hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > DUA > Dua > Tevbe

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19. September 2013, 05:35 PM   #1
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
574 Mesajina 958 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart Ekonomik ve sosyal yönden tevbe.

HAK MANADA TEVBE ALLAH’A DÖNMEK VE ONUN SEBİLİNE SIĞINMAKTIR.

Şimdi burada dikkat edilecek şey, neyin tevbesizlik, neyin tevbe olduğunun açıklık kazanmasıdır. Bir başka anlatımla, hangi sosyo ekonomi politik içinde karar kılıp veya “Mekin” olup(mekân tutup, yerleşip) devam etmenin tevbesizlik, hangisinin istiğfar(bağış) ve tövbe sayıldığının netlik kazanmasıdır. Bir insan, Rabbi El Rezzak(rızkını veren olarak) bilmek istemiyor ve onun nimetlerini başkalarına hamlediyorsa(dayandırıyorsa), bu inkârın bir arka planı vardır. Bu arka plan ise, sosyo ekonomi politik nedenlidir. İnkârın asıl sebebi budur. Yoksa İnkâr, şirk ve putperestlik bizatihi(başlıbaşına-tek başına) bir olgu değildir. Öyle olsa idi, tarih boyu insanlar birçok şeylere inanmışlardır, Allah’a da şeklen inanır giderlerdi. Ha bir eksik, ha bir fazla şeye inanmaları ne fark ederdi ki? Yani "Bir Allah" varlığına felsefi açıdan inanmaları(dikkat iman değil), O’nu da var kabul etmeleri, onlara bir şey kaybettirmez ve zor gelmezdi. Nitekim şirk ve putperestlik böyle bir inanma ve inkâr türüdür. Yani hak olana batılı karıştırmaktır.

Cahiliye Arapları da böyle idi, Allah’ı bilmeleri hakkı kabul, şirk ihdas etmeleri(ortaya koymaları) ise hakka batıl karıştırmaktı. İnsanların, Allah varlık ve birliliğini inkârlarının arka planlarında yatan şey, bizatihi Allah’ın kendisi değil, O'nun insana yüklediği mükellefiyetlerdir(yükümlülüklerdir). Yani yapılmasını ve kaçınılmasını istediği şeylerdir insana zor gelip, onu kaytarmaya yönelten. Küfrün, şirkin ve putperestliğin arka planında yatan saik budur. Bütün insanları infak edip, kendisini itidal seviyesine indirmeyi ihmal eden, erteleyen, bunun yerine mal biriktiren, güç toplayan kâfir de, kendi açısından ihtiyatlı davranmaktadır ve bir anlamda temkinlidir. Dünyasını teminat altına almak için bunu yapar ve buna, ihtiyatlı olmak der. Dünyasını, makam ve mevkiini, zenginliğini teminat altına alır. Fark edilmek için, farklı olmak içgüdüsüdür bu bir yerde. Onun ahlakında olanlar da bu egoist insana, temkinli diyebilirler. Onun için, Tasavvufun bu konudaki anlayışı, aristokratın anlayışına terstir. Onun için de “Televvün(döneklik)” temkinin zıttı olarak tanımlanmıştır. Nitekim aristokrata "muttakiler gibi temkinli ol" denildiğinde darılır.

Gazap ve öfke ehli ve sosyo ekonomi politiğini bu tarz üzerine oturtan facire(günah işleyene), hız kesmesi, ağırbaşlı, Hilm(yumuşak huy) sahibi olması temkin(ölçülülük,tedbirlilik) ve teenni(ihtiyatlı davranış) içinde bulunması teklif olunduğunda, darılır ve gazaba gelir. Çünkü bu yol, gece yürümenin, geceleyin herkes istirahatta iken, arsızlık ve yüzsüzlükle suya(rızık kaynaklarına) gitmekten, subaşlarını kesmekten, su nöbetine riayetsizlikten vazgeçip, halim selim bir insan olma yolu olup, bu yol teklif edildiğinde kızarlar. Kalkınmaları da gazabın teşvik edilmesi ile doğru orantılıdır. Günümüzün "inandık" diyenlerine bir bakın, infak Kur'an emri deseniz size kızarlar. İki buçuk zekâttan başka bir borç yoktur derler. Oysa ortada Nahl-71. ayet sapasağlam durmaktadır da, onlar Atalarının sünnetini Kuran ayetine tercih ederler. Çünkü dünyevilikten ruhlarını kurtaramamışlardır.Oysa doğru olan ve tövbe sayılan şey, herkesin imkânlarının eşit olduğu gündüz sayılan ortamda/eşit şartlarda, birlikte Rızıklara ulaşma yoludur.

Kızmak, gazaplı ve öfkeli olmak anlamına da gelir. Bu iyi iken kötüye dönmektir. Tıpkı, fey ve ganimet gibi kolay kazanç yoluna dönmek gibi. Tövbe ise, böyle dönmemektir. Bunun için de, iki zıt “Dönme” arasında tercih edilen şey, geceleri yürümemektir. Bu bir mecazdır. Kapsamı ise: eşit imkânlarla nimetlere eşit mesafede olmak yerine, hırsız gibi gece rızık kaynaklarına münferit olarak gidenler gibi avantajlı olarak, bu avantajını kullanarak, fazladan mal edinmemektir. Koşmamak, birilerinin önüne geçip onları arkada bırakmamak, bekleyip, yetişmesine imkân vermek ve veya saf olarak kol kola, omuz omuza aynı safta ve safı bozmadan normal bir tempo ile yürümektir; ki en İdeali de, kollektif hareket etmektir tövbe.

Görüldüğü gibi hak mânâda tövbe denilince ilk akla gelip anlaşılacak şey, yarış ve rekabetten vazgeçmektir. Demek ki, tövbe edilip rücû(dön-geri) edilecek şey, rekabet ilkesine dayanan Aristokrasi, feodalizm, Liberalizm ve kapitalizm ve benzeri şer sosyo ekonomi politikten dönmektir. Serbest piyasa ekonomisine ve rekabetçi yaşam tarzının hangi alanı olursa olsun bu hal tövbesizliktir, facirlik, fuhşiyattır. Tevbe ise bu halden, herkesin eşit olduğu kollektivist yaşama dönmektir. Bu durum abdest ayeti ile açıklanmıştır.

Ama asla gece suya toplumdan ayrı olarak gitmemek, yani başkalarından ayrı, gizli ve onların elinde olmayan imkânları( alet ve araçları) kullanarak, imkân eşitliğini bozmamaktır aslolan.

Bir deyiş vardır: Koşuda müsabaka yapmak.
İşte bu hal, şerre koşmaktır. Hak din sosyo ekonomi politiğini tersine çevirip, dünyeviliği veya madde bağımlılığını tercih etmektir. Bir mümin için müsabaka ancak hayırda, iyilikte, güzellikte yapılırsa meşrudur. Bu ise Nahl süresi 71. ayette açıklanan; eşitlenene kadar fazlalıktan kurtulmak ve iffet(temel ihtiyaçlar fazlasını anında ve tamamen vermek) koşullarına uyarak yaşamakla mümkündür (Mu'minun:4-5). Veya işin başında kollektif sosyo ekonomi politiği uygulamaya koymaktır. Güzellikte yarışmak budur işte. Çünkü "Birr", ancak bu şekilde mümkündür. Köleleşmemek ve kimseyi de köleleştirmemek. Bilakis, yeryüzünde bir tek kişiyi bile olsa, siyah veya beyaz kölelik esaretinden kurtarmaktır.(Bkz. Bakara–177 ve Araf–157)

İşte evrensel hukukun irtica dediği şey yani imkân eşitsizliği üzerine kurulmuş feodalizm ve liberalizm hak mânâda irticadır. Ondan dönmek ise evrensel hukuka ve adil olana dönmektir. Bu da fasıkların irtica dediği şeyin tam zıttı olan şeyden yani Liberal kapitalizm'den, Modernizm’den dönmektir.

Anti kollektivist olup da, hak dinin adalet ve rahmetten yana olan sosyo ekonomi politiğini terk etmek ise, liberal-kapitalist sosyo ekonomi politiğe tekrar dönüş yapmaktır.Bu halin ise, hak din peygamberlerinin anlatıp pratiğini de yaptıkları hak olan sosyo ekonomi politikten, sonra gelen ümmetin firar edip hevalarının emrettiği “Serbest yer” ekonomi politiğe geçmesi, tekrar Liberal- kapitalist düzene veya oligarşiye, aristokrasiye v.s ye rucu etmesi, yani mürteci olmasıdır. Bu bir hastalıktır ve hastalık tekrar nüksetmiştir.

Gece toplumun istirahat saatinde fazladan rızık toplamak için suya(rızık kaynaklarına) gitmek, hastalığın tekrar nüksetmesi v.s gibi fasıklıkların hayata yansıyan ve herkesin açıkça görebildiği şeydir, yani yarış yapmaktır; koşmak ve rekabet etmektir. Tıpkı kendilerine eşitlikçi şeriat emredilen bir kısın Yahudilerin buna isyan ederek “Icl ittihaz etmeleri"(Ferdileşerek rekabet ekonomi politiğine, liberalizm geçmeleri) gibidir.(Bakara–92 ve Bakara–93) İşte teenninin karşıtı olan hal budur. Hak din sosyo ekonomi politiğini yıkıp, tersine çeviren budur.
Onun için tam eşitlik ve mülkte iştirak halinde bulunmak hak yoldur ve ihsandır; bir tarağın dişleri gibi hep bir hizada, birbirinin benzeri samimi dostlar topluluğu halinde bulunmaktır. Başkasını helâk etmek yok, kahretmek yok, galebe etmek yok, tahakküm etmek yok. İşte Dünya cenneti budur; insanın dünyadaki "kemâl"i de budur. Kâmil (İsa) insan modeli, ancak mülkte iştirak ve birbirinin benzeri/eşit insanların mutlu topluluğu olan İslam'da var olup, bunun dışında mümkün değildir. Bu sistemin insanı "muttaki"dir ve takva ve vera sahibidir ki o insana Mesih denilir. Çünkü onun yeryüzünde dolaşması oruçluluktur. Suyu akara bırakmış, önünü seddetmemiş, kendisine göllendirmemiştir. Tövbesi(dönüşü) Rabbine olan da budur.

Deccal ise yeryüzünde kâr-kazanç için dolaşır. O "kaptan-denizci" kavramında mânâsını bulur. Uluslararası denizlere hakim olunmadan Deccal niteliği tam manasıyla kazanılamaz. Ticaret ve savaş filoları dünyanın her tarafında olmalı ki, takvadan yana sosyo ekonomi politikalara eğilimli olan toplumlara soluk aldırılmasın. Oruçlu olmak ise “Kânit” olmaktır. Bu ise, ta işin başında sudan uzak durmaktır(zorunlu ihtiyacın fazlası rızıktan uzak durmak). İşte, sekene de, teenni de, Hilm de budur. Aksi davranış gecedir, zulmettir, kan emici yarasaların yaşam biçimidir.

Koşuda yarış yapmak ve çok koşmaktan dönüp, teenni üzere yaşamaya, Mekin olmaya karar verilmesi dönekliğin terkidir. Teenni üzere karar vermek üzere kötü yoldan dönmek ise hak dinde, “Din-i Kayyime de” karar kılmaktır. Bu ise Tövbe etmek, istiğfar etmektir. Bu insan tipine ve yaşam biçimine, "gündüz yol alıp, gece evine dönen” diyebiliriz.

Hak dinde ideal olanın ve sözün en güzeline uymanın karınca kolonisi gibi başsız, evrensel yasaya uyarak kollektif çalışmanın tercih edilip, arı toplumu yaşam biçiminden dönülmesi olduğunu hemen algılarız. Her ne kadar faşist aristokratlar, bu toplumsal yaşama başsız olduğu, hukukun üstünlüğünü ve doğru hukuku, kişi tahakkümüne tercih ettiği için “anarşi” iftirası atsalar da, bu, “ mülkte iştirakle, yardımlaşmayı tercih etmektir”. İşte tövbe budur. Tövbe suresi Mescid El Haram üzere olmanın tercih edilmesini 108. ayetinde açıkça anlatmaktadır.

Çünkü Allah Nahl (arı toplumsal hayatı) süresinde bize çok ince bir mesaj vermektedir. O Mesaj ise, Nahl–71. ayette: Kendilerine çok verilip aristokratlaşanlar, halka vererek kendilerini aşağıdakilerle mutlak eşitleninceye kadar vermezler derken, insan mizacını da Kuran anlatmaktadır.”Ben bu halde eşitlenene kadar veririm” iddialarının laftan ibaret olduğunu, ince bir anlatımla bize bildirmektedir. Öyle ise, temiz kalmanın en sağlam yolu, “Mülkte iştirak halinde yardımlaşmaktır”. Varlık, kişinin eline geçince, onu eşitlenene kadar vermeye asla razı olmaz, cimrileşir Kendi hevasının tatmini ve i’yalinin(aile fertlerinin) varlık içinde yaşaması için harcar durur. Nahl süresi 71. ayette bize bu da hatırlatılır. Tabi ki, basireti olanlar bu ince imâyı anlarlar. Onun için, tövbe bir anlamda, "arı toplumu" sosyo ekonomi sınıflı toplum politiğinden, hukukun üstünlüğünün en tepede bulunduğu "karınca toplumu" sosyo ekonomi politiğine geçmektir. Aslolan hak din yaşam biçimi böyle olduğu için, rabbimiz bize tövbe adlı süresinin 108. ayetinde hem takva üzere Rükû ve Sücud etmeyi(boyun eğmeği) hem de tövbenin ne olduğunu çok güzel tanımlar. Şöyle ki,

“…Daha ilk gününde takva üzere kurulan bir mescit, içinde Sücud etmen için çok daha uygundur. Temizlenmek isteyen yiğitler (Namertlik ve vefasızlık yapmayan sözlerinin erleri/hanifler) vardır o Mescid de. .Allah temizlenenleri sever.”(Tevbe–108)

Mesaj açıktır. Tevbe–107. ayette “Dırar” olarak tanımlanan sınıflı ve Liberalist arı toplumu yaşam biçiminden yani kişilerin değil de, hukukun üstünlüğünü esas alan kollektivist(havra, manastır, mescid'il haram kollektivizmi) karınca kolonisi sosyo ekonomi politiğine geçip, mülkte iştirak halinde yardımlaşmanın tercih edilmesidir hakiki tövbe. Nasr suresinde kastedilen de budur. Yoksa sürüler(Güruh) halinde şeklen dine geçen insanlardan, ne kendilerine, ne de hak dine bir hayırları olmaz. Sürüler gibi geldikleri dinden, gün gelir sürüler gibi çıkıp giderler.

Onun için, bu konuda asıl ölçü şunlardır. Birincisi dönülen nedir?...... İkincisi neye dönülmüştür?

Allah’a tövbe etmiş sayılabilmek için, dönülen yer önemlidir. Bu yer, hal, biçim, statü olarak tövbe suresi 108. ayette belirtilen yer ise, burada Mekin olunmuşsa, karar kılınmışsa, “Sebat” gerçekleşmişse samimi bir tövbe vardır.
Önceleri böyle hak bir yaşam sürülen yerden yükselmek, terakki etmek, fark edilmek için farklı olmak maksatları ile dönülmüşse, bu dalalettir, sapmadır, eğriliktir, kaypaklıktır, dönekliktir ve kararsızlıktır. Hak din değer yargısına göre, mülkte iştirak sisteminden Aristokrasi veya liberalizme dönüş, bu türden bir dalalettir. Zamanımız globalleşmesi ve serbestlik çığırtkanlıkları böyle bir dalalettir.

Eğer dönülen yer, kişisel maddi terakki(ilerleme-yükselme), hız yapmak, maratona katılmak, yarış edip maddi terakki açısından birilerini geçip, geride bırakmak üzerine ise, öyle bir yaşam biçimine dönülüyorsa, bu dönüş irticadır ve şerre dönüştür. Mesela, feodalizm, liberalizm kapitalizme, sözde batı aydınlanması ve Modernizm’e, neoliberalizme veya muhafazakârlık adına geçmiş monarşi veya aristokrasiyi allayıp pullayıp dönme eğilimi varsa, her iki türü de kötü bir irticadır. Çünkü Ad, Semud, Lut ve Firavun kavimlerinin dönüşleri böyle bir dönüştür. Allah’a iftira niteliğindeki sözde şeraitleriyle haktan batıla dönmüşlerdir. Bu yüzden de Allah köklerini kazımıştır. Çünkü sınıflı toplum belasını diri tutmuşlardı.

Geleneği din bilip, eskiyi hayalinde büyüterek, müstebit(despot) ve müstevli(etkinliği altına alan, baskıcı) atalarının yoluna dönmek, eski aristokrasiye dönmek istemleri de bu tür irticalardandır. Bu durumda, terk edilen yer “ Âli İmran”(havra kollektif yaşamı), dönülüp gidilen yer ise “Âli Firavun”dur(aristokratlıktır). Beyaz kavramı da, bununla ilintilidir. Parlaklığa dönüştür bu. Şaşaa ve debdebeye, neon ışıklarına, göz kamaştırıcı dünyeviliğe dönüştür.

Yeryüzünde ağır basmak gibi, yeryüzünde ağır gelmek veya ağırlaşmak için faaliyet gösterenler, mutlaka başkalarına ağırlık verirler, onlara yük olur, onları altlarına alarak baskı yapan ağırlıklar gibidirler. Onun için piramitsel sistem olarak nitelenirler. Bu şer yere geri dönüşün amacı, yeryüzünde ağırlık kazanmak, sonucu ise başkalarını presler gibi ağırlık yapmak, üzerlerine yük bindirmektir. Onlar her ne kadar iş ve aş verdikleri demagojisini yaparlarsa da, yalancıdırlar. Aslında insanlara yük olan ve onları zayıflatıp fakirleştiren bu melun aristokratlardır.

Bütün bu şerre koşmak ise, 'Nur'un terki ile ateşle alevlenmek, onunla aydınlanmaktır. Tıpkı Avrupa’nın, İngiliz görgücüleri sonrası aydınlanma dediği, aslında nefse tapımın pervasızca yürürlüğe konulduğu “Prometheus” aydınlanmasıdır. Aşk, ihtiras, kin ve öfkenin alabildiğine serbest bırakılması ve bunun terakki(ilerleme) aracı yapılıp pirimle teşvik edilmesidir. Dünyaya bu antikollektivizmin zehirli fikrini yayan ve kalp katılığı ile ekonomik kalkınmasını belli sınıf için sağlayarak, diğerlerinin ağzını sulandırıp tuzağa düşüren bu lanetlilerdir. Bu, aynı zamanda “Duhan” süresinde bize haber verilen ve Duhan kavramı ile anlatılan vahim hal ve vahim zaman diliminin açıklanmasıdır. İşte bu, tarihin derinliklerinden gelen ihtiras, doymazlık, pirim ve promosyonla iş yapan, Allah rızası için iş yapmayan bir mizacın kurduğu antimedeniyetin, sömürü rejimlerinin ortak özelliğidir. Ad, Semud, Lut, Eyke, Tubba ve Firavundan miras kalan, esası ferdi terakki ve “yardımlaşma, kardeş gibi hakiki dost olma sıdk sisteminden KAÇIŞ “ diye özetlenen aristokrasi ve onun çeşitli görünümlerinin narsis ve egoist zulüm düzenlerinin anlatımıdır. Kötüye irtica da budur. Bu irtica önlenmelidir. Onun için Farmasonluğa,”Benâ-i Ahrar” denilmiştir. Çünkü o, gönül yapıcı değil, bina yapıcı(maddeci), maddi terakkiyi her şeyin önüne geçiren ve ne pahasına olursa olsun hâkimiyet kurma özelliği ile isimlendirilmiştir. Diğer bir anlatımla o, nefsin hevasının önündeki sınırların kaldırılmasını ve gücün kutsanmasını, hakkın yerine, zorbalığın geçirilmesini allayıp pullayıp hürriyet diye pazarlamaktadır.

Sömüren, Ahiretini düşünmediği için budaladır. Sömürülen ise, kişiliğinin bedele çevrilmesinden, çevirenden yani aristokrasi ve liberal-kapitalizmden medet umandır. Toplumun ileri gelenlerinden olanlar ve dizginleri tutan sürücüler iştirak halindeliğe son verip bireyciliği seçtikleri için bunun onlara bir bedeli olmalıydı. Bu bedel de hiçbir istemeye gerek kalmadan bu toplumun her bir ferdinin itidâl ve kavam seviyesinde geçiminin temin edilmesidir. Ama ne yazık ki aristokratlar ve liberal ile kapitalistler, bunu bir vazife bilip yerine getirmezler. İşte bu apaçık tevbesizliktir. Ancak istenir ve hatta mücadeleye girişilirse onlardan ancak biraz bir şey(devede kulak) kopartılabilir.

Bilvasıtalık içeren ve artanın tamamının infak edilmediği bozuk düzenler, hidayete dönmek açısından tövbesizliktir. Bir dönme vardır, ama bu dalaletten hidayete değil, aksine adaletten dalalete doludizgin gitmek şeklindedir.
Adalet ve rahmet Sitesinden saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (18. April 2017 Saat 09:12 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi:
Barış (7. October 2013), beyazasi (9. November 2013), dost1 (19. September 2013)
Alt 19. September 2013, 09:40 PM   #2
bartsimpson
Super Moderator
 
bartsimpson - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23
bartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud of
Standart

"Yazsam roman olur" misali olmuş bu Galip abey. Valla üniversitede tez konusu olur bu... Bileğine sağlık.
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
bartsimpson isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
bartsimpson Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Barış (7. October 2013), galipyetkin (19. September 2013)
Alt 20. September 2013, 07:30 PM   #3
khaos
Uzman Üye
 
khaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Bulunduğu yer: earth
Mesajlar: 433
Tesekkür: 229
167 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23
khaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud of
Standart

ne müthiş bir makale
üç kez okudum(daha iyi anlayabilmek için)


bu sözler bilge bir insanın sözleri
anlayana...
__________________
(FOR RAVEN)
khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
khaos Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Barış (7. October 2013)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
ekonomik, sosyal, tevbe, yönden

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:39 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam