hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > DUA > Dua > Dua

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12. March 2013, 10:42 PM   #1
bartsimpson
Super Moderator
 
bartsimpson - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
bartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud of
Standart

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dostum Bartsimpson.

''Dua'' ifadesinden ne anlıyorsun bilmiyorum. Ama ''Rad-l4'' Çok manidardır.

Bir arkadaşım: ''bunların Allah'ı nerede ki ellerini gökyüzüne açarak ekber putundan mı bir şeyler istiyorlar, yoksa bunlar Allah'larını hala yeryüzüne indiremediler mi? Halbuki ben Allah'ımı içimde, şahdamarımdan daha yakın, ve çevremdeki her şeyde buluyorum'' demişti.

Bir de Sayın hiiiç'in şuradaki görüşlerini de ilginç buluyorum:
http://www.hanifler.com/showthread.php?t=652

(Orada Tevbe-103 ayetinden de bahsedilir. Oradaki meale itibar etme. Oradaki ve diğer yerlerdekideki bütün mealler, bana göre hepsi yanlış. Hafta sonuna kadar gündeme gelirse o fırsatta, o fırsat çıkmazsa hafta sonunda o ayeti ben gündeme getireceğim.)

Saygılarımla.
Galip Yetkin
Galip Ağabey, frekans ve titreşimleri konusu ile dua meselesini aynı mihvalde irdelemeye çalışmam bu sebeple.

Kuranda "elçilere, rasullere" ithaf edilmiş pek çok örnek dualar var.

ve duaların kurandaki şekli ile arapça yapılıp yapılmaması...

harflerin ve kelimelerin zihinde (beyinde) yarattığı etkiler ve bazı kanalların bu vesile ile açılması...

beyindeki kanalları en çok açık olan ve rabbani yada insani algıları en iyi yorumlayabilen varlıklar rasuller idi...

kim ne derse desin Allah ile gerçek irtibat kurabilen, talepte, soruda bulunabilen ve gelen mesajı yorumlayıp karşı tarafla konuşabilen bence tek varlıklardı onlar...

hep diyoruz ya vahiy müessesesi kapanmamıştır halen açıktır diye...

peki nasıl irtibat kuracağız...

Halil Ağabey "Allah Sübhandır. Semîydir/En iyi işten ve Basîydirr/En iyi görendir. Her tür frekans ile yapılan çağrıyı/duayı işitir." diyor.

Tamamda duymak ile dinlemek ve dikkat kesilmek, cevap vermeye layık bulmak aynı mıdır?

Sanmıyorum...

Hani bir deyiş vardır. Biraz kaba kaçabilir ama "mecazen" buraya uydu diye söylüyorum.

"İtin duası kabul olsaydı bit pazarına nur yağardı" der eskiler...

Sizin arkadaşınızın ''bunların Allah'ı nerede ki ellerini gökyüzüne açarak ekber putundan mı bir şeyler istiyorlar, yoksa bunlar Allah'larını hala yeryüzüne indiremediler mi? Halbuki ben Allah'ımı içimde, şahdamarımdan daha yakın, ve çevremdeki her şeyde buluyorum'' söylemini haklı bulmakla birlikte bulunduğumuz ince çizginin de tarifini yapabilmekte zorlanmaktayım...

buna şöyle bir örnek vereyim

uzakdoğu mantralarındaki yogi ve üstadlar bilinç ve ruhen nerelere gidiyor ve geliyorlar (astral seyahat) "OMMM" ritüelleri???

onları yakınen inceleyen bir dostumun şöyle bir tesbiti olmuştu "insanlık tarihi boyunca rasullerden sonra eğitim yolu ile beyin ve zeka gücünü en iyi kullanmayı başarabilen insanlar ve topluluklar bunlardır. Ama tek bir noktada hata yapıyorlar. Allah yerine putları koyuyorlar. Vahdaniyeti esas alsalar ve kavramların yerini değiştirmeyi başarabilseler o zaman hedefe ulaşacaklar. Şimdilik ne yazıkki aldanış içindeler..."

Bu konuya sevgili hiiç ve diğer dostların önceden katkıları olmuş.

Sanırım biraz daha irdelersek ortak bir frekans bulabiliriz...
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
bartsimpson isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
bartsimpson Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (13. March 2013)
Alt 12. March 2013, 11:38 PM   #2
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
710 Mesajina 1.305 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Sen cok yasayasin Bart Kardesim, ne kadar da kibarmis seni eskiler dedigin, benim bildigim kadariyla: Köpeklerin duasi kabul olsa gökten kemik yagardi

Saka bir yana, anlamadim tam manasiyla, Dua yoluyla Allah'la irtibas kurmak gibilerinden bir seyler mi düsünüyorsun?

Normal ölümlü bie insaniz hepimiz eninde sonunda. Allah'in bizlerden istedigi, O'na kulluk etmemiz, kati süretle ortak kosmamak ve her an O'nu hatirlamaktir.

Hindularin ohmmm lari gibi bir ibadet mi bekliyor Rabbimiz bizden? Bir nevi ruhbaniyet olmaz mi bu?

Rabbimiz bize sah damarimizdan daha yakin ise, zaten öyledir, bu yüzden bagira bagira dua etmemizi istemiyor.

Ayetlerini okurken ister tabiattan olsun ister Kur'an dan, insanin ruhuna isliyor. Insan tüm güzellikleri ve iyilikleri hissediyor icinde.

Almanca da Tagsträumer derler, uyanikken rüya görmek gibi bir sey.

Alis veriste olsun, sokakta yürüken olsun, evde herhangi bir mesguliyette olsun, aklina her geldiginde, Allah'i her andiginda tekrarlanir, yeni bastan yasanir. Sanki ilk defa derin derin Rabbimize yönleniyormusuz gibi.

Ama bu bir nevi tarikatcilarin düzenledikleri seanslara benzemez, onlar kendilerini sartlandiriyorlar. Allah'a dua etmek icin belli bir zaman gözetilmez, sanki ruh cagiriliyormus gibi bir ortam yaratilmaz.

Biz insaniz, ne ciniz ne melegiz, bu yüzden bizim ibadet yollarimiz, dualarimiz göklerin yerin yildizlarin daglarin agaclarin hayvanlarin secdelerine rükularina benzemez. Düsüncelerimizle, düsüncelerimizi seslendirerek yapariz ibadetlerimizi, artik ortam hangisine müsait olursa. Yalniz iken seslendirerek, toplumda oldugumuzda icten düsünerek.

En mühimi aile, akraba ve dostlar arasinda huzuru ve esitligi gözeterek, gecimlerimizi ahlaki bir sekilde düzenliyerek, insanlara güler yüzlü davranislarimizla, her zaman yardima hazir oldugumuzu ifade eden tavirlarimizla tamamlayabiliriz ibadetlerimizi.

Rabbimizin buyurdugu gibi Kendine imandan sonra hemen anne ve babaya saygi ve sevgi geliyor ibadetlerimizin basinda.

Kur'an da cok sahane dualar var, (ben meallerden okuyorum) inanirmisin her seferinde belli bir kac ayette kendimi tutamiyorum, elimde degil, gözlerimden yaslar bosaliyor. Tarif edilmez bir duygu. Sevinc, üzüntü, umut, izdirap... gecirdigim yillarin bilancosu cikiyor karsima. Hani bir roman okurken veyahut bir film seyrederken insan kaybediveriyor icinde sahnelerin. Ayetlerde aynen ortaya koyuyor her bir seyi.

Öyle telepati seklinde ibadetlerle aram yok. Ne zaman Rabbimi hatirlarsam, beni duydugundan dolayi, hic bir zeramoniye girismeden hemen o an basliyorum dualarima. Mesela asansöre bindigimde nedense hemen basliyorum Tekasur suresini okumaya, diyeceksin ne alakasi var, belki vardir. Kabir ziyaretinde de aklima geliyor. Asansörde bir nevi mezar gibi, takilip kaldiginda(!) daha ilk defa simdi böyle bir karsilastirma geldi aklima su an.


Insanin suur altina yerlesiyor bazi seyler. Ölüm hakkinda da sikca düsünmek de bir nevi ibadettir, cünkü sonunda hepimizin basina gelecektir.

Bilmiyorum senin aklina bu konu nereden takildi. Ama sunu söyliyeyim, gecenlerde Ka'be hakkinda bir video seyrettim, oldukca sacma buldum.

Prof. mudur nedir baslatti anlatmaya, efendim o siyah tas var ya Ka'be'nin kösesinde, ha iste onu öpen ve el sürenler var ya, onlarin elleri scannen yapiliyormus o tas ile, ve efendim Allah'a postalaniyormus.

Cüsss deme de ne de. Seccade de alnimiz scannen olsun bari, o da postalansin Allah'a, herhalde mail yoluyla daha cazip olur. Ahirette o scannen yapilan eller sahizlik edecekmis, Rabbimize diyeceklermis al iste tespiti bu ve bu adamlar Senin Evinin tasini öptü. O kara tasin cok büyük etkisi varmis. Falcilarinda önlerinde duruyor aladdinin lambasi gibi camlari.

Vehasili insan olarak geldik dünyaya insan olarak yasamaliyiz. Yüzyilimiz henüz uygun degil uzaylilar misali irtibat kurmaya. Ki Allah ile irtibatimiz her an vardir, ayriyeten torpilli bir irtibat yoluna gidilecegini zannetmiyorum. Kur'an da ifade edilen sekillerde ibadetlerimiz yeterlidir. Ve düsünecek olursak, mesele yanliz peygamberimize indirilmesiyle bitmiyor Kur'an, Rabbimiz hepimize ayri ayri sesleniyor kelaminla. Bu bir mucizedir.

Selam ve dua ile.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
merdem Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (13. March 2013)
Alt 13. March 2013, 01:34 AM   #3
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
710 Mesajina 1.305 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Alıntı:
bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Galip Ağabey, frekans ve titreşimleri konusu ile dua meselesini aynı mihvalde irdelemeye çalışmam bu sebeple.

Kuranda "elçilere, rasullere" ithaf edilmiş pek çok örnek dualar var.

ve duaların kurandaki şekli ile arapça yapılıp yapılmaması...

harflerin ve kelimelerin zihinde (beyinde) yarattığı etkiler ve bazı kanalların bu vesile ile açılması...

beyindeki kanalları en çok açık olan ve rabbani yada insani algıları en iyi yorumlayabilen varlıklar rasuller idi...

kim ne derse desin Allah ile gerçek irtibat kurabilen, talepte, soruda bulunabilen ve gelen mesajı yorumlayıp karşı tarafla konuşabilen bence tek varlıklardı onlar...

hep diyoruz ya vahiy müessesesi kapanmamıştır halen açıktır diye...

peki nasıl irtibat kuracağız...

Halil Ağabey "Allah Sübhandır. Semîydir/En iyi işten ve Basîydirr/En iyi görendir. Her tür frekans ile yapılan çağrıyı/duayı işitir." diyor.

Tamamda duymak ile dinlemek ve dikkat kesilmek, cevap vermeye layık bulmak aynı mıdır?

Sanmıyorum...

Hani bir deyiş vardır. Biraz kaba kaçabilir ama "mecazen" buraya uydu diye söylüyorum.

"İtin duası kabul olsaydı bit pazarına nur yağardı" der eskiler...

Sizin arkadaşınızın ''bunların Allah'ı nerede ki ellerini gökyüzüne açarak ekber putundan mı bir şeyler istiyorlar, yoksa bunlar Allah'larını hala yeryüzüne indiremediler mi? Halbuki ben Allah'ımı içimde, şahdamarımdan daha yakın, ve çevremdeki her şeyde buluyorum'' söylemini haklı bulmakla birlikte bulunduğumuz ince çizginin de tarifini yapabilmekte zorlanmaktayım...

buna şöyle bir örnek vereyim

uzakdoğu mantralarındaki yogi ve üstadlar bilinç ve ruhen nerelere gidiyor ve geliyorlar (astral seyahat) "OMMM" ritüelleri???

onları yakınen inceleyen bir dostumun şöyle bir tesbiti olmuştu "insanlık tarihi boyunca rasullerden sonra eğitim yolu ile beyin ve zeka gücünü en iyi kullanmayı başarabilen insanlar ve topluluklar bunlardır. Ama tek bir noktada hata yapıyorlar. Allah yerine putları koyuyorlar. Vahdaniyeti esas alsalar ve kavramların yerini değiştirmeyi başarabilseler o zaman hedefe ulaşacaklar. Şimdilik ne yazıkki aldanış içindeler..."

Bu konuya sevgili hiiç ve diğer dostların önceden katkıları olmuş.

Sanırım biraz daha irdelersek ortak bir frekans bulabiliriz...

Sevgili Bart,

it dedigin bumudur?= “IT demek Ittihat ve Terakki artigi demektir!”.

biraz önce kesfettim demek benim hic bir bilgim yokmus
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
allahın, frekansı, haberleşme, ile, kulları, nedir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:23 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam