hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > AİLE VE AİLE HAYATI > Aile yuvası > Aile

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 14. October 2008, 08:23 PM   #1
dost1
Site Yöneticisi
 
dost1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 2.963
Tesekkür: 3.518
1.080 Mesajina 2.380 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000
dost1 is on a distinguished road
Standart Aile

Selamun Aleykum! Değerli Kardeşlerim!

Âile ana-baba, çocuklar, biraz daha geniş anlamıyla karı-kocanın akrabâsından oluşur.

Sağlıklı bir âile için karı-koca ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtmak gerekir. Sağlıklı bir âilenin temeli karı-koca arasındaki sağlıklı ilişkiyle mümkündür. Çocukların gelişmesi için gerekli olan sağlıklı sosyal yapı, ancak böyle bir âilede ortaya çıkar.

Sağlıklı bir ilişki içine giren tarafların ilk uyması gereken kural, karşılıklı birbirlerini değerli görmek ve kabullenmek, bununla birlikte iletişim ve etkileşim kanallarını sonuna kadar açık bulundurmaktır.
Uzun vâdeli ve kalıcı mutlulukları, kısa vâdeli ve geçici mutluluklara fedâ etmeyin.

Âileyi oluşturan bireyler olarak, kendi tavır, davranış ve düşüncelerinizden kendinizi sorumlu tutun.
Âile içerisinde doğru bildiklerinizi doğru bir üslûpla ve doğru zamanı kollayarak söyleyin.
Âiledeki mânevî atmosferi zenginleştirmeyi bencilce istek ve arzulardan önde tutun. Bunun verdiği iç huzuru ve dinginliği çok geçmeden tüm âile fertlerinin fark ettiğini hayretle göreceksiniz.

Eşler arası ilişki, değerlendirilir ve eksiklik varsa giderilir:

İnsan-insan ilişkisi,
Bu ilişki türü, her insan için olduğu gibi eşler arasında da en temel ilişki türüdür. Evli çiftler her şeyden önce insandırlar. Şu temel espri hiç unutulmamalıdır. Evlilik kurumu, insanı insanlığa yabancılaştıran bir kurum değildir. Yabancılara karşı gösterilen insanî tavır ve davranışı en başta eşler birbirine karşı göstermekle yükümlüdür.

Din kardeşliği ilişkisi,
Evlilik din kardeşliğini iptal eden bir kurum değildir. Nikâh akdinin meşrû kıldığı alanlar dışında müslümanın müslümana yapması yasak olan şeyler iki din kardeşi olan eşler için de geçerlidir. Zulme engel olmak, iyiliği emretmek, alay etmemek, küçük görmemek, sevgi ve şefkat göstermek, iyilikle muâmele etmek gibi.

Sevgi,Bedenî-cinsî ilişki,
Sevgi evlilik binâsının çimentosudur. Bu ilişkinin kurulamadığı evlilikler zorakî birlikteliklerdir. Âile kuran eşler, âdetâ bir müddet sonra birbirlerinin yüreğine yük olmaya "birbirimize mecbûruz" tavrı takınmaya başlarlar. Âile kurumuna savaş açan zevkperestlerin eline koz veren bu tür evlilikler, ahlâksızlığın avukatlarına "evlilik aşkı öldürüyor" yalanını söyletmektedir.

Akrabâ ilişkisi,
Bu, kan ve nesep yakınlığı ilişkisidir. Evliliğin ortak meyvesi olan çocuklar bu ilişki türünün imzasıdır. Eşler birbirleri için çocuklarının ana-babasıdır. Toprak tohumla birleşip sarmaş-dolaş olarak çocuk biciminde meyveye durmuştur. İki ayrı varlık, âdetâ çocukta tevhid olmuştur.

Dost ilişkisi,
Evliliği kanatlandıran ve zenginleştiren bir ilişki türüdür. Herkes karı-koca olur, fakat her karı-koca birbirinin dostu olamaz. Bunu becerebilen eşler, evliliği taçlandırmanın yolunu bulmuşlar demektir.

Arkadaş ilişkisi,
Eşler birbirleri için arkadaşlık açısından üç halde değerlendirilebilir:
1. Birbirleri için ya "hastalık" gibidirler; ki bu durumda birbirleriyle arkadaşlıkları zorakîdir. "Başa geldi bir kere" mantığıyla sürüklenen evlilikler buna örnektir.
2. Ya "ilâç" gibidirler; bu arkadaşlık türünde eşler birbirine lâzım oldukça sığınır, arkadaşlık yaparlar.
Ya da "gıda" gibi arkadaşlık ilişkisi; bu ilişki türü arkadaşlık ilişkilerinin en gelişmişidir ve birbirlerini sürekli desteklerler. Gıda gibi arkadaşlık kuran eşler birbirlerinin yüreğine yük olmaz, yakıt olurlar.

Sırdaş ilişkisi,
Bu ilişki insanı yalnızlıktan kurtarıp ona sırrını paylaşacak birini bulmuş olmanın iç huzurunu kazandırır. Her karı-koca birbirinin sırdaşı olmamakla, sırlarını açacak âile dışı bireyler aramaktadır. Bu da kimi zaman âile sırlarının ağızlarda sakız olmasına ve âilenin dağılmasına neden olmaktadır. Sırlarını birbiriyle paylaşamayan eşler daha başka neleri paylaşabilirler ki?

Yoldaş ilişkisi,
Bu, dâvâ arkadaşlığı ilişkisidir, ki aynı amaç uğruna mücâdele vermek, aynı gâyeye koşmak demektir. Bu, eşler arasında duygu, düşünce ve eylem birliğinin gerçekleştiğinin göstergesidir. Bu sâyede âile gâyesiz değil; gâyeli bir âile olur ve o âilede yetişen çocuklar da, ideal sahibi çocuklar olurlar.

Kader birliği ilişkisi.
Aynı âkıbeti istemeleri, aynı istikbale yelken açmaları anlamına gelir. Kader birliği ilişkisi, dünya hayatıyla sınırlı olmayıp daha ötesine uzanan bir birlikteliği hedefler.

Kadın ve erkeğin birbirlerine karşı duydukları his, arzu, duygu ve eğilimler Sünnetullah gereğidir. Allah Teâlâ insana, yaratılışındaki fıtrata uygun olarak bu duyguları vermiş, yalnız bu eğilimlerin tatmin yolunu da belli prensiplerle sınırlamıştır.

Ali İmran 14:Züyyine linNasi hubbüş şehevati minen Nisai vel beniyne vel kanatıyril mükantareti minezzehebi vel fiddati vel haylil müsevvemeti vel en'ami vel hars* zâlike metaul hayatid dünya* vAllahü ındehu husnül meab;
“Kadınlara, oğullara, altın ve gümüşten oluşturulmuş yığınlara, salma atlara, davarlara ve ekinlere tutkunlukların sevgisi, insanlar için süslenip püslenmiştir. Tüm bunlar geçici-iğreti hayatın nimetidir. Allah'a gelince, varılacak yerin en güzeli onun yanındadır.”

Karı-koca birbirlerinin bazı eksiklerini, kusurlarını görmezlikten gelmeli, nâmus ve iffetlerini korumalıdırlar. Bir kimse hanımına iyi davranmalı, onu kırmamalı, kaba davranışlardan sakınmalıdır.
Koca, hanımına hanım da kocasına ilgi göstermeli, saâdeti evlerinde aramalıdırlar. Meşrû olmayan yollara düşmemelidirler. İffet ve nâmus konusunda titiz davranmalıdırlar:
"Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını zinâdan korusunlar." (24/Nûr, 30)
âyeti bunu ifâde eder.

Erkek, hanımına ve çocuklarına dinî emirleri hatırlatmalı, iyi yönde eğitmelidir.
"Âilene namaz kılmayı emret" (20/Tâhâ, 132).

İslâm âile hukukunun özelliklerine gelince; Evliliğin gâyesi âileye huzur ve mutluluk, toplumda da iyi bir nesil temin etmektir,

"Onun (varlık ve kudret) alâmetlerinden birisi de size kendinizden eşler yaratmasıdır, ki siz onlarla huzur ve sükûnete kavuşursunuz. Ve aranıza sevgi ve rahmet koymuştur." (30/Rûm, 21).

"Onlar (kadınlarınız) sizin için elbise, siz de onlar için elbisesiniz..." (2/Bakara, 187).

Evliliğin gerçekleşmesinden itibaren karı-koca, Allah önünde birbirlerinin haklarına uymakla yükümlüdürler. Bu karşılıklı haklar âile reisliği hâriç, eşitlik esasına dayanır. Evlilik kadının şahsiyetini ortadan kaldırmaz, erkeğin hukukî ve sosyal kişiliği eşinin haklarını gölgelemez. Kadın kendi âile ismini taşıyabilir, kendine ait mallar üzerinde tam ve bağımsız bir tasarruf yetkisini kullanabilir.
Karı-koca birbirlerine iyi niyet ve güzel ahlâk ile davranacaklardır.
"İyileriniz, âilesine karşı iyi olandır..." (İbn Mâce, Nikâh 50).

Ufak tefek huysuzluk, geçimsizlik ve kusurlara sabredecek, yuvanın yıkılmaması için tahammül göstereceklerdir:
"...Kadınlara normal ve iyi davranın; onlarda hoşunuza gitmeyen bir şey olursa, belki bir şey hoşunuza gitmediği halde Allah onu birçok hayırla doldurmuştur." (4/Nisâ, 19).

"O (Allah) ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır." (67/Mülk, 2)

Allah, bir kısmımızı diğerlerine üstün kıldığını, herkesin diğerinden üstün bir tarafı olduğunu, kimsenin başkasındaki üstünlüğü istememesi gerektiğini haber veriyor (4/Nisâ, 32).

Biz, kendimizdeki özellikleri keşfedip geliştirmeli ve üstünlüğün sadece takvâda olduğu bilinciyle Allah'a yakın olmaya çalışmalıyız. Kadın-erkek olarak da birbirimizin beşer olarak doğal olan eksiklerimizi tamamlamaya, yardımlaşmaya çalışmalı, yeryüzündeki hilâfet görevimizi beraberce yerine getirme gayretinde olmalıyız.

Değerli Kardeşim! Yukarıda belirtilenlere uyulsa idi ailelerde yakınmalar olmazdı diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz?

Kaynak: 240. İslâmî Araştırmalar, Kadın Özel Sayısı, V, 1989; c. 10, sayı. 4, 1997; Kavramlar ansiklopedisi; Kur’an Ansiklopedisi

Kusursuzluk sadece Allah’a mahsusdur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
Sevgi,saygı ve muhabbetle.
Allah’a emanet olunuz.

Konu kamer tarafından (14. October 2008 Saat 09:55 PM ) değiştirilmiştir.
dost1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23. April 2013, 12:00 AM   #2
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
710 Mesajina 1.305 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 21
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Aile. Ne güzel bir kelime, YUVA'nin temeli.

Kuslarda görürüz en güzel örnegini. Ne kadar zahmetle özenle kurarlar yuvalarini. Korunulan bölgelere. Bazi kus cinslerinde bilhassa erkek üzerine alir yuva kurmayi, o kadar özenle yapmaya calisir, cünkü yaptigi yuva ile kendine ceker disisini. Ve disi yuvayi begenmezse tamaman bozar. Cok enteresandir bu, belki google da videosunu bulabilirsiniz.

Gelelim insanoglunun yuvasina. Muhakkakki karsilikli ve beraberlikle kurulan yuva kadar saglam ve güvenli bir yuva olamaz.

En basta unutmadan söyliyeyim, hic birimiz melek degiliz ve bu yüzden karsimizdakindan olaganüstü bir seyler beklememiz dogru olmaz. Iyisiyle, güzelligiyle, hatalariyla kabul etmek gerekir. Bir huyunu begenmedigimiz kisiyi güzel bir baska huyuyla degerlendirebiliriz. Bir güzel huy tüm olumsuzluklari örter.

Eslerin birbirlerine saygi ve sevgi göstermesi yüzde yüz sarttir. Bütün gün kavga ve dirdirla gecerse o günün gecesinde kalbiniz karsinizdaki insani arzularmi? Geceyi o kisiye sarilarak huzur icinde gecirebilirmisiniz? Evet diyen olursa, yalandir, sahtedir. Cünkü o huzur insani bir huzur olamaz hayvani bir huzur olur. Veya sahip köle iliskisi olur. Zorlukla güzellik olmaz.

Sevgi, saygi ve anlayis dolu bir aileden dünyaya gelecek cocuklar o denli saglikli ve huzurlu dünyaya gelirler. Cocugun psikolojisi anne rahminde baslar olumlu yada olumsuz bir sekilde. Huzur icinde tasinan yük anneye agir gelmez.
Erkegin ve kadinin birbirlerine verdikleri deger kendi degerlerini ortaya koyar. Bir tüccar elindeki memnun olmadigi üründen ne gibi bir gelir umabilir? Sahte yollardan kazanabilir ancak.
Kadin ve erkekle baslayan birlik cocuklarin dünyaya gelmesiyle büyür ve güzellesir. Birbirlerine yük olmazlar, birbirlerini tamamlarlar, olgunlasirlar.

Örnek bir anne ve babadan mükemmel bir nesil gelisir.
Burada anlatabilmege calistigim tema bilhassa cocuklar üzerine olacak.
Bir anne ve babanin en cok arzu ettigi konulardan birisi yavrularinin istikbalidir. Acaba zamaninda mi yürüyecek, zamanindami konusabilecek derken ederken okul zamani baslar. Herbir anne ve babanin arzusu yavrularinin ileride güzel ve gecerli bir meslek sahibi olmalarinin arzusunu duyarlar. Her ne bakimdan olursa olsun, ister övünmek, ister kendi geleceklerini garanti altina almak, ister se gercekten cocuklarini düsündüklerinden dolayi olsun. Tabii önce bu ortami yaratmak gerekir. Her bir ögretimi okul personelinden beklemek dogru olmaz.
Cocugun neye yatkin oldugunu, nelere enterese duydugunu anne ve babanin bilmesi gereklidir, disaridan olan katkilar ve görüsler bir dereceye kadar etkili olur. Her seyden evvel anne ve baba sorumludur cocuklarindan.

Bugünün kücügü yarinin büyügüdür ve o büyüyen kücük baska küyükleri yetistirecek kapasitede olmalidir ileride. Böylelikle saglikli nesiller devam edebisin.
Evet buraya kadar güzel, yavrularimizin dünya hayatlarinda rahat olabilmeleri icin her bir imkanimizi kullaniyor ve cabalar gösteriyoruz. Acaba ahiret hayatlarini da o denli düsünüyormuyuz? Hakki hukuku ögretebiliyormuyuz? Gözetmeleri gereken noktalari hatirlatabiliyormuyuz?
Evlatlarimizin toplumda kazanacaklari saglam bir yer bizleri memnun edebilir. Ki olmaliyiz da, cünkü olumlu sonuclar elde etmisizdir, elle tutulacak gözle görülecek sonuclar ortadadir.
En büyük mutluluk nedir biliyormusunuz? Anna, baba, cocuk, akrabalar vb. bu dünyadan göc ettikleri zaman kalbimizde olusturacaklari sorulari ve sorunlari olumlu cevaplandirabilmemizdir.
Kimin cennetlik yada cehennemlik olacagini Rabbimiz bilir. Fakat yasadigimiz müddetce yüce Allah'in buyruklarina uygun sürülegelen hayatimizda elbette az cok bizleri tatmin edecek bir takim olumlu olaylara sahit oluruz. Iste bu güzel hayir dolu olaylar, hareketler kalbimize serbet olur. Hep bu güzel olaylari hatirlariz, kalbimiz burkulmaz.

Hayatta oldugumuz müddetce kendimizi gelistirmemiz ve Rabbimize uygun bir kul olma imkanimiz vardir. Ama öldükten sonra bu imkanlar elimizden alinir, hic bir sekilde üretim olamaz.
Yasadigimiz her ani degerlendirelim. Esimize, cocuklarimiza, yakinlarimiza gerekilen degerleri verelim. Sonradan pismanlik fayda vermez. Hayatta iken tüm samimiyetimizle yapacagimiz tevbeler bizim kendimize fayda saglar, acaba bu dünyadan göc edenlerden hakkini cignediklerimiz ne olacak? Kimse kimsenin yükünü yüklenemecegi gibi acaba baskasinin yükünü hafifletebilecek midir?

Devamli helallesmelerde bulunmak güzel bir sey. Hata yapsakda yapmasakda (bilerek yada bilmeyerek) helallesmek gerekir dünya ve ahiret huzurumuz icin.

Bilincsizlik kadar izdirap veren bir duygu olamaz. Acabalar ile kalbimizi kurcalayan kurtlar. Bunlara imkan saglamayalim.
Rabbim! Hesaplarin görülecegi günde, bana anneme ve babama, müminlere magfiret eyle. diye dualarda bulunan Ibrahim'e selam olsun. Müminlere selam olsun. Mümin olarak kendini Rabbine teslim edenlere selam olsun.

Hakkinizi helal edin degerli kardeslerim, hakkim sizlere helal olsun. Rabbim hepimize sahit olsun.

Selam ve dua ile.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
merdem Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (23. April 2013)
Alt 23. April 2013, 09:11 AM   #3
ates demir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hakkinizi helal edin degerli kardeslerim, hakkim sizlere helal olsun. Rabbim hepimize sahit olsun.

Selam ile
  Alıntı ile Cevapla
Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (23. April 2013)
Alt 23. April 2013, 10:25 AM   #4
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.449
Tesekkür: 105
569 Mesajina 951 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 22
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Dost ateş demir.

Hayrola!
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23. April 2013, 07:29 PM   #5
ates demir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hayr dost galipyetkin hayr.
Bir arkadaşımızın bir önceki iletisindeki çok beğendiğim sözlerini tekrar ettim.
Ara ara köşeme çekilmeyi seviyorum. Bazı dostlarım bunu sevmese de. Dinginlik bazen huzur veriyor. Ama zaman dinginlik ve huzur zamanı değil. Asit yağmuru ile yaklaşan kara bulutları görüyor musun?
Ergenlik dönemimdeki bir kabusumu hatırlatıyor bana.
Selam
  Alıntı ile Cevapla
Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (23. April 2013)
Alt 23. April 2013, 07:37 PM   #6
ates demir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Bazı insanları anlamak zaman alıyor.
Kırdığım kalp varsa onlardan affımı dilerim.
Dostumun beni bıraktığı yerdeyim.
Beni gelip alacak arabasını bekliyorum. herzaman bindiğim, tanıdık arabasını.
Umarım fazla bekletmez. Nede olsa asit yağmurları yaklaşıyor. Dışarıda bırakmaz beni herhalde.
Konu aile idi değil mi?
Dostlar da aileden sayılır bence. Çocuk sahibi olmak ve onları doğru yetiştirmek onların hayatta yol göstericisi olmak ne kadar önemli. Bu da bir sınav. Zor meşakatli ve ağır bir sorumluluk. Gün onların günü ya bugün 23 nisan.

Konu ates demir tarafından (23. April 2013 Saat 07:41 PM ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
dost1 (23. April 2013)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
aile


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:10 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam