hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > HUKUK > Hukuk > Şahitlik

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 14. August 2012, 11:43 PM   #1
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
268 Mesajina 414 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart Imansızların saldırısı-yobazların savunması: Kadının şahitliği konusu

ALLAH'IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN.

Sevgili kardeşlerim,

İmansızların, müslümanları avlamak için kadın hakları, çağdaşlık masalları altında islamda kadınların 2.sınıf kabul edildiği iddiaları ile kendine müslüman diyen zalimlerin ve yobazlarında kadınlar üzerinde baskı kurmak amacıyla savundukları; "kadının şahitliği konusu" ele alınarak, kadınların, erkeklerden ayrı tutulmadığını anlatmaya çalışacağım.

Bizleri yaratan rabbimiz, kadın erkek arasında ayrım yapmaksızın, kendi katında üstün olacakların, takva bakımından üstün olanlar olacağını söylemekle, kadın ve erkekleri; bazılarını, bazı konularda diğerlerinden üstün gelecek şekilde yaratmıştır. Ancak, Kadınlar ve erkeklerin, toplam özelliklerine göre yaratılış bakımından birbirlerine hiç bir üstünlükleri yoktur.

Örneğin genel olarak erkekler; güç, kuvvet isteyen konularda daha üstün durumdayken yine genel olarak kadınlarda, duygu, nezaket, şefkat gibi konularda erkeklerden daha üstündürler.

Dolayısıyla, kadın yada erkek başkaca bir şey yapmadan sadece yaratıldıkları şekliyle birbirlerine üstünlükleri yoktur.

Bu nedenle, erkekler ve kadınlara rabbimizce yaratılışlarına uygun olarak yapmaları ve yapmamaları gereken emirler verip, yasak ve serbestiler koymuş ve islam dini adı altında, en son kuranla sonlandırarak, elçileri aracılığıyla insanlara ulaştırmıştır.

Ancak, öncekilerin o zamanki kitaplardan uzaklaşarak, dini yanlış yaşamaları ve anlatmalarında olduğu gibi zamanımızda da kurandan uzaklaşarak, onu terk ederek yada onu insan kaynaklarına göre geri plana atıp, hükümsüz kılmaya çalışarak dini yanlış yaşamalara ve yanlış anlaşılmasına neden olunmuş ve olunmaktadır.

İşte bu yanlışlardan biri de şahitlik konusunda ve kadınların üzerinden dine sokulmaya çalışılan; kadınların erkekler karşısında şahitlik bakımından negatif ayrımcılığa tabi tutularak, küçük düşürüldüğü, iki kadının şahitliğinin ancak bir erkeğin şahirliğine ulaşabildiği yada başka bir anlatımla, bir erkeğin şahitlik konusunda iki kadına eşit olduğu iddiaları ile islam karalanmaya, kitap terk edilmeye, dine şüpheyle yaklaşılmasını sağlamaya çalışılmıştır.

Bunu imansızlar ve dini dünya menfaatine değişen ve kendine müslüman alim, ulema diyen bazı zalimler ile kuranı tam bilmeyen cahiller de şiddetle savunurlar.


Halbuki, kuranda kadın ve erkek şahitlikleri bakımından sadece bir konu haricinde her konuda eşittirler. Bu, bir konuda, kadının erkekle aynı derecede içinde olmadığı, intibak edemediği ticari hayatla ilgili olarak, borçlar hukuku kısmıyla ilgilidir.

Kadınlar, gerçektende hangi dönem de olurlarsa olsunlar, erkekler kadar ticari hayata imkan ve zaman ayırabilecek, bu husularda tecrübe edinebilecek durumda olamazlar. Çünkü, kadınların erkeklerden farklı olarak, hamilelik, ev hayatını yürütüp, ailedeki bireylerin yaşam ve eğitimlerinde daha çok rol üstlenmeleri nedeniyle, iş hayatına katılsa bile erkekler kadar zaman ve enerji harcayacak durumda olmaları mümkün değildir.

İşte bu gerçeği bilen rabbimiz, kadının bu alandaki dezavantajlı durumunun kendini zora sokmaması için ticaret hukukunun gereği, şahitlik konusunda en az iki erkek yada 1 erkek ve iki kadının şahitliğini ister. 2 kadının şahitliği ise sadece borçlanma ile kısımlarda şahitlik yapması esnasında unutkanlık (yeterince nüfuz edememe) gibi sebeplerle şahitliği yüzünden zora girmemesi için, başka bir kadınla birlikte şahitlik yapmasını gerekli görülmüştür.

Gerçektende, eğer 1 erkek ve 1 kadın şahitliği ile yetinilseydi, şahitlerin ayrı görüşte olmaları halinde; erkeğin tecrübe ve diğer şartları bakımından ticari hayattaki şahitliği daha akla yakın bulunabilecek, bu defa haklı olsa bile kadın bu yüzden hem zora düşerek sıkıntı yaşayabilecek, hem de kadın erkek sürtüşmesi halinde fiziken yıpranabilecektir. İşte kadını bu durumdan korumak için başka bir kadınla birbirini desteklemek üzere iki kadın şahitliği kabul edilmiştir.

Üzerinde dikkatlice düşünülürse, iki kadının şahitliği erkeği üstün görmekten değil, olası tehlikeleri, sakıncaları bakımından kadını zora düşmekten kurtarmak amaçlıdır. Böylece, 3 şahitten en az ikisi aynı tarafta görüş bildireceği için şahitler zarar görmeden ticari uyuşmazlık çözülebilecektir.

İşte, ticari borçlar gibi özel tecrübe gerektiren konu dışında kadın ve erkekler her bakımdan eşit şekilde şahit olabilir. Yani diğer konularda istenen şahitliklerde, kadın ve erkekler eşit sayıda olabilir, yada kadın veya erkek daha fazla olabilir veyahutta tüm şahitler kadın veya erkekten oluşabilir.

Örneğin kuranda zina şahitliğinde dört tane şahit istenir. Bu dört şahitin hepsi kadın yada erkekten olabileceği gibi, kadın yada erkeğin daha çok olması şeklinde de olabilir.

Yine miras konusunda vasiyette bulunurken iki şahit bulundurulması istenirken, kadın yada erkekler arasında fark gözetilmez. Boşanma esnasında da kadınların bekleme msürelerinin sonuna gelindiğinde boşanmaya tanıklık etmek için iki şahit istenir.

İşte kadının şahitliği konusunda, kadının yeterince bilgi sahibi olmadığı bir alanda, şahitlik yapması halinde zarar görmemesi için korunmasına yönelik şahitlik müessesesi bile imansızlarca istismar edilip tersine çevrilerek, kadın küçük düşürüldüğü, erkeğin kadına üstün kabul edilmesi olduğu iddiaları ile müslümanların, islama bakışlarının değişmesine, islamdan soğumalarına çalışılmıştır.

Nitekim, islamı kurandan yeterince bilmeyen çok kimse de imansızların bu ve benzeri iddialarına kanarak, dini terk edip, imansız olabilmektedirler.

Ama, kendilerine müslüman diyen bazı alim, ulema ve prof.luğa ulaşan akademisyenlerin bile kafirlerden önce bunu kabul ettirmeye çalışmaları yanında imansızlara bir şey denmesini gerekli bulmuyorum. Bu zalimler bu şekilde yapınca, imansızların da anlattığımız şekilde yapmaları normal, kendilerine yakışanlar oluyor.


Kuranı terk ederek, başka kaynaklara göre din yaşamaya çalışan kardeşlerime, akıllarını kullanmalarını, iyice düşünerek kurandaki hükümleri doğru anlamaya çalışmalarını, buna göre yaşayıp, bunu savunmalarını, bunu anlatmalarını hatırlatırım.

saygılarımla...
aorskaya


KURANDAN AYETLERLE ŞAHİTLİK KONUSUNDA KADIN VE ERKEĞİN EŞİT KABUL EDİLDİĞİNE DAİR DELİLLER:

1- “ …Erkeklerinizden iki kişiyi şahit tutun. İki erkek yoksa, kabul edeceğiniz şahitlerden bir erkek ile iki kadın da olabilir. Biri yanılırsa, diğeri hatırlatır. Şahitler çağrıldıklarında gelmezlik etmesinler. Borç, ister büyük, ister küçük olsun, vâdesi ile birlikte yazmaktan üşenmeyin. Böylesi Allah katında daha doğru, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygun olur…” (Bakara 2/282)

2- “Kadınlarınızdan zina edenlere karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse onları ölünceye veya Allah onlar için bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin.” (Nisa 4/15)

3- “Müminler! Sizden biriniz ölüm döşeğinde vasiyet edeceği zaman içinizden güvenilir iki şahit tutsun. Eğer bir yerde yolcu iken ölüm gelip çatarsa sizden olmayan iki kişi de olabilir. (Şahitliği yerine getirdikleri zaman) şüphelenirseniz onları namazdan sonra alıkoyarsınız. Şöyle yemin ederler: ‘Vallahi, isterse en yakınımız olsun, buna karşılık hiçbir şey almayız. Allah için yapılan şahitliği gizlemeyiz. Öyle olsa biz, elbette günaha gireriz.’

Eğer günaha girdiklerinin farkına varılırsa, ölenin, hak sahibi iki yakını onların yerine geçer, şöyle yemin ederler: ‘Vallahi, bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur, biz haksızlık yapmayız. Öyle olsa elbette zalimlerden oluruz.”
(Maide 5/106-107)

4- “Kadınlar bekleme sürelerinin sonuna vardıklarında onları ya maruf ile tutun veya maruf ile ayırın. Sizden iki güvenilir şahit getirin, şahitliği Allah için yapın.” (Talak 65/2)

Konu aorskaya tarafından (14. August 2012 Saat 11:46 PM ) değiştirilmiştir.
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
aorskaya Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 3 Kisi:
aRaYaN (26. September 2012), dost1 (15. August 2012), Zinedov (16. August 2012)
Alt 26. September 2012, 06:13 PM   #2
aRaYaN
Katılımcı Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 81
Tesekkür: 30
29 Mesajina 49 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 22
aRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud ofaRaYaN has much to be proud of
Standart

Mali bir konuda 1 erkek ve 2 kadın diyor. Bu 1000 küsür yıl boyunca kapanmayan kadın-erkek eğitim farkından kadının mağdur olmaması için olamaz mı ? Hala da kadın-erkek eğitim farkı tam kapanmış değil.Haydi kızlar okula kampanyaları gibi.Tarih boyunca olduğu gibi o zamanda kadınlar toplumda mali konularda-eğitimde pek ileri değildi,erkeklere göre.
Kur'an burada mevcut duruma bir çözüm getirmiş olamaz mı ? 1000 küsür yıl kadar sürecek.

Buradan hareketle şahitlik konusunda konuya hakim olanlar ile olmayanların eşit sayıda olması istenmiyor diyebilir miyiz ? Eşit olsalar bile konuya hakim olmayanın destekli olması olabilir mi ?


Bir yorum da kadınların duygusal olması sebebiyle heyecanlanıp hata yapma ihtimalleri sonucu yanlış bir karar çıkmasını engellemek olabilir mi ? Kadınlar erkeklere oranla daha duygusal ve heyecanlı panik bir yapıdadırlar.
aRaYaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
aRaYaN Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (27. September 2012)
Alt 27. September 2012, 07:33 AM   #3
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Bizim köylerde kadını tek başına bir işe salmazlar. Dereye ineceğinde, bir yere gideceğinde yanına başka bir bayanı daha verirler.

Geçen gün stajyerler geldi, liseli genç kızları görev yerlerine çifter çifter dağıttık.
Bir iş yapacakları, bir yere gidecekleri zaman çifter yolluyoruz ki... (Bakara 282)
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (27. September 2012)
Alt 27. September 2012, 08:56 AM   #4
hakikat_yolcusu
Katılımcı Üye
 
hakikat_yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 51
Tesekkür: 14
9 Mesajina 13 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 22
hakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud of
Standart

sevgili aorskaya güzel çalışma olmuş, emeğinize sağlık. acaba bir konudaki farklılık neden kaynaklanıyor olabilir?
hakikat_yolcusu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27. September 2012, 11:53 AM   #5
pramid
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 764
Tesekkür: 191
507 Mesajina 1.128 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
pramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud of
Standart

İSLAM VE KADIN


Geçmişten beri İslam dininde kadınların yeri özellikle Batı tarafından günümüze kadar sorgulanagelmiştir. Bunun nedeni de adı müslüman olan ve dininden bihaber toplumların kadınların üzerinde uyguladıkları baskılar, şiddet ve izolasyondur. Bazı ayetleri yaptıklarını haklı çıkaracak şekilde yorumlayıp araya bir iki tane de hadis eklendi mi yapılan bu uygulamaları sanki islam emrediyormuş gibi bir izlenim yaratılır. Gariptir ki bu da en çok din kavramını reddedenlerin ve islam düşmanlarının ekmeğine yağ sürmektedir. "Müslüman"ların yaptıkları yine Allah'ın son dini islam'a mal olmaktadır. Yanlış yorumlanan ayetlere geçmeden önce Kuran inmeden önceki dönemde kadınların hak ve özgürlüklerini irdeleyelim. Buradaki bilgilerin bazıları ondokuzuncu yüzyıla kadar gelebilmektedir.

Eski Uygarlıklardaki Kadınların Toplumdaki Statüsü

İslam öncesi çağlarda Arabistan'da kadınların miras hakkı yoktu. Kadınlar, kocaları ölüm döşeğindeyken meta gibi vasiyet olarak bırakılabiliyordu. Said Nefisi; "Sasani zamanından Emevi döneminin sonuna kadar Iran'ın sosyal tarihi" adlı kitabında şuları yazıyor: "Sasani kültürünün diğer ilginç tarafı da, bir erkek ergenlik çağına ulaştığında babası onu sayısız kadınla evlendirirdi. Bu süre zarfında kadının tüzel bir kişiliği olmazdı. Evlendikten sonra kadın babasından veya velisinden miras alma hakkına sahip olamıyordu ve eşini seçme hakkı kendisine verilmezdi... "

Hint kadınlarının durumunu Britanica şöyle yazıyor:

"Hindistanda kadının erkeğin buyruğu altında olması genel bir prensipti. Miras hakkı aile içindeki erkeklerin elinde bulunuyordu. Hindu'lar iyi bir kadını şöyle tarif ederler: "aklı, konuşması, vücudu etki altında tutulan bu dünyada iyi bir şöhrete sahip olan, diğer dünyada ise kocasıyla aynı mekanda kalacak olan."

Atina'daki kadınların da pek farkı yoktu:

"Atina kadınları bir erkeğe, babalarına, kardeşlerine veya erkek akrabalarına göre her zaman ikinci sınıf olarak kaldı. Evlilikte rızasına pek bakılmaz ve bunun gerekli olduğu düşnülmezdi."

O dönemki Romalı kadınlar ise bir tarihçi tarafından şöyle tasvir edilir: "bir bebek, alt sınıf, kendi başına bir şey yapamayacak durumda olan ve her zaman kocasının himayesine bağımlı olan kişi."

Dünyayı kasıp kavuran bu karanlık içinde Arap çöllerinde şu ilahi ayetler yankılanıyordu:

04:01 "Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan eşini vücuda getiren ve o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının."
07:189 "O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın.

16:72 "Allah size, kendi benliklerinizden eşler nasip etti. Eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar oluşturdu. Ve sizleri güzel ve temiz nimetlerle rızıklandırdı. Şimdi bunlar, bâtıla mı inanıyorlar? Ve bunlar, evet bunlar, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?"

O dönemler bazı Arap kabileleri arasında yaygın olan "kız çocuğunu öldürme" Kuran tarafından yasaklanmış ve diğer cinayetlerle eş tutulmuştur:

81:8-9 O diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğunda, Hangi günah yüzünden öldürüldü diye!

Kız çocuğu olup ikilemde kalan ebeveyler kınanmıştır:

16:58-59 Onlardan birine kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir. Öfkeden kuduracak gibidir o. Kendisine muştulananın utancından ötürü toplumdan gizlenir. Hakaret/eziklik üzere tutsun mu onu yoksa toprağın bağrına mı gömsün onu. Bakın ne kötü hüküm veriyorlar!

Kuran kadını Adem'in yaptığı hata için suçlamaz. Kuran'a göre Adem ve eşi Allah'a itaatsizlik etmiş, tövbe edip affedilmiştir. (2:36, 7:20 - 24). Hatta bir ayette (20:121), özellikle Adem, suçlanmıştır.

Şimdi Kuran'ın acımasızca eleştirildiği ayetlere gelelim...

İTİRAZ 1: KADINLAR NEDEN MİRASTAN ERKEKLERİN YARISI KADAR PAY ALIYORLAR?

Bir kere soru yanlış, bu HER DURUMDA geçerli değildir. Bu konuya birazdan geleceğim. Kuran'a göre erkek çocuk, kız çocuğun iki misli miras alır ve işte fırtınalar koparan İslam'ın kadını ikinci plana attığına dayanak gösterilen kısım budur, gerisine bakılmaz, önemli değildir çünkü. Örneğin ölen çocuklarından miras alan EBEVEYNLERİN İKİSİ DE mirastan 1/6 pay alırlar. Anne ve babaya düşen pay aynıdır. Ölen evladın bakacağı çocuğu olduğu ve olmadığı durumlardaki ebeveyn payları da eşittir. Eleştiren kişiler bu ayetlere nedense önem vermez, çünkü bu kişilerin kalplerine anti-islamik yazılar okuya okuya ya da sözüm ona müslümanları göre göre İslam'ın kadını ezdiği fikri kazınmışt ır. Nefretlerini de ayetleri eksik kopyalayarak bastırmaya çalışırlar. Erkek çocuğa fazla miras payı verilmesi de erkeğin (hele o dönemi düşünürsek) evinin geçimini sağlama görevinin olmasından ötürüdür (4:34). Allah cinsiyet ayrımı yapsaydı bunu ebeveyn dağılımlarında da görürdük. Artı bu konuda bile süregelen bir ihtilâf vardır. Kimilerine göre (ben dahil) bu kurallar yalnızca VASİYET BIRAKILMADIĞI ZAMANLARDA GEÇERLİDİR.

04.11 Allah size çocuklarınızla ilgili olarak şunu öneriyor: Erkek için, iki dişinin payı kadar. İkiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığından ana-babanın herbiri için altıda bir hisse olacaktır. Ölenin çocuğu yoksa ve kendisine ana-babası mirasçı olmuşsa bu durumda anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı VASİYETTEN ve BORCUNDAN ARTA KALANIN altıda biridir. Babalarınız var, oğullarınız var. Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Allah'tan bir buyruğu önemseyin. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

Anlaşıldığı üzere mirasın dağıtımı, ölen kişinin geride bıraktığı borçlar ve VASİYETİ çıkarıldıktan sonraki aşamadır. Yani üstteki koşullar bir vasiyet bırakıldığı zaman uygulanabilir. Vasiyeti ise nasıl bırakmamız gerektiği şu ayette açıklanıyor:

02:180 Birinize ölüm geldigi vakit, bir mal bırakacaksa, babası, annesi ve en yakıin akrabası için MEŞRU bir biçimde vasiyette bulunması, Allah'a karsı gelmekten sakınanlar üzerine yapılması gerekli bir hak olarak üzerinize yazıldı.

İTİRAZ 2: KURAN KADININ DÖVÜLMESİNİ ONAYLAMIŞTIR!

04.34 Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar (KAVVAM Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik (NÜŞHÜZ kökü NEŞEZE *2) ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/dövün (DaRaBe *3)! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.

Anahtar Kelimeler:
قرام: koruyucu, gözetici; bakan, yiyecek ve ihtiyaçlarını gideren
نشر: itaatsiz olmak, isyankar olmak; (birine) haksız davranmak; terketmek; acımasız ve kötü bir eş olmak
ضرب (DRB): iyileştirmek, vurmak, örnek olarak göstermek, gitmek, seyehate çıkmak, -den kurtulmak, vazgeçmek, örtmek, karşılaştırmak, yola çıkmak, ayrılmak, işaret etmek

İyi ve temiz kadınlar saygılıdır?

صالحات (salihat) : dürüst, erdemli
قانتات(kanitat) : itaatkar, itaatli
قنت ve türevleri Kuran'da birçok yerde geçiyor (3:17, 33:35, 39:9, 2:117) ve her zaman Allah'a itaat için kullanılmış.

Essabirıne ves sadikıyne vel kanitıne vel münfikıyne vel müstağfirıne bil eshar
03:17 Sabreden, dürüst olan, BOYUN EĞENLER / İTAAT EDENLER, hayra harcayan ve
seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir).

Ayetin "Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar" şeklinde devam etmesi bu saygının Allah'a olduğunun açık bir kanıtıdır.

Niye "dövün" olamaz?

Bir kere ayet terkedilme durumlarından bahsediyor (yani nüşhüz bazılarının çevirdiği gibi "baş kaldırma" değil terkedilmedir). Bunu bir sonraki ayetten doğrulayabiliriz. Bu ayette ise terkedilmekten korktuğumuz kadınlara sırası ile yapmamız gerekenler anlatılıyor. Kimse bir başkaldırmadan korkmaz. Baş kaldırma ya vardır yok yoktur ama ayrılık çok sinsice gelebilir. Dahası bazılarının çevirdiği gibi böyle bir atmosferde kadına el kaldırmak ortamı daha da germekten öteye gitmeyecektir! Bu şekilde evlilik kurtulacak mı? Bu çeviri şu ayetlerle nasıl barıştırılabilir:

03:134 O takva sahipleri, bollukta ver darlıkta nafaka verenler, kızdıklarında öfkelerini yutanlar ve insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah, iyilik edenleri sever.

30:21 Yine sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratması ve aranızda bir SEVGİ ve bir ESİRGEME yapması da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için ibretler vardır.

Ayetin doğru çevirisi:

04.34 Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar (KAVVAM Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. ERDEMLİ KADINLAR (ALLAH'A) İTAATKARDIR; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. TERKEDİŞİNDEN (NÜŞHÜZ kökü NEŞEZE *2) korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet ONLARDAN AYRILIN / ONLARI BIRAKIN (DaRaBa *3)! Size uyarlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.

İTİRAZ 3: KURAN'A GÖRE ERKEKLER, KADINLARDAN BİR DERECE
ÜSTÜNDÜR!

02.228 Boşanmış kadınların kendi başlarına üç âdet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah'a ve âhiret gününe inanmakta iseler, Allah'ın onların rahimlerinde yarattığını saklamaları kendilerine helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten daha çok hak sahibidirler. Kadınlar, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır *. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

Bu ayet genelde alıntılanırken sadece sonunun kopyalanması İslam'ın kadına bakış açısının çaptırılması için çokça başvurulan bir yöntemdir.

Allah' ın erkek ve kadının yaptıkları iyilik ve güzellikleri ödüllendirmede bir ayırım yoktur. "4.124 Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır." (4:124). Bu ayetten önceki ayetlere bakarsanız boşanma gerçekleşmeden önceki bekleme süresinden bahsettiğini görürsünüz. Buradaki derece erkeklerin kişisel olarak boşanmayı başlatabilmeleridir, kadınlar ise bunu bir yetkilinin aracılığıyla gerçekleştirebilirler. Yani bu avantaj sadece boşanma konusunda geçerlidir. Bu avantajın yararı da birkaç ayet öncesinde bahsedildiği gibi kadının hamile olması gibi durumlarda erkeğe düşünme süresi vermek içindir.

Bazı kuran araştırmacıları;

"Boşanmış bir kadın bekle (iddet) süresi bitmeden önce kocasının ilişkiye yeniden başlama teklifini reddetme hakkına sahiptir; ama ailenin bakımı erkeğin ellerinde olduğundan geçici boşanmayı feshetme hakkı öncelikle erkeğindir."

Kim kimden üstündür?

09.20 İman edip hicret eden, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla didinenler derece bakımından Allah katında daha yücedirler. Kurtuluşa erenler de işte bunlardır.

İTİRAZ 4: BİR KADIN ŞAHİT 2 ERKEK ŞAHİTE EŞİT!

02.282 Ey iman sahipleri! Belirli bir süre için birbirinize borç verdiğinizde onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borç altına giren kişi de onu kayda geçirtsin ve Rabbinden korksun da borcundan hiçbir şey eksiltmesin. Borç altına giren, aklı ermez yahut zayıf-çaresiz biri ise yahut yazdırmaya gücü yetmiyorsa, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun. Eğer iki erkek yoksa rızanızla kabul edeceğiniz tanıklardan bir erkek ve iki kadın gerekir. Bu kadınlardan biri şaşırırsa/unutursa (*TEDILLE) ötekisi ona hatırlatsın diyedir. Tanıklar, çağırıldıklarında çekimser davranmasınlar. Küçük veya büyük, borcu, süresine kadar yazmaktan üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah katında adalete daha yakın, tanıklık için daha sağlam, kuşkuya düşmemeniz için daha elverişlidir. Ancak aranızda döndürüp durduğunuz tamamen peşin bir ticaret sözkonusu ise onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Karşılıklı alış-veriş yaptığınızda da tanık bulundurun. Yazıcıya da tanığa da zarar verilmesin. Böyle bir şey yaparsanız bu, kendinize kötülük olur. Allah'tan korkun. Allah size öğretiyor. Allah, her şeyi en iyi biçimde bilendir.

Tedılle kelimesinin kökü (hede) rehber olmak, rehberlik etmek demektir. Unutmak doğru bir çeviri bir kere. Tedılle = yanlış yola sapmış, kaybolmuş

Bunu bir kadının iki erkek şahide eş olması diye nitelendiremeyiz bile. Tamamen ayete haksızlık etmiş oluruz çünkü tanıklık sırasında iki şahit gerekir. İki erkek tercihen veya bir erkek iki kadın. İkinci kadının görevi, ilki "yanlış yola saptığında" onu düzeltmektir. Bu şekilde erkek tarafından baskı altında olduğundan veya erkek tanığın eşi olduğundan kadının yanlış ifade verme ihtimalinin önüne geçilmiş olur.

Diğer şahitliklerde böyle bir uygulama yoktur (65:2, 5:106 ve 4:6) ve 24. ayette bu ayetin tam tersine kadının ŞAHİTLİĞİ ERKEĞİNKİNDEN ÜSTÜNDÜR.

24:06 Kendi eşlerine bir zina isnat edip de kendilerinden başka tanıkları olmayanların
herbirinin tanıklığı, kendisinin kesinlikle doğru sözlülerden olduğu hususunda Allah'a yeminden ibaret dört kez tanıklık ikrarıdır.

24:07 Beşincide, eğer yalancılardansa, Allah'ın laneti üzerine olsun diye söz söyler. 24:08 İtham edilen eşin, itham eden kocanın kesinlikle yalancılardan olduğuna ilişkin, Allah adına dört kez yemin şeklindeki tanıklığı, ondan cezayı düşürür.
24:09 Bu durumda kadının beşinci sözü, suçlayan erkek doğru söyleyenlerdense, "Allah'ın gazabının kendisi üzerine olması"nı söylemekten ibarettir.

Nedense kimse işte islam kadınları böyle eziyor diye eleştirirken bu ayeti alıntılamaz.

Konu pramid tarafından (27. September 2012 Saat 12:00 PM ) değiştirilmiştir.
pramid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
pramid Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (27. September 2012), hakikat_yolcusu (27. September 2012)
Alt 27. September 2012, 01:50 PM   #6
dost1
Site Yöneticisi
 
dost1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.007
Tesekkür: 3.559
1.083 Mesajina 2.384 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000
dost1 is on a distinguished road
Standart

Selamun Aleykum! Değerli Kardeşlerim!

النشوز - nüşûz sözcüğü, نشز - neşz kökünün türevlerindendir. Sözcüğün kök anlamı, "yeryüzünün yüksek bir yeri" demektir. Bir vadinin içinde bulunan kimseye nispetle yukarı bölümlerine, النشز - neşz denir. نشوز - nüşûz ise mastar anlamı olarak, "aşağıdan yukarıya doğru yükselmek, bulunduğu konumdan bir üst konuma çıkmak, dikleşmek" demektir. [92–34] Lisânu'l-Arab; c. 8, s. 557.

Bu sözcük Kur'ân'da Bakara Sûresinin 259; Nisâ Sûresinin 34, 128, . ve Mücadele Sûresinin 11. Âyetlerinde olmak üzere 4 kez yer alır.

Nisâ Sûresinin 34 nde de kadının nüşûzu , "dikleşmesi, kendisini bulunduğu konumdan daha bir üst konumda görmesi, onun bedenen zayıf ve cinsel yönden savunmasız olmasına rağmen, kendisini güçlü ve cinsel taciz ve tecavüzden koruyabilir sayması, bu konuda kendisini erkek seviyesine çıkarması"dır.

Nisâ Sûresinin 128. Âyetindeki erkeğin nüşûzu ise, "kendini kadından üstün görmesi"dir.
Bakara Sûresinin 259. Âyetindeki nüşûz , "etin alttan yukarı doğru tırmanması"dır.

Mücadele Sûresinin 11. Âyetindeki nüşûz ise, "alt konumda olanların kendilerini üst seviyeye çıkarmaları, aşağılıktan kurtulup üstün olmaları"dır.

Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
Sevgi,saygı ve muhabbetle.
Allah'a emanet olunuz.
__________________
Halil Ay
dost1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29. September 2012, 10:52 PM   #7
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
268 Mesajina 414 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
hakikat_yolcusu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili aorskaya güzel çalışma olmuş, emeğinize sağlık. acaba bir konudaki farklılık neden kaynaklanıyor olabilir?
Selamun aleyküm,
sevgili hakikat yolcusu kardeşim,

Kadın ve erkek eşit sayıda hatta kadınlar daha fazla ticari hayatta olsalar dahi, ticari hayatın, teknik anlatımla ekonomik dengelerin değişmesi, piyasaların oluşması hep erkek egemen organizasyonlarca belirlendiğinden ve kadınların hamilelik, annelik gibi diğer meşgul olmaları gereken konular nedeniyle, ticari konulara nüfuzları erkeklerden geri olmaktadır.

Bu konudaki farklılıklar nedeniyle de kadının erkekle eş sorumlu tutulması adil olmayacağından bu konuda kadınlara korumacı yaklaşmak en doğru ve mantıklı olan olmaktadır.

saygılarımla...
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29. September 2012, 11:04 PM   #8
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
268 Mesajina 414 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 16
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
aRaYaN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Mali bir konuda 1 erkek ve 2 kadın diyor. Bu 1000 küsür yıl boyunca kapanmayan kadın-erkek eğitim farkından kadının mağdur olmaması için olamaz mı ? Hala da kadın-erkek eğitim farkı tam kapanmış değil.Haydi kızlar okula kampanyaları gibi.Tarih boyunca olduğu gibi o zamanda kadınlar toplumda mali konularda-eğitimde pek ileri değildi,erkeklere göre.
Kur'an burada mevcut duruma bir çözüm getirmiş olamaz mı ? 1000 küsür yıl kadar sürecek.

Buradan hareketle şahitlik konusunda konuya hakim olanlar ile olmayanların eşit sayıda olması istenmiyor diyebilir miyiz ? Eşit olsalar bile konuya hakim olmayanın destekli olması olabilir mi ?


Bir yorum da kadınların duygusal olması sebebiyle heyecanlanıp hata yapma ihtimalleri sonucu yanlış bir karar çıkmasını engellemek olabilir mi ? Kadınlar erkeklere oranla daha duygusal ve heyecanlı panik bir yapıdadırlar.
selamun aleyküm,

Sevgili kardeşim gerek kadınların duygusal yapıları ve gerekse kadınların eğitimde geri kalmışlığı borçlar hukuku gibi piyasa şartlarına göre değişiklik gösterebilecek esneklikteki bir alanda korunma için sebep değildir.

Kadın eğitim bakımından erketen daha iyi bir eğitim alsa dahi, ticari hayata katılımı erkek oranında olamamaktadır. Hamilelik, annelik ve hatta bu durumlar olmasa dahi, dış hayata katılımları bakımından kadınlar erkekler kadar avantaja sahip olmadıklarından ticari olaylara şahitlikleri de erkeklere oranla daha az ve deneyimsiz olmaktadır.

En basit örneklemeyle; Seyahat, konaklama bakımından kadınlar erkekler kadar serbestiye sahip olamamaktadır. Bütün bunlar ise erkeklere oranla tecrübelerinin daha az olmasına sebep olabilmektedir. Durum böyle olunca da şahitlikleri konusunda da tecrübenin gerektirdiği davranışlardan yoksun kalabilmektedirler. Bu nedenle şahitlikleri bakımından kadınlarda pozitif ayrımcılığın olması normal olmaktadır.

saygılarımla...
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30. September 2012, 06:29 PM   #9
hakikat_yolcusu
Katılımcı Üye
 
hakikat_yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 51
Tesekkür: 14
9 Mesajina 13 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 22
hakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud ofhakikat_yolcusu has much to be proud of
Standart

aleyküm selam sevgili aorskaya,
açıklamanız için teşekkürler, şimdi daha iyi oldu...
saygılarımla,
hakikat_yolcusu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
imansızların, kadının, konusu, saldırısıyobazların, savunması, şahitliği


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:33 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam