hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > TEMİZLİK VE İBADET > İbadet > Oruç

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 7. December 2013, 04:23 PM   #1
aşık74
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 297
Tesekkür: 328
166 Mesajina 472 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
aşık74 will become famous soon enoughaşık74 will become famous soon enough
Standart

Muhammed peygamberin düşünceleri gibi geliyor bana kur'an.
Evrenin sahibinin olmuş olsaydı. Çok daha net ve şeffaf olmazmıydı arkadaşlar ?

Mesela 'su' dünyanın neresinde sorsanız aynıdır !

Ama '' din '' neden bu kadar net değil ? Herkesin ayrı ayrı yorumlarmı yapması gerekiyor ?

saygılar sevgiler arkadaşlar...
aşık74 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 7. December 2013, 11:36 PM   #2
bartsimpson
Super Moderator
 
bartsimpson - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
bartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud of
Standart

Alıntı:
aşık74 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhammed peygamberin düşünceleri gibi geliyor bana kur'an.
Evrenin sahibinin olmuş olsaydı. Çok daha net ve şeffaf olmazmıydı arkadaşlar ?

Mesela 'su' dünyanın neresinde sorsanız aynıdır !

Ama '' din '' neden bu kadar net değil ? Herkesin ayrı ayrı yorumlarmı yapması gerekiyor ?

saygılar sevgiler arkadaşlar...
Hala karşınızda sizinle muhatap olacak bir tanrı arıyorsanız söylediklerinizde haklısınız...
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
bartsimpson isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
bartsimpson Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
aşık74 (8. December 2013)
Alt 8. December 2013, 02:57 PM   #3
Hasan Akçay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 826
Tesekkür: 0
168 Mesajina 236 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Hasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud ofHasan Akçay has much to be proud of
Standart

Konumuz Kur’ân’daki savm ve hac ibadetlerinin vakitleri. Kurgulamasiz, eklemesiz, çikarmasiz. Allah ne diyorsa o. Simdi o vakitleri 2:189’dan okuyalim.

Sana hilalleri soruyorlar. De ki onlar insanlar için ve hac için vakitlerdir.

Burada sözü edilenler hangi hilaller;
ayin basindakiler mi,
son çeyrekayi izleyenler mi?

Önce iki husus:

1
SEHR "dolunay"dir, شهر.
HILAL hilal, هلال‎.

Allah dolunay diyor ama hilal demek istiyor diye yan çizmeyelim. O ne demek istiyorsa onu diyor. Allah’in sözüne razi olalim.

Örnegin 2:185’te Allah "O dolunaya tanik olanlariniz onu savm-lasin!" buyuruyor. Biz ramazan hilali diye bir sey uydurup, "O hilale tanik olanlariniz onu savm-lasin!" diyerek Allah’in sözünü çarpitmayalim.

2
Kur’ân,
"sehr"i
basi yeniay sonu son hilal olan süre*
anlaminda da kullaniyor.

yeniay ---> ilk hilal................................: 1 gün (bazan 2)
ilk hilal ---> ilk çeyrekaydan önceki hilal:....: 4 gün (bazan 5)
ilk çeyrekaydan önceki hilal ---> dolunay...: 10 gün
dolunay ---> son çeyrekaydan sonraki hilal: 10 gün
son çeyrekaydan sonraki hilal ---> son hilal.: 4 gün (bazan 5)

Tam olarak
29 gün 12 s 44 dk 3 sn.

Dolunay bu sürenin tam ortasinda. Özel bir an. Çünkü gökteki ayin en göze çarpan, dolayisiyla herkesin görüp bildigi meSHuR âni. Tipki evlerin herkes tarafindan görülen kapilari gibi.

Ama evlerin bi de arkalari var.
Gözlerden irak. Hirsiz misillu kötülerin tercihleri.
O yüzden Allah 2:189’da uyariyor:

Iyilik, evlere arkalarindan girmek degil Allah’i kâle almaktir.
Evlere kapilarindan girin - ve’tûl buyûte min ebvâbihâ


Allah’in bu uyarisini neden takmiyoruz?

Hacca
neden ayin 15'ndeki "dolunay"dan degil de
zerre kadar özelligi olmayan 10’ncu günden giriyoruz?

Hacci
neden çeyrekayin karnini içeri çekip "hilal"lestigi ana kadar yapmiyoruz da
gökteki ayin hilalle zerre kadar ilgisi olmayan bir ânina kadar yapiyoruz,
hem de "Hac vakti hilaldir" diyen Allah'a inat?

"Savm"a
neden, evlerin kapilari gibi, herkesin kolayca görebildigi "dolunay"dan degil de
evlerin arkalari gibi kimsenin göremedigi hilalden giriyoruz?

_________________________________________

*Gökteki aylar Hicrî takvime musallat edilen aylar degildir. Önemli oldugu için bi daha hatirlatmak zorundayim.

Gökteki aylar AYLARIN IDDETI anlamindaki "iddet es-suhûr"un içindedir ve onlarin EN AZ onikisi bir iddet eder (9:36). Yani 11 ay bir iddet etmez. EN AZ oniki olacak. Nesî küfrüne batanlari Allah böyle uyariyor (9:37).

Ama bazi iddetlerde 13 ay var. Allah o 13'ncü ayi devreye sokmus, gökteki aylari vakten sabit hale getirmistir. SICAK AY anlamindaki Sehru ramazân o yüzden daima ama daima 21 Hazirandan sonraki ilk aydir.

Uyduruk kamerî yilin aylari ise vakten oynak olup nesî kürfünü otomatige baglamistir.

Konu Hasan Akçay tarafından (18. December 2013 Saat 08:07 AM ) değiştirilmiştir.
Hasan Akçay isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. December 2013, 02:48 AM   #4
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Bakara-187. ayet mealleri "kadınlarınıza yaklaşmaniz size helâl kılındı" diye çevrilerek, konusu seks yapılmış.

İstisna yok. "Meal birliği".

Böyle olunca ben sorarım. "-Kardeş. Seksin yasaklanması bu ayet ile kaldırılıyor ise, seks yasağı konulan ayet hangi kitapta, hangi ayet!...

Kimse bana Kitaptan böyle bir ayet gösteremez. O halde seks yasağı denilen şey palavra. Meallerle ve meallerde Kitaba sokuşturulmuş.

Burada anlatılan şey şu: Kişi bir eylem yapacak/bir amel işleyecekse, yani bir iş yapacak/iş kuracak ise bunun bazı zorluklarının da olabileceğini baştan düşünmeli ve hesaba katmalıdır. Yani "amman" deyip gözü kapalı balıklama üzerine atılmayacak, artı ve eksi yönlerini göz önüne alacak, bunların üstesinden gelebilmek ve menfaat sağlayabilmek için bir planlama yapacaktır. İşte konu bu.

Ayette "kadın-madın" geçmez. Geçen "nisa" ve "ünsa". Bunların Kitab'ın içindeki Kur'an'a göre analizini yapın, burada olması gereken mânâlarını araştırın; bakalım ne ifade ediyorlarmış burada.
Nisa "iş/menfaat sağlayan çalışma; ünsa da, bu işten/çalışmadan sağlanan, elde edilen menfaattir.

Mealcilere göre Allah ayırımcılık yaparak erkekleri kayırıcı bir ayet inzal etmiştir.

Allah adildir: Kendisi böyle söylüyor ve ben de Allah'a inanıyorum. O halde kadınlar için de aynı şartları taşıyan, aynı menfaatleri onlara da tanıyan bir ayet indirmiş olmalı. Bilen var mı?

Gelelim konuya. Konu bir eylem sonucu elde edilecek kazanımların elde ediliş yol ve yordamı, ve bu yolla menfaatlenilmesidir. İşin zorlu yönlerinin bir insanı, fiilinden vazgeçirmemesi, eylemini önlememesi, aksine elde etmeye motive edilmesi, zorlukları bir plan çerçevesinde göğüslemesidir.

Cinsel dürtülere gelince. Allah'ın bu lütfundan kadın-erkek, her an, arzu ettikleri an faydalanırlar. Kime ne!. Adama kendine bak derler. Ve kim engelleyebilecek. Allah hem bu melekeyi verecek, hem de "kullanmak yasak" diyecek. Öyle mi?

Artık, "Kul"un biz olduğumuz ayırdına varıp, kafaya sokup Allah'ın insanların düşüncelerinin hizmetçisi olmadığını anlamalıyız. Senin tercihlerinden O'na ne. Allah tuzakçı mı?

Sonraki yazılar beyaz iplik, siyah iplik ile, mescidlerde seks olacak.
Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (18. December 2020 Saat 11:26 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10. December 2013, 10:03 PM   #5
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Şafağın beyaz ipliği, gecenin siyahlığı ve bunu yaran şafak , yani tan yeri.

Siyah karanlıkları, karanlıklar içerisinde kalmayı, silik kişiliği, fark edilememeyi, bilgisizliği anlatır.

Beyaz ise durumun, konumun, içinde bulunulan çevrenin herkes tarafından kolayca görülebilir, fark edilebilir durumunu göz önüne koyar. Göz önünde olma, göze girme/çarpma halidir.

Fecr/tan ise ikisinin de birbirinden ayrım hududunu/çizgisini anlatır. Bunların ipliğe benzetilmesi de (hani deriz ya, pamuk ipliğine bağlı) durumun son derece kritik, oturuşmamış-dengesiz ve her an değişebilir olduğunu ifade eder. Dolayısı ile doğacak güneş karanlığı yok edecek yani doğru eylem, eylem sahibinin elde ettiklerini, değişimini, artıları ortaya koyacaktır. Fakat bu değişim ve kazanımlar öyle bir şekilde göz önüne serilmelidir ki bir fitneye dönüşmeden, çevredekiler kendiliğinden değişimi fark edebilmeli ve eylemin uygun olup işlerini iyi yöne götürdüğünü tesbit edip imrenmeli ama eylem sahibi de bunu fark ettirirken de gösteriş, böbürlenme, hava basma, üstünlük, yani kibir ortaya koymamalı. Çünkü müslüman vakarlıdır.

Ama insan, yapısı itibari ile bu tutumu adeta bir ipliğe bağlıdır, yani başarı ile övünme, etrafı küçük görme dürtüsü, kişiyi çevresinden soyutlar yani iplik/iletişim kopar. Onun için çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü müslüman üstünlük taslamaz, mütevazidir, secde ve rüku halindedir. Soyutlanmaz, bilakis yardımcı olur.

Şu halde

Bir işe kalkışıp da her türlü hesabını, planını yaptıktan sonra riskli diye elde edilecek menfaatten vaz geçmeyin; menfaatlenin fakat bu elde ettiğiniz ile havalara girip etrafınızı küçük görmeyin. Bu durum çürük bir ipliğe bağlı hal gösterir ve ufak bir zorlama ile siz ile dostlarınız arasındaki bu bağ kopar ve Adem gibi toplum dışına itilirsiniz.
Saygılarımla
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (7. September 2014 Saat 10:24 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12. December 2013, 10:53 AM   #6
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Biliyoruz ki toplumda yetimler ve bakıma muhtaç olanlar, sosyal kurumlar bulunmadığından ikişerli üçerli dörderli olarak aileler tarafından bakım, gözetim ve denetim altına alınmış, ve iş sahipleri ve devlet bunlara iş vererek(Nisa=1-10; Tevbe=l03) muhtaçlar muhtaç durumundan kurtarılmış, ferdi olarak aileye katılmış ve bunların bakım ve geçimleri ve yetkileri ayetlerle yani toplumsal yetkilendirmeyle garanti altına alınmıştır. Bu kişillerin belirli bir sosyal seviyeye yükseltilmesi için yapılan sosyal yönden ve iş eğitimde de kendilerine baskı yapılmaması, sömürülmemesi, ast üst ilişkisi değil, mehirleri/maharetleri/becerileri yönünde ikna edilmeleri, gururlarının kırılmadan, baskıya maruz bırakılmadan, durumları anlayışla karşılanarak öğretici eğitici bir tedip, siyam, öğrenim görmeleri ile çalışma hayatına atılmaları isteniyor ve bu şekilde de "sizin onlara, onların da size faydanız dokunacağından", toplumsal fayda sağlanacağından bu karşılıklı faydalanma dolayısı ile karşılıklı iyi hitap ve münasebet ortaya konulması istenmekte ve bu hal birbirinden faydalanmayı bütün toplum olarak ortaya koyacak şekilde:"Onlar sizin, siz de onların giysisisiniz" diye belirtilmektedir.

Ve aykırı düşünceleri islamın getirdiği ekonomik ve sosyal ve akılcı prensiplerle yok edip, yalnış düşünme tarzından doğrusuna geçiren Kur'an aydınlatmasından gelecekte meydana çıkabilecek karanlık günlerle-düşüncelerle- savaş yapabilmek için Kur'an'ın içeriğini bir sofraya benzeterek "yiyin-için"/içeriğini iyi öğrenin ve bunları yaparken de ciddiyetinizi/vakarınızı koruyun deniyor. Evet nerede Kur'an'ın felsefesi, nerede mealcilerin "aç-susuz- sessiz kalıp itaatkâr olun" diyerek yoplumu denetimleri altına alma hafifliği.

Mescidlere gelince.

Arap toplumunda Havra, Manastır gibi kapalı mekânlar bulunmamaktadır. Mescidler "açık hava" salatlarıdır ve "Salavat" ismini alır. Bu nedenle "mescid" denildiği zaman bir mekân değil, toplanabilinen bir toplum anlaşılır ve bu toplantı her yerde yapılabilir, çölde yapılabilir, vahada yapılabilir, Medine'deki Peygamber'in evinin önündeki geniş avluda da yapılabilir. Şu halde "mescid" dendiğinde meclis anlaşılmak gerekir. Mekke'deki de "mescidi'l haram" ismini alan ve ekonomik ve sosyal yönden kollektif ve dışa kapalı yaşayan, ve o istikâmette örgütlenmiş toplumdur.
Mekân olarak anlamak istiyorsanız o da bütün yeryüzüdür.

Mescidler Peygamber'in vahiyleri, sahabelerin de Peygamber'den öğrendiklerini müslümanlara veya müslüman olmak (80-Abese Suresi) isteyenlere aktarıldığı topluluktur. Burada ilim ve irfan sahibi olunurak "ruhsal hacc" yapılır, Yani bir halden diğer bir hâle geçiştir. Hacc'ı Ekber ile karıştırılmamalıdır. Şimdi lütfen söyleyin bu yoğun eğitim esnasında mescid/toplum içinde siz nasıl cinsel ilişki kurabilirsiniz. Biri bunu bana anlatmalı ki deneyelim. Benim aklım almıyor

Mescidlerde eğitimin iyi bir şekilde alınmasını -doğru dürüst öğrenilmesini- evlere arkalarından değil, ön kapıdan girilmesi, yani etrafı kandırmaya kalkışılmaması, üçkağıtçılık yapılmaması, münafıklıktan kaçınılması isteniyor.

Görülüyor ki "hacc" ile "oruç" birbirinin içine girmişlerdir, birbirlerinin tamamlayıcısıdır ve amaç "takva sahibi olmaktır.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (18. December 2020 Saat 12:41 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12. December 2013, 11:22 PM   #7
khaos
Uzman Üye
 
khaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Bulunduğu yer: earth
Mesajlar: 433
Tesekkür: 229
167 Mesajina 302 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
khaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud ofkhaos has much to be proud of
Standart

Galip abi,
amaç takva sahibi olmaksa takvaya erişmek için ne yapacağız?... uzun zamandır bunu düşünüyorum.ve kendime şu soruları soruyorum.tanrı bizi neden yarattı? bizden ne istiyor? ulaşmamızı istediği takvaya nasıl ulaşacağız? bu kadar kavram kargaşasına, detaya gerek varmı? kitaplar, hadisler, mezhepler, tarikatlar, cemaatlar, tasavvuf, hurafeler, hocalar,mollalar,şeyhler...

dini konuları çözümlemek permütasyon, kombinasyon, türev, integral sorularını çözmekten daha zor.yada transformatör hesapları yapmaktan ki vallahi insana feleğini şaşırtır.işin içinden çık çıkabilirsen

sonra kendimce her şeyi basite indirgedim
işte benim takvam;
seni ve evrendeki herşeyi yaratan, tek, her şeye gücü yeten, eşsiz benzersiz bir tanrının olduğunun bilincine varmak.
duanı, şükrünü ona yapmak.
ve onun istediği gibi iyi bir insan olmak.
iyi insan nasıl olunur peki?
insanlık tarihininin başlangıcından itibaren yaşanılarak öğrenilmiş ve toplum hafızasına yerleşmiş, buna mukabil en asgari medeniyette bile kabul görmüş kurallara uyarak.

insan öldürme
savaşma barış sever ol
incitme
yalan söyleme
iftira atma
çalma ,gasp etme, hak yeme
adaletli ol
eşitlikçi ol
yapıcı ol
bağışlayıcı ol
yardımsever ol
temiz ol
üretici ol
doğayı, çevreyi kirletme
insan haklarına saygılı ol
hayvanların yaşama hakkına saygılı ol

sanırım şimdi daha rahatım
__________________
(FOR RAVEN)
khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
khaos Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
gul (28. June 2014)
Alt 13. December 2013, 02:18 PM   #8
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Saygın Khaos.

"for Raven" diyebilen ahde vefali bir kişilikle mutlu olacaksın. "Aklınızı çalıştırmayacak mısınız" ifadesi eleştirisel bakın demektir. Onu da yapıyorsun. İyi yoldasın.
Mutluluk dilerim.
Galip Yetkin

Konu galipyetkin tarafından (13. December 2013 Saat 02:41 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
khaos (21. December 2013)
Alt 15. December 2013, 09:47 PM   #9
bartsimpson
Super Moderator
 
bartsimpson - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 963
Tesekkür: 481
200 Mesajina 303 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
bartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud ofbartsimpson has much to be proud of
Standart

sevgili khaos hani bir deyiş vardır. "vatan mevzubahisse gerisi teferruattır"

ben de bunu şöyle çevirdim "insan mevzubahisse gerisi teferruattır"

muhammedin "rasul" olmasından önce "abd" olma vasfının iyi düşünülmesi lazım.

"la ilahe" diyebilmeden "illallah" denemiyor sevgili khaos.

Love to Raven from Bart... R.I.P. .... sana da tabiki
__________________
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
bartsimpson isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
bartsimpson Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
khaos (21. December 2013)
Alt 13. May 2014, 07:17 AM   #10
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.458
Tesekkür: 105
575 Mesajina 960 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Bu safhadan sonra Av.İlhami Çetin'den bir alıntı yapalım ve iki bölümde verelim.

KURAN’DA KURUMSAL ORUÇ VE KAPSAMI TAKVA.

Bölüm-1.

Mademki takvada en ileri derece ihsandır; demek ki Muhsin bir insan, bütün güzellikleri üzerinde toplayan insandır. Bu erdemli bir insandır. Kâmil insandır Güzel ahlaklı bir insandır. İşte İslam diye gelen din budur. Onun için Resulullah “Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim” diyerek özet olarak İslam’ın itidal, adalet, merhamet, sevgi ve doğruluk olduğunu ilan etmiş. Kuran da bu sözü tasdik ederek “Rabbim Allah de, sora da dosdoğru ol” diyerek Şeriatin doğruluktan ibaret olduğunu açıkça söylemiştir.

Bir fıkıhta doğruluk her satırında kendisini göstermiyorsa, o İslam şeraiti değildir. Batıl dinlerden birisinden alınarak üzerine İslam’idir damgası basılmıştır.

Takva(şerden ve günahtan akıl yolu ile kaçınmak , adaletsizlik yapmamak yani mülkte iştirak halinde yaşamak) ve vera(para,mülk şehvetinde olmama, şehvetleri denetim altına alma) sahibileridir ki, bunlar “Siyahat “edendir.
"Takva ehli", "Oruç ehli" idi. Buna Mesih(muhsin insan-kişi) de deniliyordu.

Muhsin insan bütün bu özelliklere sahip, kemâlin üst derecelerinde bulunan insandı. Muhsin kavramını biz, “Birr ve ebrar” kavramları ile de ifade ederiz. Sözlükteki kısa tanımı “Birren “ ; ÇOK İHSAN ETMEK. Bu kavramlar arasında ilişki kurmak için kâfidir.
Ameli Salih işleyen, sadık, doğru, adil adam anlamlarına gelen çok güzel manaları olan bir insandır. Ubudiyette mükemmelliktir. O, takva vera sahibi ve o da, oruç ehlidir. Yeryüzünde varlık sebebi ubudiyettir. Gezmesi, dolaşması, oturması, hepsi ubudiyet içinde geçen insandır. Zaten Kur'an'da, bütün iyi halleri tanımlamada kullanılan bir kavram olup, yukarıda açıklandığı gibi "İhsanda ileri olan insan" demektir. Muhsin, verirken oran tutmaz, İhtiyacından ne artmışsa onu infak maksadıyla kamuya iade eder.

Müslim ve müminin sosyo ekonomik tavrını Araf–157 ve orucun ne olduğunu tanımlayan Bakara–177 ayet vermiştir. Eğer bir ülkede hala fakir var ve hakirin zincirleri çözülmemişse o ülkede hala imtiyazlı ve sınıflı topluma son verilmemişse(yani hâlâ bir ay boyu bir öğün aç kalayım da bunu fakir ve hakir'e aktarayım safsatası varsa), o ülke bırakınız Kur'an ehli olmayı, hak manada oruçsuzdur.

Takva mazlumu özgürleştirmek ve bütün zincirlerini kıracak bir eşitlikçi Adalet sistemini kurmaktır. Hak din, işte buna hak şeriat der.

Demek ki, denklemde Oruç ehli yerine “Birr “ kavramını, takva kavramını koyarsak, denklemdeki eşitlik bozulmaz. Bakara süresinde iki kez geçtiği yerde, tam bu iki kavramın geçtiği ayetlerin ortasına oruç(Savm) ayetleri konularak alakası Kuran’da da sağlamca kurulmuştur. Bu sınır taşları ve oruç(Savm) ayetlerini iki baştan kuşatan “Birr” in hem geçtiği, hem de sözlük anlamının çok fevkinde tanımlanıp açıklandığı bu ayetler, Bakara süresinin 177 ve 189. ayetleridir. Bu arada kalan Oruca ilişkin ayetler ise; 183.184.185. ayetlerdir.

İnceleme sıramız önce oruç ayeti sonra BİRR ile ilgili açıklamadır. Bunlar Kur'an’daki Zebur’dur(Ziy Birr). Oruç ayetinin de yine hepsini değil, sadece ilk ayeti olan Bakara süresi 183. ayetidir. Çünkü orada aradığımız takva ile ilişki kurulmuştur. Yani oruç takva türünden ubudiyettir. Takva ise siyasal, sosyal ve ekonomik eşitliği kurarak, mazlum ve mağdur üretmeyen bir adil sitemi işin ta başından kurmaktır. Bozuk ve fesat sınıflı sistemine devamla fakirliği sistemin hatasıyla devamlı hale getirip kodamanlara sığınma mecburiyetinde bırakıp, (bu günkü oruç gibi) mihnet altındakilere bir kemik atmak asla ismi İslam olan ve kuranla gelen dinin yardımlaşma biçimi değildir. Araf–157 ve Bakara–177 buna izin vermez. Kuran emri mülkte iştirakle ifsadın(İtidalin aşılması) kökünün kazınması için gelmiştir. Yani dernek ve vakıflarla kapitalizmin ömrünü uzatmayı önlemeye, sosyal hukuk devleti kurularak sınıfsız ve imtiyazsız sistemi kurmaya BİRR ve TAKVA der Kur'an. Takva olmayan hiçbir kurum İslami değildir(Bakara–2). Bu din şu adamdan-şu zevattan-şu makamdan -şu kurumdan fetvalarla kaytaranlara değil, yukarıda anlatılan takva biçimini şeksiz şüphesiz içine sindirenlere ancak fayda verecek bir kitaptır Kur'an.

Öyle ise, Bakara süresi 183. ayeti yazalım;

“Ey İman sahipleri, oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi, sizin üzerinize de yazılmıştır… BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR. “

Ayette, Vikaye kökünden gelen “İttika” kavramı kullanılmaktadır. İttikayı hafızamızda tutmakta fayda vardır.
İTTİKA: Sakınmak, çekinmek, günahlardan ve bütün kötülüklerden kendini çekmek. TAKVA İLE AMEL ETMEK (Salih amel)

En başta da mülk tutkusundan korunmaktır takva. Çünkü kazancı haram olanın duasına itibar edilmez. Bu dua seccade namazı dahi olsa(Maun suresine bakınız). İnsanların çoğu mahrum kalacakları korkusuyla biriktirdiklerine itibar ederler. Zenginler Allah’a değil, mahrum kalmak korkusuyla mülke itibar etmişlerdir.

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (15. June 2015 Saat 03:54 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (26. May 2014), gul (28. June 2014)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
ortasında, oruç, yazın


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:29 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam