç yetiremez mi sanıyor?

“Sadece harcadıklarım yedi sülâleme yeter” diye böbürleniyor.

Kimsenin kendini görmediğini mi sanıyor?

Biz insana iki göz vermedik mi?

Bir dili ve iki dudağı yok mu onun?

Ona yürüyeceği iki yol gösterdik.

Fakat o zor olana yanaşmadı.

Bilir misin, nedir zor olan?

Bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak…

Zor zamanda vermek…

Öksüzün başını okşamak…

Düşmüşün elinden tutmak…

İman etmek, göçlüklere göğüs gerip acıları paylaşmak; sevgi ve merhamet yumağı olmak.” (Beled; 90/5-17)…


Tekâsür suresi ise zenginlik yarışı, biriktirme, mal ve mülk hırsının hayatı nasıl bir cehenneme çevireceğini hatırlatır ve çağları aşıp gelen evrensel mesajlar verir. Sanki bugünkü “küresel krizi” haber veriyor sanırsınız. Şifreciler biraz da bunlara kafa yorsalar çok iyi ederler. Dinleyin:


“Bir zenginlik yarışıdır oyalanıp duruyorsunuz.

Mezarlarınıza girinceye kadar süren bir oyun ve oynaş…

Fakat hayır! Yakında bileceksiniz.

Fazla uzak değil; çok yakında bileceksiniz.

Evet, daha derinden bakabilseydiniz,

Ateşe yuvarlanmakta olduğunuzu görürdünüz.

Kendi gözlerinizle onu apaçık göreceksiniz.” (Tekâsür; 1-7)


Yani: 1- Uhrevî açıdan: “Bu aç gözlülüğün, zenginlik yarışının, mal mülk hırsının, sizi ateşe (cahîm) yuvarlamakta olduğunu bizzat içine girerek “ahirette” göreceksiniz…” 2- Dünyevî açıdan: “Bu aç gözlülüğün, zenginlik yarışının, mal mülk hırsının, hayatı çekilmez hale getiren bir ihtiras yarışına, çalma, çırpma, alıp satma dışında hiçbir insani değerin kalmadığı vahşi bir pazara dönüştürdüğünü, kendi ellerinizle yarattığınız bir kaosun, krizin ve ateş çemberinin (cahîm) içine yuvarlanmakta olduğunuzu bizzat yaşayarak “dünyada” göreceksiniz...”


Öyle ya seyirlik değeriniz yoksa, “piyasa” da fiyatınız yoksa, “para” dışında hiçbir geçer akçe kalmamışsa, insanlara zengin olup olmadıklarına göre bakılıyorsa, yegane ölçü bu olmuşsa, bilin ki, eski çağların verimlilik, başarı, altın ve gümüş (sahte) tanrısı “Mammon” geri gelmiş, dünyaya o hakim olmuş demektir. Kapitalizm dediğiniz bundan başka bir şey midir!


“Mammon’dan başta tanrı, paradan başka değer yoktur” diyorsanız kelime-i şehadet getirip bu dine girmişsiniz demektir. Artık her işe onun adıyla başlarsınız. Her şeye “Kaç lira, fiyatı ne?” diye sorarsınız. “Bunun fiyatı yok, bu para ile ölçülmez” derseniz Mammon’u inkar ediyorsunuz demektir. İşte Kur’an önce bunun yapılmasını istiyor. Çünkü satılık meta olmaktan ancak böyle kurtulursunuz. “İnsanlık erdemine” ancak böyle ulaşabilirsiniz. Zira insan diye “satılık olmayana” denir, öyle değil mi?


Fecr suresinde ise eşyaya, mala, mülke bakışı değiştirme yönünde şu uyarıları görürüz:


“İnsanoğlu Rabbi onu ne zaman imtihan edip de kendisine cömertçe verse “Rabbim bana cömertçe verdi ” der.

Fakat ne zaman da sınayıp rızkını daraltsa “Rabbim bana ihanet etti” der.

Hayır! Bilakis asıl siz öksüze vermiyorsunuz.

Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.

Her şeye açgözlülükle saldırıyorsunuz.

Mala mülke gözünüz doymuyor; yığdıkça da seviyorsunuz…” (Fecr; 89/15-20)


Yani: “Şu insanoğlu ne kadar garip? Nimet içinde yüzerken “Allah’ın eli geniş, veriyor işte..” diyerek Allah’ı emrine amade bir hazine sanır. Sıkıntıya girince de “Nerede bu Allah? Bu nasıl ilâhî adalet?” diye şikayetlenmeye başlar… iki durumun da zorluklardan geçerek kendini kanıtlama (imtihan) olduğunu anlamaz. İlk durumda şükredip bu nimeti başkalarıyla paylaşmak yerine, Rabbim beni tercih etti diyerek kendini ayrıcalıklı zanneder. Diğer durumda ise sıkıntıyı ve zorluğu ilahi adaletsizliğin kanıtı olarak görür…



Saygi ve selamlarimla

NOT: Kur'anda desdeklenmeyen cesitten zenginlik sahsi zenginlik hususundadir.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
saçmalığı, zekatta

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:52 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam