![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hakki Yilmaz (http://hanifler.com/showthread.php?t=164)
Doğum öncesindeki birkaç dakikayı nakleden bu ayetlerde Meryem’in şikâyetlerine cevap veren ve ona yol gösteren biri ortaya çıkmıştır. Kim olduğu belirtilmeden ayette “o” veya “kimse” diye bahsedilen kişi, Meryem’e Allah’ın bir su arkı akıttığını haber vermiş, hurmalardan yemesini, sudan içmesini söylemiş, çocukla ilgili olarak gelecek eleştirilere cevap vermemesini ve o eleştirileri yönelten insanlarla konuşmamasını öğütlemiştir. Hz Meryem'in susma orucu tutmasi "Babasiz çocuk dogurdun sen!" diye kendisini elestirenlere karsi aldigi bir önlemdir. Babasiz isalar dogurdugumuzda. elbet biz de o orucu tutmaliyiz. Nasil olsa Hz Meryem'e o ögüdü veren kimse gibi ulu bi zat bize de gelecek, susma orucu tutmamizi tavsiye edecektir. Konu Hasan Akçay tarafından (16. July 2014 Saat 01:49 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Site Yöneticisi
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.100
Tesekkür: 3.636
1.094 Mesajina 2.443 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000 ![]() |
Selamun aleyküm, Değerli Bartsimpson Kardeşim,
Masdarlar, fiillerden türemiş isim kategorisinde sözcüklerdendir. Arapçada masdarlar mücerred/yalın ve kıyasi masdarlar olarak iki ana başlıkta incelenir. Mücerred/yalın masdarlar işitip öğrenmeye dayalı olduğundan semai masdarlar olarak da adlandırılırlar. Türedikleri sülâsi masdarla aynı anlamdadırlar .Türetildiği kalıplar belli bir anlam üretmezler. Mücerred/yalın/semaî masdarların anlamlarını sözlükten bularak öğrenebiliriz Mezîdünfih/Kıyasi masdarlar ise belli anlamlar içeren if'âl, tef'îl,tefa''ul, tefâ'ul müfâ'ale,infi'âl,if'ilâl,ifti'âl,istif'âl,İsm-i fâ'il,İsm-i mef'ûl gibi kalıplardan oluşurlar. Bu kalıplar masdara geçişlilik,geçişsizlik, etkenlik,ettirgenlik, işteşlik dönüşlülük vb. değiştirilemez anlamlar kazandırırlar. Bu kalıplar bilinmeden sözlüğe bakılmamalıdır. Müfâ'ale bâbındaki masdarların çatısı, nesnesi bakımından geçişli veya geçişsiz, öznesi bakımından ise genellikle işteşlik anlamı kazanırlar. “ahd /söz verme, “mu'âhede / sözleşme”, “haber , ”muhâbere /haberleşme, ” vb. Sizin çoğul mu diye sorduğunuz “ الصّيامes Sıyâm” sözcüğü, “sad-vav-mim “ kök harflerinden türemiştir. Kök harflerinden olan “vav” harfi Arap dilindeki “elif-vav-ye” illet harflerinden birisidir. İllet harfleri, sözcük üretme yapımı sürecinde ya düşerler ya da başka harflere dönüşürler. "Es Sıyam" sözcüğü de illetli harf bulunan “sad-vav-mim ”kök harflerinden müfâ'ale/isteşlik kalıbında “fi’al” vezninde bir sözcük olup ortadaki “vav”harfi “ye” harfine dönüşmüştür. İsteşlik; bildiğiniz gibi birden fazla özne tarafından aynı zamanda, karşılıklı veya birlikte yapılan fiillerde sözkonusudurlar. "Sıyam" sözcüğü isteş bir fiildir. Birden fazla kişi tarafından yapılması müfâ'ale/isteşlik kalıbından gelir. Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Sevgi,saygı ve muhabbetle. Allah'a emanet olunuz.
__________________
Halil Ay |
|
|
|
| dost1 Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | bartsimpson (16. July 2014) |
|
|
#3 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kayikçi kavgasina teşne bir üsluba karsi önlem olarak bu forumda ben de susma orucu tuttum. Bir hafta forumdan uzak durdum. Çünkü kavga etmeyi, gönül kirmayi sevmiyorum. Gönül kiracagima klavyeye basan ellerim kirilsin.
Ama nolur benim bu önlemim bari dogru anlasilsin, ibadet sayilmasin. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nedense bizim eleştrilerimiz bazı kişiler için "kayıkçı kavgası".
Niye...? Cevabını siz de tahmin ediyorsunuzdur..... Evet o....... Bakın bir kayıkçı kavgasına bir zemin daha. Umru'da yani havra/savma'da(ki İsa'nın Peygamberliği ile "manastır" ismini alacaktır) batı tarafına çekilmişken bir bakıyorsun Meryem'i hurma ağaçlarının altına götürüp orada doğum yaptırıyor ve doğum esnasında,(in midir, cin midir, destur ya Rabbi) bir adam peydah oluyor ve Meryem'e bazı tavsiyelerde bulunarak ağacı silkelettirip düşen hurmalardan yedirtip altından da bir akarsu akıttırıp ondan da içirttiriyor ve bunu mecaz olarak değil de hakikat gibi aksettiriyor; doğum esnasında, doğurma sancıları esnasında yaptırıyor bunları Meryem'e. Siz hurma ağacı gördünüz mü? Silkelemeyle hurmalar düşer mi? Dalını silkeledi deseniz? Dalları yerlerde sürünen hurma ağacı gördünüz mü? En ilginci de "çocuğun doğmasıyla çocuk ile ilgili olarak gelecek eleştirilere cevap vermemesi, konuşmaması yani kendisine atılan suçları kabul etmesi........Hayret yani...... (Şimdi konu dışı bir soru: Yetim olan ve havradan/umrudan başka yeri yurdu olmayan, bir al'i umran olan Meryem İsa'yı havrada/umruda mı doğurdu, yoksa başka bir yerde mi?) Sanki Meryem hiç hamile olmadı veya karnı davul gibi şişmedi ve dokuz ay boyunca kimse onun hamileliğine şahit olmadı ve eleştiri almadı. Aldı da bu eleştirilere cevap verdi de doğum sonrası mı susturuldu; ya da eleştiri yalnızca doğum sonrası mı yapıldı? Doğum öncesi serbest, sonrası yasak ha......... O peydahlanan, adam denilen sakın "vahiy" olmasın? Dini anlatımlarda yani vahiylerde "akarsu" ne mânâya gelir? Akarsu "rızk" mânâsında kullanılmamiş mıdır? Bir Peygamber için "rızık" ne ifade eder? Arabistan'ın en bereketli ağacı hurma ağacıdır; semeresi boldur. Hurma burada yani dini anlatımda "semere", "vahiy" manasında değil mi. "Müjdeler olsun" diye İsa ile müjdelenen, Peygamberliği daha doğumunda belirtilen hem İsa'ya, hem kendisine bir kötülük gelmesin diye peygamberliğinin saklanması, gizlenmesi , işte bu hususları konuşmaması istenmiş olmasın Meryem'den....... Ne dersiniz şimdi bu eleştiri, ve bu eleştri yanında kendi görüşümün ifadesi "kayıkçı kavgası" mı? Saygılarımla. Galip Yetkin. Konu galipyetkin tarafından (19. March 2016 Saat 11:50 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
| galipyetkin Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | bartsimpson (16. July 2014) |
|
|
#5 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu sene Finlandiya ve Norvec gibi ulkelerde oruc 21 saat 55 dakika tutulacakmis.
Yani aksam sadece 2 saat olacak. Iftar ve savur icin .... Turkiye 17 saat Arjantin 12 saat Angola 13 saat Burnui 14 saat Avusturalya 12 saat Avusturya 18 saat ........ Merak ettigim bir sey daha var aslinda. Uzay adami oldunuz ve uzaya ciktiniz uzay istasyonunda 1 yil kalacaksiniz. Oruc zamani neye gore olacak? Yada yzayda oldugunuz icin oruc tutmayacakmisiniz? Ayni sekilde namaz kilmayacakmisiniz ? Kilacaksaniz hangi vakte gore? Yada teknoliji cok ilerledi ve 50 sene sonra artik Ay da yasayabiliyoruz. Ne yapacagiz ramazan ve namaz icin? Belkidee bunlari konusmak gerceklesmedigi icin anlamsizdir.... Devam edip gidiyor yani bu sene oruc tutma zamani 12 saat ile 22 saat arasinda degisecek. Konu kuman tarafından (13. June 2015 Saat 11:54 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa." |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2012
Bulunduğu yer: earth
Mesajlar: 433
Tesekkür: 229
167 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
bu işte bir yanlışlık var ama ne? ya bir de sıcak ay falan diyorduk ya e bu kuzey ülkeleri sıcak falan da görmüyor hadi buyur buradan yak!
__________________
(FOR RAVEN) |
|
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
sicak dolunaydir şehru ramazân sicak ay degil. Dolunayi vurgulamamin nedeni bu gök kubbenin altindaki her yer, örnegin kuzey ülkeleri de görüyor o dolunayi. "Ama sicak görmüyorlar"a gelince bu niçin sorun edilir ki? O dolunayi sicak diye niteleyenler Arap cografyasinda yasayanlardir. Kuzey ülkelerinde yasayanlar farkli nitelerler. Ama Arabistan'in gördügü de, kuzey ülkelerinin gördügü de AYNI dolunay. Müminlere farz kilinan: ADI ne olursa olsun, o dolunayi "savm"lamak. O dolunaya tanik olanlariniz onu "savm"lasinlar (2:185) Çünkü kötüyü ele veren ayiraç (furkân) o dolunayda indirildi (2:185) Biz onu kadir gecesi indirdik (97:1). Bütün bir ay degil yalnizca 1 (bir) dolunay gecesi. Yani 29 ya da 30 gün oruç tutulacak diye bi sey yok. Farz kilinan: o dolunayin "savm"lanmasi, yad edilmesi. eyyâmen ma'dûdât (2:184) -bir insanin el parmaklariyla sayilan günlerde. Eger "bir insanin el ve ayak parmaklari" denseydi süre 20 gün olurdu. "üç insanin el parmaklari" denseydi 30 gün. "Bir insanin el parmaklari" deniyor. 10 gün. O dolunaya tanik olunduktan sonraki 10 gün. Çünkü o dolunaya tanik olanlariniz onu "savm"lasinlar, deniyor. Önce taniklik, sonra "savm"lama. Konu Hasan Akçay tarafından (26. June 2015 Saat 05:30 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
| Hasan Akçay Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi: |
|
|
#9 | |
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Teşekkürler.
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa." |
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Aug 2013
Mesajlar: 203
Tesekkür: 153
10 Mesajina 12 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
....
Konu beyazasi tarafından (31. August 2017 Saat 05:22 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ortasında, oruç, yazın |
|
|