hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > MAKALELER(DİNİ ve SİYASİ) > Makaleler

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 13. December 2012, 09:26 PM   #1
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.443
Tesekkür: 104
566 Mesajina 948 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 20
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart Sarhoşken namaz kılmak

Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar…”Nisa-43"

Genel düşünsel anlayışta sarhoşluk veren alkoldür. Çoğunluğa içki içtikten sonra namaz kılınmaz şeklinde bir öğreti sunulmuştur. Biz genel öğretilerin aksine, sarhoşluğu madde(paylaşım) ve mânâ(insani özellikler) olarak ele alıp, incelemeye çalışacağız.

Kibirlenmek, övünmek ve büyüklenmek yani narsizma sarhoşluk değil midir?.....

Narsistler: Kendilerinin çok önemli olduğu duygusunu taşırlar; başarılarını ve yeteneklerini abartır, yeterli bir başarı göstermeksizin üstün biri olarak bilinmeyi beklerler; sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik ya da kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorarlar. Özel yaratıldığına inanır, çok beğenilmek ister, hak kazandığı duygusu vardır, kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır, empati yapamaz, çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır, küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergilerler. Böyle birilerini, etrafınızda olsaydı, sever miydiniz?....

Siz narsist olmayın!“Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanlara ayetlerimi anlamaktan çevireceğim. Araf(146)” Bu insanlara Allahın cezasına dikkat edin lütfen.

]"Kuranı Kerim sen ve toplumun için bir zikirdir(doğrulanmış bilgileri içerendir). Yakında Kurandan sorumlu tutulacaksınız(Zuhruf44).
Hatırlatmak zorundayım, narsizma bir kişilik bozukluğudur. Kişilik bozukluğu zamanla düzelmez. Kişi değişmek zorundadır. Ancak değişimle sarhoşluktan kurtulur. Mevlana “kibirlenmek zehirdir.” Ve “büyüklenmek hakka şirk koşmaktır.” Demiştir.

Hakka şirk koşan ve hakkın ayetlerini anlamayacak olan, neden namaz kılar? “Resulüm dedi “Allah’ım mülkün sahibi sensin, dilediğine verir, dilediğinden alırsın. Dilediğini yükseltir, dilediğini alçaltırsın. Hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye gücü yetensin". Ali-imran:26.


Siz malı ile övüneni sorgulamıyor musunuz? Şahıs hem mal, mülk, makam ve mevki övünmesi yapar, sonrada bakarsınız ki namaz kılıyor. İçinizden geçirmez misiniz, “bu ne görgüsüzlüktür.” Malı ile övünmek, Mevlana ”malı, mülkü ile övünenler, topladığı gübreleri anlatmaktadır.” demiştir. Bu nasıl insan karakteridir. O malın sahibi kim? Daha bunu bilincine varamamış şahıs, malı ile övünmeyi maharet zannedecek kadar beyinsiz, Ne yaptığının farkında mı? Ayeti iyice analiz ederseniz, Allah’ın mülkünü tıpkı Karun gibi sahiplendiğini göreceksiniz.

Karun da böyle davranıp, kendini helâk etmedi mi? Malıyla övünüp, büyüklenip ve paylaşmayarak dinden çıkmadı mı? Yaptığının bilincinde olsa, sizce böyle davranır mıydı?(Karun kıssası bknz: (Kasas76-83)) Sizce böyle davranan biri sarhoş değil de, nedir? Hepinizin bildiği gibi büyüklenmek, övünmek ile ilgili Kur'an'daki figür, şeytan ve firavundur. Firavun'un büyüklenmesi ile ilgili birçok kıssa okumanız mümkündür. Hatta kurandaki; “inanmayı gururuna yediremedi” tesbiti müthiş bir tabirdir (Araf133).
Ku'ran'da adı şeytandan bile fazla geçer, Firavun’un meşhur ifadesi, ben sizin "rabbiniz" değil miyim? Yine meşhur ifadesi; ”ondan izinsiz neden Allah’a inanmışlar.” Narsistlerin insan olarak Kur'an'da karşılığı firavun, cin olarak ise (içimizdeki aşırıya zorlayıcı arzulardır) şeytandır. İkisinin de ortak yönü büyüklenmeleridir. Cehalet yani kişinin kendi elleriyle gözlerini oyması, doğal olarak da farkında olmaması sarhoşluk değil mi? “

Kim burada kör ise ahrette de kördür ve yolcu da daha şaşkındır. İsra72 ”sen bu dünyada gerçekleri göremiyorsun" demek, "öbür dünyada beklentin nedir?" sorusunun cevabını bize veriyor. Gerçekleri görmek için yaşadığın toplumda hâkim olan düşünceyi bilmek ve ona göre tavrınızı almanız gerekiyor. Kuranı kerim, genel anlayışa karşılık, bu dünya ile öbür dünyayı ayırmaz.

Bilakis, öbür dünya buranın devamıdır. Ayete dikkat edersiniz. Burada kör, orada da kör, ayrım yok. Burada gerçekleri görmeni ne engelliyorsa, ondan kurtul, göreceksin ki özgürleşeceksin. Kuran farkında olmamayı; ölü, kör, sağır, karanlık gibi tabirlerle ifade eder. Bu da demek oluyor ki, öğrenen, farkında olan gören duyan yani yaşayan olur. Harici kavramlar sarhoşluktur, farkında olamamaktır. Mevlana mesnevide, “cahilin; ne sözüne, ne yeminine, ne gözyaşına, ne dinine, ne sevgisine inanılmaz“ diyor. Çok mal ile şımaranlar, bunlar sarhoş değil midir?“

Şunların hiç birine inamayınız: çok yemin edene, değersiz olana, insanları ayıplayana, koğuculuk yapana, hayrı engelleyene, insanların haklarına tecavüz edene, günahkâra, bundan başka kaba saygısıza, soysuza. Mal ve çocuklar sahibi olmuş (diye böyle davranır). Kalem(10-14)” bu ayet çok mal ve çocuk nedeni ile ne dediğini nasıl davranması gerektiğini bilmediğini ifade etmiyor mu?

Artık günümüzde yalnızca zenginler değil, fakirlerde de bu alışkanlıklar var. İftirayı, dedikodu gayet normal bir eylem, fakat öğretilmiş inanç sisteminde bunların kul hakkı olduğu, boş şeylerle uğraşmak olduğu ve boş şeylerle uğraşmamın haram olduğu vurgulanmamıştır.

Halk dilinde meşhur bir tabir vardır, “bırak sarhoş ne dediğini bilmiyor.” İşte kalem suresine göre, o kadar çok sarhoş var ki… “Kitaptan sana vahye dilenleri oku ve namazını kıl, gerçekten namaz hayâsızlıktan ve kötülüklerden alıkoyar. Ankebut45”

Bu ayete rağmen namaz bizi/negatif insanı hiçbir şeyden alıkoyamıyor. Öğretilmiş dini inançta, namaz ile hayat ayrılmıştır. Yani namaz kılarken Allahın huzurunda olan kişi, namaz bittikten sonra, kafasına göre takılıyor. Genel dini öğretilerde Allah daima senin yanında seni gözeten kollayan şeklinde bilgi verilmiyor? Fakat kişi sorgulamalı, namaz kılarken Allah yanımda da, namaz bitince nereye gidiyor?

Kişi bu bilinçte olmalı, empati kuramamak, özeleştiri yapamamak, esneklikten yoksun, uyuma dönük değilse bunlar genel kişilik bozukluğu parametresidir. Bir kişide bu özelliklerden biri ya da bir kaçı varsa, ondan kişilik bozukluğu olduğundan söz edilir.

Kişilik bozukluğu zamanla değişmez, kişi değişime karar vermek ve değişmek zorundadır.

Genel kişilik bozukluğu sarhoşluktur.

Burada şu bilgiyi de hatırlatmakta fayda var; sırf zenginliğinden dolayı iltimas, bir Müslüman’a yakışır mı?
Böyle bir tutum ve davranış, fakir, fakiri beğenmiyor ve zengine yalakalık yapıyor ve ya aklınca fakirleri beğenmiyor, onlarla ilgilenmiyor. Be adam madem ki mal ve mevki Allah’tan sen kim oluyorsun da, fakir diye ona tavır alıyorsun? Maden ki zenginlerle ilgilenme takıntın var, paylaş o da senini gibi muhtaç olmasın.

Maalesef bu düşüncelerden yoksun birçok insanımız var. Burada şu soruyu soralım, Sen fakir olsaydın, birileri sana fakir olduğun için tepeden baksaydı! Ne düşünürdün? “Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Lokman34” yarın onun seviyesine, hata daha aşağıya inmeyeceğinin garantisini kim sana verebilir? (Vela udvaneke illa alezzalimin. bakara193) tek düşmanınız zalimlerdir.

Zengin fakir yalakalığına bu açıdan da bakmalıyız, zalim toplumu sömürendir ama yardakcılık yapan da aynıdır. “Zulmedenlere eğilim(meyil) göstermeyin. Hud-113” Hakkını vermeyenin avukatlığının yapılması, zalime yardakcılıktır. Onun politikasını anlayıp da, toplumu uyarmamak, yardakcılıktır. “Zulmedenler bilgisizce arzularına uydular. rum-29”

Zulmeden, adaletin tesisini engelleyendir. Zalim empati yapamaz, ayete dikkat edin, egosuna uyar. Bu durumda zalim, narsisttir. Bunu fark etmemek, görmemek ne yaptığını, neye hizmet ettiğini bilmemek, sarhoşluk, değil midir?

Empati kuramamak, birilerinde sizin ihtiyaç duyduğunuz her neyse, ona ihtiyacı olduğunu düşünememek, bunun farkında olamamak, bunu gözünüzün önünde bile olsa görememek, özeleştiri yapamamak... Kişi özeleştiri yapamıyorsa nasıl gelişecek, değişim kişisel gelişimle mümkündür. Kişisel gelişim için canlı olmak(okumak, anlamak ve uygulamak) gerekir.

Kuran-ı Kerim ''her şey değişiyor, oluşum devam ediyor'' diyor. Bu da şu demek oluyor, Sende değiş. Değişmemek Sarhoşluk değil midir?

Peygamberle savaşanlar değişimi göze alamadıkları için savaşmışlardır. Ötekilerin ihtiyaçlarını düşünememişlerdir; çünkü ötekileri sömürecek bir düzen kurmuşlardır.

Sizce toplumun ileri gelenlerinin, ötekilerin ihtiyaçlarını düşünememeleri ne anlama gelir? Bunu göremiyorlar, çözüm üretmiyorlar, yani gereğini yapmıyorlar, sizce de ortada bariz bir körlük yok mu? Zengin ötekinin empatisini kuracak düzeyde insan olsa, paylaşmamak için direnir miydi?

Sorgulama mekanizmasını devreye koyarsa sorun kendiliğinden çözülür ve ayetin istediği anlam hayatımıza girer. Ayette namaz; “eki mussalat(salat-ı ikame)” şeklindedir. Hayatın her aşamasında düzgün insan olmak, işte genel tevhid istikametinde düşünüldüğünde, adaleti sağlayan, akıl vicdan sahibi, ötekine asla zarar vermeyecek, empati kurabilecek, özeleştiri yapabilecek bir insan tipolojisini sarhoş kategorisine koyamayız. … Maun süresinde birilerinin kıldığı namazın boş olduğu ifade ediliyor, (hüm an salate: onların kıldıkları namaz) onlar kim? Aynı sure cevabını veriyor. Yoksulla, yetimle Allahın verdiği rızkı paylaşmayanlar. Ardında ağır itham geliyor. “işte onlar dini yalanlayandır.” “Bir şehir düşünün; halkı güven ve huzur içinde yaşıyor. Her mekandan rızıklar geliyor. Derken Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler ve yaptıklarına karşılık Allah onları açlık ve korkuyu tattırıyor.Nahl112.” Bu ayette Allah’ın nimetine nankörlük etmek demek, paylaşmamaktır.

Sen paylaşmazsan, sana da aç kalma korkusu veririm diyor. Genelde zengin olup da infak etmeyenler, hayattaki tüm gücünü maddesinden alanlar, kırklı yaşlarında sonra madde kaybetme korkusu yaşıyorlar. Etrafınızda bu tür insanlar görmeniz mümkündür.

Bu korku arttıkça maddeye daha çok tapınma arzusu duyuyor. Bu da şu anlama gelir, paylaşmamakta psikolojiyi bozan bir etmendir. Düşünün adam çok zengin, yetmiş ya da seksen yaşına geliyor halen biriktirme peşinde, demek ki bu tür bir kişilik özdenetimini kaybetmiş oluyor. Mevlana’nın tabiri ile “kişi neye layıksa, ona dönüşür”

Hâlbuki kuranı kerim paylaştıkça daha da artar diyor. … Rızkı paylaşmıyorsun ama namaz kılıyorsun. Bu durumda paylaşılmayan rızık haramdır, Bu rızık da insana zararlıdır. Çünkü haram yemek insan sağlığına zararlı olduğu günümüzde bilimsel olarak ispat edilmiştir. Mevlana mesnevide haram lokma ile ilgili müthiş yazmıştır. “…

Helal lokma tohum gibidir. Meyvesi güzel fikir tefekkür ve tövbedir. Haram lokma afyon gibidir. İnsanı gaflete sürükler Allah’a itaatten uzak bırakır.” Mesnevide, Yazının tamamını okuduğunuzda, göreceksiniz ki, Haram yiyen biri için yalan söylemek çok kolay, çünkü yalana meyli artar. Yukarıda kişilik bozukluğundan bahsettim, bu bozuklulardan biri de, anti-sosyal(halk dilinde psikopat) kişilik bozukluğudur. Birkaç özelliğini burada hatırlamakta fayda var.

Başka insanlara karşı sorumluluk, sadakat ve dürüstlük duygusu yoktur. Verdiği sözleri tutmaz, durmadan yalan söyler ve insanları kolayca aldatır. Başkalarının iyi niyetinden yararlanır. Yalanı yüzüne vurulunca utanmaz. Dolandırıcılık, sahtekârlık insanları yalnızca zevk için aptal yerine koyma gibi davranışlar sıktır. Pişmanlık gösterileri genellikle sahtedir. “Kahrolsun o yalancılar, onlar sarhoşluk içinde ne yaptıklarını bilmezler. Zariyet-10-11”

Modern psikoloji yalanın insanın ruh dinamiğini bozduğunu, kalbin çalışmasını ve ses tellerini zorladığını, kısaca insana zararlı olduğunu ispat etmiştir. Ayette sarhoşluk olduğunu vurguluyor. Biz bu bilgilerle şu sonuca varalım, haram ve yalan insana zararlıdır. Bu durumda sarhoşluk paylaşmayarak, kuranın tabiri ile Allah’ın nimetini inkâr etmek olmaz mı?

Alışılagelmiş dini kavramlar da, size şunu derler; gördüğünüz bir şeye inanmazsanız kâfirsiniz, peki, Allahın nimetini görüyoruz ve paylaşmıyoruz. Bu durumda ne oluyoruz? Çünkü kişi paylaşmamakla ne yaptığını bilincinde değil, yani sarhoştur. Kimisi içer sallanır, kimisi paylaşmaz halen madde peşinde koşar, koşar, koşar… Kuranı kerim haram yiyenlerin ve yalan söyleyenlerin, kendisini anlamayacağını ifade eder. Ayete bakınız. ”… Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada aşağılama vardır. Onlar için ahrette büyük bir azap vardır. Onlar sürekli yalancılık yapmak için dinlerler, sürekli haram yerler… ” Maide41-42.

Bu iki ayeti analiz ederseniz haramın ve yalanın insanı ve insanın fıtratını nasıl bozduğunu daha iyi anlarız. “Allah onların kalplerini temizlemek istemiyor.” Çünkü “Onların kazançları kalplerinin üzerine pas bağlamıştır. Müttefikun14” bundan dolayı da artık yaptıklarını normal olduğunu düşünürler ve değişmeye gerek duymazlar. Zaten onlar da kuranı kerimi beğenmiyorlar. “… Fakat onların çoğu, hak ve doğru olan bu kitaptan hoşlanmazlar. Eğer hak(ve doğru olan bu kitap), onların arzularına uymuş olsaydı, gökler, yer ve bunların arasında olanlar kesinlikle bozulurdu…

”Müminun70-71, Hatta peygamberimize Allah söyle diyor. ”Onlar şunu arzu ettiler: sen onlara yaltaklanmış olsaydın, o zaman onlar da sana yaltaklanacaklardı. (onlar senden yanlış anlayışlarına uygun, onları pohpohlayacak sözler söylemeni beklerler.Böyle yapsaydın onlarda seni pohpohlayacaklardı) kalem-9” Anlaşılacağı üzere kuranı kerim birilerinin düzenini bozuyormuş, hatta bu birileri namaz kılan ama paylaşmayanlar, olduğu kesindir. Burada ki birilerini en meşhuru sanırım hepimizin bildiği isim, Ebu Cehil, namaz kılan fakat paylaşmak istemeyen şahıs. Hz. Peygambere savaş açan, onun getirdikleri ile mücadele eden. Ebu Cehil’in peygamberimize bir teklifi de olmuştur. “Ya Muhammed bana bir kolaylık sağla“ demek ki aldığı cevap hoşuna gitmedi ki İslam dinine girmedi. İstediği kolaylık hepinizin malumu olan, paylaşmayayım ama namaz kılayım… Namaz nasılsa bedava?

Düşünüyorum da namaz kılmak için para verilmesi gerekse idi, Ebu cehil yine de namaz kılar mıydı?
Kılmazdı.
Bu sorunu tersinde soralım.
Namaz kılana para verilseydi? Kılmayan kalır mıydı?
Gelelim o dönemim ileri gelenlerinin Muhammed’in öğretilerini tehlikeli bulmasına, önlem alıcı faaliyetlerde bulunmalarına: Soru şu: Peygamberimiz ne getirdi de, bunca ezaya katlanmak zorunda kaldı? Bunca savaş verdi? Toplumun ileri gelenleri onunla savaştı? Muhammed-ül emin’e ne oldu? Herkesin sevip saydığı insan birden birilerinin düşmanı oldu? Muhammed-ül emin’in hangi sözleri, onları rahatsız etti de, tehlikeli oldu. Hatta önce anlaşma önerildi. Bu anlaşmayı biliyorsunuz? Gel seni başımız yapalım, ne istersen verelim davandan vazgeç. Acaba bu dava o toplumun ileri gelenlerini neden rahatsız etti. Bu dava ne olabilir? Acaba bu dava, şimdiki insanların anladığı manada namaz, oruç, hacc, vb… miydi? De korktular? Sanmam, birilerinin namazı, orucu, haccı, vb… kimi, neden korkutsun ki? Genel dini öğretilerin aksine kuranı kerimle ilgilenmediğimizde bu sorulara cevap bulmamız mümkün olmaz. Bu durumda birileri malı götürürken, birileri de sana ''şükret'' afyonunu pompalar. Elinde bir takım güçler bulunan insanları rahatsız eden dava; genel Kur'anî prensiplerdir. “Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir? Köle azat etmek, Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir, Yakınlığı olan bir yetime, Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula. Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir. Beled-12,18” bu ayetler aynı zamanda cennetin formülüdür.

İnsanların birilerine muhtaç olmaktan kurtarmaktır. Patronun işçisine geçineceği miktarda ücreti vermesidir. Kimsenin kimseyi ne madde, ne de mana olarak sömürmemesidir. İşte karşı çıkılan kuranın emri. Günümüzün meşhur ifadesini burada kullanmalıyız. Hani peygambere karşı savaşanlar, yeniden on dakikalığına dünyaya gelselerdi de günümüz insanlarına tavsiyesi ne olurdu? “Kimin kitabı solundan verilirse o da der ki:”keşke bana kitabım verilmeseydi. Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. Keşke ölüm her şeye son verseydi.

Malım bana bir yarar sağlamadı, gücümde yok olup gitti.” Onu tutun ve hemen bağlayıverin sonra onu çılgınca yanan ateşe atın. Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincir içerisinde oraya sokun. Çünkü o büyük olan Allah iman etmiyordu.

Yoksula yemek vermeye teşvik etmezdi. Bugün burada onun için yakın bir dost yoktur. Kanlı irinden başak bir yiyecek yok. Onu günahkârlardan başkası yemez. Hakka-25-37” bu ayetler aynı zamanda cehennemin formülüdür. Bize bu ayetleri hatırlatırlardı. Dikkatinizi çeksin, Beled suresinde kitap sağdan, burada ise soldan veriliyor.

Yani köle yapan, paylaşmayanların kitabı soldan, tersini yapanların kitabı sağdan veriliyor. … Tüm bunlardan çıkarmamız gereken sonuç, Ebu cehil, sömürecek, kimseye hakkını(madde ve mana) vermeyecek, ama “an salate(yalnızca namaz kılacak)” yapacak. Kuran “eki mussalat(salat-ı ikame)” diyor.

Önce insanı görevlerini yap, adaleti sağlayan, akıl, vicdan sahibi insan ol, sonra paylaş ve sömürme, ağzından içeri sağlığına zararlı besin maddesi girmesin, dışarıya zararlı sözler çıkmasın. Namaz kılarken kimin önünde eğiliyorsan, gerçek hayatında da onun önünde eğil. Rızkı namaz kılarken kimden istiyorsan, gerçek hayata da o veriyor. Bundan dolayı maddesi için kimsenin önünde eğilme! Yani hayatın Fatiha suresi olsun. Ve sonra, Abdestini al namazını kıl…

Zekeriya Beşirli
[email]ZBesirli@hotmail.com

Konu galipyetkin tarafından (5. March 2019 Saat 10:55 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
galipyetkin Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 5 Kisi:
Barış (4. April 2013), Bilgi (14. December 2012), dost1 (14. December 2012), gul (27. April 2013), Miralay (14. December 2012)
Alt 14. December 2012, 03:27 PM   #2
gavs
Katılımcı Üye
 
gavs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 52
Tesekkür: 5
15 Mesajina 23 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
gavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Kişilik bozukluğu zamanla değişmez, kişi değişime kara vermek ve değişmek zorundadır.

Genel kişilik bozukluğu sarhoşluktur.
Aziz kardeşim ,başlıkla ve makale arasındak ilşkiyi pek anlamadım..Sonuç ne? neye varılmak istenmiş?

Sarhoşluk ,kazanılmış ,iradi bir patolojidir.Suçdur haramdır.
Kişilik bozukları ,gayrı iradidir.sorumluluğu yoktur..
İnsanlarda birde kişlik tiplemeleri vardır.Normal sınırlarda fakat farklılıklar göstermektedir,bir kişi ajite ,gergin olabildiği gibi,selim karakterde uyumlu ,ılımlı olabilir.Kiminde mistik duygular baskın iken kiminde tam tersi nefsani duygular daha ön planda olabiliyor..

Sizin burada düştüğünüz paradoks,insanların zekası,ruh hali,becerileri ,çok çok farklılık gösterirken,tek bir ilahi kitapdan bunlar nasıl adaletli bir şekilde nasiblenebilir?

Bu insanın çözeceği bir problem değildir....
__________________
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğunauyarsan, seni Allahyolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
gavs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14. December 2012, 07:31 PM   #3
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.443
Tesekkür: 104
566 Mesajina 948 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 20
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sayın gavs.

Sunduğum yazı bir alıntı olup o yazının tarafı değil, tartışmaya açmayı sağlayanıyım. Katılımınıza teşekkürler.

Yalnız, karakter bozukluğu ile nevrotik bozuklukları ben ayrı kefelerde tutuyorum. Birinin iradi, yani yönlendirilebilir; diğerinin patalojik, yani tedaviye muhtaç olduğu kanaatındayım. (Zannederim bu yönde tıp ve psikoloji ilmine vakıf olanların bilgisine ihtiyaç var.) Bu ayrı bir konu.

Ama, esas konu; içkinin mi haram olduğu, yoksa sarhoşluğun mu?

Ve yazar sarhoşluğa değişik ve geniş bir bakış açısı getirmiş.Bu açıya bir de 4/43, 2/219-1,Kehf/19, Hicr/14-15, Hicr/72, Hacc/1-2, Maide/90-91, Nahl/67 ayetlerini katmak gerektığı kanaatındayım.

Ne dersiniz?
(Bu hususta sitemizin ''EKONOMİ'' bölümü, ''Kumar'' bahsinde de bazı dokunuşlar var)

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (14. December 2012 Saat 09:17 PM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 08:28 AM   #4
gavs
Katılımcı Üye
 
gavs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 52
Tesekkür: 5
15 Mesajina 23 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
gavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud of
Standart

sn galip yetkin makale çok uzun ve ayetler çok tevil yapılmış..Yazarın nereye varmak istediğini ben anlamdım..Yazarın ana fikrini aşağıdaki gibi yorumlamışsınız






Alıntı:
Ama, esas konu; içkinin mi haram olduğu, yoksa sarhoşluğun mu?

Bu soruya verilecek yanıt,içki haramdır..neden dersek ?,içki,insanları hayattan koparan ,uyarıcı ,mutluluk verici ,bağımlılık yapan vucuda zarar verici bir içeçek olup aslında yıkıcı etkisi çok fazla olan bir içeçek ..Sarhoşluk ise bu içeçeğin insanda yaptığı etkidir..İçki haricinde diğer uyuaranlar sarhoşluğe benzer etkileri olmasına rağmen kuranda zikrediilmediği için haram sayamazmıyız?
Bazı rasyonal islamcılar kıyası kabul etmediklerinden dolayı,extasy,eroin,esrar,amfetamin gibi uyuşturuculara haram deme yetkimiz olmadığını savunmaktalar..Ben ise bu görüşe katılmıyorum..
Önemli olan bir içki veya uyşturucuya insanın ne maksatla kullandığıdır..Hayatın gerçekliğinden sıyırılıp ,sanal bir alemde en mutlu bir şekilde yaşamaksa ne kullanırsa kullansın haramdır...
Çunku insan, sarhoşluk veya,diğer uyuşturucuların verdiği lezzete bunları kullanmadanda ulaşabilir..
Kafa travması sonrası sommolens halindeki biri,bir zehirlenme sonrası (azot protoksit) devamlı insanlara sırıtan gulen birisi için ,sarhoş veya sarhoş vari bir durumu var haram işledi denebilirmi..?
__________________
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğunauyarsan, seni Allahyolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
gavs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 09:14 AM   #5
galipyetkin
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1.443
Tesekkür: 104
566 Mesajina 948 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 20
galipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud ofgalipyetkin has much to be proud of
Standart

Sayın gavs.

O zaman şu düşünce akla geliyor.

Düşünce ve duyguları bir sanat olarak va en etkili şekilde anlatma gücüne sahip Allah, günah diye nitelendirilen ''hamr''a Bakara-219/1 ayetinde ''bazı faydaları olduğunu'' neden ifade etmiş olsun ki? Haram olan bir şeyin faydası nasıl olabilecek ki?

Ayrıca 4/43 ayetinde ''sarhoşken'' derken, yani sarhoş oluncaya kadarı serbest bırakılmış içki haram olmazken....

Acaba geçen ifadeleri yalnış mı anlıyorum....?

Saygılarımla.
Galip Yetkin.

Konu galipyetkin tarafından (15. December 2012 Saat 09:34 AM ) değiştirilmiştir.
galipyetkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 10:18 AM   #6
gavs
Katılımcı Üye
 
gavs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 52
Tesekkür: 5
15 Mesajina 23 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
gavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud of
Standart

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın gavs.

O zaman şu düşünce akla geliyor.

Düşünce ve duyguları bir sanat olarak va en etkili şekilde anlatma gücüne sahip Allah, günah diye nitelendirilen ''hamr''a Bakara-219/1 ayetinde ''bazı faydaları olduğunu'' neden ifade etmiş olsun ki? Haram olan bir şeyin faydası nasıl olabilecek ki?

Ayrıca 4/43 ayetinde ''sarhoşken'' derken, yani sarhoş oluncaya kadarı serbest bırakılmış içki haram olmazken....

Acaba geçen ifadeleri yalnış mı anlıyorum....?

Saygılarımla.
Galip Yetkin.
Allah, "bazı faydaları var" zikirini, tüketeceğimiz bir yiyecek veye içecekte sadece ,insan üzerindeki olumlu etkilerine kapılıp helal saymıyalım diye vurgulamış..Metamfetamin piyasaya çıktığında asrın ilacı olarak kabul edilmişti.İnsana yaşama azmi ve mutluluk veriyordu,O zaman için helaldi.Kokain mesala kolada kullanıldı ,çok tercih edilen bir içecekti ozaman için helaldi.Fakat yapılan araştırmalarda ,bu ilaç ve katkı maddelerinin hem breysel ve sosyal çok yıkıcı etkilernden dolayı yasaklandı piyasadan çekildi..Yani şimdi haram konumunda..

sarhoş iken namaza yaklaşmamak senin ,namaz dışında sarhoş olabirsinmi demek oluyor?Bu ne mantık böyle..



İbadetler bilinçli yapılır , bilinçsiz ibadetin bir değeri yoktur..
slm
__________________
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğunauyarsan, seni Allahyolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
gavs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 12:41 PM   #7
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın gavs.

O zaman şu düşünce akla geliyor.

Düşünce ve duyguları bir sanat olarak va en etkili şekilde anlatma gücüne sahip Allah, günah diye nitelendirilen ''hamr''a Bakara-219/1 ayetinde ''bazı faydaları olduğunu'' neden ifade etmiş olsun ki? Haram olan bir şeyin faydası nasıl olabilecek ki?

Ayrıca 4/43 ayetinde ''sarhoşken'' derken, yani sarhoş oluncaya kadarı serbest bırakılmış içki haram olmazken....

Acaba geçen ifadeleri yalnış mı anlıyorum....?

Saygılarımla.
Galip Yetkin.
Sayın yetkin,
Sevgili kardeşlerim,

Alıntı yazıda; sarhoşlukla ilgili güzel anlatımlar olmasına rağmen, sarhoş edici şeylerin yanında, sizin sarhoşluk kabul ettiğinizi düşündüren "Kibirlenmek, övünmek ve büyüklenmek yani narsizma sarhoşluk değil midir?" yazınızdakilerin bu konuda kullanılan "sarhoşken ne dediğinizi bilene kadar namaza yaklaşmayın" ayeti ile ilgisi olmadığını öncelikle söylemek isterim.

Sonra; sarhoşluk verenlerdeki faydayla ilgili şunları söylemek mümkündür.

1- Ayette bahsedilen faydalar olmasaydı, insanlar onu kullanmazlardı. Ama, faydalardan çok daha fazla zararlar olması nedeniyle haramdır. Faydalar, kişisel olurken, zararlar toplumsal olabiliyor.

Faydalara ilişkin bir açıklama getirmek gerekirse;

Sarhoş edeni tüketen kimseler, sarhoş olmakla, normal olarak bulundukları yada bulunacakları konumlardaki rahatsızlıklarını, sarhoşlukla bastırmaya çalışarak asabi ve psikolojik yönden kendilerine fayda sağlarlar.

Ancak, kendilerini kaçırdıkları bu durumun sakıncaları yerine bu defa bilinçlerini kontrol edemedikleri için bilinçsizce sözler ve hareketler yapabilmek gibi daha büyük tehlikelere düşmekten kurtulamazlar. bu tehlikenin sonuçları, karşı tarafın vereceği tepkiye göre bazen ucuz atlatılabilirse de çoğu zaman telafi edilemeyecek süreçler yaşanabilmektedir.

2:219 - Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.


Yine bu ayete dikkat edersek, içki yanında aynı özellikte kumardan da bahsediliyor.

Kumarda, kişinin zaman zaman kazandığı durumlar olmazmı? para kazanıp, bunu cebine koyarak ayrılan bir kimse için, o para kazanç değilmidir? Dini bakışdan muaf tutarsak ekonomik bakımdan kazançtır değilmi!

Ancak, bu şekilde bir kazanç, aynı şekilde tekrar ve daha büyük kazançları düşündüreceğinden, bu defa yıkıma giden kayıplara uğrarlar.

Kazançların anlaşılması için bu kısa örnekler yeterli olmalıdır diye düşünüyorum.


2- Ayrıca 4/43 ayetinde ''sarhoşken'' derken, yani sarhoş oluncaya kadarı serbest bırakılmış içki haram olmazken....

Acaba geçen ifadeleri yalnış mı anlıyorum....?
DEMİŞSİNİZ.

bu anlayış, ayete göre yanlıştır.

Sarhoşluk veren şeylerden, kuranda zaten bu ayet dışında da başka ayetlerle de uzak durulması istenilmiştir.


5:90 - Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.
5:91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

Görüldüğü üzere, sarhoş olana kadar falan bir miktar belirtilmeksizin içki her miktarda yasak kılınmıştır.

Sarhoş olmayacak kadar içki içende, en azından o içki sofrasında geçirdiği zamanı kaybı ve yine aynı ortamda kendisi tarafından olmasa da başka sarhoşlar tarafından yaratılacak tehlikelere maruz kalması da söz konusudur.

Bu durumda, bazıları evhamlılık diye nitelese de, içilmese dahi o mekanlarda bulunulmamaya çalışılması bana göre mantıklıdır.

Şimdi yeniden sarhoşluktan ne dediğini bilir duruma geçişin namazla ilgisini anlatmaya çalışayım:

Kişi, sebep ne olursa bir şekilde ne dediğini bilmez boyutlarda sarhoş olabilir. Ancak, bu kendisi zaten kabul görmeyen, yasaklanan bir olay olmaktaysa da, bu olay oldu diye buna bağlı olarak başka bir iyi işi yapmasına engel olunmamalıdır.

Sarhoşluğun etkisi azalıp, ne dediğini bilir hale gelen kimse, önceki hatası yüzünden, namazdan ve onun kazanımlarından mahrum edilirse, bir fiile iki ceza verilmiş olur. Halbuki, herkes için namaz şartlarına uyduğu durumları yakalayan bu şahısın namaz kılmasına engel bir durum kalmamıştır. O halde, aksi hak gaspı olurdu.

Öyleyse, kişi zaten içmekle yaptığı bir hatayı telafi edebileceği başka hayırlı bir işi (burada namaz) yapmaktan men edilmemeli ve böylece hayırlı işin, bilinçli olarak yapılması ile, önceki hayırsız işleri de engelleme hikmetine izin verilmelidir.

selamlarımla,
aorskaya

Konu aorskaya tarafından (15. December 2012 Saat 12:49 PM ) değiştirilmiştir.
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 01:13 PM   #8
gavs
Katılımcı Üye
 
gavs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 52
Tesekkür: 5
15 Mesajina 23 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
gavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud of
Standart

Slm aorskaya,sana hadis ve sunnetle iligili bir mesaj atmıştım fakat cevab alamadım.Cevablarsanız sevinirm..


GALİBA SENDE BEKİR'İN POSTALDIKLARINDANSIN.ŞİMDİ HATIRLADIM.
(NE OLURSAN OL GEL İSLAMİ FORUM SİTESİ)


bekir efendiyle,başta ANLAŞAMADIK..RABBANİYLE BEYNİNİ YİYENLERDEN!!!
__________________
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğunauyarsan, seni Allahyolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
gavs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 02:23 PM   #9
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
gavs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Slm aorskaya,sana hadis ve sunnetle iligili bir mesaj atmıştım fakat cevab alamadım.Cevablarsanız sevinirm..


GALİBA SENDE BEKİR'İN POSTALDIKLARINDANSIN.ŞİMDİ HATIRLADIM.
(NE OLURSAN OL GEL İSLAMİ FORUM SİTESİ)


bekir efendiyle,başta ANLAŞAMADIK..RABBANİYLE BEYNİNİ YİYENLERDEN!!!
Bekir aslında tekir olmuştu ama onun boyalısı vardı radikal diye... Birbirlerinin destekleriyle üyelikten silmek için bahaneler buldular ve sildilerde.

Onların yaptıklarının bana zararı yoksa da, kendilerinin aldıkları vebali düşünemeyen bu akılsızlara söylenecek fazla söz kalmıyor. Zavallı aklını unutanlardan bir iki örnek oldular sadece...

Bu arada mesajını almadım. E-postayamı atmıştın acaba?

Ama, burada kısaca belirtmeye çalışayım.

Genel olarak kullanımıyla hadis; peygamberin dini sözlerine, sünnet ise peygamberin dini uygulamalarına deniyor. Bu anlamda, kuranda belirtilen rabbimizin iman etmemizi istediği emirlerden peygambere iman faslında bunlara iman ediyorum.

Ancak, peygamberin vefatından sonra, bize ulaşan hadis-sünnet olmuş olsa dahi, onun % 100 hadis-sünnet olduğunu kurana ters olmasa dahi tespit etme imkanımız olmadığından rivayetleri hadis-sünnet olarak kabul etmiyorum.

Bunları, kurana ters olmamak kaydıyla dini bir görüş olarak ele alıp faydalanmaya çalışıyorum. kurana ters ise hemen atıyorum zaten.

Bu aşamada; hadis-sünnetlerin, peygamberimizce derlenip, rabbimizce kuran gibi korunmadığından hadis ve sünnet arayışının peygamberin tutumu ve rabbimizin arzusuna da ters olacağını düşünüyorum.

Bana göre her müslümanın, dinle ilgili fikirlerini öncelikle kurandan kendilerinin anladığı şekliyle belirlemelerini, ancak aynı konuda (hadis, sünnet, rivayet, alim, ulema görüşü vb. ne ad altında olursa olsun) kendi anlayışından daha doğru gelen bir görüşle karşılaşılması halinde kendi görüşünden vazgeçip diğer görüşü benimsemesi gerektiğini kabul ediyorum.


Bu yüzden, "doğru herkese aittir, imansızda dahi görülse hemen alınmalıdır, yanlış sahibine aittir, ulemada dahi olsa hemen kaçılmalıdır", şeklinde bir görüşümü bile sloganlaştırdım.

Bu nedenle, tüm kardeşlerime de gerçekten; önce kurandan kendi anladıklarını, sonra ise karşılaştıkları sözü yine kuran anlayışlarına göre kurana ters düşmemek kaydıyla dikkate almalarını öneriyorum.

Bu nedenle ben, her durumda; fikir sahiplerini değil, onların fikirlerini dikkate almaya çalışıyorum.

selamlarımla...
aorskaya

Konu aorskaya tarafından (15. December 2012 Saat 02:27 PM ) değiştirilmiştir.
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. December 2012, 03:27 PM   #10
gavs
Katılımcı Üye
 
gavs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 52
Tesekkür: 5
15 Mesajina 23 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
gavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud ofgavs has much to be proud of
Standart

Bakışımız çok farklı değil.....teşekkurler......


Bekir efendi yazmama izin vermiyor........
__________________
Enam sur. 116: Yeryüzündeki insanların çoğunluğunauyarsan, seni Allahyolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
gavs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
kılmak, namaz, sarhoşken


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:15 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam