hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > GELENEK DİNİ > Mezhepler ve Tarikatlar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 4. January 2011, 10:19 AM   #1
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Mâide 56
Kim Allah'ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.

Bu Ayeti Kerimede ALLAHU TEALA h.z leri c.c Kullarına ALLAH ı Rasulunu ve müminleri dost edinmesini bildiriyor.
İnsan dostu ile beraber olur
Tevbe 119
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun.
Nisâ 146
Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükafat verecektir.

Dostunu sever fakat bu sevginin manasını iyi bilmelidir.
Bakara 165
İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.

ALLAH dan başkasının sevgisinin RABBİsinin sevgisinden üstün tutulmaması gerek.
İşte Rabıta konusunda algılanan farklılık buradan kaynaklanıyor sanırım.
Hiç kimse bir yaratılmışın düşünülmesini zaten şirk olarak göremez zira herkes sevdiğini annesini,babasını yada evladını düşünür.
Hatta ALLAHU TEALA kullarına düşünmeyi bildirmiş.
Âl-i İmrân 191
Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabındankoru !

Bu ayeti Kerimede olduğu gibi yaratrılmışlar düşünülür.
Şimdi Rabıtanın Şirk olmama durumunu algıladıysak.
Rabıtanın bize kazandırdığı şeyleri algılamaya çalışalım.
İnsanın sevgisinin artması hayalinin artmasına vesile olur zira onu sürekli düşünmek muhabbet ve sevgiden kaynaklanır.
Peki neden bir Şeyhi rabıta etmek gerekli zira kişi beat etmeden evvel kendisine ögretmen arar.Amacı KURANI dolayısıyla islami bilimleri daha iyi öğrenip yaşayabilmek adına ALLAH a yakın olduğunu ve ögretebilecek sandığı kişiyi arar.
Bu durumda bulduğu zaman onunda ALLAH a yakın olduğuna kanaat ettikten sonra onun muhabbetinin artmasını sağlamak için rabıta yapar.Zira ALLAH dostlarını ALLAH seviyorsa ALLAH ın sevdiğini sevmek gerekli.
Bu ayetleri detaylı olarak açıklayan ve tearuz etmeyen bir çok hadis rivayeti vardır.
Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.) [Ebu Davud]
(Âlim ile oturmak, yüzüne bakmak ibadettir.) [Hâkim]
(Şu beş şey ibadettendir: Az yiyip içmek, camide oturmak, Beytullaha bakmak, Mushaf’ı açıp okumadan bakmak ve salih âlimin yüzüne bakmak.) [Deylemi]
Hz Ebû Zerr (radiyallâhu anh) anlatiyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için bugzetmektir (sevmemektir)"

(Kütüb-i Sitte, 10 cilt, s140; Ebû Dâvud, Sünnet 3, 4599)


gibi daha bir çok hadisde Alimlerin sevilmesinin gerekliliği belirtilir.

Nasılki Selam müminler arasındaki muhabbeti arttırır Müminlerin arasındaki muhabbetin artması rahmettir.
Alimleri sevmek de rahmeti ilahinin artmasını sağlar.
Tabiki burda dikkat edilmesi gereken şudurki Şeyh ne cennet verebilir nede cehennemden azl edebilir.
O yüzden Rabıta anında Sadece Rabbinden istenilecek şeylerin Şeyhden istenmesi insanı şirke götürür.
Bu ve benzeri akaidi detaylara vakıf olarak yapılacak rabıta insanın Rabbisine yaklaşması için vesile olur.
Zira ALLAH ın sevdiğini sevmek Rabbinin sevgisine vesile olur.
Bu konuda çok fazlaca ayetler ve kaynaklar verilebilir fakat konuyu mümkün mertebe kısa tutmaya çalışarak okunabilir olarak kalmasını sağlamaya çalıştım.


selametle.

Konu ebu Maruf tarafından (4. January 2011 Saat 10:22 AM ) değiştirilmiştir.
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 4. January 2011, 12:29 PM   #2
snobyx
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 62
Tesekkür: 201
49 Mesajina 158 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
snobyx is on a distinguished road
Standart

Selamlar,

Zümer 3.Haberin olsun; halis din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka evliya(dostlar) edinenler "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz."(derler) Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.

Kaf 16.Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
__________________
Yusuf 76:Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.
snobyx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
snobyx Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Anonymous (4. January 2011), Miralay (4. January 2011)
Alt 4. January 2011, 01:04 PM   #3
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Dostum zümer süresi 3 ayeti kerimesi müşrikler için nuzül etmiş.
Onlar ALLAHA yaklaştırsın diye putlara taparlardı.
Rabıtada tapmak yoktur.Hangi rabıta usulünde Şeyhe secde etmek yada tapmak vardırki.Öyle olsa zaten şirk olur.
Yazıda Şirk olmayacağını uzun uzun izah etmeye çalıştığım halde halen kalkıyorsun zümer süresi 3. ayetini delil olarak veriyorsun.
Ayetlerin kimin için nüzul ettiğini ne manaya geldiğini düşünerek kaynak verseniz daha iyi değilmi.
Sen Bu ayeti kerimeyi genelleme olarak kaynak yapmaya kalkarsan yukarda yazımdaki ayeti kerimelerle çelişir.
ALLAHU TEALA nın ayetleri arasında çelişki olurmu hiç.
ALLAH için biraz mantıklı eleştiri yada müzakere edelim.
Bende ayeti kerimeden kaynak vermişim.Sende ayet kaynağı vermişsin.Mademki sana göre tearuz ediyor o zaman hadisleri kaynak alalım.
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 4. January 2011, 03:22 PM   #4
snobyx
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 62
Tesekkür: 201
49 Mesajina 158 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
snobyx is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
ebu Maruf Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dostum zümer süresi 3 ayeti kerimesi müşrikler için nuzül etmiş.
Onlar ALLAHA yaklaştırsın diye putlara taparlardı.
Rabıtada tapmak yoktur.Hangi rabıta usulünde Şeyhe secde etmek yada tapmak vardırki.Öyle olsa zaten şirk olur.
Yazıda Şirk olmayacağını uzun uzun izah etmeye çalıştığım halde halen kalkıyorsun zümer süresi 3. ayetini delil olarak veriyorsun.
Ayetlerin kimin için nüzul ettiğini ne manaya geldiğini düşünerek kaynak verseniz daha iyi değilmi.
Sen Bu ayeti kerimeyi genelleme olarak kaynak yapmaya kalkarsan yukarda yazımdaki ayeti kerimelerle çelişir.
ALLAHU TEALA nın ayetleri arasında çelişki olurmu hiç.
ALLAH için biraz mantıklı eleştiri yada müzakere edelim.
Bende ayeti kerimeden kaynak vermişim.Sende ayet kaynağı vermişsin.Mademki sana göre tearuz ediyor o zaman hadisleri kaynak alalım.
Selamlar,

Yazdığım ayetlerde hiçbir yorum yapmadım sadece Rabbimiz insanlara ne diyor ona dikkat çekmek istedim.Siz bu ayetlerin o günün müşrikleri için indiğini düşünmekte özgür olabilirsiniz ama ben de bu ayetin muhatabının tüm zaman ve mekanlarıda kapsayacak şekilde tüm insanlık olduğunu düşünüyorum.Yani ayetin izdüşümünü kendimde ve toplumumda arıyorum.Hamd olsun Rabbimizin ayetlerinin hiçbir zaman boşa inmediğinide hayretle idrak ediyorum.Ve gene Hamd olsun Kitabın bir kısmına iman bir kısmını inkar edenlerden değilim.

Ayrıca vahyin özel bir zümre veya olaya bağlı olarak inmesi onun genele hitab etmesinin önünde engel değildir.
__________________
Yusuf 76:Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.
snobyx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
snobyx Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
Anonymous (4. January 2011), dost1 (4. January 2011), kamer (4. January 2011), Miralay (4. January 2011)
Alt 4. January 2011, 05:52 PM   #5
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Alıntı:
snobyx Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamlar,

Yazdığım ayetlerde hiçbir yorum yapmadım sadece Rabbimiz insanlara ne diyor ona dikkat çekmek istedim.Siz bu ayetlerin o günün müşrikleri için indiğini düşünmekte özgür olabilirsiniz ama ben de bu ayetin muhatabının tüm zaman ve mekanlarıda kapsayacak şekilde tüm insanlık olduğunu düşünüyorum.Yani ayetin izdüşümünü kendimde ve toplumumda arıyorum.Hamd olsun Rabbimizin ayetlerinin hiçbir zaman boşa inmediğinide hayretle idrak ediyorum.Ve gene Hamd olsun Kitabın bir kısmına iman bir kısmını inkar edenlerden değilim.

Ayrıca vahyin özel bir zümre veya olaya bağlı olarak inmesi onun genele hitab etmesinin önünde engel değildir.
Dostum Ayeti Kerimenin tüm zaman ve mekanları kapsadığı malumdur.
O günkü müşriklere denirken onların vesile inancına nisbeten demiştim.Yoksa sadece o zamana inmiş bir Ayet demek ALLAH a iftira olur yazdıklarımdan o şekilde anlaşıldıysa hakkınızı helal edin.Dediğiniz gibi özel bir zümreye inmesi genele hitap için engel değildir.Bu ayetin müşrikler üzere nüzulundaki maksat ALLAHU ALİM onların vesile olarak saydıkları putlara tapmalarıdır.Onlar Putlara secde ederlerdi.
Benim bahsettiğim şeyde işte budur.Bu nüzul sebebini bu günde yaşansa bu şirktir.Tabiki bu yapılmasın diye Ayeti kerime uyarıyor.
Lakin tasavvuftaki Rabıtanın bundan çok farklı bir şey olduğundan bu Ayetin Muhatabı ehli rabıta olmadığını izahen nüzul sebebini anlatmaya çalıştım.


selametle
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ebu Maruf Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Anonymous (4. January 2011), Miralay (5. January 2011)
Alt 4. January 2011, 01:54 PM   #6
Miralay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 568
Tesekkür: 4.080
276 Mesajina 635 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Miralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud of
Standart

Snobyx kardeşimizin anlatmak istediğini az çok anladım.
Şöyle arzedeyim;

Değerli ebu Maruf kardeşim. Öncelikle sizin rabıtadan anladığınız;yanlış tahmin etmiyorsam,müridin şeyhini rabıtası;aşığın maşuğu hayal etmesi gibidir. Nasıl ki aşık sevdiğini bir an olsun aklından çıkaramıyorsa,müridde şeyhini öyle aklından çıkaramaz.
Bunda bir beis göremiyorum.

Lakin, tarikatlerde intisab etmiş salik adayına talim edilen (yukarıda Dost1 kardeşimizin delillerle verdiği örneklerde olduğu gibi) mürid şeyhini karşısında bir dağ veya yüce bir varlık gibi düşünür. Şeyhinin pâk alnından akan beyaz renkli nur huzmesi, müridin kalbine (veya alnına) akar. O nur müridin kalbinden tüm vücuduna yayılır. (ki, 20 küsur yıllık tarikat hayatımda bana da talim edildiğinden,yani ilmel,aynel ve hakkal yakin olarak yaşadığımdan dolayı, konu hakkında Dost1'in astığı yazılanların doğruluğunu tasdik ediyorum.)

Şimdi diyeceksiniz ki,"Ne var canım bunda? Seven sevdiğini dağ gibi de görür,derya gibi de görür."
Bu konuda size itirazım olamaz. Ama seyrü sülukun ilerleyen zamanlarında yapılan rabıtalar ve hatmei haceganlar vasıtasıyla, şeyhten istimdatlar da husule gelir ki; fatiha suresindeki, "iyyake na'budu ve iyyake nestein" akidesine ters durumlar oluşmaya başlar.
Mürid, şeyhine olan bağı ve muhabbetinden ötürü, başı sıkıştıkça normal bir insanın beş duyusuyla yapamayacağı şeylerde bile "himmet,medet" istemeye başlar. Belki inanmayacaksınız bana;belki yine zann iddialarında bulunacaksınız ama daha kötü olaylara bile şahit oldum.

İnanın ki; gerek meşayıhın,gerekse tasavvuf ehlinin yazmış olduğu eserlerde tezimi doğrulayıcı pek çok konuya şahit olacaksınız.

Sofi öyle hale geliyor ki;"Allah'ın izniyle" diyeceği yerde,"şeyhimin izniyle"; "Allah yaptı" diyeceği yerde "şeyhim yaptı"; "Allah en iyisini bilir" diyeceği yerde "şeyhim daha iyisini bilir" demeye kadar gidiyor. Tabi tevhid ehli,saf müslümanları tenzih ederim.

Lakin siz de takdir buyurursunuz ki, tüm bunlar Allah korusun insanı şirke,küfre kadar düşürebilecek tehlikeli şeylerdir.

Rabbim cümlemizi küfre ve şirke bulaşmaktan korusun.
Hanif müslümanın bir tek savaşı vardır. İyi niyetle bile olsa insanı ilerde şirke düşürmesi muhtemel tüm kapıları kapatmaktır. Bu tehlikede gördüğü müslüman kardeşlerini kurtarmaya çalışmaktır.

Allah'a emanet olunuz.
Selametle
Miralay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Miralay Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi:
Anonymous (4. January 2011), dost1 (4. January 2011), snobyx (4. January 2011)
Alt 4. January 2011, 05:46 PM   #7
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Miralay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Snobyx kardeşimizin anlatmak istediğini az çok anladım.
Şöyle arzedeyim;

Değerli ebu Maruf kardeşim. Öncelikle sizin rabıtadan anladığınız;yanlış tahmin etmiyorsam,müridin şeyhini rabıtası;aşığın maşuğu hayal etmesi gibidir. Nasıl ki aşık sevdiğini bir an olsun aklından çıkaramıyorsa,müridde şeyhini öyle aklından çıkaramaz.
Bunda bir beis göremiyorum.

Lakin, tarikatlerde intisab etmiş salik adayına talim edilen (yukarıda Dost1 kardeşimizin delillerle verdiği örneklerde olduğu gibi) mürid şeyhini karşısında bir dağ veya yüce bir varlık gibi düşünür. Şeyhinin pâk alnından akan beyaz renkli nur huzmesi, müridin kalbine (veya alnına) akar. O nur müridin kalbinden tüm vücuduna yayılır. (ki, 20 küsur yıllık tarikat hayatımda bana da talim edildiğinden,yani ilmel,aynel ve hakkal yakin olarak yaşadığımdan dolayı, konu hakkında Dost1'in astığı yazılanların doğruluğunu tasdik ediyorum.)

Dostum bu konudaki yazdıklarının kaynakları olduğu doğrudur.Bunun sebebide delil olarak Kutsi hadisdeki sevdiğim kulumun gören gözü tutan eli olurum Kutsi hadisidir.Ayrıca yerlere göklere sığmadım mümin kulumun kalbine sığdıom v.s Kutsi hadislerdir.
Burdaki mana insanın namaz kılarken Beytullaha durması misalidir.
Yani tapılan Beyytullah değil ALLAH c.c dır.
Yani amaç ile aracın anlaşılmasıdır.Sen vesileyi fiili yaratan sanırsan bu dediğin doğru.Fakat vesileyi ALLAHU TEALANIN Rahmetinin o araçla olduğunu anlarsan durum çok farklıdır.
Rabbim HAK TEALA malumdur ki sünnetullah gereği nadir meselelerin dışında vesile aracılığı ile yapagelmektedir.

Şimdi diyeceksiniz ki,"Ne var canım bunda? Seven sevdiğini dağ gibi de görür,derya gibi de görür."
Bu konuda size itirazım olamaz. Ama seyrü sülukun ilerleyen zamanlarında yapılan rabıtalar ve hatmei haceganlar vasıtasıyla, şeyhten istimdatlar da husule gelir ki; fatiha suresindeki, "iyyake na'budu ve iyyake nestein" akidesine ters durumlar oluşmaya başlar.
Mürid, şeyhine olan bağı ve muhabbetinden ötürü, başı sıkıştıkça normal bir insanın beş duyusuyla yapamayacağı şeylerde bile "himmet,medet" istemeye başlar. Belki inanmayacaksınız bana;belki yine zann iddialarında bulunacaksınız ama daha kötü olaylara bile şahit oldum.

Dostum yazımdada belirtmiştim sadece HAK TEALADAN istenecek şeylerin şeyhden istenmesi küfürdür diye yazdım.Tasavvuf tecruben içinde sana bir şeyh yada tasavvuf kitaplarında Şeyhden cennet istemenin yada haşa HALİKlik istemeni tavsiye eden birisi oldumu?Ben açıkçası öyle bir şey görmedim.
Eğerki bahsettiğin Himmet yada medet ise zaten bu Ayetlerlede sabittir.
Onlar ALLAHU TEALA ya dua eder.Rabbimde isterse yapar.
Özellik onların duasının bizimkine göre makbul olmasıdır.
Varsa ALLAHU TEALANIN onlara verdiği bir tasarruf onları kullanırlar.
Bak ne demişim ALLAHU TEALANIN verdiği dememişim ki kendilerinden olan.ALLAHU TEALA Onlara nasıl tasarruf vermiştir hepsininki farklıdır.
Peygamberleri arasındaki verdiği tasarruflar bile farklıdır.

İnanın ki; gerek meşayıhın,gerekse tasavvuf ehlinin yazmış olduğu eserlerde tezimi doğrulayıcı pek çok konuya şahit olacaksınız.

Sofi öyle hale geliyor ki;"Allah'ın izniyle" diyeceği yerde,"şeyhimin izniyle"; "Allah yaptı" diyeceği yerde "şeyhim yaptı"; "Allah en iyisini bilir" diyeceği yerde "şeyhim daha iyisini bilir" demeye kadar gidiyor. Tabi tevhid ehli,saf müslümanları tenzih ederim.
Şeyhimin izniyledeki manada yine anlayışa göredir dostum.Ben hiç kullanmadımda.Bunun zahirdeki olayın anlaşılması ile batındaki mana aynıdır.Misalen bir misafirliğe gittiğinizde izninizle yada müsaadenizle kalkabilirmiyiz demiyormuyuz.Halbuki ev sahibi izin verse ne olur HAK TEALA izin vermedikten sonra kalkılabilirmi?HAK TEALA izin vermedikten sonra Şeyh izin verse ne olur.Yani bu itikattan çok belki lafzen bahsedilendir.
Eğer ki aksini düşünüyorsa zaten müşrik olur.

Lakin siz de takdir buyurursunuz ki, tüm bunlar Allah korusun insanı şirke,küfre kadar düşürebilecek tehlikeli şeylerdir.
Dostum buna katılıyorum itikaden bunun farkına varmassan bu çok tehlikelidir.
Tasavvuf hayatında bunuda duymuşşundur.Cahil sofi şeytanın maskarası olur bunun sebebi ilim eksikliğidir.
Yine İmam Malik r.ha gibi Ulemalarında ünlü sözü vardır.İlimsiz tasavvuf zındıklıktır.Fakat tasavvufunda ehemmiyetini anlatmak içinde tasavvufsuz iliminde fasıklık olduğunu belirtmişlerdir.

Rabbim cümlemizi küfre ve şirke bulaşmaktan korusun.
AMİN
Hanif müslümanın bir tek savaşı vardır. İyi niyetle bile olsa insanı ilerde şirke düşürmesi muhtemel tüm kapıları kapatmaktır. Bu tehlikede gördüğü müslüman kardeşlerini kurtarmaya çalışmaktır.
Dostum Tasavvufun amacıda iman kurtarmaktır.Senin haniflikten maksadın tevhiddir.Zaten bunuda bilirsin nefsü isbat tevhiddir.Lakin oraya varıncaya kadar nasılki şirk sanılan bir çok şeyden korunmak gerektiği biliniyorsa insanın nefsine ilmine tapmasıda şirkdir.Tasavvuf nefsü isbatta işte hanifliğin göremediği nefse tapmak şirkindende insanı korumaya çalışır.
Allah'a emanet olunuz.
Selametle
Ben sizin hassasiyetinizi çok iyi anlıyorum.Çok da haklısınız hassasiyet sebebi ile zira bu mala maddi bir zenginliğe benzemez.Bizzat imanla alakalıdır.
Niyetinizin gerçektende çok iyi olduğunu hissediyorum.
Zaten bu tür hassasiyetler olmasa cahil sofiler dahada zıvanadan çıkabilir.Bende tasavvuf ehli olduğum halde kardeşlerimi bu hassasiyet üzerinde sıkça uyarıyorum.
İnşaALLAH hepimiz Rabbime en iyi şekilde kulluk ederiz.Rabbim hepimize Kelimeyi tevhidin manasını gerçek anlamda idrak edip o çizgi üzerinde iman etmeyi nasip etsin.


saygılarımla
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ebu Maruf Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (5. January 2011)
Alt 4. January 2011, 06:22 PM   #8
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 27
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.) [Ebu Davud]
(Âlim ile oturmak, yüzüne bakmak ibadettir.) [Hâkim]
(Şu beş şey ibadettendir: Az yiyip içmek, camide oturmak, Beytullaha bakmak, Mushaf’ı açıp okumadan bakmak ve salih âlimin yüzüne bakmak.) [Deylemi]
Hz Ebû Zerr (radiyallâhu anh) anlatiyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için bugzetmektir (sevmemektir)"

(Kütüb-i Sitte, 10 cilt, s140; Ebû Dâvud, Sünnet 3, 4599)

Uydurma olduğu gayet açık... demek Kuranı okuyup anlamadan yüzüne mal gibi bakmak ibadet ha? bu konuda raabimin ayetini sizlerin suratınıza çarpmaktan büyük zevk alacağım...


Cum’a 5
Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.


Kuranla dahi çelişiyorsunuz---
dininizin kıymetini bilin size bakın ne boş şeyleri emretmiş.. yada isterseniz hakikatlere Kurana yönelin. onu oyuncak etmeyin..

Hala boş kuruntularınızın peşinden koşun bakalım, hakkından ayrılığa düştüğümz bu konunun hükmünü mahşerde ALlah verecektir... Zaten size sayılı günlerden başkacada ateş yok öyle değil mi?
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (5. January 2011)
Alt 4. January 2011, 09:06 PM   #9
Anonymous
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 176
Tesekkür: 627
164 Mesajina 386 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Anonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud of
Standart

Ben de Allahı hayal etmem mümkün olmadığı için Allaha karşı muhabbetim ve yakınlığım artsın diye karşıma Allah yazan porselen bir tabak astım. Artık ona doğru namaz kılıyorum. Gözümü kapatınca hep onu düşünüyorum. Allah'a kendimi bir nebze daha yakın hissediyorum. Zaten tabağın kendi mübarek değil üstünde Allah yazıyor diye mübarek kılar onu Allah. Yani tabağa değil, onun nazarında Allaha tapıyorum. Sakın müşrik falan demeyin yemin olsun sırf beni Allah'a yaklaştırsın diye o mübarek tabağı düşünüyorum.


Desem hiç doğru olur mu?

Böyle yaparsam Allahın gazabına uğrarım ve yaptığım bana güzel gösterilir doğru yolda hidayette olduğumu sanar, saplandıkça saplanırım.

Resmen zümer 3 ile muhatap olurum. Yollar çok kaygan. Yanlışta isem Allah beni bataklığa sapar gibi doğru sandığım yola saplandırmasın, çıkarıp doğru yoluna iletsin. Çünkü kimin hidayette olduğunu yalnızca o bilir.



Ayrıca bkz:
http://www.hanifler.com/showpost.php?p=7893&postcount=5
http://www.hanifler.com/showpost.php?p=7898&postcount=6

Konu Anonymous tarafından (4. January 2011 Saat 09:25 PM ) değiştirilmiştir.
Anonymous isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Anonymous Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (5. January 2011)
Alt 4. January 2011, 10:47 PM   #10
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Yapma be dostum biz namaz kılarken Beytullaha doğru kılmıyormuyuz?
Bunu ALLAHU TEALA emretmiyormu?
Şimdi biz taştan bir evemi tapıyoruz.Biraz düşün istersen.
Ordaki inceliği iyi anlayalım.Kaldıki Şeyh rabıta edilirken ona doğru secde olayı yada namaza durma olayı yoktur.
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
mürid, mürşid, nakşibendi, nakşibendilik, rabıta, tarikat, tarikatta

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:43 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam