![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Katılımcı Üye
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 77
Tesekkür: 45
46 Mesajina 90 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19 ![]() ![]() |
Gönül ne beklersin viran köşkünü
Gönül ne beklersin viran köşkünü Geldi geçti ömrüm ne hayaldesin Felek bir gün vurup tarumar eyler Geçti Süleymanlar ne hayaldesin Kadir Mevlâ'm sen bilirsin halimi Dünya karanlıktır bilmem yolumu Yakına getirdin bize ölümü Âhirin ölümdür ne hayaldesin Bu fâni dünyadır yoktur bir fayda Gözümüz yoldadır gönül hay hayda Ruh teslim eyle gel şu aziz ayda Ayın tamam oldu ne hayaldesin Bu fâni dünyadır bellidir belli Ne şal giyen kalır ne yüzü allı İstersen yüz yaşa ister yüz elli Âhirin ölümdür ne hayaldesin Yârabbî Sümmân'e eyle inayet Selâvatla bulsun ömrü nihayet Habibim Muhammed eyle şefaat Dürüldü defterim ne hayaldesin...>> Gönül senin ile kavil edelim Gönül senin ile kavil edelim Ya sen yârdan ya ben serden geçeyim Yalan sözü çürük fikri n'idelim Ya sen yârdan ya ben serden geçeyim Sen sanırsın yâr imdada erişür Benim sinem aşk oduna tutuşur Yeter çektim yâr kahrın yetişür Ya sen yârdan ya ben serden geçeyim Kerem eyle şimdi canım tendedir Kıymetin bilmez bir yâre bende'dir Suç senindir ama günah bendedir Ya sen yârdan ya ben serden geçeyim Aklın sana sen aklına yâr isen Nasihatim dinle benim er isen Sümmani der şad olayım der isen Ya sen yârdan ya ben serden geçeyim...>> Gönülden isterim yâre varmayı Gönülden isterim yâre varmayı Yollar çakıl diken yol bulamadım Dolaştım ülkeler İran ilini Gönlüme münasip yâr bulamadım Güzel olan neyler türlü bahçeyi O yâr için sarf etmedim akçayı Binler ile gezdim bağı bahçeyi Yâd eller değmemiş yâr bulamadım Der Sümmani yoktur bir sâdık dostum Feleğe ok attım yayımı astım Yağmur ile yağdım yel ile estim Yanan yüreğime kar bulamadım...>> Gör ne kerem vermiş Baki Gör ne kerem vermiş Baki Bu mevlüdün şerbetine Gösterir tecelli hakkı Bu mevlüdün şerbetine Hem kim bu menzile ermiş Gönül miratını silmiş Sekiz uçmaklardan vermiş Bu mevlüdün şerbetine Âşık fâni maşuk baki Nutkı olur derde yakı Vermiş Kevser'den bir koku Bu mevlüdün şerbetine Kim nûş etmez böyle âbı Açılır feyzinde babı Huri gılman olan saki Bu mevlüdün şerbetine Hizmetten etmez ıstrabı Bulayım dersen sevabı Ehl-i müştak olur tâbi Bu mevlüdün şerbetine İçen sevmez azar-ı yolu Gönlüne doldurur korku Uşşâka es sala oku Bu mevlüdün şerbetine Daim halim eyle hulki Kan ondan çal aşka çalkı Gelen neyler cihan halkı Bu mevlüdün şerbetine Kim almış bu gülden koku Bülbül sen desitan oku Arz edenler bulur Hakk'ı Bu mevlüdün şerbetine Düzgün et elde evrakı İcra edesin merakı Gelenler biner burakı Bu mevlüdün şerbetine Pinhan Sümmaniel firakı Göresin elde evrakı Gelenler çeker merakı Bu mevlüdün şerbetine...>> Görüp cemâlini âşık olduğum Görüp cemâlini âşık olduğum Hakk'ı bir bilirsen ağlatma beni Uğruna serimi feda kıldığım Hakk'ı bir bilirsen ağlatma beni Bu güzellik baki kalmaz sevdiğim Âşığı ağlatan güzel sevdiğim Uğruna serimi feda kıldığım Hakk'ı bir bilirsen ağlatma beni İltifat etmeğe gelsen yanıma Müddetler sitem eder canıma Bedduam alırsın girme kanıma Hakk'ı bir bilirsen ağlatma beni Sümmani der yavru öğüt tutmaz mı Âşığın dediği yola gitmez mi Kara bağrım hûn eyledin yetmez mi Hakk'ı bir bilirsen ağlatma beni...>> Gözden ırak düşen gönül güzeli Gözden ırak düşen gönül güzeli Unutma bizleri sadâkat eyle Değil gurbet ilde ezel ezeli Severiz biz seni adalet eyle Vefasızlık etme yakışmaz sana Güzelce hizmet et yola erkâna Hasret ü firkatin kâr etti cana Üç beş kelâm söyle mürüvvet öyle Aşkın yine verdi gam efkârıma Firkatin dağ gibi çöktü (yine) serime Bir şifâ görmedim can ciğerime Gel sen derman eyle kemâlet eyle Nizam ehli ol ki bulasın rağbet Fakir Sümmaniye hoş eyle hizmet Vefanın emridir düşküne hürmet Gel güzel gel etme mürüvvet eyle...>> Gurbet ele düştü yolum Gurbet ele düştü yolum Ağlayıp gezer yürürüm Efkâr ile deli gönlüm Dağlayıp gezer yürürüm Oldum işimden avare Yakarım sinemi nâra Gönlümü zülf-i dilârâ Bağlayıp gezer yürürüm Dağlar başı oldu yurdum Günden güne artar derdim Ben kara gözlümü gördüm Sızlayıp gezer yürürüm Anlatamam melalimi Göz görmesin meralimi Halden bilene halimi Söyleyip gezer yürürüm Sümmani iç elden camı Mest olup geçer eyyamı Şaşkın sel gibi müdami Çağlayıp gezer yürürüm...>> Gurbet ilde başa gelen halleri Gurbet ilde başa gelen halleri Söylemeğe varmaz dilimiz bizim Kaddedip âdûlar aldı yolları Göze hayal oldu ilimiz bizim Bizim aşımıza ağu kattılar Ayağımız bende vurup gittiler Âşık olanlara bühtan ettiler Hünkâra arz olup halimiz bizim Hüsün bahçesinin gülün dererken iş ü işret edip demler sürerken Âlemde bir sadık yâri ararken Aguya karıştı balımız bizim Hüdâ yaratmıştır Levh ile Arş'ı Her insan ne bilir âlemde Ferş'i Bihamdillah dostu düşmana karşı Yetişti cânâna halimiz bizim Alnımız açıktır yüzümüz aktır Ümidim Hûda'dan kalbimiz paktır Sümmani billahi ölünce yoktur Sevmeyen âdûya halimiz bizim...>> Gurbet ilde bir hal geldi başıma Gurbet ilde bir hal geldi başıma Kadir Mevlâm nasip eyle sılayı Koymaz felek koymaz gidem eşime Kadir Mevlâm nasip eyle sılayı Kağıdım yok yazam yâre gönderem Yazıp arz-ı hâlim kime bildirem Hançer alıp kendi kendim öldürem Kadir Mevlâm nasip eyle sılayı Humâ kuşu yere düşüp ölmedi Dünya sultan Süleyman'a kalmadı Dönem gidem dedim nasip olmadı Kadir Mevlâm nasip eyle sılayı Sümmani bunu böyle buyurdu Ayrılık donunu alıp giydirdi Ayrılmam dedim felek ayırdı Kadir Mevlâm nasip eyle sılayı...>> Gurbetten geldim vatana Gurbetten geldim vatana Sıladan bir sıla gördüm Uğradım bir lâ mekâna Kaladan bi kal'a gördüm Baktım yüzü gökçelere Döndüm özü gerçeklere Haris oldum çiçeklere Lâleden bir lâle gördüm Gezerken açtım bir babı Oldum ol mescide tâbi Hacerden değil mihrabı Saladan bir sala gördüm Gâh piyadegâh süvari Oraya müştak cümle varı Dedim sıvan bu duvarı Maladan bir mala gördüm Dertlidir Sümmani kemter Mecnundur gezer derbeder Ararken bir mahbub dilber Âlâdan bir âlâ gördüm...>> Gün be gün artıyor benim dertlerim Gün be gün artıyor benim dertlerim Korkarım dünyada var bundan beter Hamd olsun Mevlâma bu kadar yeter Bundan artık derdi verme Yârâbbi Bu fâni dünyada hiç dertsiz olmaz Başa geleceğin hiç kimse bilmez Rahmet deryaları çoktur eksilmez Deryadan rahmetin gönder Yârâbbi Sam yeli de esti beni savurdu Vücudumu kebab etti kavurdu Yârân yoldaş benden hep yüz çevirdi Sen nazar et bana aman Yârâbbi Bağını görmüşem bülbüller ötmez Ellerim kalkmıyor ayağım gitmez Yârân yoldaş gelip elimden tutmaz Sen elimden tut da kaldır Yârâbbi Der Sümmani düştüm tükenmez derde Mecnun gibi kaldım âh ile zarda Bir alev almıştır vücudum nârda Yolum Bedahşan'a düştü Yârâbbi...>> Hakikat âlemde zaman yok iken Hakikat âlemde zaman yok iken Zamansız mekansız zamanda idim Âdem'den âleme nişan yok iken cilve-i âdemde bir kanda idim Bu mâna zahirdir âşığa sefa Ola ki hakikat kıla Mustafa irade olmadan nun ile kefe Kefı nun içinde nihânda idim Bu âlem zahirden gelmez beyâna Akıllar mı erer sırr-ı Süphan'a validem gelmeden mülk-i cihana Ben de ânâsır-ı gümanda idim sümmân sana haktır bu ilm-i eser Birlik hakikattir eyleme inkâr N'eylersin mektebi mektebi izhar Ezelden mekteb-i irfanda idim...>> Haktan yeşillendi gülşenli dağlar Haktan yeşillendi gülşenli dağlar Açılmış burcunda bir yarası var Lâlesin sümbülün istiyor dağlar Velâkin hâkinde kar yarası var Kiminde efkârı şekefı şikâr Kiminin efkârı meyl-i şimûkâr Kiminin fikrinde Hazret-i didâr Kiminin Fikrinde zâr yarası var Dünyayı sevenler velî değildir Kanaat ehliler deli değildir İnsan oğlu gamdan hâli değildir Herkesin bir güne zor yarası var Sen neye müştaksın gedâyı Sümman Derunum hicranım sevdiğim hubân Eflâtun da gelse bulunmaz derman Vücut ikliminde yâr yarası var...>> Hava vü hevesle gam penaltında Hava vü hevesle gam penaltında Olmayınca kıyl u kâl bulamadım Ben nice kurbanım dostun râhında Yokladım kendimi hal bulamadım Can kurban eyledim hazreti pfre Fedakâr olmadım hakkında şîre Yüz bin çiçek cem eyledim bir yere Yoğurdum içinde bal bulamadım Gönül ihraç olmaz kuru dâvadan Umar matlubunu âb-ı havadan Bu fâni dünyada fi'l-i fenadan Der kenar olmayan yol bulamadım Dedim gönül refik olma hilâfâ Gülmedim dünyada sürmedim sefa Yükledim metahım vardım sarrafa İçinde bir tane lâl bulamadım Her kim müştak bu şikâre yetişmez Cehd etmeyen o dildâra yetişmez Canım ister elim yâre yetişmez İfade vermeğe dil bulmadım Derdimden razıyım etmezem hazer Bu aşkın topuzu şerrimi ezer Kime meftun oldum kıldımsa nazar Kendimden günahkâr kul bulamadım Sümmâniyem gözyaşlarım yürüdü Bu aşkın ateşi serim bürüdü Hangi dalı tuttum ise çürüdü Şahım senden baki dal bulamadım...>> Havalanıp deli gönül kalma heveste Havalanıp deli gönül kalma heveste Vurup kanadını kırarlar bir gün Bu can sana baki kalmaz kafeste Toprakta bir çukur yararlar bir gün Seni harap eder çok düşme hâba Girmek ister isen eğer sevaba Kemlik etme sakın düşme azaba Gelir seni elbet ararlar bir gün Sümmani kesme sen sakın gayreti Bir pula satılır nâmerdin eti Ter döküp erdiğin bunca devleti Sana belki de çok görürler bir gün...>> Havalanma gönül çıkma havaya Havalanma gönül çıkma havaya Yokla aslın yokla türâb değil mi Hulûsun zanneyle Ganî Mevlâ'ya Döner dünya sonu harap değil mi Nefse uyan muradına eremez Kuru dava ile kalbin silemez Bir kulun rızkını bir şah veremez Rızkı veren ancak Yârâp değil mi Haindir okuyan haindir yazan Haindir Hak için bir cevap düzen Cihan fitne olmuş âlem de pazar Bu dünyanın işi dolap değil mi Mürşittir müridi merdâne eden Sevdadır yiğidi pervane eden Ey efendim beni divâne eden Erenler verdiği şarap değil mi Gel Sümmani sen de hava uçurma Dost yüzüne gülüp zehir içirme Başka lisan ile ömrün geçirme Ahir lisanımız azap değil mi...>> Hayali hatırdan çıkmaz cananın Hayali hatırdan çıkmaz cananın Verir aşk ateşi hararet bize İki cihan server o Hak peygamber Eder Mahşer günü şefaat bize Velleyli Vedduha eylemiş tarif Mest olur methini dinleyen arif Müminin miracı Kâbe-i Şerif Var mı ondan büyük ziyaret bize Tehlike sendedir özün sakındır Erbâb-ı sarrafa rumuz dokundur Lam ba harflerinin devri yakındır Olacak bir şanlı adalet bize Çıkma doğru yoldan izen sahip ol Ahdına sabit ol sözen sahip ol Kem bakma kimseye gözen sahip ol Edecek âzâlar şehâdet bize Der Sümmani vaktin pinhan olmalı Verdiği nimete hayran olmalı Münkerattan çekilip ihsan olmalı Gönderdi kaç nâme vesiyat bize...>> Hazret-i Kur'an'ı tilâvet ettik Hazret-i Kur'an'ı tilâvet ettik Hamdolsun erişti hidâyetimiz Risâlet burcunun pay'ına yettik Açıldı ol bâbda dirayetimiz Gördüm Molla Cami açıldı eser İlme müştak olan gezer mi serser Mevlâm gufranını kılsın müyesser Budur gece gündüz münâcâtımız Üstadım hocadır himmeti hazır Muhabbet bahsinde misl-i lâ-nezir Bu ledün ilminde olmuştur vezir Himmetle açıldı zekâvetimiz Hafız gider isen Bayburt şehrine İnşallah dalarsın ilmin bahrine Sümmaniden selâm aşkın nehrine Tabşur Celâirye emanetimiz...>> Her sabah her sabah bülbül sesini Her sabah her sabah bülbül sesini Bülbül sedasını güle getirir Er odur ki bile şeref şanını Leke kelâmını dile getirir Dilberin koynuna girsen sormazsa Bir dilbere gönül versen olmazsa Bir adam da kendi haddin bilmezse Âkibet başına belâ getirir Selâm verme erkânsıza yolsuza Yalınız git yoldaş olma hırsıza Komşu olma edepsize arsıza Âkibet başına belâ getirir Sümmanigedânın sözleri haktır Aslı hariç olan hilesi çoktur Cehennem hanenin ateşi yoktur Âsi kul ateşi bile götürür...>> Her sabah her sabah suya giden yâr Her sabah her sabah suya giden yâr Al beni eline altın tas dilber On yıl oldu yâr sevdana düşeli Kerem eyle şu sevdanı kes dilber Bahçenizde bir gül oldum açıldım Taze değdim onbeşine seçildim O servi boyunca kemha kesildim Gey de beni diyar diyar dilber Kaşıdan görünen ol Nemrut dağı Parlayıp yanıyor yanağın ağı Ben sana olayım altın saç bağı Gel de beni diyar diyar gez dilber Sümmani der ayıp bu kadar coşmak Sevdadâr olup da dağlara düşmek Ben sana olayım sırmalı yaşmak Al da beni ağ gerdana as dilber...>> Her vakit seher olanda Her vakit seher olanda Tevhit olur lisanımız Cezbesi cana dolanda Kuvvetlenir imanımız Biz âşığız taşlanırız Her ne gelse hoşlanırız Aşk odunda haşlanırız Arşa çıkar figanımız Terkettik ân namusu Bulalım tabluna kuzu Kat kat gelir aşk dalgası Taşar bahr-i ummânımız Boş sanma vakt-i seheri Şavkından alır ezhârı Gördükçe nûr-ı mazharı Lezzetlenir amalimiz Saz olmuşuz dilden dile Can kuşu dönmüş bülbüle Girmişiz gizli bir yola Hakk'a gider kervanımız Bindik reyhanın yoluna İndik Arafat iline İsmail olduk yoluna Canana kurban canımız Ben bir dertli Sümmâniyem Hak yoluna divaneyim Ben bir ednâ günahkârım Hak Resul'dur imdadımız...>> Her zaman hakkımı vasfeden vasfın Her zaman hakkımı vasfeden vasfın Âlemde hattat olsa yazamaz resmin Cümle eşyalarda vird olur ismin Zemin sahrasında Ömer-ül Faruk Şerefinden meftundur çark-ı felekler Zeminde nebatat suda semekler Müştaktır cemâlen ins ü melekler Feyzi kimyasında Ömer-ül Faruk Teslim kalasında fethini gördüm Kim der ki o nûr-ı zâtını gördüm Cümle mevcudatta methini gördüm Dünyada ukbâda Ömer-ül Faruk Serdârı sultandır her bir esrarda Her saat her nefes huzûr-ı yârda Kabul-ı yâr olmuş seyr-i settârda Tastik-i zâtında ömer-ül Faruk Çar-ı yârdır sana ezel ezeli Sıddık Ömer Osman İmam Ali Tutsun sâdık ervah güzeli Ism-i esmasında Ömer-ül Faruk İdrâki cem etti ilm-i erkânı Her âzâda idi erlik nişanı Dar gününde müddet ister Sümmani Ecel kavgasında Ömer-ü Faruk...>> Her zaman hakkımı vasfeden vasfın Her zaman hakkımı vasfeden vasfın Âlemde hattat olsa yazamaz resmin Cümle eşyalarda vird olur ismin Zemin sahrasında Ömer-ül Faruk Şerefinden meftundur çark-ı felekler Zeminde nebatat suda semekler Müştaktır cemâlen ins ü melekler Feyzi kimyasında Ömer-ül Faruk Teslim kalasında fethini gördüm Kim der ki o nûr-ı zâtını gördüm Cümle mevcudatta methini gördüm Dünyada ukbâda Ömer-ül Faruk Serdârı sultandır her bir esrarda Her saat her nefes huzûr-ı yârda Kabul-ı yâr olmuş seyr-i settârda Tastik-i zâtında ömer-ül Faruk Çar-ı yârdır sana ezel ezeli Sıddık Ömer Osman İmam Ali Tutsun sâdık ervah güzeli Ism-i esmasında Ömer-ül Faruk İdrâki cem etti ilm-i erkânı Her âzâda idi erlik nişanı Dar gününde müddet ister Sümmani Ecel kavgasında Ömer-ü Faruk...>> Hevâ' u hevesten geçmek isterim Hevâ' u hevesten geçmek isterim Beni bana komaz divane gönül Geceyi gündüzden seçmek isterim Beni bana komaz divane gönül Kendimi mizana vurmak isterim Hayrımı şerrimi görmek isterim Aklımı başıma dermek isterim Beni bana komaz divane gönül Dünyaya gelenler gelir ölmeğe Görüp birbirinden ibret almağa Hercaî sevmeden fârig olmağa Beni bana komaz divane gönül Beni sevmeyeni düşman bilirdim Sevene canımı feda kılardım Vücudun şehrine sultan olurdum Beni bana komaz divane gönül Sümmani der derdim bildirmez idim Bîvefâya gönül aldırmaz idim N'ideyim düşmanı güldürmez idim Beni bana komaz divane gönül...>> Hülâsa severim değildir yalan Hülâsa severim değildir yalan Beyim tasdik ile dilimde değil Tez yetiş bağını ederler talan Bir sadık muhibbim yanımda değil Acep ne şekildir şu sizin eller Gelsek çöl Narman'a bize ne derler Âlemin bağında öter bülbüller Ben gülüm bülbülüm yanımda değil Bülbül olsam daldan dala uçmasam Haram olsun yâdellere göçmesem Serden geçip ikrarımdan geçmesem Velâkin irade elimde değil İsmin izhar etsem yâd alır haber Sinem perişandır aklım derbeder Mücevher kolbağı zernişan kemer Her daim yastayım belimde değil Sen bana âşıksın ben sana canan Gûş ver cevabıma âh eyle figân Merhametin yok mu ey dertli Sümman Mürüvvet merhamet zâlimde değil...>>
__________________
Incinsen de Incitme!!
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Katılımcı Üye
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 77
Tesekkür: 45
46 Mesajina 90 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19 ![]() ![]() |
İflah olmam ben bu dertten ölürüm
İflah olmam ben bu dertten ölürüm Derdime bir çare bul kara gözlüm Korkarım ki gurbet ilde kalırım Bana görünmüyor yol kara gözlüm Ayrılık belâsı geçti başımdan Uzak düştüm sevgilimden eşimden Günde kaç çift mendil dolar yaşımdan N'olur bu yaşım sil kara gözlüm İnliyor derdinle bu gönül sazı Ayrı yerde ettik baharı yazı İnanma gel buna bu düşman sözü Bize hasettirler bil kara gözlüm Gönül behçesinden güller dermişsin Yârim beni düşmanlara vermişsin Duydum yine ele gönül vermişsin Ya nice söylersin gel kara gözlüm Gurbet illerinde gönül yâr ister Usandı bu yerde başka yer ister Kem gözlerden ırak bir diyar ister Bizleri görmesin el kara gözlüm Dilde âşık diye söylenir adım Sana kavuşmaktı bütün muradım Hasretin güç imiş şimdi anladım İşte böyle böyle hal kara gözlüm Ömrümün belirsiz gece gündüzü Canıma kâr etti ellerin sözü Düşmanlar bakıyor ayıra bizi Gel uyma onlara gel kara gözlüm Gelen yoktur seni kimden sorayım Bilen yoktur sağlığını alayım çok isterim bir yol yüzün göreyim Aramızda dağ var bil kara gözlüm Sümmani kaç yıldır yüzün görmedi Senden bana doğru haber gelmedi Korkma henüz gonca gülüm solmadı Nasıl derse desin el kara gözlüm...>> İkaz ol ey ehl-i iman İkaz ol ey ehl-i iman Bu demlerde delâlet var Bu yolda çün halk-ı cihan Fikirlerde nedamet var Ne kardeş kardeşe ülfet Ne kaldı doğru Cinsiyet Ne nebatta da bereket Ne dimağda bir lezzet var Ne bayda Hac ile zekât Ne yoksulda var kanaat Ne âşıkta doğru hizmet Ne avamda merhamet var Ne vaiz sürer düz râhı Ne dinleyen eder âhı Ne silahşorun silahı Ne hedefe isabet var Ne pehlivanda var kisbet Ne erlerde şecaat var Ne hükümette nerhamet var Ne mazlumda müracaat var Ne yolda var ehl-i hüner Olanlarda kesti kenar Ne şavk üzre yanan fener Ne yakanda halâvet var Ne evlat ataya bakar Ne ona ciğerin yakar Ne çiçekte koku kokar Ne koklayanda kuvvet var Ne kaldı erbâb-ı namus Ne âyâl mülkünde mahbus Ne muhipte kaldı hulus Ne akrayaba hürmet var Sûmmani sen senden ara Gayriyi çekme berdara Hele n'oldu bundan sonra Günden güne rezalet var...>> İlde arif çoktur methetme ânı İlde arif çoktur methetme ânı Sen de o ahvalde boyanmak lâzım Onlar ne veçhile buldu cananı Cananın çevrine dayanmak lâzım Fikrinden devreyle bu ham hayali İller kapısında bulmazsın malı Âlimler ki olur ayardan hâli Huzur-i Bâri'de uyanmak lâzım Elde baki değil aldanma varlık Varlık pazarında çekersin darlık Serdar huzurunda olmaz serdarlık Serdarın emrine inanmak lâzım Sâkîden mest almış mestane isen Terk-i ziynet eyle divâne isen Gönül semâsına pervane isen 0 yârin uğrunda hep yanmak lâzım Fakir Sümmani'nin nedir efkârı Acep fehm etti mi perverdigârı Eğer bulam dersen vasl-ı dildârı Ondan gayrısından usanmak lâzım...>> Kahpe felek sana n'ettim n'eyledim Kahpe felek sana n'ettim n'eyledim Gelen günüm giden günden kem geldi Cehd ettim kurtaram gamdan kederden Felek her gün üzerine zam geldi Vasfetmek imkânsız çektiğim zarı Hicran yatağıyam gam tarumarı Gönül mahbusunun gözleri sarı Ah çektikçe gözlerimden nem geldi Bu benim mahlasım Sümmani bîçâre Açıldı sinemde bin türlü yâre Ervâhi ezelde bu bahtım kare Dertlilere bu gözlerim tam geldi...>> Kalkın verin şu âşığın sazını Kalkın verin şu âşığın sazını Nasihat eylerse tutun sözünü Ejderha misali açmış ağzını Korkarım yutacak yer beni beni Şimdi menzilimiz yüceden yüce Çok mesârif edip gireyim borca Malımdan bir altın üstüme harca Zemzemli kefene sar beni beni Yaktı yüreğimi şu hasret âbı Akıttım gözümden kan ile âbı Avuçlayıp yerden alın türabı Savurun başıma vay beni beni Sümmani dünyadan uçmuş gidiyor Ecel şerbetinden içmiş gidiyor Cümle yaranların kalmış gidiyor Mahşer'de görürsüz siz beni beni...>> Kemâline erer her nebatatı Kemâline erer her nebatatı Kalmaz güzelliğin şanı şöhreti Dokuz mâh ekilir olur kıymeti Devletten dûr olan kazana döner Bülbülü kondurmaz gazelli bağlar Güzeller goncası âh eder ağlar Çimeni bozarır sefalı dağlar Sürüsün kurt yemiş çobana döner Sümmani ne güne söylüyor destan Bir yanı ukbâdır bir yanı cihan Asılsız güzellik temelsiz mekân Kabulü kıt olan insana döner...>> Kendinden bî haber dem vuran insan Kendinden bî haber dem vuran insan Bilmez misin bende ne ham hayal var Etme bir kimseye kadirli ziyan Havf eyle Allah'tan bunda vebal var Sen seni yazıkla var ise pfrlik Pîrlik menzilinden uzaktır dirlik Kimsenin hakkında etme kadirlik Hakkı hak edecek Cebbar celâl var Sümmani düşüben bu şem'e yanma Kabulü kıt isen işit inanma Bu meşrep demini vefalı sanma Şimdi nihai amma sonu melil var...>> Keşfin damarına nazar eyledim Keşfin damarına nazar eyledim Bir makamda ruhi revan yedidir Sırrı gaybı ile pazar eyledim Bir hacerde mahpus var can yedidir Çün kâbedir bu cihanın binası Vefasızdır bu dünyanın hanesi Yeşil zebercetten nûr âlem nurdan Ziynetlenmiş ta asuman yedidir Dünya bir melekte melek hacerde Hacer serde sersem nerde ne yerde Semek deryada da derya rüzgârda Bağlanmıştır anda mesken yedidir Altından gümüşten ne güzel dürden İnciden mercandan lâl ü gevherden Yeşil zebercetten nur âlem nurdan Ziynetlenmiş ta asuman yedidir Yedi kat üstedir yedi kat gökler Yedi kat gök oldu yedi de yerler Yerler mahlûkuna gör ki ne derler Her birinde yurdu mesken yedidir Sümmani bir gedâ kırklar göçünde Altı yedi hesabım var içinde Altı bin altı yüz altmış altı içinde Hangi başta harfi noksan yedidir...>> Kimden aldın veren kimdir Kimden aldın veren kimdir Sohbeti teslim edersin Gel adû ekberin sindir Şöhreti teslim edersin Tanıdın mı yâr-i garın Bildin mi zararın kârın Elden çıkar ihtiyarın Kuvveti teslim edersin Anın farzı sünnetinde Karşı gelir ahretinde Hain olma hizmetinde Nöbeti teslim edersin Sülük etme haram kâra Götürür düşürür dara Kabirde akrebe mâra Ceseti teslim edersin Yılan akrep yer tenini Çürütür nazik bedeni Çekerler mizana seni Sirkati teslim edersin Sirkat çeker mizanına Çıkarsın dost divanına Senin sana isyanına Isbatı teslim edersin Isbat olursa isyana İtiraz kalmaz lisana Tamuda ceza-yı cana Zahmeti teslim edersin Zahmette Sümmân günahkâr Yetişse Ahmed-i Muhtar Sevdiği kuluna Gaffar Cenneti teslim edersin...>> Kimden sual edem kimden öğrenem Kimden sual edem kimden öğrenem Canana ulaşan yol kapısını Cananım var iken ben kande gidem Canandır gösteren hal kapısını Bir dilber sevmişem göze görünmez Bahçıvansız bağın gülü derilmez Yağma yoktur sır şehrine girilmez Girmek ister isen bul kapısını Fazilet kemâlat maksuda yoldur Halk eden Haliktır halk olan kuldur Muhabbet aşkıyla gönlünü doldur Kapa kemlik denen sol kapısını Hissemend olmazsan ehl-i ariften Her zaman çıkarsın doğru tarikten Bihaber gezersin şer'i şeriften Ya nerden öğrendin yol kapısını Âşıklar maşuka boyun eğerler Ahd ile sadakat gösterir erler Bir olur gelir kapın döverler Eğer dövmüş isen el kapısını özün dûr eyleme sahip kemâlden Rıza talep eyle ol Zülcelâl'den Kesbf ticaret et daim helâlden Uzatma harama el kapısını Her belâya tahammül kıl şükreyle Her nefeste Yaradan'ı zikreyle Her kelâmı derununda fikreyle Açma mâlâyânî dil kapısını Sümmani bihaber gezdiği râhtan Asla kurtulmadı hicrandan ahtan Her ne ister isen iste Allah'tan Yanılıp da çalma el kapısını...>> Kuru dava ile irfanlık olmaz Kuru dava ile irfanlık olmaz Huzuru arife irfana karşı Candan geçmeyince canan bulunmaz Bezl-i can etmeli irfana karşı Güzel güzel gerek ezel ezeli Güzelin kadrini bilenler veli Hâsılı olur mu kirşan güzeli Şevki lâ değil mi hûbana karşı Bülbülsüz deminde gülün mahbus et Uzatma harama elin mahbus et Âlem huzurunda dilin mahbus et Katre dalga vurmaz ummana karşı Maşuktan âşığa bulunmaz hile Velâkin çektirir babından bile Ne kadar bulunsa kevkepte bile şavlu ziya vermez tâbâna karşı Sümmani ezelden neye bahsin var Ya neye meftunsun ne hevesin var Dilbere müştaksın elde nesin var Desti boş gidilmez cânâna karşı...>> Lâle sümbül mor menekşe Lâle sümbül mor menekşe Kokusu yârime benzer Al giyinmiş baştan başa Nakısın yârime benzer Sevdiğim şahin bakışlı Sfmâsı nevruz nakışlı Kalem kaş keklik sekişli Yürüyüşün yârime benzer Yârim kaşların hilâli Mest eder lebîzülâli Gözleri şahin misâli Bakışın yârime benzer Seni gördüm oldum kârlı Sensin şehr-i Bedahşanlı Sevdiğim Mina gerdanlı Duruşun yârime benzer Kimi yaya kimi atlı Sfması günden suratlı Olmuş Sümmaniden dertli Ağlasın yârime benzer...>> Layık mı ta idrâkine Layık mı ta idrâkine İftihar gele hâr gele Ciğeri hûn bahar çeşmine Belki dar gele dar gele Elverir gezdim bihaber Konmadı gûşuma eser Bağ bozuk perişan şecer Nice bâr gele bâr gele Hûn oldu bağrım büsbütün Eflâke dayandı tütün Aldandım bulması çetin Nice zâr gele zâr gele Gönül gözler mahbub hani Mahbub der maşukun tanı Dolaşma yanlış gülşeni Sanma hâr gele hâr gele Bilmem zahir nihânını Ararım tercümanını Beklerim hem kapanını Belki kâr gele kâr gele Sümmaniiçtin aşk badesin Sever misin âh abasın Beklersin seher meyvasın Belki yâr gele yâr gele...>> Lütfeyle efendim sen benim şahım Lütfeyle efendim sen benim şahım Bir kul azat etsen n'olur efendim Tütünü eflâke dayandı ahım Herkes ettiğini bilir efendim Bunca sefa nedir ne dem hanedir Babında biçâre kul divânedir Benim derdim bana hapishanedir Hasrette bir kulun ölür efendim Kulundur Sümmani koyma zahmete Sahavet kânfsın gel merhamete Yamandır sultanım söyleme hata Gaybını illallah bilir efendim...>> Merhem kabul etmez aşkın dikeni Merhem kabul etmez aşkın dikeni Ten içinde cana bata göresin Damlasa dimağa bir katre nemi Dalgası ummana kata göresin Neden fark edersin nâmert cömerdi Bilen fikir yüz bin renge bölendi Gel ey dertsiz kolay sanma bu derdi Derdin dert ehline çata göresin Şıtâ bulmaz bizim bağın sümbülü Nevrağını tebdil etmez var gülü Gönül bahçesinde aşkın bülbülü Ah u efgan ede öte göresin Bir dilber sevmişim misl-i lâ-nazir Edalı cilveli hükümdar vezir İlm-i ledünnfnin bahridir Hızır Yed'inden ol yed'i tuta göresin Bu halde esrar ne göster nişane Bilmem sermest mi var yoksa divane Ademî Safiyullah cedden bu yana Âdet mi bu günü nasıl göresin Bu ticaret hangi kârda bulunur Az avratta çoğu erde bulunur Ne aselde ne sükkârda bulunur Bağında bir yemiş bite göresin Sümmâniyem her mesleğim harâbî Ne Acemem ne Türkem ne de Arabf Beni serhaş etti aşkın şarabı Sen de bu lezzete yete göresin...>> Metaımdan alan gelsin Metaımdan alan gelsin Dersim deryadan almışım Bu gün aşkın pazarıdır Veren Mevlâ'dan almışım Salâtı farzı sünneti İmanı dini gayreti Cümle mezhebi milleti Açan künyâdan almışım Ziyansız söyleyen dilden Seherlerde esen yelden şâd-ı Fırat akan Nil'den Gelen dalgadan almışım Dilde fikrettigin zaman Demesinler ki bu noksan Ben bu dersi tamam doksan Dokuz Esma'dan almışım Sümmani cemâlim cimdir Muradın elifi mimdir Sorsalar mürşidin kimdir Hızır Baba'dan almışım...>> Mevlâm ikrar etti geldim cihana Mevlâm ikrar etti geldim cihana Gözüm açtım nail oldum o burca Kâmil oldum Hak kelâmlar okudum Elifi hat ile yazdı o burca Yazılmış alnıma kara yazılar Talip olan kalkar nam arzular Yeryüzünde yol kalkmıştır gaziler Arş yüzünden bir yol çıkar o burca Sümmaniyim ben de Hakk'a tapmışım Kırklar meclisinden hisse kapmışım Eğer Kabe ise ben de yapmışım Muhammet miracı çıkar o burca...>> Meyl-i haris olma âdu ekbere Meyl-i haris olma âdu ekbere Kalır can bedelin tu kapısında Bezl-i vücut eyle nûr-i muhtara Gönül aynasını yu kapısında İbret için nazar eyle cihana Ebe ecdadına n'oldu efsane İblisini bağla Gani Yezdan'a Gezme felan filan su kapısında Kalbi pâk olanın hulûsu hastır Âşığı mâşuğa çeken ihlâstır Nefse aldananın aynası pastır İsyanı pâk olmaz su kapısında Sümmani bu bahre dalmak istersen Derûnan bir merhem çalmak istersen Canın yananını görmek istersen Teceli gösterir Hu kapısında...>> Muhabbet şehrinde açtım bir tarih Muhabbet şehrinde açtım bir tarih Dediler anlasan ne pazarlık var Âdet mi müştaklar olalar farık Aşk şehrinde gör ne bergüzarlık var Ben zarından ezel aldım yaramı Yâr yaremden izhar etti çâremi Dost babında yok değildir hâremi Kim kurtarsa kendin nâmurdarlık var Aşk şehrinin gulamları boş değil Boş olanın arzumânı aşk değil Râhı sermset olmayanlar hoş değil Garibin dağında rûzigârlık var Sen senin âdûyu hacalet eyle Âdûnun hasmiyle muhabbet eyle Gençliğinde yatma ticaret eyle Devran elden çıkar ihtiyarlık var Kâh dert nutkunu çıban zannetme Gösterdiği yolu kaban zannetme Her gördüğün hûbu hubân zannetme Sonra hesabında zehr-i mârlık var Her binaya ezel temel isterler Temele münasip kemâl isterler Haset nesep sormaz âmel isterler Der Sümmani sanma sîm ü zârlık var...>> Mürşid-i kâmile eyledim hizmet Mürşid-i kâmile eyledim hizmet Kâh olur ki cüz'i erkân bizde var Erenler babından olursa himmet Kâhi zahir kâhi pünhan bizde var Tarih seksen dokuz aşkım aşikâr Kudretin rahiyle eylerim tayyar Ve kendi malımla olmuşum tüccar Hikmet-i pîr lütf-i ihsan bizde var Baki mahbup sevmek aşk ile bu can Elimden ne gelir Mevlâ'dan ihsan Ben şeref gözlemem söyleye cihan Bana kalsa üç beş yaran bizde var Cümleden ednadır geda-yı Sümmân Elimden ne gelir Mevlâ'dan ihsan Katreden katreyim değilim umman Bazı olur cüz'i umman bizde var...>> Nasihat alana edem bir öğüt Nasihat alana edem bir öğüt Kendini bilmeyen kuldan uzak ol Yoklamadan geçme dere tepeyi Dibi görünmeyen gölden uzak ol Yiğit isen bozuk ahvalde kalma Meslek buldum diye fakiri yolma Nasihat istersen hiç göğüs dövme Bir karıdan gelen maldan uzak ol Bazı köşeleri sevmezdim hele İhtiyar sakallı başa bir belâ Daima getirir işine (bir) hile Aslı veled başı kelden uzak ol Sümmani sen kendin doğru ize düş Âşık isen bir alışkın saza düş Evlenmek istersen bekâr kıza düş Yıldızı sararmış duldan uzak ol...>> Ne mekândan geldin ne mekândasın Ne mekândan geldin ne mekândasın Evvel gözünü aç özünü tanı Masiva deminden ne devrandasın Saptırma râhını izini tanı Hidâyet eliften lütuf mimdendir Zihnin ikaz eden fehmet cimdendir Nutuk nerden gelir cevap kimdendir Derununda hallet sözünü tanı Varıp nadan ile söz söze çakma Meyl-i ağyar olup ciğerin yakma Dosta can feda kıl gayriye bakma Yâri gösterenin gözünü tanı Hiç kimseye yoktur hilesi yârin Şimsiden şuleli şulesi yârin Mest eder müştakı cilvesi yârin Agâh ol sırrına razını tanı Sevdiğim mahbuba arzu can isen Sümmani sevenin sen kurbanıysan Misl-i lâ dilberin âşıkânıysan Var pîr-i mugânın kızını tanı...>> Ne yüzden terk ettik mülk-i irfanı Ne yüzden terk ettik mülk-i irfanı Muhabbet ne oldu vefa nic'oldu Onuncun unuttum cümle cihanı O yerde sürdüğüm sefa nic'oldu Nice deryalarda pazar açardım Nice demler ile devran geçirdim Nice ahbablarla kondum göçerdim Eğer sefa eğer cefâ nic'oldu Sümmaniyim düştüm âh u figâna İtibar olur mu aklı noksana Adûlar elinden kaldık amana Cümle demler oldu hava nic'oldu...>> Nesine aldanam fani dünyanın Nesine aldanam fani dünyanın Daha bundan böyle rahat mı kaldı Tutalım babını vahdet hanenin Andan başkasında lezzet mi kaldı Tenden çıkan ruhlar nerde saklandı Herkes derecesini aldı laflandı Usûl inceldikçe din zayıfladı Erkânına doğru millet mi kaldı Gün be gün devroldu bu devr-i cihan Gelen konar konan göçmekte neman Kime iyilik etsen o olur düşman Hiç kimsede helâl nimet mi kaldı Binde bir varan ilimin bendine Cihan dökülmüştür igva fendine Erdem kalan der ki benim kendine Arife kâmile rağbet mi kaldı Çok İslâm terketti savm-u salâtı Baylar işlemezler hac u zekâtı Yalnız dilde kaldı bir şahadeti Ona hulus ile dikkat mi kaldı Cevabın izhar et gûş-i ağyara Hava vü hevese olma tayyare Tarih bin üç yüz müddetten sonra Ataya hayreden evlat mı kaldı Sümmani dünyadan aldın mı şikâr Eyvah ömrüm geçti esti rüzigâr Dedim vahdet köşeyi kılam ihtiyar Bilmem yenilmemiş kısmet mi kaldı...>> Nice odlanayım nice yanayım Nice odlanayım nice yanayım Deli gönül bir elaya bağlıdır Özü şirin kindisi bir nevcivan Kirpikler ok kaşı yaya bağlıdır Oturmuş şâd verir kendi özüne Can dayanmış cilvesine nazına Taramiş zülfünü dökülmüş yüzüne Gözleri gülerken aya bağlıdır Cana yetti o cilveler eğmeler Tarif etsem anlayamaz değmeler Kılaptanlı gömlek beyaz düğmeler Sanırsın ki bulut aya bağlıdır Sümmani yenice buldu bir devlet Gönül değmelerle eylemez ülfet Eski bir vefadan kalktı muhabbet Gönül şimdi bir dâvaya bağlıdır...>>
__________________
Incinsen de Incitme!!
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Katılımcı Üye
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 77
Tesekkür: 45
46 Mesajina 90 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 19 ![]() ![]() |
Nokta nokta dökülüptür yüzüne
Nokta nokta dökülüptür yüzüne Zülüflerin elden ele düşüptür Siyah zülfün misk ü amber kâkülün Bölünmüş gerdandan bele düşüptür Sevdakâr düşmüşüm olmuşum sersem Yaran yoldaş ister bu gönül her dem Onulmaz yarama eylesin merhem Yaralarım elden ele düşüptür Sevdiğim bezendi ipekler ile Al kırmızı mercan yelekler ile Huriler periler melekler ile Gönül şimdi halden hale düşüptür Der Sümmani şimdi zamane böyle Ferhat'a şirin'i Mecnun'a Leyla Usta avcı ise saydıbaz eyle Seherde turnalar göle düşüptür...>> Nûr-ı ziya olsa olmaz zülümat Nûr-ı ziya olsa olmaz zülümat Dünyada ışığı göz neden alır Tende mi canda mı söyle marifet Dil tekellüm eder söz neden alır Taktire ne yapar kuvvet pazusu Hâşâ bozulur mu taktir yazısı Yemek içmek uçmak nefsin arzusu Vücutta ervahın saz neden alır Sarıda yeşilde alda eğleşmez İncide mercanda lalda eğleşmez (yalda evlatta malda eğleşmez Bu gönül kararı haz neden alır Sümmani vafettin sen bu eş'ârı Bunu halletmektir erlerin kârı Kürre-i arzdadır şıtâ baharı Bu vücut iklimi yaz neden alır...>> Olmasa bir canın madeni hâsıl Olmasa bir canın madeni hâsıl Onu kaynatmayı zer kabul etmez Müminin mir'atı hiç kapar mı is Kâmilin aynası kir kabul etmez Kâmil olan kâmil sözün gûş eyler Şarabı vahdetten dolu nuş eyler Her adama esrar verme fâş eyler Her adam özünde sır kabul etmez Kişide olmazsa aşkın eseri Canan ellerinin olmaz haberi Meyvesiz bil selvi denen şeceri Yaprak açar ama bâr kabul etmez Ne kadar da ahde vefayım dese Cümle derde hazâ şifâyım dese Kişi dava ile Musa'yım dese Velâkin huzuru Tûr kabul etmez Doğruluk babında şifâdır sille Velâkin eğriyle çektirir çile Şerik arasına girerse hile Gün be gün yıkılır kâr kabul etmez Sümmani bu derdin sermayesidir Aşk pfr-i mügânın hedâyesidir Gönül dosta varmak bahasıdır Kuru dava iie yâr kabul etmez...>> Osmanlı yurdundan azm-i rah ettim Osmanlı yurdundan azm-i rah ettim Nasip kısmet için nane gelmişem On dört yıldır oldum şem'a pervane Onun için yana yana gelmişem Dost iline varmak şeref dediler Dertliler haline aref dediler Seni aşk ehline sarraf dediler Kıymet içine gevher kâne gelmişem Ezelden huddamın elifi baya Hak kulun emeğin vermesin zaya Bir can borçlu idim Bâr-ı Hûda'ya Vermik için can kurbana gelmişem Kaza-i Narman'da söylenir adım Otuz cüz Kur'an'ın kalbi küşadım Usta ile ülfet etmek muradım İster isen imtihana gelmişem...>> Öyle bir asra geldi devrimiz Öyle bir asra geldi devrimiz Neye baktım o âlette leke var Eğer yanlışımız eğer doğrumuz Hali değil her cihette leke var Sakiler bağladı sehâvet babın Tanıklar vermiyor doğru cevabın Fakirler yüzünden atmış nikâbın Eylediği kanaatte leke var Sümmani zayıftan sen bu hal ile Ekserimiz bütün ham hayal ile İmanlar mihrapta gönlü mal ile Erkân bilmez cemaatte leke var...>> Sabah seherinde çıksam niyaza Sabah seherinde çıksam niyaza Bülbüller kumrular başlar avaza Bir yiğit sıdk ile dursa namaza Cennet libasları giyer sabahtan Cennetin bağında al güller biter Güllerin dalında bülbüller öter Şol gani Mevlâ'mız âleme yeter Herkese bir kısmet verir sabahtan Küçükten okudum elifi ba'yı Âlâ bilmişizdir gani Mevlâ'yı Geceye halk etti yıldızı ayı Onlar aşar güneş doğar sabahtan Der Sümmani benim canım üzüldü Ak alnıma kara yazı yazıldı Kefenim biçildi kabrim kazıldı Dostlar ağlar düşman güler sabahtan...>> Sabavetten ben bu ana gelince Sabavetten ben bu ana gelince Sermaye eyledi ahi mim bize Can içinde cismim canan eyledi Ne demde gösterdi vahi mim bize Sarraf gevherini parlatmak ister Hain müştakını göstermek ister Zâlim geniş babı daraltmak ister Ne cezayla açtı râhı mim bize Şer'i şerif hükmü bilenden virdi Şahlar şahı buna ezelden verdi Ebubekir Ömer Ali'den verdi İzhar etti nişangâhı mim bize Osman-ı Zinnureyn derdi Kur'ân'dır Yâri kadimlerin feyzi sultandır Onların her nutku bize sultandır Vermedi mi Zikrullâhı mim bize Ta'n eyleme zait bunda ne efkâr Ilm-i ledunniden eyledim izhar (lim haznesinde Hazret-i Muhtar Göstere kim vecullâhı mim bize Sümmaniyem âşık fakat aşkım yok Dilim dara eder elde meşkim yok Ben fakirim yâre lâyık köşküm yok Mihman eyle padişahı mim bize...>> Sahavetten beri gam kederliyim Sahavetten beri gam kederliyim Aşkın otağında gönül zârlıyam Bana had vurana vefâdarlıyam Cürme gavvâs yazmış hocalar bizi Karışma hikmete ey ahmak kişi Değildir kulların alış verişi Emeksiz seçerin olmaz yemişi Nerye müştak etmiş geceler bizi Sümmani gönlünde figân benimdir İrade kulundan ihsan senindir Kime ne yapayım isyan benimdir Bend eylemiş harf-i recalar bizi...>> Sen bir şehzadesin ben bâb-ı gedâ Sen bir şehzadesin ben bâb-ı gedâ Maksudun âlemden baç almak mı var Elimden ne gelir can edem feda Buna tekdir tazir gücenmek mi var Ehl-i sır esrarın verir mi yâda Elbet bir sahip var erişir tada Mevlâm sana vermiş bir çift şehzade Gönül devranında gencelmek mi var Sende eksik değil mal ile devlet Hepsi mükemmeldir yok noksaniyet Muradın maksudun makamın Cennet Yoksa Beytullâh'a hac olmak mı var Ne dedim lâ dedim kalmadı takat Halimden bilinsin şah-ı vilâyet Vali paşamıza terfiye meslek Hükm-i Âli Osman'da yücelmek mi var Her ne dedim ise dedim nafile Ne yapsın Sümmani gelmiyor dile Sever sevdiğini efendim bile Kalıp bir yastıkta kocalmak mı var...>> Sen de bildin ben bu derde düşmüşüm Sen de bildin ben bu derde düşmüşüm Hükmedip üstüme gelirsin fare Isıtmanın alevinden yanmışsam Zannedip alevinden üstüme gelirsen fare Görmedim sen gibi kalbi pakılı Mevlâm sana vermemiştir akılı Görmedin mi burda bunca tahılı Yedin de fesimi gülersin fare Nerden geldin behey zâlim budağa Gözlerin bakıyor sol ile sağa Sanki kâr eyledim ben bağa Yedin de fesimi gülersin fare Kediler kalbinden seni dilerler Seni yer de ağzın burnun silerler Köye gitsek üstümüze gülerler Yedin de fesimi gülersin fare Zâlim bu dağları sen aştın Sen de benim ile bade mi içtin Sümmani dedeye düşman mı düştün Yedin de fesimi gülersin fare...>> Sen sana sahip dânesin Sen sana sahip dânesin Adam ol gül-i rânasın Sahihsin sedef danesin Doğanda anadan gönül Adam olsan bahtı ulusun Yâr olsan yârin gülüsün Hangi bağın bülbülüsün Haber ver sebâdan gönül Teslim ol her emre inan Hal ehlin rengine boyan Elverir hayadan utan Şu fı'l-i fenadan gönül Memnun et sultanı hanı Hoşnut olur sultan Kani Ara bul ezel mekânı Seferet dünyadan gönül Derviş ol taşı teberi Dolanma böyle serseri Kaçır sen îd-i ekber Tendeki haneden gönül Gel Sümmân ara bul kârı Dolanma ağyar diyarı Özünde bul bûy şikârı Yâd etmesineden gönül...>> Sîrette surette olmazsam âdem Sîrette surette olmazsam âdem Korkarım künyalarda güç olur ismin Gam varlık değildir müflisliktir gam Müflis gider isen pûç olur ismin Avcı isen yanlış izi izleme Varıp ten miratın tozlama Onun bunun lokmasını gözleme Haneden babında aç olur ismin Bin iki yüz yetmiş yedide geldim Doksan dokuzunda dersimi aldım Bin üç yüz otuzda bergüzâr kıldım Var iken Sümmani nic'olur ismin...>> Sorma bir kişinin aslı neslini Sorma bir kişinin aslı neslini Tâ ezelden irfan olan bellidir Kâmile eyleme arif vasfını Sıtkı sâdık pinhan olan bellidir Hakikat babına gel bağla bendin Azrail destine verme kemendin Âlemde hâk eyle öz kendi kendin El sarraftır insan olan bellidir Sümmani gedânın maksudu settar Dameni mahbuptur arzusu hünkâr Her âşık da olmaz yâre fedakâr Canan için kurban olan bellidir...>> Şıtâ harbi gibi candan tipi var Şıtâ harbi gibi candan tipi var Eyyam hoş gösterir yazı çarşıda Enbiyâ bir yetmiş iki kapı var Kapıların hangi yüzü çarşıda Bir gül nihân olmuş gülün gönlünde Şeb-i yeldâdır bülbül gönülde Özü iskân olmuş kan iliğinde İkaz tellâlıdır sözü çarşıda Gör kime benziyor meskeni kaşı Dâmeni yeksanda şem'ada başı Dilerse yandırır ateşi taşı Ya niçin serindir gözü çarşıda Sanma ki bu hüner hal ile olur Mecnun yapar daim bal ile olur Hâ ehl-i her zaman hâl ile olur Bazı dükkân olur bazı çarşıda Gâh ibret gösterir gâh ibret arar Gâh kısmet gösterir gâh kısmet arar Gâh nefret gösterir gâh nefret arar Bilmeyen der hali sözü çarşıda Gâhi bahre uğrar semekse gezer Gâhi zemin semâ melekte gezer Gâhi ibret için dernekte gezer Bây olan fehmeder özü çarşıda Bin dilber sevmişem seksenlik boyu Yine taze tıfıl ağlarmış mûyu Sümmani sevdiğim erenler soyu Acaba ister mi bizi çarşıda...>> Şu karşı ki yüce dağlar Şu karşı ki yüce dağlar Acep bizim dağlar m'ola Kara yaslı benim anam Oğul der de ağlar m'ola Kabe'den gelir hacılar Yürekte çoktur acılar Evdeki çifte bacılar Kardeş der de ağlar m'ola Yol üstünde biten otlar Her gelen bizi öğütler Kavim kardeş koç yiğitler Yoldaş der de ağlar m'ola Nedir cürmüm nedir hatam Nice gurbet ilde yatam Ağ sakallı benim atam Oğul der de ağlar m'ola Sümmaniyem oldum talan Nice gurbet ilde kalam Bir küçücük Şevki balam Dadaş der de ağlar m'ola...>> Tarih seksen dokuz on bir yaşımda Tarih seksen dokuz on bir yaşımda Cem oldu başıma iş birer birer Onsekiz yıl sürdüm yârin peşinde Akıttım gözümden yaş birer birer Uyandım oturmuş pirler yanıma Yaktı bu sinemi aşkın nârına Çok zaman dolandım yârin ardına Döküldü ağzımdan diş birer birer Kahpe felek sana n'ettim n'eyledim Attın gurbet il'e garip eyledin Bu fâni dünyada zulüm eyledin Cûş ettin neminden yaş birer birer Görmeden dünyada bir şâdlık demi Gitti cıvan ömrüm gelmez encamı Elin sitem sözü feleğin kahrı Vurdu her taraftan taş birer birer Sümmani der: Hani benim otağım Günbegün budandı dalım budağım Devrolup devranım geçmeden çağım Diküldü dihenden diş birer birer...>> Tövbekar ol gönül tariktan çıkma Tövbekar ol gönül tariktan çıkma Şeytandan şefaat şifâkâr olmaz Terk-i salât ile oturup kalkma Konuşma puşt ile vefakâr olmaz Seyrettim dünyanın kalma kâlini Gözlerim kâmilin pür kemâlini Sakın alma bir zennenin dulunu Gönlü havadadır vefâdar olmaz Yoksulluk dediğin ömürler söker Katranı kaynatma olmaz (ki) şeker Aslı bozuk olan aslına çeker Aslı ham demirden mücevher olmaz Hissebend ol kâmillerin sözünden Gel kemâli kazan özü özünden Evlat düşse atasının gözünden Değil Mevlâ razı berhudar olmaz Fitne münâfıkın yeri mâr iken Bir kuluna güzel mevlâ yâr iken Evvelâ âdemin vakti var iken Sonra yoksul olsa gözü dar olmaz Laf edüp âlemde varın söyleme Eşim uygun deyu yârin söyleme Her olur olmaza sırrın söyleme Şimdiki insana beh pazar olmaz Kemâli var mıdır her bir gedânın Lezzeti yok mudur şirin sedanın Âhırı haraptır haramzadenin Çalıp çırpma ile kisb ü kâr olmaz Zâlimler içinden hicret et durma Ki hicret sendedir kimseye sorma Aslın zadegandır hiç kendin yorma Mezar taşı ile iftihar olmaz Bögörüp meydanda hasman olanlar Tövbe edüp yani pişman olanlar Ta ezelden sana düşman olanlar Sakın teslim olma kafadar olmaz Ah edip Sümmani sararıp solma Gelen Mevlâ'dandır kimseden bilme Sevilen bir yere çok gidip gelme Kesilir muhabbet itibar olmaz...>> Ustam bana iki üç harf okuttu Ustam bana iki üç harf okuttu Merak elif efkâr elif zâr elif Bu elifnen kimler baya yetişti Sahip elif üstat elif kâr elif Elim aldım gör ne çağa yetiştim Elifinen bir merağa yetiştim Bahçıvanlı elif bağa yetiştim Çiçek elif gerçek elif bâr elif Elifi bulanlar mim kapısında Mim vasıtası cim kapısında Ya bunlardan gayrı kim kapısında Hâkim elif hüküm elif dâr elif Elif be babında var leyl-i nehar Kulundur Sümmani âciz günahkâr Sığınmışsam sana Yaradan Cebbar Gör neler var kes bağrımı yâr elif...>> Varıp gidem bir kâmile danışam Varıp gidem bir kâmile danışam Belki benim şu derdimden bilen var Bir güzelin ateşine yanmışam Şu ah ile firkatine yanan var Duman aldı koca dağın başını Deyin nasıl şilem gözüm yaşını Gönül kalesinin mermer taşını Hicran kalemiyle yarıp delen var Derya kenarında ufacık taşlar Nedir bu feleğin yaptığı işler Deryada balıklar havada kuşlar Belki benim şu derdimden bilen var Der Sümmani Yârab gönlüm hoş eyle Ya bana ver sabır bağrım taş eyle Ya bir çift kanat ver beni kuş eyle Tez yetişem dost bağında talan var...>> Yahşi güzel olsa yaman deyilmez Yahşi güzel olsa yaman deyilmez Dostlar gönül her güzele eğilmez Aşk bağının ham meyvesi soyulmaz Miraç ehli olmak erişmek gerek Sevdiğim bir güzel kalem kaş ama Edalı cilveler ser nakkaş ama Güzelin sefası namı boş ama Evvelce uğrunda çalışmak gerek Perişan talihim ezel be ezel N'olur a vefasız biraz yola gel N'idem seni böyle n'idem a güzel Mürüvvet eylemek barışmak gerek Sümmani bu sever seni ziyade Nasıl bunu dille etsin ifade Yâr köyüne erişilmez piyade Binip aşk atına ulaşmak gerek...>> Yakın oldu ırak yerler Yakın oldu ırak yerler Şirindir söyleyen diller Dostun bağında bülbüller Ötmenin zamanı geldi Mailem dürdânesine Yangının pervanesine Herkes kendi hanesine Gitmenin zamanı geldi Hararet çoktur geçeyim Gönül uçmuyor uçayım Sar bir sigara içeyim Tütmenin zamanı değil Sümmânam fikrim bulandı Yaralarım pek sulandı Uykular fırfır dolandı Yatmanın zamanı değil...>> Yâr beni görmek istermiş Yâr beni görmek istermiş Düşte gör sevgilim düşte Bağrıma girmek istermiş Şaşda gör sevgilim şaşda Bülbül arz eder bağları Severmiş tıfıl çağları Yol eyle karlı dağları Aşda gör sevgilim aşda Ezelden benim esimsin Gece gündüz yoldaşımsın Sanki yuvamda kuşumsun Uçda gör sevgilim uçda Viran kaldı bahçe bağlar Aşılmaz karlıdır dağlar Gözlerim yâr için ağlar Yaşda gör sevgilim yaşda Artmaktadır âh u zarım Nedendir gitmez efkârım Gönül bahçesinde bârım Biçde gör sevgilim biçde Sümmâninin bahtı kara Sinesinde azar yara Bağında etmiş firara Kaçda gör sevgilim kaçda...>> Yâr kabul eyler mi benim nâmemi Yâr kabul eyler mi benim nâmemi Gözü yaşlı bekliyor mu hanemi Acep n'eylediler düşkün annemi Ondan yakın vefalarım var mıdır Hûn etti bağrımı gurbet ateşi Sallanır cananım düşmana karşı Görünmez sılanın toprağı taşı Göstermeğe dost ikrarın var mıdır Gözüme görünmez karye-i vatan Dertliler derdine ortaksın Sümmân Yârimi neyledin (ey) koca Bedahşan Ağlamadan başka kârım var mıdır...>> Yüksek cebellerin geç erir karı Yüksek cebellerin geç erir karı Bize yardım etsin cenâb-ı bari Birinci mendilde bir ölü arı Arar da bulurum benim beylerim Bir arz-ı hal verem hazret-i pfre Yâ Rabbi sen bizi koyma bu dara İkinci mendilde bir ölü pire Arar da bulurum benim beylerim Bunlar da terk etmiş vatanı yurdu Kimse bilmez nedir bunların derdi Üçüncü mendilde sirkenin kurdu Arar da bulurum benim beylerim Bîçâreler burda olmuşlar naşı Hiçbirinde yoktur aşkın ateşi Dördüncü mendilde bir elmas taşı Arar da bulurum benim beylerim Dertlidir Sümmani değildir naşı Her olur olmaza meyil bağlamam Pîrler sayesinde hilaf söyleme Gösterdiler pîrler bana beylerim Bîçâreler burda şaşıp kalmışlar Âh ediben sararuben solmuşlar Bu horuzu eskiciden almışlar Arar da bulurum benim beylerim Bu nasıl ahvaldir bu nasıl haldır Bu geniş dünyada burada dardır Rengini sorarsan tüyü de aldır Arar da bulurum benim beylerim Dilerim Mevlâ'dan yüzüz gülmesin İki yakaz bir araya gelmesin Son nefes diliniz selâ dönmesin Sümmani gördüğü bir horuz başı...>> Yüzüne hârâmi benler saçılmış Yüzüne hârâmi benler saçılmış Yâr ise can ister kulundan senin Hüsnünün baharı taze açılmış Emreyle dereyim gülünden senin Her zaman pâyine yüzüm sürdükçe İltifat edersin bizi gördükçe Var ol cihan içre dünya durdukça Geçmesin âdûlar yolundan senin Sen beni seversin gayretle ama Ben dahi severim ey melek sfma Bilirim âşıksın destinde hûmâ Bâz eksik olmasın kolundan senin Hakikatli yârsin bilirsin halden Hüdâ ayırmasın sen selvi daldan Söyledikçe sözüm tatlıdır baldan Âb-ı zülâl akar dilinden senin Sümmani kapında yabana atma Lütfeyle yaşımı sellere katma Bari gülmüş iken beni ağlatma Aman aman felek elinden senin...>>
__________________
Incinsen de Incitme!!
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| aşık, sümmani |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|