hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > İMAN > Şirk ve Müşrikler

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19. November 2010, 06:02 PM   #11
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Ben senin fikrine razıyım, gel kuran aramızda son söz olsun onun hükmüne göre davranalım.. ama sonradan cayıp hadis uydurmak yok! uydurulan namaza gelmeyenleri dövmek yok, kadınların ayakları gözüktü diye kırbaçlamak yok, recm yok,

ve en önemlisi millete EFENDİLİK yok, millete hizmet var. mal biriktirmek oğlullara evlatlara gemi alamak sonradan muhividdin diye ortalıkta gezmek yok. 7 yıldızlı müslüman otel açmak var ama sadece zenginlere değil, özel kesime ayrıcalık yok, sıvı yumurta fabrikası açıp kuş gribi oyunu yok, milletin malını satıp savmak yok, KPSS sorularını cemaatçi kesimlere vermek YOK!!! adam gibi adil olacaksın cemaatci diye ayrımcılık yapmak yok...

daha da sayacağım önce bunları kabul edin...
kabul kuranı anayasa yapalım ama önce onu doğru anlayalım, ne derler bilirsin yanlış anlayıp yanlış uygulayacağına hiç anlama daha iyi... sizin bahsettiğiniz islam kuranda geçmez, zaten onu doğru anlamış olsaydınız bu tartışmaya da gerek kalmamış olurdu...

aksi taktirde kuran yerine fitneyi başa getirmiş oluruz, ravilerin fitnesini, aman dikkat!!!
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (18. February 2011)
Alt 19. November 2010, 06:08 PM   #12
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Bu arada bahsettiğiniz muhaviddinler (!) KPSS sorularını hem sattılar hemde yeni sınav yaptık bahanesiyle yine milleti oyuna getirdiler, kim bilir o sınavda ihalelerde dönen yolsuzluklar neler onlardan hiç haberimiz yok... kat sayılarla oynamışlar vede bu hıyaneti bayramdan önceye getirmişlerki akıllarınca unutturacaklar... Bu vatan hatta insan hayinlerinden mi bahsediyorsunuz muhividdin diye?

Yalancının mumu yatsıya kadar... ne mal oldukları çıktı ortaya...
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Miralay (2. September 2011)
Alt 19. November 2010, 06:53 PM   #13
müslümanlardan
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 207
Tesekkür: 30
72 Mesajina 144 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 25
müslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud ofmüslümanlardan has much to be proud of
Standart

DOSTUM SEN BAŞTA kurana GÖRE MİLLET nedir ona bak sonra gel..

yok merak etma ben ve senin aranda KURAN YETER,

SEN ATANIN İZİNDEN Bİ AYRIL İÇİ BOŞ NUTUKU BIRAK NAMAZINI NASIL KILARSAN KIL...
AMA KURANIN AYETİNİ TEVİL,TAKİYE YOK...PARÇACI ANLAYIŞ YOK,KURANIN BİR KISMINI ALIP BİR KISMIYLA YÜRÜMEK YOK..
müslümanlardan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20. November 2010, 12:52 PM   #14
dost1
Site Yöneticisi
 
dost1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.017
Tesekkür: 3.567
1.083 Mesajina 2.384 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 100000
dost1 is on a distinguished road
Standart

Selamun Aleykum! Değerli Müslümanlardan Kardeşim!

Alıntı:
müslümanlardan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
güzel kardeşim yazınızın girişinde DÜNYANIN NERESİNDE KURAN ANAYASA OLARAK UYGULANIYOR DEYİP,türkiyede uygulansın demiş,
Daha sonrada ferd olarak yaşamamız gereken Bİ KURAN OLDUĞUNU söylemişsiniz..
daha sonrada kuranı bırakıp şirk anayasasıyla bu haramlar meşrulaşmıştır demişsiniz ve siz KURANI MI,YOKSA BU KENDİNİ KURANA ORTAK KOŞAN ANAYASA KİTAPÇIĞINDAKİ MEŞRULAŞMAYI MI KABUL ETMİŞSİNİZ Kİ kuranın yürürlükte olan ülkeyi soruyorsunuz...

biraz aşağıdada yok efendim illaki devlet mi kurmak gerek ve halife mi olması lazım ve böyle bi sorumluluk mu yüklemiş rabbimiz demişsiniz.rabbimiz sizden olan ulul emre uyun dememiş mi nisa süresinde ve türkiyedeki bu şirk yasalarını başlatan ata dan bu yana kadar bütün ulul emirler BU GÜNÜN FİRAVUNLARI ,NEMRUTLARI,EBU LEHEBLERİ DEĞİL Mİ BUNLARI NASIL ULUL EMRE KABUL EDERSİN..

Evet alemlerin rabbi olan rabbimiz bizden devlet kurmamızı istememiş bu doğru ki böyle bir oluşum isteseydi sadece üç peygamber kurtulurdu devlet kuranlar olarak ama alemlerin rabbi olan rabbimiz bütün peygamberlerinden istemediği ve yüklemediğini bizede yüklememiş,yüklememişte bu yaklaşımınızlada RABBİMİZİN RED EDMEMİZ GEREKENİ RED EDDİKTEN SONRA ALLAHI VE HÜKMÜNÜ KABUL ETMEMİZİ EMRETMİŞTİR,

LA İLAHE İLLA ALLAH emriyle ve nahl 36 ayetinde,tağuti hüküm yasa kanunlarını red ederk Allahın kanun ve hükmünü kabulle,ALLAH IN DIŞINDA KURANIN HARAM KILDIĞINI MEŞRULAŞTIRANLAR YUKARDA SAYDIĞIM GÜNÜMÜZ FRAVUNLARINI REDLE BAŞLAR...

...
Allah razı olsun.Yazınızda gönderme yaptığınız Nahl 36. ayetin daha iyi anlaşılması için bu ayetle ilgili olan çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim.

Nahl;36: Ve lekad beasna fiy külli ümmetin Rasûlen enı'budullahe vectenibüt tağut feminhüm men hedAllahu ve minhüm men hakkat aleyhid dalaletü, fesiyru fiyl Ardı fenzuru keyfe kâne akıbetül mükezzibiyn
Nahl;36: Ve andolsun ki Biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin ve tağuttan sakının! " diye bir Elçi gönderdik. Artık Allah, bu ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yeryüzünde bir gezip dolaşın da bakın yalanlayanların sonu nasıl olmuş?

Bu Âyetlerde Rabbimiz, rahmeti gereği, insanların doğru yolu bulmaları, "Allah'a ibâdet/kulluk edip tağuttan kaçınmaları" için Elçi gönderdiğini beyan etmektedir.

Gönderilen elçilerin görevi ve onlara indirilen vahiylerin temel mesajı, insanları tağuta kulluktan kurtarıp Allah'a kulluğa yöneltmektir.

(Enbiyâ: 25) Ve Biz senden önce hiçbir Elçi göndermedik ki, ona: "Gerçek şu ki Benden başka ilâh diye bir şey yoktur. Onun için bana ibâdet edin." diye vahy etmiş olmayalım.

(Zuhruf: 45) Ve sen, Elçilerimizden senden önce gönderdiğimiz kişilere sor, "Biz Râhman'ın astlarından ibâdet edilecek ilâhlar kılmış mıyız?"

Bu görev ve mesaj, kısaca la ilahe illallah'ı bütün içeriği ile insanlara iletmek ve bu ilkeye göre hareket edilmesini sağlamaya çalışmaktır.

Âyette "Allah'a kulluğ"un alternatifi "tağuta kulluk" olarak verilmiştir. Rabbimizin tevhid inancını ortaya koyarken kullandığı "karşıtlık ilkesiyle anlatım" metodu başka Âyetlerde de görülmektedir:

(Bakara: 256) Dinde zorlama yoktur; rüşd ğayden [iman küfürden, iyi kötüden, güzel çirkinden, doğruluk sapıklıktan] iyice ayrılmıştır. O halde kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Âyette bahsedilen "Tağût" ve onun bu adı almasına sebep olan "tuğyan/ azma" hakkında kısa bir hatırlatmanın yararlı olacağı kanaatindeyiz:

TUĞYAN:
Tâğût'un eylemi olması bakımından öncelikle bu kavramın bilinmesi gerekmektedir.
Tuğyan, "haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapıklık, isyan, küfür" demektir.
Tuğyan kelimesi,
tağâ [azdı, taştı, zulmetti] fiilinin mastarı olarak Kur'ân'da dokuz yerde geçer. Ayrıca
"haddi aşıp azgınlık yapan kişi ve topluluklar" manasında [tağ] altı yerde;

insanları yoldan çıkaran, azdıran "şeytan, put ve kâhin" anlamında [tâğût] sekiz yerde geçer.

Mastar ve diğer türevleriyle birlikte bu kelime Kur'ân'da toplam otuz dokuz yerde zikredilir. Tuğyan, insanın tabiatında vardır. Vahye kulağını tıkayan, kendi aklını yegâne rehber kabul ederek kendini beğenen bencil insan, bir de çok mal sahibi olup kendini ihtiyaçtan uzak görmeye başladı mı, tuğyan içine düşmüş olur.
İnsan, kendisinde istediğini yapabilecek bir güç, bilgi ve yetenek hissettiği zaman artık Allah'ı unutur; gerçek kudret, gerçek ilim, gerçek dileme, gerçek güç ve irade sahibinin yalnızca Allah olduğunu aklından çıkarır. Bu durum insan için tuğyana açılan bir kapıdır; artık dilediğini yapar, hak-hukuk ve sınır tanımaz. Allah'a ortak koş maya, nefsini O'nun yerine geçirip hevâ ve heveslerinin peşinden gitmeye başlar. İşte bu hâl, tuğyan hâlidir ve bu tür insanlar da Kur'ân'ın diliyle "tâğî'dir.

Kur'ân'da Firavun, tuğyanın simgesi olarak takdim edilmiştir. O, bütün gücün kendi elinde olduğuna inanıyor, insanları küçük görüyor, öldürüyor ve en kötü işkenceye maruz bırakıyordu (Bakara Sûresinin 49; İbrâhîm Sûresinin 6. Âyetleri.)
Firavun mantığına göre bütün insanlar onun kulu-kölesi, Mısır ve nehirler onun mülkü idi (Zuhruf Sûresinin 51. Âyeti.)

Eğer Mûsâ peygamber ile Hârûn peygamber ona tuğyanını hatırlatmasa ve onu Allah'a çağırmasa idiler, Firavun da ahirette Allah'a karşı bir bahane üretebilir, "Rabbim! Bana bir uyarıcı gelmedi ki! " diyebilirdi. Çünkü azgınlığının farkında değildi; insanları köle olarak çalıştırmayı, onlara işkence etmeyi ve öldürmeyi tabii hakkı olarak görüyordu. Saltanatı onu mağrur etmişti.

Tuğyan'ın temelinde kibir ve bencillik yatar. Şeytanın da azgınlığının sebebi kibir ve bencillikti. Bu bakımdan Nisâ Sûresinin 51. Âyetinde tâğût , şeytanı [İblisi] da kapsamaktadır.

TÂĞÛT:
Arapça "Yüce Allah'a isyan etmek" anlamına gelen tağa kökünden türemiş bir kavramdır. "Azgın, sapık, kötülük ve sapıklık önderi, zorba, şeytan, put, puthâne, kâhin, sihirbaz, Allah'ın hükümlerine sırt çeviren kişi ve kuruluş" anlamlarına gelir.

Tuğyan ile aynı kökten gelen tâğût kelimesi; "azgın, insanlara zorla hükmeden, kâfir, zorba kişi"yi ifade eder.

Kur'ân'da Allah müminlerin dostu ve yardımcısı; tâğût ise kâfirlerin dostu ve yardımcısı olarak gösterilmiş, mü'minlerin "Allah yolunda savaştıkları", kâfirlerin ise "tâğût yolunda savaştıkları" ifade edilmiştir:

(Bakara: 257)Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır, inkâr edenlerin ise dostları tâğûttur [azgın putlardır]. Onları aydın lıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada temelli kalacaklardır.

(Nisâ: 76) İnananlar Allah yolunda savaşırlar, inkâr edenler ise tâğût [şeytan] yolunda savaşırlar. Şeytanın dostlarıyla savaşın. Esasen şeytanın hilesi zayıftır.

Allah'ın indirdiği hükümlere muhalif olan ve onların yerine geçmek üzere hükümler icat eden her kişi ve kurum, tâğûttur.

Tâğût, Allah'a karşı isyan etmesinin yanı sıra, O'nun kullarını kendisine kul edinmek gayretinde olandır. Bu işleviyle o, şeytân, papaz, dini veya siyasî bir lider olabilir.

Yüce Allah Kur'ân'da Andolsun ki, Biz her kavme 'Allah'a ibâdet edin, tâğûta kulluk etmekten kaçının! ' diye(tebliğ yapması için) bir peygamber göndermişizdir . (Nahl Sûresinin 36. Âyeti )
ve
İman edenler Allah yolun da savaşırlar, kâfirler ise tâğût yolunda savaşırlar (Nisâ Sûresinin 76. Âyetiyle ) müminlere tâğût hakkında bilgi vermekte ve tâğûta karşı takınmaları gereken tavrı açıklamaktadır.

Her ne şekilde olursa olsun, insanlar tarafından Allah'ın hükümlerine muhalefet edecek şekilde konulan hükümler, "tâğûtî hükümler" olarak isimlendirilirler. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

(Nisâ: 60)"Sana indirilen Kur'ân'a ve senden önce indirilen kitaplara iman ettik" diye boş iddialarda bulunanlara bakmaz mısın? Onlar tâğûtun huzurunda muhakeme olmak [hükümlerine boyun eğmek] istiyorlar. Hâlbuki tâğûtu inkâr etmekle [kâfir saymakla, lânetlemekle] emir olunmuşlardı. Şeytan onları uzak bir sapıklığa saptırmak ister.

Kendisinde böyle yetkiler görüp, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyip hevâ ve hevesleri doğrultusunda hükümler koyanlar, aynı zamanda "ilâhlık" iddiasındadırlar. Allah'ın hükümleri dışında hüküm koyanlar ve o hükümlere tâbi olanlar, tevhid akidesinin dışına çıkıp kâfir, zalim ve fasık olurlar. Allah Teâlâ, Allah'ın in dirdiği ile hükmetmeyenleri kâfir, zalim ve fasık olarak nitelemiştir. (Mâide Sûresinin 44–47.Âyetleri.)

Konumuz olan Âyetten de anlaşıldığı üzere Yüce Allah, Nûh peygamberden Muhammed peygambere kadar bütün peygamberleri, insanlığı tevhide, yani Allah'ın birliğine, ortağı olmadığına inanmaya; O'nun koyduğu hükümleri kabullenmeyip hevâ ve heveslerine göre hüküm koyan tâğûta karşı savaşmaya ve tâğût kapsamına giren şeylere kulluk etmekten kaçınmaya çağırmaları için göndermiştir.

Bu tâğûtlar, İbrâhîm peygamber döneminde Nemrut, Mûsâ peygamber döne- minde Firavun, Muhammed peygamber döneminde de Ebû Cehl ve Ebû Leheb gibi toplumun ileri gelenleri ve puta tapan şahsiyetleridir; diğer peygamberler döneminde de, kendilerine gönderilen tevhid akidesini/inancını inkâr edip, atalarından kalan inançlar üzerinde inat gösteren puta tapan kavimlerdir.

Tâğûtların devri kapanmış değildir. Peygamber bulunsun veya bulunmasın, her dönemde tâğûtlar var olmaya devam etmiştir. Onlar sadece eski kavimlerde ortaya çıkıp yaşama imkânı bulan güçler değil; bugün de Müslümanlara en azim düşmanlığı ve en yıkıcı propagandaları reva gören kişi, odak veya organizasyonlardır.

Tâğût, ekonomik, sosyal ve kültürel güç kaynaklarını ele geçirmiş, ahlâkî değerleri [dini] toplumların gözünde itibarsız ve taraftarı olmaktan çekinilen bir duruma düşürmeyi göze alacak kadar düşmanlığını ilerletmiştir. Ayrıca doğrudan yaptıklarının dışında, insanlığın ortak değerleri adı altında pek çok kavramı da Müslümanlara zarar verecek bir içeriğe dönüştürmüştür. Kısaca tâğût, Müslümanları dört bir yanından kuşatmış bulunmakta ve Müslümanlara hayat hakkı tanımamaktadır.

Öyleyse anlıyoruz ki, Peygamberimizin görevi sokaktaki şımarıklarla değil, tâğûtî düzenin kurucularıyla mücadele etmekti. İlk işi, toplumun hidayet yolu üzerinde oturup haydutça engellemeler yapan bu azgın güruhu uyarmaktı.

Bu açıklamalardan sonra tekrar konumuz olan 36. Âyete dönelim:
Rabbimiz Âyetin sonunda Şimdi yeryüzünde bir gezip dolaşın da bakın yalanlayanların sonu nasıl olmuş buyurmuştur. Böyle buyurarak peygamberlere ters davranan ve gerçeği yalanlayanların durumlarının araştırılmasını istemiştir.

Rabbimizin geçmişten ibret alınması amacıyla yaptığı bu davetin yer aldığı onlarca Âyet mevcuttur. Bunlardan birkaçını hatırlatmakla yetiniyoruz:

(Muhammed: 10) Peki, onlar, yeryüzünde yolculuk etmediler mi? Ki kendilerinden öncekilerin akıbeti nasıl olmuş bir görsünler. Allah, onları yerle bir etti. Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri vardır.

(Hacc: 46) Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki onların, kendisiyle akıl edecekleri kalpleri ve kendisiyle işitecekleri kulakları olsun. Gerçek şudur ki, gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerin içindeki kalpler kör olur.

(Mülk: 18) Ve andolsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Peki, Beni inkâr ediş nasıl oldu?

Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
Sevgi,saygı ve muhabbetle.
Allah'a emanet olunuz.
__________________
Halil Ay
dost1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
dost1 Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 7 Kisi:
Anonymous (21. February 2011), Barış (17. February 2011), Derin Düşünce (17. February 2011), elmuh (24. November 2010), hiiic (20. November 2010), merdem (15. March 2013), Miralay (21. November 2010)
Alt 17. February 2011, 04:42 PM   #15
Derin Düşünce
Uzman Üye
 
Derin Düşünce - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2011
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 120
Tesekkür: 413
79 Mesajina 268 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
Derin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud ofDerin Düşünce has much to be proud of
Standart

Selam kardeslerim

Bana kim kurandan misalen; avukatlık kanunlarını yada, trafik ceza kanunları, askerlik, emlak, banka, belediye, butce, enerji, egitim, dernek, elektrik, gümrük, icra, ihale, imar, internet, iş, kira, kdv, kooperatif, maden, medeni yasa, orman, secim, sigorta, tuketici, vergi usul, çalısma, cevre... vs. vs kanunları cıkartıp getirebilir.

Soruyorum sizlere; Allah biz insanlara bir kanun kitabı mı indirmistir yoksa bizlere o kanunları adalet ile yapacak, kutsal bir kitabın kılavuzladıgı, aklı ve irade gucunu mu vermistir? Hic bir kanun mazlum ve magdur sınıf aleyhine yorumlanamaz. Kuran toplum hayatını duzenleyici hukumler icerir.

Size yusufun kıssasını hatırlatırım. Hani Yusuf peygamberin kucuk kardesinin cantasına saraya ait bir esya konmustu. Ve diğer kardesleri ile beraber halkının arasına donerken askerler Kucuk kardesin cantasındaki o esyayı buldular. Ve cezalandırmaya karar verdiler. Yusufun buyuk kardesleri Yusuf ve esrafına;
-"Sizde hırsızlıgın cezası nedir" diye sordular.
Dikkat edin bir peygamber olan Yusufun hukmune;
-Bizde hırsızlık yapanın cezası, alıkonmaktır....
Allahın kanunlarında degisiklik olmayacagına gore yusuf neden el kesme cezası uygulamamıstır? Hem kuranın tasdiki ile biz ona boyle yapmasını vahyettik der ayet, uzerinde biraz dusunelim mi?

Allahın arzusu, bizlerin mutlaka toplanıp adı islam olan bir devlet kurmamız mıdır? Yoksa ancak tagutlar, adalet ile hukmetmeyenler, zulm edenler oldugunda bu zulumlerine bas kaldırıp, adaleti tesis etmemiz midir? Hılasa; yukarıda sadece bir kısmını andıgım yapılması gereken bukanunlarda olcu, ictimai hayatın her alanında bir yaratıcının rızası gozeterek, Adalet ile hukmedilmesi ve bu dairede kanunlar yapılarak ilahı rızanın saglanması mıdır. Ne dersiniz?
__________________
Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.
Derin Düşünce isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Derin Düşünce Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
Anonymous (21. February 2011), hiiic (18. February 2011), merdem (15. March 2013), Miralay (2. September 2011)
Alt 18. February 2011, 07:11 PM   #16
pramid
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 764
Tesekkür: 191
507 Mesajina 1.128 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 24
pramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud of
Standart

kuran mehcur ittihaz edilmiş....
kişiler fikirlerine ayetleri alet ediyorlar muaviye gibi...
kavramlar anlamını yitirmiş.....
boşluğu din adamları dolduruyor...
kurana uymayıp zan ve hevalarına uyarlar.
aynı ayette kişiler anlaşamıyor....,
ne oluyor yaaaa...
pramid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
pramid Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
hiiic (19. February 2011), Miralay (19. February 2011)
Alt 19. February 2011, 03:11 AM   #17
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Alıntı:
kuran mehcur ittihaz edilmiş....
kişiler fikirlerine ayetleri alet ediyorlar muaviye gibi...
kavramlar anlamını yitirmiş.....
boşluğu din adamları dolduruyor...
kurana uymayıp zan ve hevalarına uyarlar.
aynı ayette kişiler anlaşamıyor....,
ne oluyor yaaaa...


Allah böyle dilemiş, isteseydi hepimizi ip gibi dizerdi sıraya ama burada bir süre imtahan için çatışmamız yazıldı.... Tek duamız var o da doğruların, iyilerin, sadıkların v.s. yoluna nimet verdiklerinin yoluna bizi koyması. Gerisi teferruat. Ama çatışma 2 grup arasında çıkıyor,,, İslama gönülden bağlı samimiler ile, onun ticareti kaygısını güden samiriler.. bu 2 grup hep savaştı hep savaşacak,,, sonuçta kimin haklı olduğu değil, kimin davasında samimi, kimin samiri olduğu açığa çıkıca problem kalmayacak.

zaten hangi adımda ahirete gideceğimizi bilemeyiz, bir adım atmışsın bide bakarsınki hesap veriyorsun,,,, ne zaman krizden öldün yada araba çarptı, ne zaman yıkadılar, gömdüler, mevlütler okudular, ne zaman ağladılar, ne zaman unuttular, ne zaman gelecek nesiller arkadan laf söledi, ne zaman milyarlarca yıl geçtide ne zaman dünya yıkıldı ne zaman yeni galaksiler gezegenler kuruldu ne zaman oldu anlama bile anlamazsın. ... İlke kez gelişini, dünyaya gelmeden önceki milyarlarca yılı hatırlayan var mı? ZIP! bi anda dünya, çağ milenyum çağı, en son inen vahy üzerinde bozum yapılalı yaklaşık 1400 yıl geçmiş... ara da bul gerçeği, HAKKI, O iletmezse zor bulunur.

Hepsi hepsi bi adım atarsın, hop! bi bakarsın herkes toplanıyor. hadiiiiiii, ne güzelde kumpir yemeye gidiyordum diyebilirsin.

Konu hiiic tarafından (19. February 2011 Saat 03:13 AM ) değiştirilmiştir.
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
aşık74 (19. February 2011), merdem (15. March 2013), Miralay (19. February 2011), pramid (20. February 2011)
Alt 30. August 2011, 09:18 PM   #18
nuhungemisi
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 16
Tesekkür: 3
12 Mesajina 28 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 0
nuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud ofnuhungemisi has much to be proud of
Standart

Yazı aşırı uzun oldu o yüzden başa burayı ekledim. Yazının sonunda ağırlıkla Kemalistlere çağdaşlıkçılara ve laikliğe eleştirilerimi yazdım. Kur’an ile ilgili atladığım veya yanlış olan birşey varsa farkeden lütfen belirtsin.

Meseleye yalnız Kur’an , akıl , gözlem ekseninde yaklaşmaya çalışacağım. Ve Kur’an’daki yönetim, hukukla ilgili bazı ana kavramlara değinmeye. Kur’an’daki hukuk kavramına çok hakim değilim ama Allah izin verirse Bakara ve Nisa sureleri üzerine (Bakara çok uzun bir sure) emek harcamak istiyorum. Bu iki sure çokça şer’i hüküm içeriyor diye biliyorum.
Hepimiz kavramlara kendi kafamızdan olumlu-olumsuz anlamlar veriyoruz. Kimimiz için modernlik iyi kimimiz için kötü mesela. Herkesin geçmiş tecrübeleri, duygusal tepkileri bu işe karışıyor.

Laiklik kavramında da bu geçerli galiba. Şimdi ben hükümlerimi Kur’an ayetlerine dayandırarak doğru bildiklerimi yazmaya çalışacağım.

Kur’an’da Allah’ın emrettiği bir siyasi yönetim şekli yok. Bu konuda Allah’ın koyduğu prensiplerden birisi adalet. Bir de şura/danışma yöntemi.

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhinde bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları) nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (NİSA 135)

Ey iman edenler, adil şahidler olarak Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (MAİDE 8)

Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (MÜMTEHİNE 8)

Din sömürücüsü – dinsiz laik kapışmasında güme giden bir nokta var galiba. MAİDE 8’i bir daha okuyun derim.

Peki adalet sadece maddi-parasal adalet midir ? Mesela sizden karşıt görüşte olan biri doğruyu söylediğinde onu tasdik etmek de adalet değil midir ?

Kur’an’daki hukuk sadece adalet üzerine mi kuruludur peki ? Islah-caydırma amaçlı cezai yaptırım yok mudur ? Ya da başka hükümler.

Allah Kur’an’da adalet, kısas gibi hükümler koymuştur. Bazı suçlara ise cezai yaptırımları bildirmiştir. Ayrıca miras ve borç alıp verme ile ilgili hükümler de Kur’an’da mevcuttur.

Maddi adaletle ilgili olarak:

Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar? (NAHL 71)

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: «Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür.» Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: «İhtiyaçtan artakalanı.» Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz; (BAKARA 219)

İhtiyaçtan fazlası , yani lüks yaşamak ve biriktirmek haramdır. Yukarıdaki ayet Allah’ın emridir.

Ancak bu konuda Allah cezai-hukuki bir yaptırım öngörmemiştir. Dileyen haram yemekte serbesttir ama ahirette cezasını çeker. Sanırım İhsan Eliaçık konunun bu boyutu (maddi paylaşım) üzerine oldukça yoğunlaşmaktadır. Burada bir mümine düşen Kur’an ayetleri ile mücadele etmektir ve infak etmektir. Burda belirtmek istediğim şey, mal mülk hırsının kötülüğü ve yetimi, yoksulu gözetmenin önemi Kur’an’da çok vurgulanır.

Kısas ve cezai hükümlere gelince :

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır. Hür kişiye karşılık hür, köleye karşılık köle, dişiye karşılık dişi... Kim kardeşi tarafından herhangi bir şekilde affa uğrarsa, bu durumda örfü izlemek ve affedene en güzel biçimde bir ödeme yapmak gerekir. İşte bu, Rabb'inizden size bir hafifletme ve bir rahmettir. Kim bundan sonra azgınlık ve düşmanlık ederse onun için korkunç bir azap vardır. Ey temiz akıl sahipleri, kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki sakınırsınız.

Ayrıca zina, iffete iftira, hırsızlık gibi konularda da ceza emredilmiştir.

Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah'ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü'minlerden bir grup da şahit bulunsun. (NUR 2)

İffetli kadınlara iftira atıp da dört tanık getirmeyenlere gelince, onlara hemen seksen değnek vurun. Ve onların tanıklıklarını ebediyen kabul etmeyin. Onlar, sapmışların ta kendileridir. (NUR 4)


Hırsızlık yapan erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'tan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir. (MAİDE 38)


Burada ki “el kesme” kavramıyla ilgili yorum farklarına girmeyeceğim. Dileyen araştırsın.

İçki içilmesi ve kumar ile ilgili olarak da, cezai bir yaptırım öngörmemiştir Allah. Ancak :

Ey iman edenler! Uyuşturucu/şarap, kumar, tapılmak için dikilen taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. (MAİDE 90)

Allah’ın pislik (rics) olarak tanımladığı bir şeyin yayılmamasını savunmak, onun özgürlüğünü demokrasi ya da modernlik adına savunmaktan daha yakındır takvaya. Mümin iyilik için uğraşır, rics için değil. Yani birileri islamı içki, namaza indirgiyor diye, içki içenleri savunmak bir mümin tutumu değildir.

Bir ülke yönetimi/vatandaşları Kur’an’daki hükümlere ters düşmediği sürece kendi yasalarını yapabilirler.

Rablerine icabet edenler, dosdoğru namazı kılanlar, işleri kendi aralarında şûrâ ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler, (ŞURA 38)

Burada “ANA YASA” Kur’an’dır. Mümine düşen idare şekillerini, kendi siyasi-dini liderini savunmak değil Allah’ın ayetlerini savunmaktır. Her bir hükmü tek tek savunursunuz. Belirli idare şekillerini değil. Laik devletin Allah’ın emirlerine uyan uygulamaları varsa bu savunulur yoksa değiştirilmesi gerekir.

Peki Allah’ın hükümlerine göre yönetilmek istemeyenler ne olacak ? Neyle istiyorlarsa onla yönetilecekler. Ama biri çıkıp ben müminim diyecek ama aynı zamanda Kur’an hükümleri uygulanmayabilir diyecek. Allah dini yönetsin, biz de siyaseti yönetelim.

Kısas’ı kaldıran, zinaya ve iftiraya ceza öngörmeyen bir hukuku savunmak Allah’ın hükmünü reddetmek demektir. Veya Kur'an'da emredilen herhangi bir hükmü. Allah müşriğe adil olun derse mümin adil olur. Allah kısas uygulayın derse bunun uygulanmasını savunur.

Maddi adalet ve paylaşım Kur’an’da çok üstünde durulan bir konudur. Ancak kimse Allah’ın hükümleri arasında öncelik/önem sırası belirleyemez. Kimse bazı hükümler için o döneme/kültüre aittir bugün biz değiştiririz diyemez. Siz kitabın bir yerlerini delerseniz , başkaları da başka yerlerini deler. Sonunda dinci-siyasi bir sürü ilah türer. Müşrikler Allah’ın varlığını, yeri göğü kendilerini yarattığını değil, tek hüküm koyucu, kul olunacak varlık olmasını reddederler.

Andolsun, onlara: «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye soracak olsan, tartışmasız: «Onları üstün ve güçlü (aziz) olan, bilen (Allah) yarattı» diyecekler. (ZUHRUF 9)

Andolsun, onlara: «Kendilerini kim yarattı?» diye soracak olsan, tartışmasız: «Allah» diyecekler. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorlar? (ZUHRUF 87)

Şirki sadece mekkeli ve daha önceki putperestlerin hurafeleri, uydurmaları olarak görenler Kur’an’ı o döneme hapsetmiş olmuyorlar mı ?

Adama yalnız Kur’an deyince reddediyor zaten. Kur’an yetersiz diyor. Ordan sonra adamla neyi tartışacaksın ? Sidik yarışından öteye nasıl geçeceksin ?

Ve onlar, Allah ile beraber başka bir ilâh'a tapmazlar. Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile' karşılaşır. Kıyamet günü, azab ona kat kat arttırılır ve o içinde aşağılanmış olarak temelli kalır. (FURKAN 68,69)

Sırf kozmetik ürünü, giysi, moda aksesuarları satmak adına genç kızları cinsel meta olmaya, zinaya özendiren tezgahlara karşı ne kadar ses çıkarıyorsunuz ?

Sizce Allah’ın istediği sadece müreffeh bir dünya mı ?

Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi? Yüksek sütunlu İrem'e. Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı. (FECR 6,7,8)

Biz refah içinde şımarmış nice şehirleri helak ettik. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimse oturabilmiştir. Onlara hep biz varis olmuşuzdur. (KASAS 58)

Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, zikri unuttular ve helâke giden bir topluluk oldular." (FURKAN 18)

Şimdi dünya üzerinde refah içinde Allah’ı unutanlar sadece Amerikancı ortadoğulu ve Arap yöneticiler mi ? Bunlar müşrikse, münafık kim ?

Din adına kimsenin hüküm koyma veya Allah’ın hükümlerini değiştirme yetkisi yok. Ama bunu siyaset adına yapınca sakınca yok. Bu nasıl hüküm vermek ?

Bana firavunun dini bir söylemini gösterebilir misiniz Kur’an’dan ? Haram helal uydurma vs.

Mustafa Kemal’e ulu, yüce gibi sıfatlar yakıştırmak ne ? Ben peygamberleri bile fazla övmemeye dikkat ediyorum ama kemalizm yüzünden Mustafa Kemal’den de soğudum. Uydurma dine hiç ısınmamıştım zaten. Ama çocuk ve genç delikanlıyken Atatürk’ü severdim. Her yere resmini, heykelini koyup ulu yüce demek putperestlik değil de nedir ? Şirk denince neden sadece Mekke müşriklerinin hurafelerini ve uydurmalarını anlıyorsunuz ? Kimse peygamberi bile sevmek zorunda değilken, Mustafa Kemal’i sevmeyeni eleştirmek nedir?

Allah; O'ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler O'nundur. (TAHA 8)

Hamd (övgü) yalnızca alemlerin rabbine mahsustur. (FATİHA 2)

Bir de o olmasaydı bugün sen olmazdın, Kur’an’ı okuyamazdın, baban İngiliz Yunan olurdu gibi abuk argümanlar var.

Ben Kur’an’a yalnız ve yalnız Allah’ın rahmeti sayesinde ulaştım.

Sana iyilikten her ne gelirse Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. (NİSA 79)

Peygambere gelen iyilik bile yalnız Allah’tan. Şimdi bana gelen rahmeti kuldan mı bileceğim?

Eğer teslimiyet iddianızda samimi iseniz bana bu durumu izah edin.

Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir. (MERYEM 93)

Kur’an’ı açıp okuyun bakalım. Ordaki peygamberler tüm iyiliği rahmeti Allah’a isnat ederler. Ben Allah’ın izniyle ... yapıyorum, bana rabbimin sayesinde şu ilim verildi vs.

Türkiye’deki şekilci anlayıştan bıktım. Buraya da tüm ayetlere samimi teslim olmaya çalışanlar vardır ümidiyle geldim ama burda da Mustafa Kemal’e resul denen bir mesaj gördüm. Bunun bir delili var mı?

Türkiye’nin çoğunluğunun akletme ve Kur’an’ı okuyup anlamaktan uzak olmasının çözümü Mustafa Kemal’i yüceltmek, her yere resmini heykelini koymak mıdır ?

Ben şirk riski yüzünden bundan kaçıyorum. İnatla onu yüceltenler ile nasıl gönül ya da güç birliği edip hareket edeceğim ?

Arap’a kızıp batılıyı taklit etmek midir doğru yol ? Bu yaz Alanya Kalesine gittim. Oradaki notta yazdığına göre kalenin/beldenin orjinal ismi Alaiyye (Arapça galiba) iken Atatürk Alanya diye değiştirtmiş. İçimden gülümsedim Bu mu ilerleme ?

Savaş kazanmanın müminlik olduğuna dair bir Kur’an ayeti var mı ? Müminlik emperyalizm ile mücadele ise, en büyük müminler Che Guevara, Castro o zaman.

İbrahim peygamber hiç birşeyi değiştirememiş, sonunda kavminden uzaklaşmış. Milyonları kurtarıp ulus yaratan bir kahraman değil. Ama Allah için oğlunu kurban etmeye razı biri. Meselenin özünün anti-emperyalizm değil Allah’a teslimiyet olduğunu kabul etmek istemiyor musunuz ?

Kurtuluş savaşında mücadele edenlerin hepsinin göğüslerinde ne kadar iman olduğunu ölçmek için bir yönteminiz mi var ?

O savaşı kazananların fakir , yoksul kalmış ve batılı zalimlerin yurduna göz diktiği bir halk , Mustafa Kemal’in ise bu savaşın siyasi ve askeri lideri olduğunu kabul etmek size yetmiyor mu ? Zaten canlarından başka verecek bişeyleri kalmamış ki tarihi bilgiler doğruysa. Bundan 80-90 yıl önce yaşamış hiç içinde bulunmadığınız bir toplumla ilgili nasıl bu kadar kesin hüküm verebiliyorsunuz? Mustafa Kemal bu ülkenin tarihinin bir parçası olarak kalsa biz de bugüne gelsek nasıl olur ? Siz neye dayanarak onu Allah’ın gönderdiğini iddia ediyorsunuz ?

Emperyalistler Mustafa Kemal’i yıpratıp bizi sömürmek istiyor derseniz, emperyalistler putlara düşman olsa birlik için putlara mı sarılacağız ? Yalnızca Kur’an etrafında birleşmek istemiyor musunuz ? Neden ulus kavramını Allah’a iman ve teslimiyet ile bir tutuyorsunuz ?

Allah’ın rızası için olmadığı sürece bilimin ne anlamı var ? İslamda bilim sanat düşmanlığı yok elbette ama onu aşırı yüceltip hayatın amaçlarından biri yapmak var mı ? Hesap günü bilgisayarlar, mühendislik harikası binalar, araçlar toz olmayacak mı ? Allah neden son elçisini 7. yüzyılda bir Arap kavmine göndermiş ? Sanayi devriminden sonra gönderse karışıklık daha az olmaz mıydı ?

Ben bunu İngilizce eğitim veren, Türkiye’nin iyi üniversitelerinin birinden mezun olmuş biri olarak söylüyorum. Ben matematiğe aşık bir insanım. Ortalama üzeri de zekaya sahibim Allah’ın izniyle.

Entellektüel! bilgisi ile kibirlenen ile, malı yüzünden kibirlenenin bir farkı var mı Kur’an’a göre. İblis malı mülkü olduğu, Adem fakir olduğu için mi kibirleniyor kendini üstün görüyor? Şirki 7. yüzyılda Mekke’de donduranlar bunu anlayamıyor. Hala 7. yüzyılda yaşayanlar zaten hiçbir şeyi anlamıyor.

Hz. Muhammed okuma yazma bile bilmiyor, Musa peygamber konuşmasında problem olan koyun güden bir insan peygamber olmadan önce. Firavun ise ilah gibi görülüyor.

Laiklik kilise sömürüsüne karşı ortaya çıkmadı mı ? Kur’an kilise ile bir mi ?

Ben sağcı-solcu, laik-dinci, kemalist–yobaz bütün putları kırma samimiyetinde olan insanlar arıyorum.

Ehli sünnetin akletmeyeniyle zaten bişey tartışamıyosun. Karbon kopya gibi aynı şeyleri savunuyolar. Saçma sapan şeyler. Kur’an’da neyin haram olduğu yazıyoken hala hocadan fetva almadan içi rahatlamayanlar var. Kızayım mı, üzüleyim mi bilemiyorum. Bazı insanları anlayamıyorum.

Bir kısmınız diyecektir ki, iktidar partisi %50 üzeri oy almış, malı götürüyo. Sen eleştirecek bunu mu buldun ? Yalnız Kur’an diyenlerin şirk kalıntısı barındıran davranışlarını eleştirmeden içim rahat etmeyecek. Benim iktidar partisi yanlıları ile anlaşma olasılığım yok neredeyse. Ama yalnız Kur’an diyen ve Allah’a samimi teslim olmak isteyenlerle var.

Yalnız Kur’an diyenler neden güç birliği edemiyorlar da iktidar partisi 50% üzeri oy alıyor? Cevabı basit canım. Halk aptal, din de toplumun afyonu.

Bir de yanlış yanlıştır. Yüzdesi olmaz.

Birbirimize ayet copy/paste edip teorik tartışmaktan ileri gitmek istiyorum.

Yoksa benim bu siteye ya da bu sitenin bana verebileceği bişey olduğuna inanmıyorum. Sitedeki yazı deryası içinde ne kadarını okuyabilirim ki. Herkesin yorumu görüşü var elbette. Hepsini okumaya tartışmaya vakit yetmez. Kur’an zaten kocaman bir kitap. Belirli bir ortak paydada buluşamaz mıyız?

Hepimiz yalnız Allah’a teslim olsak. Nasıl infak edebiliriz, yardıma muhtaç, yetim kimler var onları araştırsak. Ehli sünnet içinde samimi olup da yanlış bilgilendirilenleri nasıl uyarırız onu düşünsek. Kur’an okuyup anlamayı herkesin kendi aklına bıraksak. Biz sadece yönlendirsek ve ilginç bulduğumuz noktaları tartışsak. Çok mu hayalci düşünüyorum ? Sanırım Allah’ın elçisi olmadığı sürece böyle bir birlik olamayacak.

Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik. (ENBİYA 107)

Ben Allah dışında, ister peygamber olsun ister Mustafa Kemal olsun isterse din alimi olsun ister siyasi lider olsun kimsenin yüceltilmesini, övülmesini, ilahlaştırılmasını kabul etmiyorum. Ben şirki yalnızca hurafe dini değil, Allah’ın dini islam olmayan herşey algılıyorum. İsterse siyasi olsun, ister kişisel, ister başka bir şey. Ben hükmün (siyasi, dini yönetim), mülkün ve övgünün yalnızca Allah’a ait olduğuna iman ettim.

«Ey Âdem oğulları! Size şeytana tapmayın/kulluk etmeyin, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır» demedim mi? «Bana tapın/kulluk edin, doğru olan yol budur.» Andolsun o, sizden birçok kuşağı saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? (YASİN 60 , 61 , 62)

Bu ayet kıyamet gününden bahsediyor. Ayete göre insanlık şeytana tapıyor. Şimdi bana bu dinin ritüellerini açıklasın biri. Bütün insanlık ben görmediğim sırada gizli mi yapıyor ritüellerini ?

Bu forumda benim gibi düşünen var mı ?
nuhungemisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
nuhungemisi Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
Anonymous (2. September 2011), Hakan (12. June 2022), merdem (15. March 2013), Miralay (2. September 2011)
Alt 30. August 2011, 10:07 PM   #19
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Türkiye’deki şekilci anlayıştan bıktım. Buraya da tüm ayetlere samimi teslim olmaya çalışanlar vardır ümidiyle geldim ama burda da Mustafa Kemal’e resul denen bir mesaj gördüm. Bunun bir delili var mı?

Fâtır 24
Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı bulunmuştur.


ama siz başka birşey arıyorsanız o başka. Mesela yemeyen içmeyen, yada yanında Allah katından hazineleri olan yada tükenmeyen bağı olupta ondan yiyen birilerini arıyorsanız onlardan gelmedi henüz. Sadece kardeş katlini dini bir fetva yapanları ortadan kaldırıp egemenliği Halka dağıtan cesur bir lider önder uyarıcı geldi. Yolundan gidenleri cennetle müjdelerim.


Alıntı:
Türkiye’nin çoğunluğunun akletme ve Kur’an’ı okuyup anlamaktan uzak olmasının çözümü Mustafa Kemal’i yüceltmek, her yere resmini heykelini koymak mıdır ?
katılıyorum.

"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir." M.K.Atatürk

(Çevresindekilere söylediği bir söz) :
Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin! M.K.Atatürk

Allahın son 100 yılda gönderdiği büyük lider de bugün anıtlarının heryere dikilmesinden hoşlanmıyor. Heykellerin dikilen camilerden bir farkı yok, ikiside bir ideoloji üzerine inşa edilmiş boş gereksiz batıl uydurma bidatlar.

Allah özünü anlayanlardan eylesin.



Atatürkün Türk milletine SALATI dosdoğru ayakta tutmak için açtığı Mescitleri izlemek için TIKLAYINIZ.



Allah ilmimizi artırsın.
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (2. September 2011), kamer (2. September 2011)
Alt 30. August 2011, 10:44 PM   #20
hiiic
Uzman Üye
 
hiiic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1.979
Tesekkür: 1.908
1.298 Mesajina 2.732 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
hiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud ofhiiic has much to be proud of
Standart

Kuranı sadece şeyhlerin dervişlerin anlayıp ondan fetvalar uydurageldikleri zamanlarda bir peygamber gelmiş olsaydı eğer; yapacağı ilk iş batıl hurafeleri ve kaynaklarını en şiddetli şekilde yok edip bu yüce kitap Kuranı Kerimi tekrar halkına okuması, düşünmesi ve anlaması için vicdani bir din olarak etkilerden uzak bir şekil ve yönetim altında sunmak olacaktı.

Atatürk pek çok hizmetinin üzerine bu memlekete (günümüzde bile devam eden pek çok yaygara ve itiraza rağmen) Anlaşılmak üzere yazılmış TÜrkçe Kuranı hediye etti. Daha doğrusu ilk kıvılcımı çaktı devamını teşvik etti. Bu kıvılcım bugün Hakkı Yılmaz'ın cesur eserindeki aleve kaday ulaştı, yarın batılın ne tür bir yangın içerisinde yanacağı bilinmez. Allah dilediğini yapar.

Ama birileri milli değerlerle dini değerleri çarpıştırmaya çalışıyor ya hani. Kim olduklarını ve kuyruk acılarının ne olduğunu çok iyi bildiğimiz bu dönek münafık kesim her an her türlü duyguyu kullanarak bu memleketin esas kutsal varlıklarını lekeleyebilir.





SUN-TZU'NUN ÖĞÜTLERİ SİZE NEYİ ÇAĞRIŞTIRIYOR?

Her türlü savaş tekniğinin temelinde hile ve aldatma vardır/olmalıdır.
Bütün çatışmaları savaşarak kazanmak mutlak üstünlük değildir. Mutlak üstünlük düşmanın direniş gücünü savaşmadan kırmaktır.
Düşman ülkede var olan her iyi şeyi gözden düşürün.
İyi olanların imajlarını sarsın ve günü geldiğinde onların hor görülmesini sağlayın.
Adi ve aşağılık olanlar ile işbirliği yapın.
SUN-TZU

Konu hiiic tarafından (30. August 2011 Saat 10:47 PM ) değiştirilmiştir.
hiiic isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
hiiic Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 4 Kisi:
bartsimpson (21. August 2012), dost1 (2. September 2011), kamer (2. September 2011)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
akidedir, akidesi, laiklik, şeytani


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:17 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam