![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bölüm-2
Şimdi, “Birr” kavramının Kuran’ca mükemmel tanımının yapıldığı Bakara süresi 177. ayetini verelim. Çünkü insanlar maddi terakkide yarışıyor, Birr’de yarışmıyorlarsa Maide–2.(Allah O; tanrı ve tanrıcılık yoktur, Sadece "HÛ". Hayy'dır, Kayyum'dur) ayetini inkâr etmiş olurlar. Onu dar anlamda anlayanlara ve oruçları da kısır kalanlara, takvaya sarılmayanlara nasıl bir açıklama yapılıyor görelim. Bu ayet bize "namazda yönünüzü kıbleye dönmenin" sosyo ekonomi politik anlamını bilmiyor ve onu sistem yapmaya yanaşmıyorsanız, nereyi kıble yaparsanız yapın fark etmez deniliyor. Mescid'il haram'ı kıble bilmek aşağıdaki sosyo ekonomik devrimi gerçekleştirip ona göre yaşamaktır. Çünkü yöneldiğiniz bir coğrafi odak değil, orada temizlenmeyi seven ve mülkte iştirak içinde yaşanan" havra ve manastırların anasına(beyt'el atiyk'e/"İbrahim Peygamberin Beyt'ine"), dinin aslına yönelmiş olduğunuzu mutlaka bilmeniz gerekir. Kur'an Bakara süresi Ayet 177 şöyle: “Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz Muhsinlik değildir. BİRR sahibi o kişidir ki, Allah’a, Ahiret gününe, Meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır, Yakınlara, Yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir. Salatı ikâme eder, zekâtı öder. Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdır. Bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanlarında sabırlıdırlar. İşte bunlardır özü ile sözü bir olanlar. İşte bunlardır KORUNAN TAKVA SAHİPLERİ” Bir ülkede hala alınan ücretler fakirlik ve hatta açlık sınırının altındaysa sen kime özgürlüğünü verdin de müminim diyor "namaz" kıldığını iddia ediyorsun. İşte maun suresine bak, insanlara MAUNET vermemişsin, kamulaştırılan maunet sistemi olan sosyal devleti de kurmamışsın ki bu insanlar asgari ücrete mahkûmiyet esaretinden kurtulmamış. Onun için Maun suresi seni “Özü sözü doğru olmayanlar” olarak ilan etmektedir. İşte bu mükemmel bir ayet, mükemmel bir tanım. İslam’ın beşe ayrılan şartını bir anda, bir tek yerde, bir bütün halinde sunan. Takva ve vera üzere yaşayanları tarif eden. Bakınız hami-Mahmi(koruyan-korunan) sisteminde olduğu gibi, zengin olayım da sana yardım ederim demiyor, şartlar ne olursa olsun, başkalarına angarya çalışanları ve bundan kurtulmaya çalışan, köle ruhlu olmayanları kurtarmak için varını yoğunu harcıyor Muhsin (güzel ahlaklı). Ahdine vefalı, Allah’ı çok seviyor ve onun rızası için hayatını ortaya koymuş, Muhsin insan. İşte mümini de ehli kitabı da davet edeceğin din budur. Selam ona İsa’ya inanmak ve İncil ile Tevrat isimli kitabı tasdik etmek de budur. "Araf:157-Onlar, öyle kişilerdir ki ellerindeki Tevrat'ta ve İncil'de de yazılmış olarak bulacakları şeriat sahibi Ümmi Peygambere uyarlar ve o, onlara iyiliği emreder, kötülükten nehy eder onları ve temiz şeyleri onlara helal etmededir, pis ve kötü şeyleri haram etmede. Sırtlarındaki ağır yükleri indirmededir, bağlandıkları zincirleri kırmada. Artık ona inananlar, onu ululayanlar, ona yardım edenler ve ona indirilen ışığa uyanlardır kurtulanlar, muratlarına erenler." Şimdi bakalım, iki bin altı yüz yıl öncede İsrail oğulları oruçta kaytardılar mı? Yoksa onu hakkı ile mi tuttular? Yani insan haklarından titizlikle korunarak yaşadılar mı?(Bkz. Tövbe–108) Bu beş şartın arasını ayırdılar da, “Eyyamı Ma’dudat” mı yaptılar. Yani hayatlarını parça parça ayırıp, şu namaz olarak ibadet zamanı, şu oruç olarak ibadet zamanı, şu zekât olarak verme mevsimi, şu Hacc olarak ziyaret zamanı, şu da dil ile şahadet getirme zamanı diye günü, ayları, yılı kısım kısım mı yaptılar? İnfakı ise kitaptan sildiniz mi?(bkz.Bakara219/2).Ubudiyeti buralara koyup, kendilerine ubudiyet dışı yaşama sahaları, serbest bölgeler(yer) mi ayırdılar?.Yoksa onu, burada tanımlandığı gibi mi yerine getirdiler de, İşaya Peygamber bilgiçlik taslayıp, adamlara şeriatı yeniden öğretmeye mi kalktı da eski köye yeni adet getirmeye çalıştı? Bir başka açıdan; Acaba Kur'an oruca İhsan(karşılık beklemeden yapılan yardım) olarak bakarken, onu Birr olarak tanımlayıp, takva türü inanç ve yaşam biçimi olarak alırken, bu şimdi mi böyle anlaşıldı, yoksa eskiden beri Allah’ın oruç haklardan korunarak yaşama /muhsinlik emri böyle de, biz mi farkında değiliz, görelim. Yani hayatın ve ubudiyetin takva üzere yaşanmasının genel adı mıdır oruç. Evet, Oruç Mesih kavramıyla anlamdaş olup, takva ve vera üzere görev ve sorumluluk bilinci içersinde yaşayarak kâmil insan olmaktır. Vera üzere yaşayan selam ona İsa’ya bunun için Mesih denmiştir. Çünkü bu ifadenin bir anlamı da “Oruç ehli” olmaktır (aç kalmak değildir). Saygılarımla. Galip Yetkin. Konu galipyetkin tarafından (5. October 2014 Saat 08:58 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yukarıdaki paragrafta İşaya Peygamber'den bahsetmiştik.Asırlar önce İsrailoğulları'na Peygamber olan İşaya bakın ne demiş.(daha evvel de İşaya'nın dediklerini etraflı yazmıştık(http://www.hanifler.com/showthread.p...1807#post11807). Aynı zamanda Sayın Hakkı Yılmaz'ın "İşte Kur'an adlı eserinde de anlatılır. Yinelemekte fayda var.)
İŞAYA PEYGAMBER'E(Bakara-183.ayetindeki "sizden(yani bizlerden) öncekilere") TEKÂMÜL ETMİŞ ORUCUN TANIMINA İLİŞKİN VAHYEDİLEN AYETLER. Bunu öğrenmek için İşaya Peygamber'in kitabının 58. Babında, buna ilişkin açıklamalar vardır. Bu Babın 1 ila 8. ayetleri arasında bu konu yer almaktadır. Şöyle ki; “Yüksek sesle çağır. Esirgeme sesini. Boru gibi yükselt ve Yakup evine SUÇLARINI BİLDİR “ “ Halbuki her gün beni arıyorlar(Rızamı arıyorlar). Ve yollarını bilmekten hoşlanıyorlar.ADALET ETMİŞ ve Allah’ın hükümlerini bırakmamış bir millet gibi, benden doğru hükümler soruyorlar.Allah’a yaklaşmaktan hoşlanıyorlar “ “Niçin oruç tuttukta görmüyorsun, canımızı( nefsimizi) alçalttıkta bilmiyorsun diyorlar” “İşte siz orucunuz gününde işiniz peşindesiniz(şahsi işlerinizi kovalıyorsunuz, ferdiyetçi bir toplumsunuz) bütün işçilerinizi sıkıştırırsınız.(verimi arttırmak ve çok kâr etmek için az ücret çok iş istersiniz…) “ “İşte siz kavga ve çekişme için ve kötülük yumruğu ile vurmak için oruç tutuyorsunuz (rekabet ve yarışı bırakmadınız, sureti haktan görünmek, göz boyamak için ) bugün öyle oruç tutmuyorsunuz ki,yüksek yere ( Allah katına) sesinizi işittiresiniz.” “BENİM SEÇTİĞİM ORUÇ, İNSANIN CANINI ALÇALTACIĞI GÜN (nefsinin kibrini ve hevâsını kırmak, Kânit olmak,mütevazı olmak..) böyle mi olur. Saz gibi başını iğmek ve altına çul ve kül sermek mi? Buna mı oruç, Rabbe makbul gün diyorsunuz?” Bu eleştirilerden sonra Allah tıpkı Bakara 177. ayetteki Oruç tanımını yapıyor. “KÖTÜLÜK ZİNCİRİNİ AÇMAK, BOYUNDURUK BAĞLARINI ÇÖZMEK, EZİLMİŞ OLANLARI HÜR OLARAK KOYVERMEK (işçi olarak sıkıştırıp çalıştırmak değil onları iş sahibi yapmak) VE HER BOYUNDURUĞU KIRMAK. BENİM SEÇTİĞİM ORUÇ BU DEĞİL Mİ ? “ “KENDİ EKMEĞİNİ (ihtiyaç içinde iken,dolup taşıp meleleşmeden kendisine lâzım olduğu halde onu diğerkamlılıkla başkasına veren îsâr sahibi…) AÇ OLANLA PAYLAŞMAK( zengin olup vardan değil, ancak kendine yetecek kadarken bölüp vermek) YURTSUZ DÜŞKÜNLERİ KENDİ EVİNE GETİRMEK ( yolcu ve yolda kalmışlar) VE ÇIPLAĞI GÖRÜNCE ÜSTÜNÜ ÖRTMEK VE KENDİ ETİNDEN OLANDAN (adem oğlundan/insan cinsinden) KAÇINMAMAK DEĞİLMİ ? Dikkat edilirse son paragrafta aynen Bakara suresi 177. ayette önemle vurgulanan BİRR tanımlanmaktadır. Zaten Araf-157. ayet bize Kuran’ın iniş sebebinin ve Resulullah’ın gönderiliş sebebinin ezilenlerin esaret zincirini kırmak olduğunu açıklar. Bu zincir özelleştirme zinciridir. Sosyal devletten uzaklaşmak dalalettir. Adalet ve rahmet kamulaştırmak ve insanların geleceğini toplumun birbirine karşılıklı kefil oldukları Beyt ehli olarak yaşamasının yolunu açmak ve sistemini kurmaktır(Kureyş suresi). Bunun zıttı ise, hürriyeti hararetli olmak olarak algılayarak bina ehli(Özel mülkiyete ağırlık vermek) olmaktır. Oysa bize emanet edilen iki şeyden birisi Kuran, diğeri bina ehli olmayı terk ederek Beyt ehli olmak, cimrilik olan liberalizm-Kapitalizmi terk ederek sadık dostlar toplumunu oluşturarak, üzerinde insan ve kul(canlı cansız varlıkların) hakkından zerre bile taşımadan ahirete göçmektir. -Leyl-17.18.19-. En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır. O ki, arınmak için zenginliğini başkalarına harcar bunu ne kendisine karşılık bekleyerek yapar, ne de kendisine yapılanların karşılığı olarak. Bunun yolu da yine Leyl suresinin 5,6,7, ayetlerinde (Kim ihtiyaçtan fazlasını verır ve ondan korunursa;El Hüsnâ'yı (en güzelini hakikatim diye) tasdik ederse;Böylece ona en kolayını kolaylaştırırız.) gösterilmiştir. Bu da "Özel mülkiyet"in sınırlanması ve işlerin birleştirilmesidir. İşlerin ayrı ayrı olduğu liberalist kapitalist sistem ve özelleştirmecilik işlerin ayrı ayrı , amaçların ayrı ayrı ve kalplerin de ayrı ayrı olmasına sebep olan hal Kuran’da Usr- kapitalizm olarak tanımlanıp bundan kaçınılması emredilmiştir(Leyl-4: Muhakkak ki çalışmanız, elbette farklı amaçlara dönüktür.) Saygılarımla Galip Yetkin Konu galipyetkin tarafından (2. October 2014 Saat 10:56 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2012
Bulunduğu yer: earth
Mesajlar: 433
Tesekkür: 229
167 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
islam da
hristiyanlık ta musevilik te budizm de hinduizm de taoizm de brahmanizm de jainizm de maniheizm de keltler de eski roma da eski yunan da kimi zaman işlenmiş günahların dünyada çekilmesi için, kimi zaman nefsi terbiye etmek yada acı çekmek için, kimi zaman insani arzulardan kurtulmak için, kimi zaman sağlık ve geç yaşlanmak için, kimi zaman felaketlerden korunmak için,kimi zaman da dinde veya tarikatte yükselmek için BAKARA - 183 Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.
__________________
(FOR RAVEN) |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2012
Bulunduğu yer: earth
Mesajlar: 433
Tesekkür: 229
167 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Jaluit / Marşal Adaları
UTC/GMT+12:00 Tarih İmsâk Akşam 27 haziran 2014 05:03 19:04 Medine / Suudi Arabistan UTC/GMT+03:00 Tarih İmsâk Akşam 27 haziran 2014 03:52 19:21 Arhus / Danimarka UTC/GMT+02:00 Tarih İmsâk Akşam 27 haziran 2014 01:23 22:20 Ontario / Kanada UTC/GMT-04:00 Tarih İmsâk Akşam 27 haziran 2014 02:59 21:10 Honshu (Kyoto) / Japonya UTC/GMT+09:00 Tarih İmsâk Akşam 27 haziran 2014 02:42 19:21
__________________
(FOR RAVEN) |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu ayetin inzal edildiği zamanda "Ramazan diye bir ay yoksa orucun zamanlaması nasıl ve neye göre plânlanacaktır.
Bakara 185'in inzal edildigi zamanda Ramazân diye bir ay var ki ayette sehru ramazân geçiyor. Peki olmayan ne? Hicrî takvime musallat edilen kamerî yıl ile gökteki aylarin arasinda kurgulanan bag. Olmayan o. ZAMAN KAVRAMI kamerî yilin "sehr"lerinde yok; gökteki "sehr"lerde var. Dogum vakti sehru ramazân olan bir insan hangi mevsimde dogdugunu kamerî yilin "sehr"ine göre açiklayamaz; gökteki "sehr"e göre açiklar. Bundan ne anlasilir? Ayetteki SEHR kamerî yilin "sehr"lerinden biri degildir. Bu anlasilir. Ayetteki SEHR gökteki ay olup Allah onu onüçüncü ay yoluyla vakten SABIT hale getirmis ve böylece zaman kavramiyla donatmistir. Kamerî yildaki "sehr"lerden kastin gökteki aylar oldugu ise bos bir iddiadir çünkü kamerî yilin "sher"leri vakten OYNAR; zaman kavramina o yüzden sahip degildir. Kisacasi, ayetin inzal oldugu devirde gökte aylar var; onlardan biri olan sehru ramazân var. "Savm"in zamanlamasi gökteki aylara göre planlanacaktir. * "Allah SEHRU RAMAZÂN diyor ama BELA ANI demek istiyor, ZORLUK ANI demek istiyor" iddiasina gelince... Benim deger yargilarimin içinde "Allah onu diyor ama benim dedigimi kastediyor" keyfîligi yok. Allah ne diyorsa onu kastediyor. Içinde SEHR geçen ayetleri okudugumda benim anladigim, SEHR "29 gün 12 s 44 dk 3 sn"lik zaman uzunlugudur, kisacasi GÖKTEKI AY. Allah "eshurul hurum çikinca" dediginde "haram aylar çikinca" diyor (9:5); her biri 29 gün 12 s 44 dk 3 sn olan dört birim dolunca. Allah müsriklere "Yeryüzünde dört ay dolasin!" dediginde (9:2) onlari dört ay hapsedip ZORA sokmuyor, dört ay ÖZGÜR birakiyor. Sehru ramazân "haram aylar"in ilkidir. Savas yok, kan dökme yok onda; baris var; özgürlük var. ADI üstünde, "sicak ay"dir sehru ramazân. Sicak aylarda yavrulayip yavrularini büyütmekle mesgul av hayvanlarini öldürmemek var (5:2, 5:95). Hayat var. Ne belasi! Konu Hasan Akçay tarafından (26. February 2026 Saat 04:30 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Rahmeti üzerine almış olan Allah aç kalın der mi? Bir de yanında "su da içmeyin" dedirtiyorlar.
"Aç kalmak, su içmemek size zor gelse bile aç kalin, bi de su içmeyin!" demiyor zaten. "Yutîkûne" diyor. YUTÎKÛNE ki onlar zorlukla güç yetirirler demek. Iste onlar oruç tutmayacak. Oruç tutmaya zorlukla güç yetirenlere düsen, bir yoksulu doyurmaktir, alellezîne yutîkûnehu fidyetun taâmu miskîn. Konu Hasan Akçay tarafından (5. June 2014 Saat 08:23 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sayın Hasan Bey.
Adam zar da olsa zor da olsa orucunu "tutmuş". Şimdi Allah, aç ve açıkta kalınmayan bir sosyal devlet kurmuş olan müslümana Kitap yolu ile "sen oruca zorlukla güç yetirdin, bu nedenle de bir yoksulu doyur bakalım" mı diyor? Kur'an'ın düzeninde, yani Sosyal Hukuk Devletinde/Toplumunda "yoksul" yok ki. Orucu öyle veya böyle yerine getirmenin mükafatı mı bu? Zorluk çekmeyenlere bu imtiyaz, ayrım niye? Saygılarımla. Galip Yetkin. Konu galipyetkin tarafından (18. December 2020 Saat 12:46 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
"sen oruca zorlukla güç yetirdin, bu nedenle de bir yoksulu doyur bakalım" mı diyor?
Oruca zorluk ile güç yetirenin oruç tutmasi farz degil ki Allah böyle bir sey desin. Oruç tutmak durumunda olan kisi kolayca tutabilecekse tutacak; zorlanacaksa tutmayip bir yoksulu doyuracak. Zorluk diye bisey söz konusu degil. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sayın Hasan Bey.
Hem müslüman olacaksın hem de kurduğun Medine gibi bir sosyal hukuk devletin olacak, hem de ele güne muhtaç kişiler, yosullar olacak.....! Bu olası bir şey mı? Bu bir. Kur'an'ın neresinde Bakara 177. ayetini boşverip de bir öğün atlatın, yani sabahın köründen akşamın karanlığına kadar aç bilaç dolaşın, su da içmeyin deniyor. Yok böyle bir şey. Bu İsfahani denilen adamın kuralı. Bu iki. Diyelim ki İsfahaniye kul oldun ve onun görüşünü kural olarak kabul ettin ve açlığa kendini mahkûm ettin. . Kur'an'ın getirdiği "mizanda vezin" kuralı gereğı ekonomik güç bakımından bütün müslümanlar eşittir. Bir kişi fakirse herkes fakir; bir kişi zenginse herkes zengindir. Bu durumda hangi miskini doyuracaksın. O işi zaten devlet yerine getiriyor. Hadi diyelim ki 29 gün bir miskini doyurdun. Diğer miskinler ne olacak? Senenin kalan günleri miskinler ne yapacaklar? Acaba ben oruca güç yetirebilenlerden miyim? Diyelim ki ben oruca güç yetirenlerdenim. Ailemde de bu vasıfta daha üç kişi var. Peki; aç ve susuz kalıp da yemek için harcanmayan para bir ay içinde bir meblağ tutacak. Bu ihtiyaç fazlası. İslamın kurduğu sosyal hukuk devletinde miskin olsa bile fakir, fukara yok. Eeee..... Bu "ihtiyaç fazlası" ne olacak. Saygılarımla. Galip Yetkin. Konu galipyetkin tarafından (8. June 2021 Saat 09:48 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Orucun gerekçesi
inananlarin muttaki olmasi: Inananlar! Muttaki olun diye oruç sizden öncekilere oldugu gibi size de yazildi - leallekum tettekûn. (2:183) Muttaki olmak ben-odakli tavirlardan uzak özgeci olmaktir. Hz Muhammed döneminde bu, Allah için savasmayi gerektirmis çünkü inananlar sirf "Rabbimiz Allah!" dedikleri için saldiriya ugramis, evlerinden yurtlarindan sürülmüsler (22:40). Onurlariyla, inançlariyla yasamak için savasmak zorunda kalmislar. Allah için savasmak öylesine gerekmis. O ortamda kendisinin mümin oldugunu söyleyen bir insan eger Allah için savastan kaçarsa münafiktir; ki müsrikten ve kafirden daha tehlikelidir çünkü arkadan vurur. Münafigin en belirgin özelligi ise "Önce ben!" demesi. Önce benim evim (33:13), önce benim mallarim, önce benim ailem (48:10), önce benim rahatim (9:81)... Iste sehru ramazân denen "sicak dolunay"da Allah bir sûre indirmis (9:64, 81, 86, 124, 127; 47:20) ve inananlari kendilerini arkadan vuracak münafiklari farketme imkanina kavusturmus. FURKÂN: farkettiren (2:185). Olay bu. Islamin dogum günü sayilmasi gereken bir an. Allah bizden o ani yad etmemizi istiyor ki olaydan ders alalim, "Önce ben!" demiyelim. Önceligi Allah'in Kuran'da sayip döktügü erdemli tavirlara taniyalim. Hani khaos'un da sayip döktükleri. Islamin o yasamsal anini yad etmek bir bakima insanlarin dogum günlerini yad etmek gibi bir sey. Yani önemli olan, iyi insanlarin dogmus olmasidir. Onun için örnegin "Iyi ki dogdun, Galip!" deriz. "Sevdiklerimin dogumunu neden pasta yiyerek yad edecekmisim?" diye itiraz ediyor muyum ki "Islam tarihindeki yasamsal bi olayi neden yiyip içmekten geri durarak, kendimi tutarak yad edecekmisim!" diye itiraz edeyim? * Güzel kardesim, sizin ihtiyaçtan fazla malinizi infak etmenize oruç engel degil, namaz engel degil, hac engel degil, sevdiklerinizin sizin dogum günü pastanizi yiyerek "Iyi ki dogdun Galip!" demeleri engel degil. Allah hac diyor ama sosyalist ögretim seminerini kastediyor, umre diyor ama o ögretimin stajini kastediyor... Eger konuyu bu türden "Allah öyle diyor ama benim dedigimi kastediyor"lara getirecekseniz beni bagislayin; ben almayim. Konu Hasan Akçay tarafından (5. June 2014 Saat 01:09 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ortasında, oruç, yazın |
|
|