hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > HANİF MÜSLÜMANLIK > Kuran Merkezli ve Allah odaklı iman!

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19. March 2015, 09:43 AM   #1
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sayın özkanates

Demişsiniz ki:
"... varlıklara seçenekler sunulur ve varlıklar bunlar içinden seçimlerini özgürce yaparlar. Onlara sunulan her seçenek yaratıcının yaratımıdır ve dolayısıyla yaratıcının iradesidir.
... bizim düşüncemiz ve irademiz zaten O'nun düşüncesi ve iradesi."

O zaman kişinin kişiliği ne oldu? Özgürce seçime ne oldu da çoğunluk cehenneme gitti? Kendilerine eziyet edilmesinden, acı çektirilmesinden zevk alanlardan mıydılar?
Bizim irademiz O'nun iradesi ise cehennemi biz özgürce seçmiyor tam tersine O'nun tarafından sevk ediliyoruz.

Biz her şeyin Allah'la aynılık gösterdiğini
yani Allah'tan olduğunu değil,
Allah'ın yaratma gücünden oluştuğuna inanıyoruz.

Siz Lütfen devam edin. Biz öğreti olarak kuantum fiziği ve türevleri öğretisine erişemedik ve de merak etmeye de vaktimiz olmadı. Sizi takip etmekten zevk alıyorum.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. March 2015, 02:24 PM   #2
ozkanates
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2014
Mesajlar: 299
Tesekkür: 8
57 Mesajina 70 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 22
ozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud of
Standart

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın özkanates
Demişsiniz ki:
"... varlıklara seçenekler sunulur ve varlıklar bunlar içinden seçimlerini özgürce yaparlar. Onlara sunulan her seçenek yaratıcının yaratımıdır ve dolayısıyla yaratıcının iradesidir.
... bizim düşüncemiz ve irademiz zaten O'nun düşüncesi ve iradesi."

O zaman kişinin kişiliği ne oldu? Özgürce seçime ne oldu da çoğunluk cehenneme gitti? Kendilerine eziyet edilmesinden, acı çektirilmesinden zevk alanlardan mıydılar?
Bizim irademiz O'nun iradesi ise cehennemi biz özgürce seçmiyor tam tersine O'nun tarafından sevk ediliyoruz.
Bu sorular biz SONLULARIN olduğu yerden bakınca:
Ceza ve ödül var ama gelecekte değil anda.
Gelecekte olacak olan bizim onları bilmemiz.
http://hanifler.com/showpost.php?p=19121&postcount=1

Bir gezegen düşünelim, hep aydınlık olsun.
Oradaki varlıklar, aydınlığı deneyimlerler ama onun aydınlık olduğunu bilemezler.
Çünkü aydınlığın bilgisi/tanımı karanlıktan gelir; karanlığın tanımı da aydınlıktan.

Her kavram sadece kendi zıttıyla tanımlı. Bu yüzden tekamül,
Zıtların her ikisini (şeylerin yok ve var hallerini) deneyimleme,
Yok hallerinden var hallerine doğru bir yürüyüş.

Var olan atomik titreşimdir, atomik titreşimin algılanmadığı hale "soğuk" adı verilir.
Var olan fotondur, fotonun algılanmadığı hale "karanlık" adı verilir.
Var olan sevgidir, sevginin algılanmadığı hale "korku" adı verilir.

"Kötü" dediklerimiz, sevginin daha az algılandığı, evvelki halleri deneyimleyenler.
"İyi" dediklerimiz, sevginin daha fazla algılandığı sonraki halleri deneyimleyenler.
İyi ve kötü diye ayrıştırdıklarımız, aynı yolculuğun farklı anları.
Kötü dediğimiz, iyinin sunum/giriş bölümü.
Aslında sevgiden başka bir şey yok.
Tekamül bunu bilmenin yolculuğu.

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Biz her şeyin Allah'la aynılık gösterdiğini
yani Allah'tan olduğunu değil,
Allah'ın yaratma gücünden oluştuğuna inanıyoruz.
Evet, ilki panteizm, ikincisi panenteizm.
Her şey Allah'ın yaratma gücünden oluştu.
Savım bu yaratmanın O'nun düşüncesinde olduğu.
Hiç biri gerçekte yok, tek var olan yaratıcının kendisi.

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Siz Lütfen devam edin. Biz öğreti olarak kuantum fiziği ve türevleri öğretisine erişemedik ve de merak etmeye de vaktimiz olmadı.
"Varlık nedir" sorusu, "varlık var mıdır" sorusundan başlar:

Sıfır, +1 ve -1 olarak ikiye ayrılabilir. Bu +1 ve -1 tekrar birleştiğinde yine sıfır olurlar. Hiçlik de madde ve anti-madde olarak ikiye ayrılır. Elektron, anti-elektron, proton, anti-proton, nötron, anti-nötron, tüm atom altı parçacıklar ve onların antileri. Bu ikiliklerden ikisi de, madde ve anti-maddenin ikisi de varlıktır. Fakat birleştiklerinde yeniden hiçlik olurlar. Peki biraz önce var olan o iki varlık şimdi neredeler? Yoklar çünkü aslında hiç var olmadılar. Onlar ancak hiçliğin geçici bir görüntüsü, geçici bir tezahürü olarak varlar. Atom altı alemde bu tezahür (hiçlikten var olmak ve zıtla birleşerek yeniden hiç olmak), durmaksızın gerçekleşir ve biz bunu gözlemleriz. Aynı şekilde, tüm evrenimiz de, hiçliğin madde ve anti-madde olarak ayrışmasından oluştu. Bu ayrışma bittiğinde, evren yine aslına, hiçliğe dönecek.

Daha enteresanı bugün varlık dediğimiz evren de, aslında varlıkla yokluğun birlikte tezahürüdür. Bir filmi seyrederken dakikada 16 resim görürüz. Yani resimleri oluşturan ışık ekranda her saniye 16 kere vardır ve 16 kere yoktur. Algımızın sınırlılığıyla bu değişimleri algılayamayıp bir süreklilik olarak algılamamız gibi... evren de, saniyede 10 üzeri 43 kere yaratılıp 10 üzeri 43 kere yok olur (en küçük zaman birimi 10 üzeri eksi 43 saniye, plank sabiti). Bu geçişleri algılayamadığımızdan, var ve yokun birlikte tezahürü olan evreni bir süreklilik olarak algılar, uzay-zaman sürekliliği (space-time continuity) diye isimlendiririz.

Evrenin yaratılmasından önceki hale ve evrendeki kara deliklerin merkezindeki hale, yani mekanın ve zamanın olmadığı hale ise... uzay-zaman TEKilliği (space-time singularity) deriz. TEK = Bir = Tevhid. TEKilliğin karşıtı çokluk (plurality). Evrenin yaratılışında uzay-zaman TEKilliği çokluğa dönüşür, yani evrene/bize. Ve çokluk/evren da kara deliklerde tekrar TEKilliğe: Vahdette kesret, kesrette vahdet.

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizi takip etmekten zevk alıyorum.
Bilmukabil Galip kardeşim, ben de sizlerden çok faydalanıyor, keyif alıyorum.
ozkanates isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 3. April 2015, 11:15 AM   #3
ozkanates
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2014
Mesajlar: 299
Tesekkür: 8
57 Mesajina 70 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 22
ozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud ofozkanates has much to be proud of
Standart

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın özkanates
Demişsiniz ki:
"... varlıklara seçenekler sunulur ve varlıklar bunlar içinden seçimlerini özgürce yaparlar. Onlara sunulan her seçenek yaratıcının yaratımıdır ve dolayısıyla yaratıcının iradesidir.
... bizim düşüncemiz ve irademiz zaten O'nun düşüncesi ve iradesi."

O zaman kişinin kişiliği ne oldu? Özgürce seçime ne oldu...
Getirdiğin bu noktayı tekrar düşündüm Galip kardeşim.

Dedik ki Sonsuz Olan kendi sonsuzluğunu deneyimler ama bilemez,
Çünkü sonsuzluğun bilgisi ancak kendi zıttından, yani sonluluktan gelir.
Bu yüzden Sonsuz Olan (TEKlik), sonsuz sayıda sonlular (çokluk) yaratır.
Bu yaratmayı, kendi sonsuz sıfatlarını farklı kademelerde örterek yapar.
Bu sınırlı hallerinin neler yapabildiğini ve yapamadığını gözlemleyerek,
Elde ettiği sonluluk bilgisi üzerinden sonsuzluğunun bilgisini edinir.

Bu şekilde sonlu iradeler de, sonsuz iradenin sınırlanmış halleri.
Onlar sonlu oldukları için, sonsuz iradenin kendisi değiller.

Ve sonsuz iradenin kölesi de değiller.
Sonlu iradelerden beklenen, sonsuz iradenin sunduğu seçenekler arasından seçim yapmak.
Sonlu iradeler, sunulmuş seçenekler arasında yaptıkları seçimde sonuna kadar özgürler.
Çünkü eğer sonsuz irade seçime hükmedecek olursa, seçen zaten kendisi olur.
Sonlulardan gelen sonluluk bilgisi olmadan da sonsuzluk bilgisi olmaz.

Alıntı:
Özgürce seçime ne oldu da çoğunluk cehenneme gitti? Kendilerine eziyet edilmesinden, acı çektirilmesinden zevk alanlardan mıydılar?
Bizim irademiz O'nun iradesi ise cehennemi biz özgürce seçmiyor tam tersine O'nun tarafından sevk ediliyoruz.
O, sonsuz bilinçtir ve bu bilinç aşk halinde.
Sonsuz Olan sonsuz sıfatlarını değişik kademelerde örttüğünde,
Kendi hali olan sonsuz aşk hali de örtülür.
Böylece sonlular aşktan ayrı düşer.
İşte bu cehennem halidir.

Tekamül yolculuğunda perde inceldikçe ayrılık azalır,
Ve sonlu olanlar tekrar aşk haline doğru ilerlerler.
Bu da cennet halidir.

Sonsuzluk bilgisi için söylediklerim burada da geçerli.
Sonsuz Olan kendi sonsuz aşk halini deneyimler ama bilemez.
Sonlu hallerinde aşkın sınırlı hallerini gözlemleyerek,
Kendi halini, sonsuz aşk halini bilebilir hale gelir.

Aşktan başka bir şey olmadığından, aslında cennetten başka bir şey yok.
Cehennem, cennette olduğumuzu bilmediğimiz halden başkası değil.
Cehennem, gelecekte bir mekan değil, içinde olduğumuz hal.
ozkanates isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
İnsanın, yolculuğu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:33 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam