hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > NÜZUL SIRASINA GÖRE TEBYîNÜ'L -KUR'AN İŞTE KUR'AN ve VİDEOLARI Hakkı Yılmaz > İniş Sırası ile Sureler > 92.Nisa Suresi

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 18. December 2014, 12:30 AM   #1
Hasan Akçay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Hasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud of
Standart

Savaşta ise asıl ihtiyaç olan şey askerlerin taktik, stratejik olarak kısada olsa bilgilendirilmesidir. Böylece belkide bu kısa toplantı-bilgilendirme yüzlerce askerin hayatını kurtaracak ve somut tevhidin başarısı için kazanımlar ortaya çıkacaktır.

Size katiliyorum. Savasta askerlerin ihtiyaç duydugu sey taktik ve stratejik hususlarda bilgi sahibi olmaktir. Ve brifing o bilgilendirmenin araci ve yöntemi olduguna göre sarttir. Cephede brifing olmazsa olmaz.

Bundan sonrasina lütfen dikkat.

O birifing KISA olursa da olmaz. Çünkü kisa bilgilendirme eksik bilgilendirmedir. Eksik bilgi ise sizin deyiminizle yüzlerce askerin ölümüne ve somut tevhidin mevziî yenilgisine yol açar. Basit bi sakincanin da ötesinde ölümdür, yenilgidir, felakettir.

Kisacasi Nisâ 101-103'teki SALÂT kisa bi toplanti yapip bilgilendirme anlaminda brifing olamaz.

Yüce Allah Nisâ 101'de
o salâttan kisaltmamizi sakincasiz (lâ cünâhe) saymis.
Yine de biz kalkip
o salât = brifing
diyecegiz.

Olmaz öyle sey.

Döne döne bunu anlatmaya çalisiyorum.
SALÂT
baska ayetlerde egitim ögretim ya da brifing olabilir ama
Nisâ 101-103'te asla.

Ordaki SALÂT tek seydir:
1 kiyam + 1 secdelik namaz.

Cephede
brifingimizden kisaltmayacagiz;
namazimizdan kisaltacagiz.

Bu kadar açik ve net. Muhteva Nisâ 101-103 oldugunda salât = brifing degildir.

GINÂ geldi söyleye söyleye ama
bi daha bi daha söylemek zorunda kaliyorum:

Cephede bilgilendirmenin
egitim ögretim adina uzatilmisi olmaz,
brifing adina kisaltilmisi olmaz.

Konu Hasan Akçay tarafından (18. December 2014 Saat 07:27 AM ) değiştirilmiştir.
Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18. December 2014, 11:33 AM   #2
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

90Bedevi Araplardan özür beyan edenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Elçisi'ne yalan söyleyenler de oturup kaldılar. Bunlardan Kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden biri olan kimselere, yakında çok acıklı bir azap dokunacaktır.

91,92Allah ve Elçisi için samimi oldukları takdirde, zayıflara, hastalara ve de harcamada bulunacak bir şey bulamayan kimselere, bir de kendilerini bindiresin diye sana geldiklerinde, “Sizi üzerine bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, Allah yolunda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzülüp gözlerinden yaş döke döke geri dönüp giden kimselere bir günah yoktur. İyilik-güzellik üretenler aleyhine bir yol yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

93Yol, ancak zengin oldukları hâlde senden izin isteyen o kimselerin aleyhinedir. Bunlar, geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Allah da onların kalpleri üzerine damga/mühür bastı. Bundan dolayı onlar bilmezler.

94Kendilerine döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki: “Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Allah bize, sizin haberlerinizden önemli haberler verdi.” Bundan sonra da Allah ve Elçisi işinizi görecektir. Daha sonra da görünmeyeni ve görüneni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. Sonra da O, size yapmış olduklarınızı haber verecektir.

95Kendilerine döndüğünüz zaman, onlardan mesafelenmemeniz için, size Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan hemen mesafelenin. Şüphesiz onlar kirlidir, pislenmiştir. Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.

96Kendilerinden razı olasınız diye size yemin ederler. Artık eğer siz, onlardan razı olursanız da, bilin ki Allah şüphesiz hak yoldan çıkmış o kimseler toplumundan razı olmaz.

97Bedevi Araplar, Allah'ın ilâhlığına ve rabliğine inanmama ve münâfıklık bakımından daha çetin; Allah'ın, Elçisi'ne indirdiklerinin sınırlarını bilmemeye/ öğrenmemeye daha yatkındırlar. Allah da, en iyi bilen, en iyi ilke koyandır.


Burdakiler 'İşte Kur'an Sitesi'nden alınmiş Tevbe Suresi ayetleri mealleridir.

Şimdi bir de şu çeviriye bakalım:
"Inananlarin hepsinin birden savasa çikmalari dogru degildir. Onlarin her kesiminden bir grubun dinde derin bilgiler edinmek ve sefere çikan topluluk geri döndügünde, korunmaları ümidiyle onları uyarmak için sefere çikmamalari gerekmez mi?" Tevbe:122.

Lütfen değerlendirip edindiğiniz neticeyi yazar mısınız.
Sonra ben de yazacağım.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (7. March 2019 Saat 09:21 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18. December 2014, 08:00 PM   #3
Araştıran
Uzman Üye
 
Araştıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 192
Tesekkür: 83
41 Mesajina 74 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23
Araştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud of
Standart

@galipyetkin değerlendirmeden önce şu soruyu sormak gerekir.Bahsedilen aynı savaş mı?Kuranı anlam bütünlüğünden koparıp tahlil etmeye kalkarsak doğru bir neticeye ulaşmamız mümkün değil.O yüzden tekrar sorayım bahsedilen savaş aynı savaşmı?Eğer aynı savaşsa bir çelişki var gibi fakat değilse çelişki yok.
__________________
Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır..ANKEBÛT - 51
Araştıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18. December 2014, 09:43 PM   #4
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sayın Araştıran.

1)-Yukarıdaki ayetler, genel esasları gösterir. Ve anlatılan da topyekün savaştır. Herkes malıyla canıyla savaştadır. Bunu Atatürk " hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" diye belirtmiştir.
Ve Ayetler hiç bir zaman anlatılarını hayali olgulara dayandırmayıp somut olgular üzerinden anlatmıştır. Ayetlerde bazı esaslar konmuş ise, bunları "Efendim bunlar şu olay için geçerli, şu olaya etkisi yoktur" diye tanımlayamazsınız. O günün bir olayı için analatılanlar sonraki her aynı olayın kurallarıdır.

2)-"Dinde derin bilgiler" Peygamber'in sağlığında ancak kendisinden; sonrasında ise dinin tamamını içeren KİTAP'tan edinilir.

Diyelim ki Peygamber hiç bir savaşa katılmadı.
Onun zamanında savaşlar bir, iki saatlik işlerdi. Ölen ölür, öldükten sonra dindeki derin bilgiler işine yaramaz. Sağlar ise derin dini bilgileri savaştan dönüşte Peygamber ve vahilerden(cumua salatlarından) veya savaşa gidememiş ihtiyarlardan sakatlardan veya kadınlardan nasıl olsa öğrenecekler.
İki, üç beş on, yüz saat, elli gün ayrı olmak gelişmeleri öğrenememek mi? Sanki iptal edilen hattın son tren seferi. (Sefer dedim de bazılarının anladığı gibi savaşa gidiş değil)

Kaldı ki Peygamber sağlığındaki her savaşa katılmıştır. Geride kalanlar dindeki derin bilgileri gaipten haberlerle mi elde edecekler.

Geride kalmanın mânâsı ne ola ki.

Bu tür çevirilerin amacı İslamda olmayan bir ruhban sınıfı yaratma ve savaştan kaçma çabaları olmasın?

Ne kadar olumlu olarak bakmaya çalışsan olmuyor.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (9. December 2017 Saat 10:28 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. December 2014, 03:18 AM   #5
Hasan Akçay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Hasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud of
Standart

Nisâ 101-104'te sözü edilen savasin ortami
ne zamandi, nereydi
ayetlerden tam anlasilamiyor.

Ama bazi ipuçlari var.

Örnegin
kafirler meyleten vâhıdeh-"bir saldiris"la
inananlarin üzerine çullanacak.

Inananlar bunun endisesi içindeler.

O yüzden
anilan salâttan kisaltmak gerekiyor, en taksurû mines salât

Ya aksam salâtidir bu
ya da sabah

çünkü

bu ikisinden baska
farz namazi yok.

Benim yorumum
sabah namazidir

çünkü

baskinlar
genellikle sabahleyin
gerçeklesir.

Bkz Âdiyât sûresi.

Yine örnegin
kafirler o baskini yapmislar.

Yapmislar ve yenilip geri çekilmeye baslamislar ki
104'te
inananlara

O toplulugu izlemekte gevseklik göstermeyin, lâ tehinû fîbtigâil kavm
deniyor.

Yine yorumum
sözü edilen
"Huneyn günü"dür.

Bkz Tevbe 25-26.

Mekke'yi inananlarin geri aldigi yil
"haccil ekber"den hemen sonra.

Konu Hasan Akçay tarafından (20. December 2014 Saat 04:17 AM ) değiştirilmiştir.
Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. December 2014, 03:32 PM   #6
Araştıran
Uzman Üye
 
Araştıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 192
Tesekkür: 83
41 Mesajina 74 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23
Araştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud of
Standart

@Hasan Akçay öncelikle secdenin manasının ne olduğu konusunda ihtilafımız var.Büyük ihtimalle sizde salatın namaz olduğu kanısını secde,rüku,kıyam gibi kelimelerin anlamlarına göre çıkarıyorsunuz.Eğer yanlış düşünüyorsam Salatın namaz olduğu kanısına nasıl vardığınızı izahatli bir şekilde anlatabilirmisiniz.Çünkü bu konuda kime sorsak Kuran a dayalı bir isbat bulamayıp hemen hadislere saldırııyor yada bu peygamberin sünneti işte canım inanmıyormusun deyip işin içinden sıyrılıyorlar.Bu sorumu yanıtlarsanız ve beni aydınlatırsanız sevinirim.
__________________
Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır..ANKEBÛT - 51
Araştıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. December 2014, 05:59 PM   #7
Hasan Akçay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Hasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud of
Standart

öncelikle secdenin manasının ne olduğu konusunda ihtilafımız var.

Bir önceki sayfada
şöyle açikladim:

*

çenelerinin üstüne düserler, yahırrûne lil ezkân... (17:109)

Görüldügü gibi
خر düsmek demek, yikilmak, yigilivermek, çökmek.
Secde kelimesiyle birlikte kullanildiginda anlam
yere kapanmak oluyor:

çenelerinin üstüne yere kapanirlar, yahırrûne lil ezkâni succedâ (17:107)

Gözle görülen bi sey bu. Yani bi insanin çeneüstü yere kapanmasi gözle görülen bi seydir.
Dahasi, az ya da çok, yüzde iz birakir:

onlarin yüzlerindeki isaret secde izidir, sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd (48:29)

Önce bu lafzî anlam.
SECDE itaattir, teslimiyettir seklindeki yorumlar
ondan sonra gelir.

*

Size göre madem ihtilaf halindeyiz,
lütfen açiklayin muhalefetinizi.
Açiklayip kanit getirme görevini yalnizca bana yüklemeyin.

Yukardaki açiklamamda
hiç bi hadis yok;
ayetler var,
Allah ne diyorsa o var.

"Bu ayetlerde geçen SECDE insanin yüzünde iz birakmaz" deyin,
"SECDE gözle görülmeyen bi seydir" deyin,
"SECDE yere kapanmak degildir ve bu suretle yüzde iz olusmasi degildir" deyin
ve iddianizi bu ayetlere dayanarak kanitlayin.
Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. December 2014, 08:35 PM   #8
Araştıran
Uzman Üye
 
Araştıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 192
Tesekkür: 83
41 Mesajina 74 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23
Araştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud ofAraştıran has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
öncelikle secdenin manasının ne olduğu konusunda ihtilafımız var.

Bir önceki sayfada
şöyle açikladim:

*

çenelerinin üstüne düserler, yahırrûne lil ezkân... (17:109)

Görüldügü gibi
خر düsmek demek, yikilmak, yigilivermek, çökmek.
Secde kelimesiyle birlikte kullanildiginda anlam
yere kapanmak oluyor:

çenelerinin üstüne yere kapanirlar, yahırrûne lil ezkâni succedâ (17:107)

Gözle görülen bi sey bu. Yani bi insanin çeneüstü yere kapanmasi gözle görülen bi seydir.
Dahasi, az ya da çok, yüzde iz birakir:

onlarin yüzlerindeki isaret secde izidir, sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd (48:29)

Önce bu lafzî anlam.
SECDE itaattir, teslimiyettir seklindeki yorumlar
ondan sonra gelir.

*

Size göre madem ihtilaf halindeyiz,
lütfen açiklayin muhalefetinizi.
Açiklayip kanit getirme görevini yalnizca bana yüklemeyin.

Yukardaki açiklamamda
hiç bi hadis yok;
ayetler var,
Allah ne diyorsa o var.

"Bu ayetlerde geçen SECDE insanin yüzünde iz birakmaz" deyin,
"SECDE gözle görülmeyen bi seydir" deyin,
"SECDE yere kapanmak degildir ve bu suretle yüzde iz olusmasi degildir" deyin
ve iddianizi bu ayetlere dayanarak kanitlayin.
Yanlış anlamadıysam yukardaki ayetlere göre şunu demek istiyorsunuz:Boyun eğip,teslimiyet göstermeden önce mutlaka fiili bir eylem olması gerekir.Eğer bu böyleyse meleklerin secde etmesi ne anlama gelir peki meleklerde önce fiili olarak yeremi kapanmışlardır?Bitkiler ve ağaçların secdesine ne demeli?Gölgelerin,Güneşin,Ayın secdesi?
17.109 daki ayette secde kelimesi,kökü ve türevlerini göremiyorum.Secdeyle ne gibi bağlantısı var bunun?
17.107 de Hakkı yılmazın çevirisi şöyle boyun eğip teslimiyet göstererek çeneleri üstü
kapanırlar.
Benim arapça uzmanlığım yok ama çevirinin esası şuna dayanıyor.çeneleri üstüne kapattıktan sonra teslimiyet göstermiyorlar tam tersi teslimiyet gösterdikten sonra çeneleri üstüne kapanıyorlar.
Benim secde denildiği zaman aklıma gelen ilk şey boyun eğmek,teslimiyet göstermek,gerçek karşısında itaat etmektir.
Bakın secde kelime olarak yere kapanmak anlamında değildir.Ama bir insan acziyetini,teslimiyetini nasıl tiyatral bir şekilde gösterir diyorsanız yere kapanmak,çene üstüne lap diye düşmek tam bir teslimiyet,boyun eğmek ifadesidir derim.
__________________
Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır..ANKEBÛT - 51
Araştıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. December 2014, 11:56 PM   #9
dost1
Site Yöneticisi
 
dost1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.100
Tesekkür: 3.636
1.094 Mesajina 2.443 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000
dost1 is on a distinguished road
Standart

Selamun aleyküm,

Alıntı:
Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
öncelikle secdenin manasının ne olduğu konusunda ihtilafımız var.

Bir önceki sayfada
şöyle açikladim:

*

çenelerinin üstüne düserler, yahırrûne lil ezkân... (17:109)

Görüldügü gibi
خر düsmek demek, yikilmak, yigilivermek, çökmek.
Secde kelimesiyle birlikte kullanildiginda anlam
yere kapanmak oluyor:

çenelerinin üstüne yere kapanirlar, yahırrûne lil ezkâni succedâ (17:107)

Gözle görülen bi sey bu. Yani bi insanin çeneüstü yere kapanmasi gözle görülen bi seydir.
Dahasi, az ya da çok, yüzde iz birakir:

onlarin yüzlerindeki isaret secde izidir, sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd (48:29)

Önce bu lafzî anlam.
SECDE itaattir, teslimiyettir seklindeki yorumlar
ondan sonra gelir.

*

Size göre madem ihtilaf halindeyiz,
lütfen açiklayin muhalefetinizi.
Açiklayip kanit getirme görevini yalnizca bana yüklemeyin.

Yukardaki açiklamamda
hiç bi hadis yok;
ayetler var,
Allah ne diyorsa o var.

"Bu ayetlerde geçen SECDE insanin yüzünde iz birakmaz" deyin,
"SECDE gözle görülmeyen bi seydir" deyin,
"SECDE yere kapanmak degildir ve bu suretle yüzde iz olusmasi degildir" deyin
ve iddianizi bu ayetlere dayanarak kanitlayin.
Secde insanın yüzünde iz bırakmaz.
Secde insanın dışa vurduğu davranışlarla gözlemlenebilen birşeydir.
Secde yere kapanmak değildir ve bu suretle de yüzde iz oluşması değildir.

Secde; teslim olma, boyun eğme anlamında kullandığımız sözcüğün ilk ortaya çıkışı, “devenin sahibini üstüne çıkarması için boynunu kösmesi/eğmesi” ve “meyve yüklü hurma dallarının, sahibinin rahat uzanıp toplamasına elverişli olarak eğilmesi” anlamındadır. (Lisan ül Arab; c:4, s:497)

"Secde"nin insan yaşamındaki yeri ise kişinin, bilinçli olarak bir başkasına teslim olması, boyun eğmesi, onun otoritesi dışına çıkmaması” demektir ki, bu tür secde, insanların davranışlarının dışa vurumu olan işaretlerden, göstergelerden, nişanlardan belli olur.

Fetih 29 da:"...siymahüm fiy vücuhihim min eserissücudi zâlike meselühüm fiytTevrati, ve meselühüm fiyl’İnciyli kezerın ahrece şat’ehu feazerehu festağleza festeva alâ sukıhi yu’cibüzzürraa liyeğıyza bihimülküffar..."

"...Onların Allah'a teslimiyetlerinden nişanları, tüm varlıklarında/ her taraflarında belli olur. Bu, onların Tevrât'taki örnekleridir. Onların İncîl'deki örnekleri de, filizini yarıp çıkarmış, sonra onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, sonra da gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir. Bu, ziraatçıların da hoşuna gider..."


Vech,her şeyin önü, görünür yanına denilir. İnsanın bedeninde ilk göze çarpan kimliğinin bilinmesine yarayan belirleyen olması nedeni ile varlığın kendisini temsil ettiğinden, zât anlamında da kullanılır. Lütfen aşağıdaki âyetlere bakınız.
Abese:38-42; Kıyamet:22-25; Yûnus: 26-27; Zümer:60; Ğâşiye:2-10;
Âl-i İmrân:106-107; Kasas:88; Rahman:27;İnsan:9; A'raf:29;Rum:30,
Yunus:105; Bakara:148

"Sima" sözcüğü bir şeyi istemek,istediğine gitmek anlamındaki "sin-vav-mim" kök harflerinden türetilmiş istediği yönde göstergeler,alametler,nişaneler anlamındadır.
Bu alâmetler de istedikleri, istediklerine ulaşmak için sergilediği davranışlardır. Bu davranışları belirleyecek olan da kişinin neye secde ettiği ile doğru orantılıdır.
Allah'a secde eden/ Allah'a teslim olan, boyun eğen, otoritesi dışına çıkmayanın eseri, vechlerinde/tüm varlıklarındaki siması/alametleri,göstergeleri,nişaneleri “mü'minlik,müttekilik”,Allah dışında "dunillaha“ secde eden/teslim olan,boyun eğen, otoritesi dışına çıkmayanın eseri, vechlerinde/tüm varlıklarındaki siması/alametleri,göstergeleri,nişaneleri "kâfirlik-facirlik” olacaktır.


Bakara;273: "Lil fukarailleziyne uhsıru fiy sebiylillâhi la yestetıy'une darben fiyl Ardı, yahsebühümül cahilü ağniyae minet teaffüf ta'rifühüm bi siymahüm la yes'elunen Nase ilhafa ve ma tünfiku min hayrin fe innAllahe bihi ‘Aliym"

Allah yolunda harcamanız, yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremeyen kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirler için olsun. Utangaçlıklarından, bilmeyenler, onları zengin sanırlar.
–Sen onları alametlerinden,göstergelerinden,nişanelerinden tanırsın.–
Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Ve siz, hayırdan neyi harcarsanız, biliniz ki, şüphesiz Allah, onu çok iyi bilendir.

Muhammed;30: "Velev neşau le ereynakehüm fele areftehüm bisiymahüm ve leta'rifennehüm fiy lahnil kavl vAllahu ya'lemu a'maleküm"

Eğer Biz dileseydik, kesinlikle onları sana gösterirdik de. Sonra da sen onları alametlerinden,göstergelerinden,nişanelerinden tanırdın. Yine de sen, onları sözlerinin üslubundan kesinlikle tanırsın. Allah ise işlerinizi bilir.

Rahman;41: "Yu'reful mücrimune bi siymahüm feyü'hazü binnevasıy vel'akdam"

Suçlular, alametlerinden,göstergelerinden,nişanelerinden tanınır da alınlarından ve ayaklarından tutuluverirler.

Asla unutulmaması gereken;türetilen bütün sözcüklerin, türetildikleri kök anlamı yitirmedikleri gerçeğidir.


Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
Sevgi,saygı ve muhabbetle.
Allah'a emanet olunuz.
__________________
Halil Ay
dost1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19. December 2014, 06:14 PM   #10
Hasan Akçay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Hasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud of
Standart

Büyük ihtimalle sizde salatın namaz olduğu kanısını secde, rüku, kıyam gibi kelimelerin anlamlarına göre çıkarıyorsunuz.

Nisâ 102 açik ve net.
Yüce Allah
Muhammed nebiye sesleniyor orda
ve diyor ki

Sen onlarin içinde olup SALÂT etmelerini saglarken
onlarin bir bölümü seninle
"kiyam"a dursunlar, silahlarini da yanlarina alsinlar;
"secde"den sonra arkaniza geçsinler
.

1 kiyam + 1 secde.
Kisaltilmis SALÂT bu.

Yine hadis yok.
Ayet var.
Allah ne diyorsa o var.

Konu Hasan Akçay tarafından (19. December 2014 Saat 06:17 PM ) değiştirilmiştir.
Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
nisa, suresi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:50 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam