![]() |
|
|||||||
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 | ||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
268 Mesajina 414 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18 ![]() ![]() |
Alıntı:
Aslında, kıyamet, diriliş, hesap görme ve gidecekleri yere gönderilme gününün anlatıldığı, bu günün gerçekleşeceğine bir kere daha vurgu yapılarak, akıllaırın başına alınması gerektiğini ihtar ve öğütleyen ayetleri, meleklerin ayrı bir varlık oluşlarının reddine delil olarak kullanmaya çalışmak bile ayetin bu amacaına ters düşmekteyse de bunu iman eden kardeşlerimizin iyice düşünmelerine bırakarak, yukarıya alıntıladığın sözün üzerinde durarak yine alıntıladığım ve senin yazdığın 17. ayete birlikte bakalım. Alıntı:
وَالْمَلَكُ عَلَى أَرْجَائِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ Vel meleku alâ ercâihâ, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semâniyeh(semâniyetun). 1- Meleğin göğü kuşattığını bu ayetin neresinden çıkarıyorsun? Vel meleku alâ ercâihâ,= Melek(ler) (onun) çevresindedir. Burada, melek(ler) öncelikle vardır, bunu görüyoruz. Dürülecek gök ve dümdüz edilecek yeryüzü nedeniyle, buralarda kalmaları yerine çıkartılıp semanın çevresine yerleştiriliyorlar. 2- "Senin rabbin arşını taşır" demişsin. ve yahmilu arşe rabbike = "Ve taşır rabbinin arşını" anlamı vardır, çünkü devamında "fevkahum" kelimesi ile devam edilmektedir. Eğer fevkahum kelimesi olmasaydı, "rabbin arşını taşır" bir bakıma geçerli olabilirdi. Ancak, "rabbin arşını taşır, onların fevkinde diye devam edince, rab ile yarattıkları kıyaslanmış olurki, Rab hakkındaki bilgimizle düşünüldüğünde böyle bir kıyasa gerek olmayacağı ortaya çıkar. o halde kıyas, yine yaratılanlar arasında olmalıdır. Bu nedenle, kıyamet için semanın çevresine yerleştirilenlerin bile fevkinde, yani üzerlerinde (burada kıyas vardır) rabbin arşını taşıyanlar söz konusudur. İşte burada taşıyanlar için sadece sekiz ifadesi vardır. Bu sekiz ile melek yada başka güç belirtilmemektedir. bu nedenle bu güç hakkında, her hangi bir fikir beyan etmek tahminden ve ihtimalden öteye gitmeyecektir. 3- "O gün sekizdir." demişsin. Bu görüşe, ayetin neresinden varıyorsun? Başkalarının, bu sekiz için "melek" iddiası ile ortaya çıkması nasılki kesin doğru olmazsa, senin de sekizi gün olarak belirtmen yine kurandan delillenmediği için ihtimalden, tahminden öteye geçmeyecektir. 4- Ayetin asıl mesajını bırakıp, "Arşı sekiz denen ve niteliği bilinmeyen şeyin taşıması ile rabbimizin taşıması" üstünde daha fazla tartışmaya girmek, bizlere fayda yerine en azından zaman kaybı ve hatta bilinmeyenin ve kuran indirilirken sorulmadığı (için şimdi de sorulmaması öğütlenen) soruların ardında başka tehlikeli çıkarımlara girmek olurki, bu lüksümüz yoktur diye düşünüyorum. Şimdi toparlayacak olursak; Kıyamet günü melek(ler) semanın (içinde kalan olmaksızın) çevresine yerleştiriliyor ve bunlarında (fevkinde) üstünde "sekiz" denen ve bilgisi verilmeyen şey yada şeylere arş taşıtılıyor. Rabbimiz nasıl daha önce arşı kendi taşımıyorsa, yine kendisi taşımıyor. Bu anlattıklarım benim kişisel görüşümdür, hata payı mutlaka vardır, kardeşlerimin ilgili ayetten kendi anlamalarını ortaya koyduktan sonra bu görüşümü değerlendirmeleri, daha uygun buluyorlarsa kabul etmelerini bekliyorum. Hatta, bu ayetten ve önceki ve sonraki ayetlerden, arşın taşınmasındakilere kafa yormak yerine, kıyamet, diriliş ve hesap günü anlatımını çok iyi kavrayarak, bu günün kesin olacağına ve bu günde rezil olmamak için gerçekten kuranı bütün olarak gerçekten anlamaya ve ona uygun yaşamaya çalışmalarını diliyorum. saygılarımla, aorskaya Not: Burada, sizin mealcileri itham ettiğiniz, melek yerine melekler demeleri konusuna ana fikirde değişiklik yapmadığından değinmiyorum. Bu nedenle yazımda melek(ler) olarak yazdım. Konu aorskaya tarafından (2. November 2012 Saat 03:46 PM ) değiştirilmiştir. |
||
|
|
|
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ayrı, değildir, insanın, kendi, melekesi, melekler, rabbimizin, vardır, yada, yaratıklardır |
|
|