hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > MAKALELER(DİNİ ve SİYASİ) > Siyaset

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10. November 2015, 10:52 AM   #1
kuman
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23
kuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud ofkuman has much to be proud of
Standart

Alıntı:
ozkanates Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkler 2200 yıldır yazılı tarihteler.
90 yıllık reklam arasından sonra, 2200 yılda yaratılmış değerlerin ülkede karşılığı % 50.
Son 13 yıldaki tüm seçimler, 2200 yıllık değerlerin tehdit edildiği bir ortamda yapıldı.
Yani bunları savunun % 50 'nin konsolide olduğu, birleştiği koşullar altında yapıldı.

7 Haziran'da ise hiç bir siyasi baskı yoktu, ortalık sakindi ve oylar konsolide olmadı.
Bir kısmı 90 yıllık alışkanlıklar ne ise = gönlünde ne varsa oraya gitti = MHP + HDP.
Gidenler sadece ve sadece "AKP nasılsa tek başına iktidar olacak" oylarıydı.
8 Haziran herkesi birden şaşırttı. Başta MHP'ye oy verenlerin % 22 'sini.

1 Kasım sadece ve sadece "önce ülke sonra parti" oylarının dönüşüydü:

2011 - 49,95
2015 - 49,49

Bu kadar net!

Peki diğer % 50 ?
90 yıllık ara köklü alışkanlıklar üretti: Kemik oylar =,
"Türkiye batsa, Dünya batsa gene partime veririm" oyları =,
CHP % 25 + MHP % 13 + HDP % 7 + diğer % 5

Görüldüğü gibi, maksadı anlaşılmaz HDP oyları hariç,
Ne bir gram artan bir oy var, ne bir gram azalan bir oy var.
Çünkü hareket edebilen tüm oylar zaten hareket etti, AKP'ye.
Hareket edemeyen tüm oylar da zaten hareket etmemekteler.

Öncelikle şunu belirtmek gerek, AKP diye bir parti zaten yok.
Kökeni Refah'ın oyları % 8. Bunun % 1 i şu anki Saadet.
O halde AKP'nin kendi oyu sadece % 7.
Geri kalan hepsi zaten diğer partilerin oyları.
Başka deyişle, hareket edebilen tüm oyların adı AKP.


Peki neden bütün partilerin hareket edebilir bütün oyları birleşti?
Çünkü konu parti konusu değil, siyaset, inanç vs. konusu da değil:

Dağılan imparatorluk ve yükselen Batı,
Tüm dünyada olduğu gibi Osmanlı aydınlarına bir seçim yaptırdı.
Redd-i miras = geçmişle ilgili tüm bağları koparmak, batılılaşmak.

Aradan geçen 90 yılda, Türkiye artık dağılan bir imparatorluk değil.
Ve Batı da yükselen bir uygarlık değil. Kendi sorunlarını çözemiyor,
Kendi dışındakiler için ise en büyük sorun haline gelmiş durumda.

Özetle Türkiye artık bir yol ayrımında.
Batının örtülü mandası olmaya devam etmek,
Veya kendi yoluna gitmek, kendi yoluna gidenlerle birleşmek.
Ve işte budur 2200 yıllık değerlerin bu ülkedeki % 50 karşılığı.


Yükselmek isteyen Türkiye muhalefeti, gereğin tersini yapıyor.
Amerikan neokonlarının Türkiye bürosu olmakta devam etmek,
Örtülü mandayı korumak ve % 50 ile asla uzlaşmamak demek.
MHP'nin milli duruşunu bundan düşersek geriye kalır % 37.
Manda olayını bilmeyen veya bilip umursamayan bu % 37'yi
Aralarında bölüşünce, muhalefete iktidar umudu yok.


Ülkenin bölge bölge kopartıldığı haber veriliyor,
Ülkenin muhalefeti olan bitenin farkında bile değil.
Çünkü örtülü manda neyi isterse onlara onu göstermekte.
Mesela yılbaşı paketlerinde alkol ve sigara olsun-olmasın?

Neokonlar kendi çıkarları için her gün politika değiştirirken,
Onların takipçisi siyasetlerin güven kazanmaları imkansız.
O yüzden muhalefet neyi denerse denesin yükselemiyor.

Oysa seçimler iktidar mı muhalefet mi seçimleri değil,
Seçimler bağımsızlık mı örtülü manda mı seçimi.

Muhalefet partileri, muhalifler önce karar vermeli:
Türkiye kendi ayaklarının üzerinde durabilir mi,
Türkiye kendi gücüne güvenebilir mi?

Bu soruyu müspet yanıtlayamadıkları sürece,
Ve müspet yanıta uyumlanamadıkları sürece,
Her seçime %50 eksik girecekler.

Çünkü ancak bu yanıtın sonrasında,
Hangi rejim, hangi siyaset, hangi parti sorusu var.
yukarida 90 yil. Bagimsiz mandaci bati yanlusi gibi ifadeler ile su anlatiliyor;

Akit televizyonu, ölümünün 77. yıldönümünde Atatürk’ü hedef aldı. Akit TV'de Atatürk’e yönelik hakaret dolu ifadeler yer aldı.

Akit TV, Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını kaybettiği tarih olan 1938 için, "Zulüm 1938'de son buldu" ifadelerini kullandı.

Televizyon kanalı yayınladığı haberde, "Mustafa Kemal yıllar önce bugün öldü" diye yazdı. Mustafa Kemal'in, "Kamal" diye yazılması ise dikkat çekti.


Iste yukarıda ki yazi yuzunden ve 90 yil vurgusu yuzunden .
SSizlere ortak bir nokta da bulunamayiz.

Bu devleti sevmiyor olabilirsiniz, Ataturk u de sevmiyor olabilirsiniz, biz onu kimin sevmedigini bilecek kadar akilliyiz
Biz bu devleti ve bu devletin kurucusunun ne yaptigini nasil yaptigini, nasil calistigini, hayallerini de biluyoruz. Ama siz bilmuyorsunuz. Bilme imkaninizda yok.

Yani siz analiz ustune analiz yapin sobuc degismiyecek.
Biz herzaman oldugu gibi;
TAM BAGIMSIZ TURKIYE cumlesi ile yola devam edecegiz.

Ne Nato ne AB ne Avrasya ne Rusya.

Biz bize ogretilen ve iliklerimize kadar islemis Tam baginsizlik sozu ile sonuna kadar direnecegiz.....

10 Kasim bir anma degil Tam bagimsizligimiza duydugumuz saygidir.
kuman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
kuman Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (10. November 2015), galipyetkin (10. November 2015)
Alt 14. November 2015, 06:18 PM   #2
mert25
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 17
Tesekkür: 7
1 Mesaja Tesekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 0
mert25 will become famous soon enoughmert25 will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
kuman Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Biz bu devleti ve bu devletin kurucusunun ne yaptigini nasil yaptigini, nasil calistigini, hayallerini de biluyoruz. Ama siz bilmuyorsunuz. Bilme imkaninizda yok.
Peki o zaman madem bizler bilmiyoruz 1920 ile 1950 arasında olanları, bi zahmet siz yazın da öğrenelim neler olmuş o zaman diliminde?

Bu ülkede yalnızca Kur'an diyenlerin böyle bir saplantısı var. Bakın bakalım çevrenize, kaç tane Kemalist sizin gibi düşünüyor? Kaç tane Kemalist (Atatürk'e tapan kişiler) "Atatürk yaşasaydı gerçek İslam'ı getirecekti" diyor?

1920 ile 1950 arasında yaşananları aslında hepimiz biliyoruz. O dönemede hangi zulümlerin işlendiği bütün tarihi kaynaklarda mevcut, herşey bir yana güya demokrasi gelmiş, güya cumhuriyet gelmiş, güya kadınlara seçme seçilme hakkı verilmiş, peki muhalefete izin verilmiş mi? O dönemde yaşanan gizli oy, açık tasnif rezaletine ne diyeceğiz? Bunlar olurken birilerinin ülkenin kaynaklarını yağmalamasına ne diyeceğiz?

Atatürk galiba her akşam kurdurduğu rakı sofralarında Kur'ani hükümleri tartışıyordu etrafındakilerle? Ya da bu ülkeye gerçek İslamı nasıl getirebilirizi konuşuyorlardı o rakı sofralarında? Herhalde Muhammed de içki sofralarında salatı ikame ediyordu??? Yani bu bile size hiç bir şey anlatmıyorsa eyvah ki ne eyvah.

Sahi bizler o kadar saf mı görülüyoruz sizin tarafınızdan? Gelenekselcileri eleştirelim fakat öte yandan bu ülke insanına zulmedenleri de temize çıkarma gayretlerini bırakalım artık.

İsterseniz karşılıklı olarak 1920 ile 1950 arasında yaşananları resmi kaynakları ile burada paylaşabiliriz. Siz varsanız, ben de varım. Yaşanan her şeyi yazacağız kaynağıyla.
mert25 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
2015, analiz, seçim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:15 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam