![]() |
|
|
|
|
#1 | |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
soru: Hz Muhammed ramazânin geldigini nerden biliyordu? ŞEHR denen dolunayin görünmesinden. Soru: ...o görünenin SeHRU Ramazân oldugunu nerden biliyordu? Afyonkarahisar'in afyon ekilen köylerinde ilkbahar gelince tarlalarda açan çiçeklerin afyon çiçegi oldugu nerden biliniyorsa Arabistan'da o dolunayin ramazân dolunayi oldugu ordan biliniyordu. Yerel kültürün kalbiydi o dolunay. Insan, kendi kalbini bilmez mi? Bakin Kuran'da bi tek o dolunayin ADI geçiyor (2:185). SeHRu Ramazân ASIRI sicaklarin habercisiydi, o yüzden Araplar sicak dolunay diyordu ona. Dolunay aksaminin sabahinda Mekke panayiri kuruluyordu. Araplar o dolunayin aydinliginda geceleyin panayira hazirlanirlardi. Örnegin, pazarda satacaklari hurmalari çuvallara doldurur ve develere yükleyip yola düzülürlerdi. Uzak ülkelerden hali, ipekli kumas, bal... getirenler mallarini pazardaki tezgahlarina yerlestirilerdi. (Bunlar Dr Ayman'in yazdiklarindan edindigim bilgiler.) ŞEHRu Ramazân "iddet eş-şuhûr"un öteki dolunaylarindan bi de RENK olarak farkli. Onun uzaydaki yeri dolayisiyla günesten yansittigi isik daha az engelle karsilasiyor, o yüzden rengi daha bi KIZIL. Baska ipuçlari da var. Ama isterseniz simdilik bu kadarla yetinelim. Soru: ...o dolunay her yil 11 gün erken mi doguyor? Hayir. Bazan 19 gün geç doguyor. Semsî yil........: 365 gün Iddet eş-şuhûr: 354 gün. ARTAN günler..: 11 gün Günes yilinin "iddet eş-şuhûr"dan ARTAN günleri birike birike 29.5 güne ulastiginda olusan ARTIK ay araya girince... Konu Hasan Akçay tarafından (19. August 2015 Saat 02:12 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Bakınız bu sizinle bu konuda ilk konuşmamız ve yazışmamız değil. Sorduklarım içinden cımbızla seçip cevap veriyorsunuz. Sorduklarıma verdiğiniz cevapların hiç birisi de KURAN kaynaklı değil. Böyle olunca da söylemleriniz safsata ve zan dan öteye gidemiyor. Basit olun diyorum. Yapmayınız. İnsanların akıllarını daha fazla karıştırmayınız. Vebal altında kalmayınız. Biz burada doğruyu bulmak ve yaymak için varız. Peygamberin 21 Haziranı afyonların açmasını örnekleyerek çiçeklere böceklere otlara bakarak anlaması kadar saçma bir düşünce sistemi daha önce duymadım. Bu topluluk da takvim kullanıyordu. Zaman kavramı vardı. İnternetten Hudeybiye antlaşmasına bakınız. Arapçanız var. Oradaki zaman belirteçlerinde "ibibikler öter ötmez" falan demiyor. Arapların da gregoryen takvimi kullandığı aşikar ve apaçıktır. Yoksa Arabistan'ın merkezindeki bir ticaret kentini Yahudi ve Hristiyanlarla eş güdümlü olarak nasıl ayakta tutabilirsiniz. - Hey Justinyan cemaziyülevvelin 12sinde develer kervanla burada olsun. Malları Avrama hilalin 14'ünde teslim edeceğim ona göre. - .......... - Anlamadın mı? - .......... - Oğlum bırakın şu güneş takvimini kafamız karışıyor ya... Toplumsal önem arz eden olaylarda birlikte hareket etmek için ortak paydalara ihtiyaç vardır. Yoksa çingene çalar. Kürt oynar. Bizde seyrederiz böyle.
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa." |
|
|
|
|
| bartsimpson Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | khaos (29. June 2015) |
|
|
#3 | |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Saçma düsünce sistemi demek o kadar kolay olmamali. Bi ortamda geçen olaylari oranin kültürünü kâle alarak okumak saçma degildir. * Benim iletimde "Kuran açisindan niçin 21 Haziran?" sorusu yok, olmayan o sorunun cevabi da yok. Onu ayri bir iletide ele almak istedim. Ama siz yine öfkelenmissiniz. * Hudeybiye örnegi... Hem benim yazdiklarim Kuran kaynakli bulunmayip öfkeleniliyor hem de Kuran'da hiç geçmeyen Hudeybiye andlasmasinin internette kotarilma sekli örnek gösterilip ondan ders almam isteniyor! * Hudeybiye konusunu batni Mekke ifadesinden hareketle Halil hocamla konustuk. http://www.hanifler.com/showthread.php?t=2947&page=2 Konu Hasan Akçay tarafından (29. June 2015 Saat 02:03 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#4 | |||||||||||
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Katılırsınız, katılmazsınız. O da sizin fikrinizdir. Ama bana üslup dersi vermeye kalmak ise, sizin haddiniz değildir. Bir idda ile ortaya çıkan sizsiniz. Bu iddanızı savunurken eleştirilere, karşı görüşlere, itirazlara, mantık hatalarına tahammül edemeyecekseniz burada ne işiniz var onu anlayamadım. Ayrıca evrensel olan bir kitabı, bedevi kültürüne ve zihniyetine boğmaya çalışan sizler gibiler olduğu müddetçe, bu forumda hala ayı, güneşi, çiçeği, böceği konuşuruz. Kurtulamadı şu din sizin gibi insanların düşünce sisteminden. Yıl 2015. Alooooo. Siz hangi yılda yaşıyorsun. Bana hala bedevi kültüründen bahsediyorsunuz. Biz "Bi ortamda geçen olaylari oranin kültürünü kâle alarak okumuyoruz" Allahın kelamını okuyoruz. ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Yani bir üstteki alıntı da size ait bir alttaki de. Kendinizle nasıl böyle çelişebiliyorsunuz anlamadım. Alıntı:
Ben neye göre attığınızı sordum. ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Yanılıyor olabilirim. Ben Kuran'da geçen antlaşmanın Hudeybiye antlaşması olduğunu sanıyordum. Bu konudaki son kararı büyüklerime bırakıyorum. Bana onu kabul etmek düşer. ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Verdiğiniz linkteki konuşmaların sonunda en akla yatkın olanın Galip Ağabeyin görüşü olduğunu sanıyorum. Tabi bu benim görüşüm. Kimseyi bağlamaz. ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Bir daha bakınız. http://www.hanifler.com/showpost.php...&postcount=238 ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Alıntı:
Bir önceki mi? Ortadaki mi? Bir sonraki mi? Bedevi arabın ya da Muhammedin meton döngüsü kullandığı ya da ay hesaplamalarını buna göre yaptığına deliliniz nedir? Valla Muhammedin de işi zor. Hayatımda bu kadar saç... Neyse. ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Alıntı:
Görünen o ki bayağı iyi kafa yapıyor. Ya da siz bizimle kafa yapıyorsunuz. ---------------------------------------------------------------------------------------- Alıntı:
Muhterem ramazan ramazan resmen bizimle kafa buluyor. ---------------------------------------------------------------------------------------- Benim için olay bitmiştir. Geri kalanlara "Hadi hayırlı tıraşlar..."
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa." |
|||||||||||
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Semsî yil.: dünyanin günesî dolanmasi (1 kez) Bu iki hareket eş zamanlidir. Birbirinden kopuk ve bagimsiz degil birbiriyle iç içe, birbirine bagli. Dünya ile birlikte kamer de dolaniyor günesi. Kamer dünyayi dolanirken olusan ŞeHRu Ramazân için dünya günesi dolanirken olusan gündönümü (21 Haz) o yüzden ölçü aliniyor. ŞeHRu ramazân o yüzden gündönümünden sonraki ilk dolunay. Gündönümü çöldeki Araplar dahil herkes tarafindan bilinir çünkü yilin en uzun gündüzüdür. Neden semsî yilin baska bi vakti degil, örnegin 21 Aralik degil de 21 Haziran? Onu bir sonraki iletimde ele alacagim Allah isterse. Alıntı:
yanlislik bunda. Iletimi okuyanlar her halde 2014'ten 2016'ya kendileri geçebilir diye düsünmüsüm. Bi de şu var: Dolunaydan hemen önce, dolunay, ve dolunaydan hemen sonra AYIN doluluk oranlari birbirine çok yakin. O yüzden bu 3'ün her hangi biri dolunay tarihi sayilabiliyor. Arti, tarihlerde 1 gün yanilma payi var. Kesin tarih istenirse meton döngüsü kullanilabilir. Örnegin 2015'te gündönümünden sonraki ilk dolunay 02 Tem görünüyor (http://www.timeanddate.com/calendar/...015&country=74) Onun hilali: 17 Haz. Meton döngüsüne göre 630'da da öyle olmasi gerekir. Ama öyle degil. 630'da gündönümünden sonraki ilk dolunay: 30 Haz. (http://www.timeanddate.com/calendar/...630&country=74) Onun hilal hali: 17 Haz. Dolunay için dogru olan tarih 02 Tem olamaz. Çünkü hilal ile dolunay arasindaki günlerin sayisi 16 ediyor. Çok fazla. Dogru tarih: 30 Haz 630 30 Haz 2015 * Kuran açisindan "Neden 21 Haziran?"i bir sonraki iletimde ele alacagim Allah isterse. Konu Hasan Akçay tarafından (29. June 2015 Saat 07:20 AM ) değiştirilmiştir. |
||
|
|
|
|
|
#6 |
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Düşünün bi...
Mekke'de Muhammed'e peygamberlik tebliğ ediliyor. Neyi anlatacağı ve nasıl anlatacağı öğretiliyor. Zorluklarla nasıl başa çıkması gerektiği öğretiliyor. Bir yerde kırılma noktası oluyor ve tebliğ edilenlerle öğretilenlerin topluma uygulanması ve pratiği gerekiyor. (kollektivizm) Yer aranıyor. Hicret anlam itibarı ile bu yüzden çok önemlidir ve bence insanlık tarihinde çağ kapatıp çağ açan olaylardan biri olarak değerlendirilmelidir. Medine'ye göç ediliyor. Mekan o kadar uygun ki Medineliler hicret edenleri bağrına basıyor. Çünkü amacı ve sebebi biliyorlar. Ensar ve muhacir denen iki grup kollektivizmi tebliğler doğrultusunda doyasıya yaşıyorlar. Hatta Allah'ta Haşr 9 ayetinde "Daha önce Medine`yi yurt edinmiş ve îmânı kalblerinde yerleştirmiş olanlara gelince: Onlar, kendi yurtlarına hicret eden din kardeşlerini severler, onlara verilen şeyden dolayı gönüllerinde bir kıskançlık duymazlar ve kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendi nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ihtiraslarından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendisidir." diyerek bu davranışlarını methediyor. Allah'ta insanlığın sosyal laboratuvarı olan bu ortamda sosyal hayatla ilgili kuralları tebliğ ediyor. Kollektivizm ve sosyal adalet sisteminin tohumları burada atılıyor ve insanlık tarihinde gelmiş geçmiş en mükemmel yönetim ve yaşam sistemi model olarak oluşturuluyor. Sıra bu modeli insanlığa duyurmaya ve öğretmeye geliyor. Kollektivizmin muhteşemliğini görenler hemen kabul ediyor. Müşriklerle ve münafıklarla (bencil ve nefsi yaşayanlarla) zihinsel, bedensel, ekonomik ve sosyal anlanma savaşılıyor. Sonuç tam bir zafer. Müşriklerin kalesi Mekke kan dökülmeden fethediliyor. Mekke'nin Fethi sırasında Ebu Sufyan'ın Muhammed hakkında söyledikleri çok anlamlıdır. "O kalplere hükmediyor taş duvarlara değil. Kesin bir zafer bu." Rehber belli... Model belli... Herkesin kendi zaferini layıkıyla yaşaması dileği ile...
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa." |
|
|
|
| bartsimpson Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | khaos (29. June 2015) |
|
|
#7 |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Mar 2013
Mesajlar: 641
Tesekkür: 77
125 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 23 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ramazan ayi; En sicak ay. Bu zamani herkes biliyor. 21 Haziran Gunes isinlarinin en dik geldigi an ve en uzun gece gunes isinlari en cok bu an anda geliyor yani gunes daha fazla isitiyor.
Kur an bu zaman diliminde elci ye teblig ediliyor zamanin saati ise ilk dolunay. Vahy edilen bu kitap insanlarin nasil yasamasi gerektigini anlatiyor. Cunku daha onceki vahyler i sanlar tarafindan tahrif edilmeye calisilmis ve bazilari da buna inanmis. Allah aciyor ve bir kere daha insan ogluna sesleniyor. Ey insanlar benim soyledigime uyun ki mutlu huzurlu bir yasam sizin olsun. Siz degil ben bilirim. Size bir kere daha seslendim artik benim sozlerime kulak verin. Size seslendigim gun geldiginde de hatirlamaniz ve uymaniz icin bu onurlu ve guzel gunu savm edin. Dunyevi zevklere dalmissaniz onlardan kendinizi uzaklastirin ve bana yonelin ki mutluluk ve huzur tekrar icinizde olsun. Bu sekilde de tum canlilik benim yaratigim sekle donsun. Bu gun yani kur anin indigi gun savm edin ve hic unutmayin unutursaniz helak olursunuz bunu toplum olarak yapin ki devamli hatirlansin. Her kim bugune ulastiginda bugunun guzelligini gorebilsin. Bu yaziyi ayni cerceve icinde uzatmak mumkun. Ancak benim ogrendigim kadariyla Ramazan bu demek... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Site Yöneticisi
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.100
Tesekkür: 3.636
1.094 Mesajina 2.443 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000 ![]() |
Selamun aleyküm, değerli Hasan AKÇAY,
Araplar, dolunay için hangi sözcüğü kullanırlar?
__________________
Halil Ay |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Lisanul Arab: شهر شهر (لسان العرب): والشَّهْرُ القَمَر، سمي بذلك لشُهرته وظُهوره، وقيل: إِذا ظهر وقارَب الكمال. ŞeHR, kamerin açik ve yaklasik olarak tam dolu oldugu andir. Konu Hasan Akçay tarafından (28. June 2015 Saat 07:00 PM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Site Yöneticisi
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.100
Tesekkür: 3.636
1.094 Mesajina 2.443 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000 ![]() |
Selamun aleyküm, değerli Hasan Akçay kardeşim,
Alıntı:
LisanulArapdaki "Ş-h-r" yi tam olarak alıntılıyorum. " ( شهر ) الشُّهْرَةُ ظهور الشيء في شُنْعَة حتى يَشْهَره الناس وفي الحديث من لَبِسَ ثَوْبَ شُهْرَة أَلبسه الله ثوبَ مَذَلَّة الجوهري الشُّهْرَة وُضُوح الأَمر وقد شَهَرَه يَشْهَرُه شَهْراً وشُهْرَة فاشْتَهَرَ وشَهَّرَهُ تَشْهِيراً واشْتَهَرَه فاشْتَهَر قال أُحِبُّ هُبوطَ الوادِيَيْنِ وإِنَّنِي لمُشْتَهَرٌ بِالوادِيَيْنِ غَرِيبُ ويروى لَمُشْتَهِر بكسر الهاء ابن الأَعرابي والشُّهْرَةُ الفضيحة أَنشد الباهلي أَفِينا تَسُومُ الشَّاهِرِيَّةَ بَعْدَما بَدا لك من شَهْرِ المُلَيْساء كوكب ؟ شهر المُلَيْساء شَهْرٌ بين الصَّفَرِيِّة والشِّتاء وهو وقت تنقطع فيه المِيرَة يقول تَعْرِض علينا الشَّاهِرِيَّةَ في وقت ليس فيه مِيرة وتَسُومُ تَعْرِض والشَّاهِرِيَّة ضَرْب من العِطْر معروفة ورجل شَهِير ومشهور معروف المكان مذكور ورجل مَشْهور ومُشَهَّر قال ثعلب ومنه قول عمر بن الخطاب رضي الله عنه إِذا قَدمْتُمْ علينا شَهَرْنا أَحْسَنَكم اسماً فإِذا رأَيناكم شَهَرْنا أَحسنكم وَجْهاً فإِذا بَلَوْناكم كان الاخْتِيارُ والشَّهْرُ القَمَر سمي بذلك لشُهرته وظُهوره وقيل إِذا ظهر وقارَب الكمال الليث الشَّهْرُ والأَشْهُر عدد والشهور جماعة ابن سيده والشهر العدد المعروف من الأَيام سمي بذلك لأَنه يُشْهَر بالقمر وفيه علامة ابتدائه وانتهائه وقال الزجاج سمي الشهر شهراً لشهرته وبيانه وقال أَبو العباس إِنما سُمي شهراً لشهرته وذلك أَن الناس يَشْهَرُون دخوله وخروجه وفي الحديث صوموا الشَّهْرَ وسِرَّه قال ابن الأَثير الشهر الهلال سُمِّي به لشهرته وظهوره أَراد صوموا أَوّل الشهر وآخره وقيل سِرُّه وسَطه ومنه الحديث الشهر تسع وعشرون وفي رواية إِنما الشهْر أَي أَن فائدة ارْتِقاب الهلال ليلة تسع وعشرين لِيُعَرف نقص الشهر قبله وإِن أُريد به الشهرُ نفسُه فتكون اللام فيه للعهد وفي الحديث سُئِل أَيُّ الصوم أَفضل بعد شهر رمضان ؟ فقال شهر الله المحرمُ أَضافه إِلى الله تعظيماً وتفخيماً كقولهم بيت الله وآل الله لِقُرَيْشٍ وفي الحديث شَهْرَا عِيدٍ لا يَنْقُصان يريد شهر رمضان وذا الحجة أَي إِنْ نَقَصَ عددهما في الحساب فحكمهما على التمام لئلا تَحْرَجَ أُمَّتُه إِذا صاموا تسعة وعشرين أَو وقع حَجُّهم خطأًً عن التاسع أَو العاشر لم يكن عليهم قضاء ولم يقع في نُسُكهم نَقْص قال ابن الأَثير وقيل فيه غير ذلك قال وهذا أَشبه وقال غيره سُمي شهراً باسم الهلال إِذا أَهَلَّ سمي شهراً والعرب تقول رأَيت الشهر أَي رأَيت هلاله وقال ذو الرُّمة يَرَى الشَّهْرَ قبْلَ الناسِ وهو نَحِيلُ ابن الأَعرابي يُسَمَّى القمر شَهْراً لأَنه يُشْهَرُ به والجمع أَشْهُرٌ وشُهور وشاهَرَ الأَجيرَ مُشاهَرَةً وشِهاراً استأْجره للشَّهْر عن اللحياني والمُشاهَرَة المعاملة شهراً بشهر والمُشاهَرة من الشهر كالمُعاوَمَة من العام وقال الله عز وجل الحَجُّ أَشهرٌ معلومات قال الزجاج معناه وقتُ الحجّ أَشهر معلومات وقال الفراء الأَشهر المعلومات من الحجّ شوّال وذو القَعْدَة وعشر من ذي الحِجَّة وإِنما جاز أَن يقال أَشهر وإِنما هما شهران وعشرٌ من ثالث وذلك جائز في الأَوقات قال الله تعالى واذكروا الله في أَيام معدودات فمن تَعَجَّلَ في يَوْمَيْنِ وإِنما يتعجل في يوم ونصف وتقول العرب له اليومَ يومان مُذْ لم أَرَهُ وإِنما هو يوم وبعض آخر قال وليس هذا بجائز في غير المواقيت لأَن العرَب قد تفعَل الفِعْل في أَقلَّ من الساعة ثم يوقعونه على اليوم ويقولون زُرْته العامَ وإِنما زاره في يوم منه وأَشْهَرَ القومُ أَتى عليهم شهرٌ وأَشهرتِ المرأَة دخلتْ في شهرِ وِلادِها والعرب تقول أَشْهَرْنا مُذْ لم نلتق أَي أَتى علينا شهر قال الشاعر ما زِلتُ مُذْ أَشْهَرَ السُّفَّارُ أَنظرُهم مِثلَ انْتِظارِ المُضَحِّي راعِيَ الغَنَمِ وأَشْهَرْنَا مذ نزلنا على هذا الماء أَي أَتى علينا شهر وأَشهرنا في هذا المكان أَقمنا فيه شهراً وأَشْهَرْنا دخلنا في الشهر وقوله عز وجل فإِذا انسلخ الأَشهُرُ الحُرُم يقال الأَربعةُ أَشهر كانت عشرين من ذي الحجة والمحرمَ وصفرَ وشهرَ ربيع الأَول وعشراً من ربيع الآخر لأَن البراءة وقعت في يوم عرفة فكان هذا الوقت ابتداءَ الأَجَل ويقال لأَيام الخريف في آخر الصيف الصَّفَرِيَّةُ وفي شعر أَبي طالب يمدح سيدنا رسولُ الله صلى الله عليه وسلم فَإِنِّي والضَّوابِحَ كلَّ يوم وما تَتْلُو السَّفاسِرَةُ الشُّهورُ الشُّهور العلماء الواحد شَهْر ويقال لفلان فضيلة اشْتَهَرها الناسُ وشَهَر فلان سيفَه يَشْهَرُهُ شَهْراً أَي سَلَّه وشَهَّرَهُ انْتَضاه فرفعه على الناس قال يا ليتَ شِعْرِي عنكُم حَنِيفا أَشاهِرُونَ بَعْدنا السُّيُوفا وفي حديث عائشة خرج شاهِراً سيفه راكباً راحِلَته يعني يوم الرِّدَّة أَي مُبْرِزاً له من غمده وفي حديث ابن الزبير من شَهَر سيفه ثم وضعه فَدَمُه هَدَرٌ أَي من أَخرجه من غمده للقتال وأَراد بوضَعَه ضرب به وقول ذي الرمة وقد لاحَ لِلسَّارِي الذي كَمَّلَ السُّرَى على أُخْرَياتِ الليل فَتْقٌ مُشَهَّرُ أَي صبح مشهور وفي الحديث ليس مِنّا من شَهَر علينا السلاح وامرأَة شَهِيرة وهي العَرِيضة الضخمة وأَتانٌ شَهِيرة مثلُها والأَشاهِرُ بَياض النَّرْجِس وامرأَة شَهِيرة وأَتان شَهِيرة عريضة واسعة والشِّهْرِيَّة ضرْب من البَراذِين وهو بين البِرذَون والمُقْرِف من الخيل وقوله أَنشده ابن الأَعرابي لها سَلَفٌ يَعُود بكلِّ رِيعٍ حَمَى الحَوْزات واشْتَهَر الإِفَالا فسَّره فقال واشتهر الإِفالا معناه جاء تشبهه ويعني بالسَّلَفِ الفحل والإِفالُ صغار الإِبل وقد سَمَّوْا شَهْراً وشُهَيْراً ومَشْهُوراً وشَهْرانُ أَبو قبيلة من خَثْعَم وشُهارٌ مَوضع قال أَبو صخر ويومَ شُهارٍ قد ذَكَرْتُك ذِكْرَةً على دُبُرٍ مُجْلٍ من العَيْشِ نافِدِ Yukarıdaki yazıyı okuduğunuzda karşılaşacaklarınız şunlar olacaktır: “Şöhret”: Bir şeyin sınırı aşması, insanlarca bilinecek ölçüde ortaya çıkışıdır. Cevheri, “Bir işin açık olmasıdır” der. İbn-i Arabi, “Gizli işlerin gizliliğinin kalkıp açığa çıkmasıdır” der. “Şehr”, kamerin (gökteki ayın) adıdır. Bu isim ona şöhreti ve açıkta oluşu nedeniyle verilmiştir. İbn-i Side: “Şehr, zaman diliminden bilinen sayı; 29, 30 gündür”. Çünkü bu günlerin, hangi gün olduğu; başı, ortası ve sonu gökteki ayın konumu ve evreleri sebebiyle açıkça belli olmaktadır” der. Zeccac, “29, 30 günlük süreye şehy (ay) denilmesinin sebebi açıkta ve açık oluşundandır” der. Ebul Abbas: “29, 30 günlük sürece şehr (ay) denilmesinin sebebi, insanların ayın giriş ve çıkışını açıkça görmeleri ve bilebilmelerindendir” der. İbn-ü Esir: “Şehr, hilaldir. Şöhreti ve açıkta oluşundan bu isim verilmiştir. 29, 30 günlük süreye şehr denilmesi günlerin açıkça bilinebilmesindendir” der. Araplar aylık işlere “müşahere” yıllık işlere “muaveme” derler. “Eşhere”; 29, 30 gün geçirdiği zaman topluma “eşherel kavm” denir. Kadının doğuracağı ay geldiği zaman “eşheretil mer’e (kadın ayını doldurdu)” denir. “Şehr”, bilgin demektir. Araplar “falan kişi için insanların meşhurlaştırdığı fazilet vardır” derler. Kişi kılıcını kınından çıkarınca “şehere fülanün seyfehü” denir. Kılıcı kınından çıkarıp kaldırdığında “şehhere seyfehü” denir. Şişman, yaygın, kaba geniş elbise giymiş kadına “imreetün şehiretün” denir.” Buradaki açıklamalardan açıkça anlaşılmaktadır. Kök sözcük olan “şhr”, “Bir şeyin açıkta bulunması ve bu sayede bilinmesi” demektir. Bu kökten türemiş olan “şehr” sözcüğü de isim olarak, “gökteki aya göre belirlenmiş, 29, 30 günlük zaman diliminin adı”dır. Çünkü gökteki ayın evrelerinden, şeklinden, ayın başlaması bitmesi ve ortadaki günlerin kaçıncı gün olduğu açıkça bilinebilmektedir. Arapçada yumurta rengi beyaz olarak tanımlanır ve Türkçemize de geçmiştir. Bu sözcüğün beyzae kalıbı ise aşırı beyazlığ, parlaklığı ifade eder. Bunun için de Güneşe,beyaz yüzlü lekesiz bayana, üzerinde hiç bitki bitmeyen toprağa, Kameri ayın 14,15.geceki görünümlerine ki, bu dolunaydır beyza denilir. "شَهْرُ رَمَضَانَ" bu bir tamlamadır ve "Ramazan ayı" anlamındadır. Gökyüzündeki kamerin ışığının görünmesine şahidlik eden için başlayan bir zamandır. Bu zaman içerisinde sınırları belli zaman diliminde müslümanlar sıyam halinde Kur'an'a yönelecekler ve oradaki beyyinatları hudenleri görerek furkanlşacaklar , Allahı yücelterek sahip olduğu nimetlerin karşılığını verir duruma gelecekler. Yaşamlarını vahiyle akort edeceklerdir ve böylece her ne yaparsa yapsın Allah'ın uyarılarına uyan olarak O'nun koruması altına girmiş olacaklardır. Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Sevgi,saygı ve muhabbetle. Allah'a emanet olunuz.
__________________
Halil Ay |
|
|
|
|
| dost1 Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: | bartsimpson (30. June 2015) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ortasında, oruç, yazın |
|
|